# Körü Körüne İnanç - Vamık Volkan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Körü Körüne İnanç kimin eseri? Körü Körüne İnanç kitabının yazarı kimdir? Körü Körüne İnanç konusu ve anafikri nedir? Körü Körüne İnanç kitabı ne anlatıyor? Körü Körüne İnanç PDF indirme linki var mı?  Körü Körüne İnanç kitabının yazarı Vamık Volkan kimdir? İşte Körü Körüne İnanç kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/koru-korune-inanc-vamik-volkan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-08T18:00:17+03:00
- Güncelleme: 2022-08-08T18:00:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/08/vamik-volkan-kimdir-vamik-volkan-kitaplari-ve-sozleri-285393.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vamık Volkan 
 Çevirmen: Özgür Karaçam 
 Yayın Evi: Okuyan Us Yayınları 
 İSBN: 9759756287422 
 Sayfa Sayısı: 519 
--reklam--
Körü Körüne İnanç Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Vamık D. Volkan bu kitapta Bosna Savaşı'ndan İsrail-Filistin çatışmasına, köktendinci terörden 11 Eylül'e ve intihar bombacılarına dek artık hepimizi yakından ilgilendiren sorunları ele alıyor ve liderleri inceliyor.
Atatürk'ten Stalin'e, Mandela'dan Milosevic'e, Bin Ladin'den Bush'a toplumları yönlendiren liderler ve kişilikleri üzerine eşsiz bir inceleme.
Volkan, Birleşmiş Milletler'den, Amerika Psikiyatri komisyonlarına kadar arabuluculuk ve danışmanlık yaptığı komisyonlarda, savaş sonrası Berlin'de ve Sovyetler Birliği'nde, Yugoslavya, Kosova, Kuveyt ve İsrail'den Mısır'a kadar her biri sorunlu başlıklar olan ülkeler üzerine anlamlı çalışmalar yapmıştır. ...Detaylı ve akademik çalışmasında, geniş gruplar içinde kimlik sorununa, gerileyen ve ilerleyen güçler bakımından eşit mesafede durarak bakmıştır. Freud'un orijinal çıkışından sonra bu çalışma Psikanalitik Kitle Psikolojisi alanında yapılan belki de en çarpıcı ve kapsamlı araştırmadır.
Leo Rangell, Uluslararası Psikanaliz Derneği Onursal Başkanı
Profesör Volkan, bizlere kriz dönemlerinde bazı kitlelerin yıkıcı sonuçlar doğurarak gericileştiğini, bazılarının ise nasıl ilerleyip geliştiğini öğretiyor. ...Bu kitabı okumak, yeni yorumlar ve bakış açıları kazanmak için birebir.
Sverre Varvin,
Terör ve Terörizm Çalışma Grubu Başkanı, Uluslararası Psikanaliz Derneği
Günümüzde sıklaşan terör faaliyetleri artık sivilleri de hedef almaktadır. Hükümetlerin bu konudaki çalışmaları da genellikle yetersiz kalmaktadır. Bu karışık ve endişe verici dönemde Volkan'ın çalışmasının zamanlaması daha doğru olamazdı. Anlaşılması kolay bir dille yazılmış, bu değerli ve eğitici kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Yargıç Richard Goldstone,
Uluslararası Terörizm Görev Gücü Başkanı,
Uluslararası Baro Derneği
--reklam--
Körü Körüne İnanç Alıntıları - Sözleri
Hapislik olmuyor dalga geçmeden
Halbuki ben...
