# Kral - John Berger Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kral kimin eseri? Kral kitabının yazarı kimdir? Kral konusu ve anafikri nedir? Kral kitabı ne anlatıyor? Kral kitabının yazarı John Berger kimdir? İşte Kral kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kral-john-berger-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-18T08:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-02-18T08:00:13+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/18/john-berger-kimdir-john-berger-kitaplari-ve-sozleri-155625.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: John Berger 
 Çevirmen: Müge Gürsoy Sökmen 
 Orijinal Adı: King: A Street Story 
 Yayın Evi: Metis Yayınları 
 İSBN: 9789753423106 
 Sayfa Sayısı: 192 

Kral Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir otoyolun kenarında, şehir merkezinden on iki, denizdense dört kilometre uzakta, atılmış buzdolapları, kaza geçirmiş kamyonlar, kırık lavabolarla dolu bir çöplük bölgesindeyiz. Büyük bir olimpiyat stadyumunun yapılacağından söz edilen bu yer aslında kendiliğinden oluşmuş bir mahalle. Bir zamanlar büyük bir işadamı olan Vico ile sevgilisi Vica'nın, buraya ilk yerleşen olduğu için herkese kendi kanununu dayatan Jack'in ve her biri kendi geçmişini bir yük gibi taşıyan Anna'nın, Marcello'nun, Melek'in, Liberto'nun, Joachim'in, Saul'ün, Danny'nin, Corina'nın, Alfonso'nun sığındıkları, yaşamlarından ellerinde kalan ne varsa korumaya çalıştıkları "evleri"nin yer aldığı kendine özgü bir mahalle. Ve bu mahallenin Vica'ya aşık köpeği Kral... Hırslar ve umutsuzluklar, sevgiler ve kayıtsızlıklar, var kalma çabaları ve kendini ölüme bırakış... Büyük zenginliklerin yanı başında büyük yoksulluklar... Kral, yeni bir barbarlık çağının, Köpekler Çağı'nın habercisi mi?

Kral Alıntıları - Sözleri
“Geceler hala iyi örtünmemiş bir bedeni titretecek kadar soğuk ama artık öldürecek kadar soğuk değil. Ne güzel, değil mi? Bir bahar daha görecek kadar yaşamış olmak…”
“Umutsuzluk da zehirdir. Yıkıcı enerjisini kurbanın kendisinden alır.”
Tuhaf konuşuyorum, çünkü kim olduğumdan emin değilim. Birçok şey elbirliği yapıp bir ismi yok edebilir. İsim ölür, çekilen acı bile artık o isme ait olmaz.
Delilik yanlış bir yol değildir; sadece tüm yolları kaplayan çalılıktır.
Dünya çok güzel yapılmıştır, her bir yaprağına kadar. Yalnızca insanoğlu aşağılıktır.
Baştan çıkartmak için hiçbir şey yapmıyor. Etrafındaki herkes ona karşı kör ve sağırmışçasına davranıyor. Sizinle konuşur ya da size bakarken bile, bir bankta tek başına oturur gibi. Bu da bir sorun yaratıyor. Çünkü ona birazcık âşıksanız, olduğu şeye âşık olduğunuzu fark ediyorsunuz, yaptığı şeylere değil. Ben onun olduğu şeye âşığım.
“Çoğu gülümseme fazla vaat doludur, hiç dikkat ettin mi, Kral? Şüphelenmen gerekir, kaçınırsın, değil mi? Çoğu gülümseme aldatıcıdır. Vico’nun gülümsemesi hiçbir şey vadetmiyordu. Hiçbir şey. Bu yüzden hoşlandım gülümsemesinden, hiç düşünmeden hoşlandım. Gülümsemesi o anda her şeye sahip olduğunu gösteriyordu.”
“Bugün dünyanın en az baştan çıkartıcı kadını sayılır. Baştan çıkartmak için hiçbir şey yapmıyor. Etrafındaki herkes ona karşı kör ve sağırmışçasına davranıyor. Sizinle konuşur ya da size bakarken bile, bir bankta tek başına oturur gibi. Bu da bir sorun yaratıyor. Çünkü ona birazcık aşıksanız, olduğu şeye aşık olduğunuzu fark ediyorsunuz, yaptığı şeylere değil. Ben onun olduğu şeye aşığım. “
“Her sokakta içine düşebileceğiniz bir kara delik vardır, dünyanın her yerindeki bütün sokaklar aynı karanlıkta birleşir, bu karanlıkta her şey vardır ama hiçbir şey yok gibidir.”
Güzel bir sesi var, bir tutunamayan sesi, en iyi erkek seslerinin çoğu gibi….
Okuyabilmek için insanın kendisini sevmesi gerekir, azıcık da olsa.
Masumiyetim onu besleyen bir gizemdi…

