# Köy Enstitüleri - Emine Öztürk Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Köy Enstitüleri kimin eseri? Köy Enstitüleri kitabının yazarı kimdir? Köy Enstitüleri konusu ve anafikri nedir? Köy Enstitüleri kitabı ne anlatıyor? Köy Enstitüleri PDF indirme linki var mı?  Köy Enstitüleri kitabının yazarı Emine Öztürk kimdir? İşte Köy Enstitüleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/koy-enstituleri-emine-ozturk-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-02T13:00:13+03:00
- Güncelleme: 2023-07-02T13:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/02/emine-ozturk-kimdir-emine-ozturk-kitaplari-ve-sozleri-435491.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Emine Öztürk 
 Yayın Evi: Gece Kitaplığı Yayınları 
 İSBN: 9786051808925 
 Sayfa Sayısı: 243 
--reklam--
Köy Enstitüleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eğitim ütopyası kurmak, eğitimsel gerçekliğe ve sorunlara statükonun çizdiği sınırlar ve kapitalist üretim ilişkilerinin tanımladığı bağlam içinden bakmayı terk ederek, daha tanımından başlayarak eğitime ilişkin tüm kavram, yapı ve süreçleri insanî amaç ve özlemler ışığında gözden geçirmek; insanı kendine değil, kendini insanlara uyduran eğitim yapıları tasarlamak demektir. Eğitim ütopyası, eğitimin “bireyin özgürleşmesinin toplumun özgürleşmesinin önkoşulu” olduğundan yola çıkılarak tasarlanmasıdır. Eğitim ütopyası, bugünkü eğitimin geleceğini önceden kestirmeye dönük teknik/bürokratik bir işlem ya da geleceğe yönelik bir spekülasyon değildir. Eğitim adına bugün istenir olanın geleceğe yansıtılmasını bir eğitim ütopyası olarak değerlendirmenin en azından iki nedenle uygun bir yaklaşım olamayacağı öne sürülebilir: Birincisi, eğitim adına bugün istenir olan, insanların gerçekte oldukları durumlarıyla, yani içinde yaşadıkları toplumsal sistem tarafından koşullandırılmış durumlarıyla istedikleri şeylerdir. Oysa insanı kendine ve toplumuna yabancılaştıran bir sistemde, insanların isteklerinin ve ihtiyaçlarının gerçekten kendilerine ait olduğu su götürür. Bununla bağıntılı ikinci neden, geleceğin eğitiminin nasıl olacağına gelecek kuşaklar adına bugünden karar vermenin beraberinde getireceği meşruiyet sorunudur.
Köy Enstitüleri Alıntıları - Sözleri
Bir toplumda aydınların çoğalması özlenen bir gelişmedir, kuşkulanan araştıran, sorgulayan, değerlendiren tartışan verdiği çözümleri başkalarıyla paylaşan insanların çoğalması, toplumsal yaşamın en büyük güvencesidir.
Eğitim sistemi bir milletin zeka ve yeteneklerini keşfetmek, işletmek ve geliştirmekle görevlidir.
“Her türlü imkana sahip işi herkes başarır. Önemli olan imkansızlıkları yenmek için imkanlar yaratmaktır.”
Öğretmenin en büyük sevinci; yetiştirdiklerinin makamları, çalışmaları, başarıları topluma hizmetleri görüldükçe, bu öğretmen kendisini başka alemde görür. Ben onları kendimmiş gibi görüyorum.
Yücel'in bakan olduğu dönemde ülkemizin genel durumu şöyledir: Ülkenin nüfusu 13 milyondur ve bunların sadece %20'si ilkokula gidebilmektedir. Hasan Ali Yücel'in bakanlığından sonra bu oran %80'e çıkar. Bu başarı ve hızlı gelişmeyi anlayabilmek için onun bakanlığından önceki dönemde yapılan hazırlıkların da bilinmesi gerekmektedir.
Ermeniler bu camiye bizleri öncelikle ağaçlara bağladılar, o arada karılarımıza kızlarımıza bazı zulüm ve işkenceler yaptılar. Bu zulme dayanamayan kadınlar bıçak götürmüşler yanlarında kalplerine bıçak sapladılar, zehir içtiler. Bazıları kurtulduysa da bazıları kurtulamadı. Bizi de doldurdular camiye gaz yağı döktüler ve bizi cayır cayır yaktılar.