Baktım ki, elimde bitmiş cıgaram
Bir nefes içmeden
Nazım Hikmet
Kuşkusuz, tüm dinler bir yana tüm köktendinci hareketler,
yandaşlarını Waco’da olduğu gibi trajik ve vahşi sonuçlara itmez. Dinler insanlık ideallerini ateşleyebilir, bireylerin olumlu eylemler gerçekleştirmesine destek olabilir ve yaratıcı dürtüleri ve sanatsal yaratıcılığı kamçılayabilir. Fakat, aynı zamanda tarih boyunca insanlar, din adına, sözle ifade edilemez acılara yol açmışlardır. Şu halde kendi başına din, yansız bir tutum içindedir:
Dinler, özgül ruhsal yapıya ve grup etkisine bağlı olarak bireyleri ıslah edebilir ya da zehirleyebilir.
Bir birey olarak insan, ölmeye mahkumdur. Kendisi için de­ğil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmak, bir bireyin ha­yatta ulaşabileceği mutluluğun ilk koşuludur. Herkesin kendi tercihleri vardır. Bazıları bahçıvanlığı ve çiçek yetiştirmeyi se­ver. Diğer bazıları, insanları eğitmeyi tercih eder. Çiçek yetişti­ren insan, başkalarından herhangi bir şey bekler mi? Başkaları­nı eğiten kişi, çiçek yetiştiren kadar çalışmak zorundadır.
yazar/mustafa-kemal-ataturk
Bilimsel kuramların olayları betimlemekteki başarısıyla birlikte, çoğu insan Tanrı’nın evreninin bir yasalar kümesine göre evrim geçirmesine izin verdiğine ve bu yasaları bozacak şekilde evrene müdahale etmediğine inanmaya başlamıştı. Fakat bu yasalar, evrenin başlangıçta neye benzediğini söylememektedir. Saatin parçalarını bir araya getirip çalıştıran ve onun nasıl bir başlangıç yapacağını seçen, yine Tanrı olabilirdi. Evrenin başlangıcı olduğunda onun bir yaratıcısının bulunduğunu da varsayabiliriz. Fakat evren bütünüyle kendini içermekteyse, ucu bucağı yoksa, ne bir başlangıcı, ne de sonu varsa; yalnızca olmuşsa.
O zaman bir yaratıcıya yer var mıdır?
Stephen Hawking
...küçük aşırı dinî kültler olsun, kitlesel geniş grup hareketleri olsun, köktendinciliğin aşırı biçimlerinin paylaştığı ruhsal öğelerin
bir listesini yapalım:
 “Gerçek” İlâhî metin ya da kurallara sahip oldukları yönünde mutlak bir inanç.
 İlahi metnin bir yorumlayıcısı olan bir üst lider.
 “Büyüsel” inançların sergilenmesi.
 Kötümser tutum.
 Aynı anda var olan paradoks tümgüçlülük ve kurban edilme duyguları.
 Grup ile dış dünya arasında psikolojik (ve bazen fiziksel)
barikatların kurulması.
 Grup sınırlarının dışında kalan kişilerden ve şeylerden
tehdit ya da tehlike beklentisi.
 Çoğu kez kadınların alçaltılmasını da kapsayan, aile, cinsiyet, çocuk bakımı ve cinsellik normlarında değişiklik.
 Sonuçta toplu intiharın, cinayetin ya da grubun inançları
açısından tehdit olarak algılanan anıt ya da binaların tahrip edilmesinin kabullenilmesine varan, ortak ahlâk anlayışında değişiklik olması.
Bu listeden de görebileceğimiz gibi, aşırı dinci gruplardaki lider-yandaş etkileşimlerinin psikolojisi, bu kitabın önceki bölümlerinde incelenmiş olan diğer gerilemiş gruplara benzese de, köktendincilikte geniş grup gerilemesinin bazı işaret ve belirtilerinin bir kümesine vurgu söz konusudur...
İnsan grupları arasındaki çatışmalara "Tanrılar" karıştırıldığı takdirde trajedi gerçekleşmektedir. Çünkü "Tanrılar" pazarlık yapmaz.
Ancak aynı zamanda tarih boyunca insanlar, din adına, sözle ifade edilemez acılara yol açmıştır.