Kral İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evsizlerin, sistem dışına itilmişlerin, kimliği yok sayılanların hikayeleri edebiyatın ana konularından biri olagelmiştir. Bunların önemli bir bölümü edebiyata ciddi katkı sağlayan klasikleşmiş eserlerdir. John Berger, anlatımıyla aynı sahneyi gören bir başka görüş açısına geçiriyor okuru. Karton kutuların, konteynerlerin, eski yıkıntılardan çıkan iş görür her malzemenin sığınılacak bir yuva haline geldiği, uzun mesafelerden suların taşındığı, mülkiyet sayılabilecek hemen hemen hiçbir varlığın olmadığı, Kral'ın deyimiyle Saint Valéry paltosunun hikayesi…. Otoyol kenarında, şehir merkezinden on iki, denizden dört kilometre uzakta, yerleşiklerinin kendiliğinden oluşturduğu, içerisinde bir zenginlik barındırmadığı için yoksulluğun normalleştiği, yerine Olimpiyat Stadyumu yapılması planlanan bölge...
Bir köpek olan kahramanımız Kral, bir moloz dağının üzerinden izlediği bölgeyi paltoya benzetiyor. Buna göre ona Kral ismini veren Vico ve sevgilisi Vica çifti sağ kolun manşetinde oturuyor, bölgeye ilk yerleşen Jack, yakada… Joachim sol kol manşetinde oturuyor, Melek sağ koltukaltında, Danny sol cepte…

Palto onların kışın donup ölmesini engelliyor, yaz sıcağında soyunup yıkandıklarında gizliyor… Jack ilk yerleşen olarak paltonun kural koyucusudur. Kimse ondan izinsiz yerleşemez, herkes ona araziyi kullanma kirası verir. Kimi birayla, kimi tüple, haftada iki kez yemekle…

Vico ile Vica turp satmaya çalışarak, çöplerden edindikleriyle, benzinlik tuvaletinden sular taşıyarak hayatta kalmaya çalışırlar. Vico eski bir fabrikatördür, Vica konservatuar öğrencisi… Hepsini paltonun altında buluşturan ise yoksulluk... Yazar, Latife Tekin'in yoksulluk anlatımlarını selamlarcasına kitabın sonundaki teşekkür kısmında Latife'yi ekliyor.

Detaylı betimlemelere girilmeyen kitapta sosyal çelişkiler çarpıcı biçimde göz önüne seriliyor.
Gecenin karanlığında bir komutanın gözetiminde yarı makinalı tüfekleriyle nöbetçi devriyeler ve yıkım için gelen Ekskavatör dağınık bir direnişin başlamasını sağlar. Paltonun sakinleri ya direneceklerdir ya sürüleceklerdir.

Bir günde geçen olayların anlatıldığı Kral, her ne kadar ana karakteri köpeğin gözünden anlatılsa da okuru bir insan olarak hikâyeye dahil etmeyi beceriyor. Elimdeki baskıda okumayı güçleştiren unsurlar da yok değil. Özellikle dipnot için işaretlenen çevirmen notlarının kitabın sonuna toplanmış olması sürekli ileri geri sayfa çevirmeyi gerektiriyor.

Ressam, sanat eleştirmeni, senaryo ve belgesel yazarı şapkalarını başarıyla taşıyan John Berger sosyal çelişkileri temel aldığı kitaplarıyla öne çıkmış bir yazar. Müge Gürsoy Sökmen tarafından çevrilen Kral, bu yapıtların en çarpıcılarından biri. (Kenan Şahbaz) 
Yazar kendisini, okuyucusunu neyle ve kimle özdeşleştiriyor?
Bu kitapta bu önemli.

Berger belki de dünya edebiyat camiasının en duyarlı yazarlarındandı.
Türk dostuydu. Metis Yayınevi'yle kan bağı vardı.
Kaybettik ama bıraktıkları bir ömür yeter. (Özge) 
Hayattaki anlam arayışını; sanatın kılavuzluğunda her görülendeki görünmeyeni fark etmemizi sağlayarak değiştiren John Berger'den bu kez de bir köpeğin gözüyle anlattığı bir kaybedenler hikayesi.

Anlatıcının tuhaflığı ve yitik karakterlerinin gizemleriyle alıştığımızın dışında sert bir dünya sunuyor bu kez Berger.