Fakat köy enstitüsü mezunuydum. Öğretmenlerime verdiğim sözümü tutacaktım. Onlar bize hep derlerdi ki: ''Oğlum marifet, imkansızlıklar içinde imkan yaratmaktır. Her türlü imkana sahip işi herkes başarır. Önemli olan imkansızlıkları yenmek için imkanlar yaratmaktır..
Köy enstitüleri, Cumhuriyet Devrimi'nin yarım kalmış bir mucizesidir. Bunu anlamak çok zor olmasa gerek, zira kaşık dahi tutmayı bilmeyen bir köy çocuğundan bir salon beyefendisi ortaya çıkarmak ancak bu devrimin sayesinde mümkün olabilmiştir.
Disiplin sadece fikir açıklama konusunda uygulanmıyor, konu yanlışları eleştirmek olunca bu hak tüm öğrencilere geniş sınırlar içinde tanınıyordu, çünkü onların yönetiminde seslerini bizzat duyurmaları, düşünmeye ve korkmadan söylemeye alışabilmeleri ana amaçlar arasındaydı.
Köy Enstitüleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitaba başladığımda Köy Enstitüleri ile ilgili hatrı sayılır bilgiye sahiptim. Köy Enstitüleri'nin ismini ilk defa 15-16 yaşlarındayken duymuştum ne yazık ki. Okullarımızda verilen eğitimde neden buna yer verilmediğini anlamak zor değil. Bizim böyle bir şey olduğunu öğrenmek için kendi merakımız ve araştırmamız olması şart yani. İş başa düştü dedim ve en derinine kadar incelemek istedim. Önce okulumuzdaki münazara uygulaması araştırmama vesile olmuştu ve başladım araştırmaya. Yeterli bilgiyi edinmiştim ancak beni doyurmuyordu, daha derinine inmek istiyordum. Sonra bir belgesel çıkarılacağını Köy Enstitüleri'ni konu alacağını duydum. İsmi de ''Yücel'in Çiçekleri'' olacaktı. Ancak bu belgesel sınırlı sayıda kişiye izletilecekti ve ben bunların arasında olamayacaktım. Ne kadar gönülden istediysem izlemeyi YouTube'da karşıma çıktı ve görür görmez izledim. Ardından da bu kitabı okuyunca her şey oturdu kafamda. Eğer Köy Enstitüleri ile ilgili hiçbir bilginiz yoksa önce bu kitabı okuyup sonra Yücel'in Çiçekleri'ni izlemenizi ya da tam tersini yapmanızı tavsiye ederim. Kitapta her şey apaçık ve objektif bir şekilde anlatılmış. Özellikle Cılavuz Köy Enstitüsü mezunları ile yapılan röportajlar kısmı harikulade olmuş. Bu röportajlar aynı zamanda kitabın objektivitesini de arttırmış. Son kısımda yer alan Kamil Taşkın Hoca'nın Hatıratı kısmı ise beni epey etkiledi. Öğretmenliğe yeni adım atmışken, Köy Enstitüleri'ni bilerek ve tanıyarak bu mesleği icra edecek olmak beni çok mutlu ediyor. Başta Mustafa Kemal olmak üzere; Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve bu uygulamaya gönül veren tüm aydınlarımıza, kendi adıma, teşekkürü borç biliyorum. İyi ki geçtiniz bu dünyadan ve iyi ki bu bilinci bizde oluşturdunuz. Elimizden geldiğince yaparak, yaşayarak öğrenme metodunu uygulayacak ve yüzümüzde bir gülümseme ile sizleri anacağız. (Eda) 
Özetle:
"Amman köy enstitülerini kapatalım köylü bilinçleniyor. Bilinçlenirse devrim yapabilir. Sığır gibi bir köylülük daha çok işe yarar çünkü. Bismarck gibi "yahu ileri demokrasi getirelim de halk devrim istemesin"yok. Onun yerine toplumu angutlaştıralım. Tüketici olmayı, kendi söküğünü dikebilmek yerine yenisini almayı öğütleyelim insanlara. Köylüler cahil kalsın bağnaz olsunlar. Eşeğe ite tecavüz etsinler. Dünyayı bilmesinler. Bileceklerse de kente inip tüketici toplumun fertleri olsunlar. Amman altın kaplı klozetlerimizden olmayalım. "
Öte yandan İnönü: " bu işi yaptık iyi ettik de sürdüremeyeceğiz. Bizi enstitüleri kapatmaya zorlayacaklar. Bari kapanana kadar tam kapasite eğitim verelim"
Sonuç:köy enstitülerinden eğitim alma şansına sahip olan kuşağa bakıyoruz, parmağımız ağzımızda kalıyor. Eskiden köy enstitülerine ev sahipliği yapmış yerlere bakıyoruz, bir tarihi silip atmak için sistematik olarak nasıl uğraşıldığına şahit oluyoruz. Yobazlığın mini kaleleri olmuşlar adeta. Devletimiz çalışıyor vallahi. (paylun) 
Uzun zamandır Köy Enstitülerini araştırmamla birlikte, kitapçı da kitapları incelerken göz göze geldiğim kitap. Beklemeden hemen alıp okudum. Şu an bile okullarda verilmeyen dersler kaç sene önce normal ders olarak öğretilmiş öğrencilere.