Müslümanların komşu gruplarla ilişkilerindeki değişimler de, benzer şekilde Kuran’da yansımasını bulmaktadır. O, diğer din­leri kabul etmekte, İsa’ya, Musa’ya ve diğer Musevi ve Hıristi­yan ulularına saygı göstermekte ve “Kutsal Kitap’taki diğer ki­şileri” tanımaktadır. Fakat tarihsel koşulların değişmesiyle bir­likte Kuran’ın “ötekiler”e karşı tutumu da değişmiştir. Örneğin hicreti izleyen dönemde Müslümanların Medine’deki büyük Ya­hudi topluluğuna yönelik duyguları son derece olumluydu. Al­lah, Kuran’da önce: “Musa’nın bir rahmet, bir rehber de olan ki­tabıyla...” (11. Sure, 17. Ayet) yorumunda bulunmaktaydı. Müs­lümanlarla Yahudiler arasında gerginlik başlayınca Allah, Müslümanların Yahudilere yakınlık göstermesini yasaklar:
Ey inanmış olanlar! Sizden ayrı olanları sırdaş edinmeyin, size kötülükten geri kalmazlar, isterler ki bunalınız, onla­rın hınçları sözlerinden bellidir, içlerinde saklı olan daha büyük şeyler var. (3. Sure, 118. Ayet).
Freud, dinin "İnsanlığın evrensel saplantı nevrozu" olduğunu belirtmiştir.
Evrenin başlangıcı olduğunda onun bir yaratıcısının bulunduğunu da varsayabiliriz. Fakat Evren bütünüyle kendini içermekteyse, ucu bucağı yoksa, ne bir başlangıcı, ne de sonu varsa; yalnızca olmuşsa. O zaman bir yaratıcıya yer var mı?
'' Din ve politika, ne inananların ve ne de onları yönetmeye çalışanların zihinlerinde birbirinden ayrılabilir ve de dini görüşler, çağdaş Batılı yönetimlerin hemen hemen tüm kavram ve kurmalarını etkilemiştir: Kilise hukuku ve tabii hukuk aracılığıyla hukuk; uluslararası yargı doktrini aracılığıyla egemenlik; haklı kazanç ve tefecilik doktrinleri aracılığıyla mülkiyet; hayırsever olma buyruğu aracılığıyla sosyal refah ve eğitim; dindarlık ve itakàrlık buyruğu aracılığıyla politik yükümlülük; kusursuzluğun bu dünyaya değil, öteki dünyaya ait olduğu inancı aracılığıyla politik kararlılık.''
Bir grubun üyelerinin temel güven duygusu bir kez sarsıldı mıydı, çizgisinden sapar ve onun yerini körü körüne güven alır. Bu gibi toplumsal gerileme durumlarında liderlerin görüşlerini ve gösterdikleri yönü, yapıcı ya da yıkıcı olduklarına bakmaksızın takip etme eğiliminde oluruz.
Ulusçuluk - hiçbir zaman tanışmayacağımız milyonlarca kişinin yaşamıyla ve özlemleriyle ve hiçbir zaman bütünüyle gezemeyeceğimiz bir yurtla kurduğumuz özdeşim -, aileye ya da çevremizdekilere duyduğumuz sevgiden nitelik olarak farklı bir şeydir. Bu, niteliksel olarak insanlığa ya da tüm dünyaya duyulan sevgiye benzer.
Çekirdek kimliğin kaybı, katlanılamaz bir durumdur, bir psikolojik ölümdür.
Dönüştürücü ya da karizmatik liderler topluluk içindeki görünümleri, yaptıkları konuşmalar, dile getirdikleri tercihler ve nefretler ve hatta giyinme biçimleri ile grubun fikirleri içinde yer alan duyguları yansıtmaktadır.