Öğrenciler tam donanımlı olarak yetiştiriliyormuş. Sadece öğrenmek için, sınavlardan geçmek için değil, hayatta karşılaşacakları bir çok problemi iyi bir şekilde çözebilmelerine de yardımcı olmuş. Ama siyasî sebeplerden ötürü kaldırılmış bu enstitüler. Eğer hala devam ediyor olsaydı her şey çok farklı olurdu. Demem odur ki eğer sizde merak ediyorsanız Köy Enstitülerini alın mutlaka okuyun. (Yasemin İlhan) 
Köy Enstitüleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Emine Öztürk - Köy Enstitüleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Köy Enstitüleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Emine Öztürk Kimdir?
2001 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakultesi'ni tamamladı. 2003'de ayni üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamladı. Doktorasını Marmara İlahiyat'ta tamamladı. Halen docent olarak görevini Kafkas Üniversitesi'nde sürdürmektedir.
--reklam--
Emine Öztürk Kitapları - Eserleri
Köy Enstitüleri
Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını
Cumhuriyet Dönemi Aydın Kimliği, Sekülerleşme ve Köy Enstitüleri
Aşk Sosyolojisi
Caferilik Dini ve Kültürel Ritüelleriyle
Tarihçi Gözüyle Toplum ve Din
Türkiye'de Aile, Şiddet ve Kadın Sığınma Evleri
--reklam--
Emine Öztürk Alıntıları - Sözleri
İngiltere' de " iğneleme" ile cadılar keşfedildi.Bu metod kalın bir iğneyle kadının vücudunun kazınması. İşkenceden halsiz kalan ağlamayan kadın cadı ilan edilip yakılıyordu. (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
''Aydınlanmacı düşüncede akıl erkekle, erkek de aşkın alemle özdeşleştirilmektedir.'' (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
''Toplumda iki kültür vardır: Görünen ulusal erkek kültürü ve görünmeyen evrensel kadın kültürü...'' (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Olympe de Gouges 1791’de, Fransız Devrimi sırasında yazdığı kadın hakları bildirgesinde 1789’da verilen sözlerin tutulmadığını dile getirmiş ve devrimin kötü sonucunu erkeklere yüklemiştir. (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Feminizm, felsefi anlamda, kadının hemen tüm Avrupa tarihi boyunca ezilmesinden, cadı addedilip yakılmasından, İncil'e dahi el sürmesinin yasaklanmasından, miras, boşanma, mülkiyet gibi pek çok hakkının elinden alınmasından sonra; Aydınlanma Çağı'nın, Fransız Devrimi'nin ve İnsan Hakları Bildirgesi'nin de kadına beklediğini ve istediğini vermemesi üzerine kadınların kendi haklarını kendileri aramak adına doğal haklar bildirgesinden hareketle 19. yüzyılda ortaya attıkları, fakat 21. yüzyıla kadar pek çok farklı kollara ayrılmış bulunan bir felsefi ekol ya da kuramdır. (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Fakat köy enstitüsü mezunuydum. Öğretmenlerime verdiğim sözümü tutacaktım. Onlar bize hep derlerdi ki: ''Oğlum marifet, imkansızlıklar içinde imkan yaratmaktır. Her türlü imkana sahip işi herkes başarır. Önemli olan imkansızlıkları yenmek için imkanlar yaratmaktır.. (Köy Enstitüleri)
Egemen olmaktan hoşlanan bir karakterin haset duygusundan yoksun olması beklenmez. (Türkiye'de Aile, Şiddet ve Kadın Sığınma Evleri)
Artık erkeğin eşini dövmesi, baş parmaktan çok daha küçük bir sopayla da olsa, yasal değil. (Türkiye'de Aile, Şiddet ve Kadın Sığınma Evleri)
"Bu devrim ancak bütün kadınlar kötü kaderlerinin farkında olurlarsa ve toplumdaki haklarını alamadıklarının bilincine varırlarsa tamamlanacaktır." (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Modern cinsel özgürlük telakkisine bağlı olarak boşanma oranlarında artış görülmeye başlanmıştır. (Türkiye'de Aile, Şiddet ve Kadın Sığınma Evleri)
Modern toplum, ileri düzeyde sanayileşmiş toplumdur. (Cumhuriyet Dönemi Aydın Kimliği, Sekülerleşme ve Köy Enstitüleri)
Öğretmenin en büyük sevinci; yetiştirdiklerinin makamları, çalışmaları, başarıları topluma hizmetleri görüldükçe, bu öğretmen kendisini başka alemde görür. Ben onları kendimmiş gibi görüyorum. (Köy Enstitüleri)
Ermeniler bu camiye bizleri öncelikle ağaçlara bağladılar, o arada karılarımıza kızlarımıza bazı zulüm ve işkenceler yaptılar. Bu zulme dayanamayan kadınlar bıçak götürmüşler yanlarında kalplerine bıçak sapladılar, zehir içtiler. Bazıları kurtulduysa da bazıları kurtulamadı. Bizi de doldurdular camiye gaz yağı döktüler ve bizi cayır cayır yaktılar. (Köy Enstitüleri)
Disiplin sadece fikir açıklama konusunda uygulanmıyor, konu yanlışları eleştirmek olunca bu hak tüm öğrencilere geniş sınırlar içinde tanınıyordu, çünkü onların yönetiminde seslerini bizzat duyurmaları, düşünmeye ve korkmadan söylemeye alışabilmeleri ana amaçlar arasındaydı. (Köy Enstitüleri)
1982 Hayat bilgisi kitabından bir şiir
Annem turşuyu kurdu
Sarımsakları soydu
Domates biberleri
Suyun içine koydu
Kışın korunmak gerek
Annem ördü yün yelek
Dolaptan çıktı hemen
Palto ,atkı ,eldiven
Babam harcadı para
Aldı bana kundura

Bu fikir yeni yetişen çocuğun kafasına işlenerek eğer
kız ise annesi gibi bir anne erkek ise babası gibi bir baba olması istenir.. (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Köy enstitüleri, Cumhuriyet Devrimi'nin yarım kalmış bir mucizesidir. Bunu anlamak çok zor olmasa gerek, zira kaşık dahi tutmayı bilmeyen bir köy çocuğundan bir salon beyefendisi ortaya çıkarmak ancak bu devrimin sayesinde mümkün olabilmiştir. (Köy Enstitüleri)
Eğitim sistemi bir milletin zeka ve yeteneklerini keşfetmek, işletmek ve geliştirmekle görevlidir. (Köy Enstitüleri)
Feminist tarih yazıcıları, kadın tarihinde kadınların Tanrıça rolünde olduklarını ve bu rollerinden ötürü tüm hayatlarını feminen tercih ettiğini söyledikleri anaerkil dönemle başlatırlar ve bu dönemde insanların doğayla iç içe, barış dolu bir yaşam sürdürdüklerini fakat daha sonra tanrılar panteonunda Ana Tanrıça'nın baştan indirilmesiyle onun yerine erkek bir Baş Tanrının getirildiğini söylenmektedir. Bu nedenden dolayı sonraki dönemlerin feminist tarih yazıcılarınca ataerkil dönem olarak adlandırmasının temelinde yukarıdaki olay gösterilmektedir. (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Şefika Kurnaz, Türkçüler'in görüşlerini şöyle özetliyor. "Türkçülerin en önemlisi olan Ziya Gökalp'e göre kadın, devletin temeli ailenin merkezidir. Kadınla işbirliği olmadan toplumsal hayat yürümez. Kadınlar da tahsil görüp, cemiyet idaresinde rol aldıkları takdir de yeni bir hayat başlayacaktır". (Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını)
Herkes yaşamının çeşitli alanlarında "ben kimim" ya da "kimlerdenim" sorularını sormaktadır. (Caferilik Dini ve Kültürel Ritüelleriyle)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/koy-enstituleri-emine-ozturk-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)