--reklam--
Körü Körüne İnanç İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Vamık Volkan gibi psikiyatri alanında yetkin birisiyle bu kitap vesilesiyle tanıştım. Terörizm gruplarını, bazı ülkelerdeki regresyon (gerileme ) dönemlerini psikolojik boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Çeşitli liderlerin karakteristik yapısının özellikle örselenmeyle oluşan narsisizmlerinin ülkenin yönetiminde bu kadar etkin bir rol oynayacağını tahmin etmek güç olurdu. Gerileme içinde toplumun ipuçlarından, terörizme teşne güruhların kimlik tanımalarını bulabiliyorsunuz. Sosyolojik olguları, psikodinamik disiplinle ele alınışı ve bunun güzel bir şekilde işlenmiş hali, okuyucuya genel kültür, birikim ve de meselelere etraflıca bakmanıza kaynaklık edecektir. (daral_1988) 
Kitap genelinde psikiyatri, psikoloji ve psikanaliz terimleri ile bol bol karşılaşacağınızı belirtmem lazım. Geniş grup kimliği, seçilmiş travmalar, regresyon (gerileme) gibi kavramlarla sık sık karşılaşıyorsunuz. Vamık Volkan kitabın içerisinde bu terimleri sözlük anlamı ile açıklamamakla birlikte, konuya ilişkin sunduğu önermelerden neden bahsettiğini anlayabilirsiniz.

Kitap, kitle psikolojisi açısından zihninizi inanılmaz derecede aydınlatıyor. Olayları yorumlarken, ait olduğunuz geniş grup kimliğini kullanırken hem kendinizi, hem de başkalarını nasıl baskı altına alabileceğinizi fark ediyorsunuz. (Tamer Sağcan) 
Yazarın uğraş alanı olan insan psikolojisinden hareketle, ortalama birinin siyasi gruplar ve sosyolojik olaylara karşı bakışını ve duruşunu örneklemelerle anlattığı kaynak eser. Az çok adını duyduğumuz diktatörler, başkanlar, dini liderler, teröristlerin ailede başlayan problemlerinin nerelere varabileceğini göreceksiniz. Özellikle Hitler´in yönetim ve propaganda anlayışının günümüzde dahi uygulanmakta olduğunu hayretle okuyacaksınız. Bilim insanlarının yazdığı ciddi eserlerde olduğu gibi kitabın sonunda uzun bir kaynakça göreceksiniz. Kaynakcasını paylaşan yazarlar ve onların kitapları çok daha etkili olabiliyor insan ve toplum hayatında. Biraz gayret edip okumalı deriz. Kitap 295. sayfada başlayan ´´Narsistik Kişilikler´´ başlıklı bölümü ile oldukça ivme kazanıyor ve diktatörlerin çocukluk yıllarından gelen ortak kişilik bozukluklarının yönetim anlayışlarına nasıl yansıdığını bir solukta ve hayretle okuyacaksınız. (Kitap okumak) 
--reklam--
Körü Körüne İnanç PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vamık Volkan - Körü Körüne İnanç kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Körü Körüne İnanç PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vamık Volkan Kimdir?
Lefkoşa'da dünyaya geldi. Kıbrıs İslam Lisesi'nde okudu; son sınıftayken çıkan isyanla adı değişen Kıbrıs Türk Lisesi'ni bitirdi. Türkiye'ye geldi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1956'da mezun oldu. Türk vatandaşı olamadığı için çalışma şartları zordu.

Şikago'ya gitti. Üç ay sonra babasından gelen mektupta, en yakın arkadaşının Kıbrıs'ta bir eczanede milliyetçi Rumlar tarafından öldürüldüğünü anlatan gazete kupürü çıktı. On yıl Türkiye ve Kıbrıs'a dönemedi.

2002'ye kadar tam 45 sene Virginia Üniversitesi'nde ders verdi. 18 yıl üniversite hastanesinin başhekimliğini yaptı.

Kırk kitap çalışması yaptı ve 400'ü aşkın bilimsel makale yayımladı. Psikolojik çatışma ve kimlik konularında sayısız araştırma ve saha çalışması gerçekleştirdi. Psikopolitik teoriler ve dünyanın sorunlu birçok yerinde barış için yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi.
--reklam--
Vamık Volkan Kitapları - Eserleri
Kozmik Kahkaha
Atlarla Yaşayan Kadın
Hayvan Katili
Kayıptan Sonra Yaşam
Kusursuz Kadının Peşinde
Fanustaki İnsanlar
Gidenin Ardından
Ölümsüz Atatürk
Atatürk'ün Psikanalitik Biyografisi
Körü Körüne İnanç
Göçmenler ve Mülteciler
Nazi Mirası
Atatürk Anatürk
6 Adımda Borderline
Politik Psikoloji
Divanda Kılıç Dövüşü
Tarihi ve Psikolojik Boyutlarıyla Uluslararası Terörizm
Divandaki Düşmanlar
Kimlik Adına Öldürmek
Psikoterapide Nesne İlişkileri
Osmanlı'nın Yasından Atatürk'ün Türkiye'sine Onarıcı Liderlik ve Politik Psikoloji
Kanbağı-Etnik Gururdan Etnik Teröre
Türkler ve Yunanlılar
Bilinçdışında Kardeşler ve Psikopatoloji
--reklam--
Vamık Volkan Alıntıları - Sözleri
Takıntılı mükemmelliyeti arar, narsist onu iddia eder (Hayvan Katili)
George Orwell, "İster sevelim ister sevmeyelim, milliyetçi sevgiler ve nefretler çoğumuzun makyajının birer parçasıdır." demektedir. (Politik Psikoloji)
Orwell milliyetçiliğin kendi grubu tarafından yapılan zulme karşı gelmek bir tarafa, bu zulmün farkında değilmiş gibi davranacağını vurgular. toplumların objektif gerçeklere karşı duyarsız kalmaları dünya haberlerinin yanlı aktarılmasına sebep olabilir. her şey gazetecinin hangi tarafı tuttuğuna bağlıdır. (Politik Psikoloji)
Bir çocuğun ölümüyle, anne babalar yalnızca çok değerli bir bağı değil, aynı zamanda öngördükleri geleceği de kaybetmiş olurlar. (Kayıptan Sonra Yaşam)
İnsanoğlu pseudospecia yoluyla evrime uğramıştır. Kabileler, klanlar, sınıflar vs. değişik bir türden gelirmişçesine farklı davranırlar, bunlar doğa üstü niyetlerle kurulmuşlardır" (Politik Psikoloji)
Psikolojik bir hadisedir ki insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakârlıklar yapmak zorundadır. - Mustafa Kemal (Atatürk'ün Psikanalitik Biyografisi)
Dıştaki nesnelerle kendisini kaynaştırmak psikozlu kişilerin bir özelliğidir. Bu kaynaşmanın yanı sıra, Jane gibi kişiler kendilerini ve başka insanları ya iyi ya da kötü olarak algılarlar. Canlı ve cansız nesneleri benzer şekilde, iyicil veya saldırgan şeklinde sınıflandırıyordu. Sanki dünyasının gürültücü hayaletlerle dolu olduğunu hissediyordu; cansız nesneler gizemli, görünmez güçler tarafından hareket ettiriliyorlardı. (Kozmik Kahkaha)
Yas tutmak, soyut ya da somut, herhangi bir önemli kayıp ya da herhangi bir kayıp tehlikesi için bile gösterilen zaruri bir psikobiyolojik tepkidir. (Hayvan Katili)
“Hayır” demeyi öğrenmek, bir çocuğun ruhsal yaşamında bir kilometre taşıdır. (Kozmik Kahkaha)
hepimiz, yabancı düşmanlığının farkına varmalı ve aslında bilinçdışı kullanılan bir kavram olarak 'yabancı'yı, fiziksel anlamda bizden bir parça olarak entegre etmeyi öğrenmeliyiz. dolayısıyla yabancılara karşı hoşgörü ve insaniyet göstermek, sürekli bir uygarlık ve kültür çabası harcamak için çağrıda bulunmalıyız. yansıtmaların gücünü zayıflatmanın ve ötekileri saldırganca dışlayan bir milli varlık olarak 'biz' kavramını hafifletmenin tek yolu budur. (Göçmenler ve Mülteciler)
Türkiye’deki hastanelerde konversif bozukluklar ve takıntılı (obsesif) nevroz vakaları azımsanmayacak ölçüdedir. (Divanda Kılıç Dövüşü)
Bir birey olarak insan, ölmeye mahkumdur. Kendisi için de­ğil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmak, bir bireyin ha­yatta ulaşabileceği mutluluğun ilk koşuludur. Herkesin kendi tercihleri vardır. Bazıları bahçıvanlığı ve çiçek yetiştirmeyi se­ver. Diğer bazıları, insanları eğitmeyi tercih eder. Çiçek yetişti­ren insan, başkalarından herhangi bir şey bekler mi? Başkaları­nı eğiten kişi, çiçek yetiştiren kadar çalışmak zorundadır.
yazar/mustafa-kemal-ataturk (Körü Körüne İnanç)
Kraliçe Victoria, kocasının ölümünden onlarca yıl sonra bile, ilginç bir şey gördüğünde, içinde Albert'ın resmi olan ve üzerinden asla çkarmadığı küçük broşunu açarak gördüğü şeyi "O'na" da gösterirmiş. (Gidenin Ardından)
Analitik süreçlerin bir bileşeni de dirençtir ve her analist direncin bazı durumlarda iyice katı ve aşılmaz hale geldiğini iyi bilir. Bu tür zorluk hatta imkânsızlıkla karşılaşmalar akla şu soruyu da getirir: Bu tür bir direnç ne kadar analizan kaynaklı ne kadar psikanalist kaynaklıdır? Bundan yıllar önce ünlü psikanalist Paul Ornstein ile yaptığım bir sohbette bana psikanalizin direnç diye tanımladığı şeyin bir kısmının iatrojenik olduğunu söylemişti (Iatros=Doktor; Jenik=Kökenli). Analizanın kendi içsel dinamikleri ve yapılarına
dayalı bir direnç özelliği olabileceği gibi psikanalistin veya psikoterapistin zamansız ve orantısız müdahalelerinin karşısında analizanın sağlıklı bir biçimde kendini korumaya çalışması; kendi bütünlüğünü ve sürekliliğini kaybetmeme gayreti, yorumunu kabul ettirme çabası içinde olan psikanaliste bir direnç olarak gözükebilir (Ornstein, Kişisel Görüşme, 2000). (Divanda Kılıç Dövüşü)
Kendi kimliği olduğu sandığı şeyin aslında büyük ölçüde anne babasıyla çeşitli özdeşimlerinin bir birleşimi olduğunu keşfediyordu. (Atlarla Yaşayan Kadın)
" Burada büyümeyi öğreniyorum ...." (Atlarla Yaşayan Kadın)
"Geçmişte kurduğu yakın ilişkilerde aklı karışıyordu ama çok yakınlaşmadığı sürece kendini insanlardan ayrıştırmakta zorlanmıyordu." (Fanustaki İnsanlar)
...çocukluğunun "iyi” ve "kötü" annelerini temsil ediyordu. (Kusursuz Kadının Peşinde)
"Takıntılı mukemmeliyeti arar,narsisit onu iddia eder " (Hayvan Katili)
Bir de saat almıştı, geçen vaktin farkında olmanın bir erişkin etkinliği olduğunu düşünüyordu (Atlarla Yaşayan Kadın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/koru-korune-inanc-vamik-volkan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)