Değişik tatlara düşkün okurun keyif alacağı ayrıksı bir yapıt. (Erkan Demirci) 

Kitabın Yazarı John Berger Kimdir?
1926'da Londra'da doğdu. İngilizce yazan en etkili sanat eleştirmenlerinden biri olan Berger, ayrıca senaryo yazarı, romancı ve belgesel yazarı olarak da tanınıyor.

İlk romanı 1958'de yayımlanan "Zamanımızın Bir Ressamı"dır. Romanı "G." İle 1972 yılında Booker ödülünü almıştır.

Metis Yayınları yazarın klasikleşmiş yapıtı Görme Biçimleri'nin (1986) yanı sıra, Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı (1988), Düğüne (1997), Alain Tanner ile birlikte yazdığı 2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus (1997), Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar (1999) ve Fotokopiler (1999) adlı kitaplarıyla, özellikle görsellik üzerine denemelerini bir araya getiren O Ana Adanmış (1988) adlı seçkisini yayımlamıştır. Berger'ın son romanı Kral ise 2001 yılında Müge Gürsoy Sökmen çevirisiyle yayımlandı.

John Berger Kitapları - Eserleri
Görme Biçimleri
Hoşbeş
Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü
A'dan X'e
Uçuşan Etekler
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar

Bir Fotoğrafı Anlamak
Sanatla Direniş
Düğüne
Portreler
G.
Yedinci Adam
Duman

Buluştuğumuz Yer Burası
Bento'nun Eskiz Defteri
Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı
Kıymetini Bil Herşeyin
Hayvanlara Niçin Bakarız?
Kral
O Ana Adanmış

Manzaralar
Fotokopiler
Domuz Toprak
Gökyüzü Mavi Siyah - Bütün Şiirleri
Sanat ve Devrim
İstanbul’dan Gelen Telefon
Bir Zamanlar Europa'da

Leylak ve Bayrak
Görme Duyusu
Şiirin Saati
Zamanımızın Bir Ressamı
Clive’ın Koğuşu
Bologna'nın Kırmızı Tenteleri
2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus

John Berger Alıntıları - Sözleri
Delilik, benliğe kapatılmış devrimci özgürlüktür. (Görme Duyusu)
Bir yalan hakikat sayılırsa, gerçek hakikat sahte olanı doğrudan teatral bir ha kikate çevirir. (Görme Duyusu)
Sevilen insan sokaktan geçerken ya da yüzünü yıkarken görülen insanla aynı değildir. (O Ana Adanmış)
Ölülere yakılan ağıtlar ölmekle kaybettikleri umutlaradır aslında. (Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü)
Geleceği görmek için geriye gidiyorum. (Bir Fotoğrafı Anlamak)
Fotoğraflar belirli bir durumda hayata geçirilen insansal bir seçimin tanığıdır. (Bir Fotoğrafı Anlamak)

“Zorunluluk hem tragedya hem de komedya üretir. Öptüğünüz ya da kafanızı çarptığınız şeydir.” (Sanatla Direniş)
Soyut sanata gelinceye kadar insan bedeni her anıtsal heykele konu olmuştur. Dolayısıyla, sembolizmle yüklenmiş ve idealize etmenin birçok değişik biçimine girmiştir. Oysa bugün, insan bedeni tek ve kaçınılmaz konu değildir. Bugün bir sanatçı, bedene özgü nitelikler ilgisini çektiğinden ötürü insan bedenini seçebilir. (Sanat ve Devrim)
Vedalaşmayla buluşma ne kadar da yakındır birbirine! (O Ana Adanmış)
Kapitalist üretim tarzı kadar sürekli ve kapsayıcı bir biçimde geleneği parçalayan, geçmişi gereksiz kılan ve yadsıyan başka hiçbir şey yoktur. Brecht’in dediği gibi “Radikal olan, komünizm değil kapitalizmdir.” (O Ana Adanmış)
Bugün resim yapmak, yaygın bir ihtiyaca cevap veren bir direniş eylemidir ve umutlanmayı teşvik edebilir. (Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar)
NASIL OLUYOR DA hâlâ yaşıyorum? (Kıymetini Bil Herşeyin)
Hikayelerimizin bizi ele geçirme tehlikesi olduğunu bilsek, başka türlü yazar mıydık acaba? Sanmıyorum. (Hoşbeş)

'Solcu'ların bazı teorileri kolaylıkla aşırı basit olarak eleştirilebilir. Mühendis-sanatçı, sanatçı türlerinden yalnızca biridir, filozof-sanatçılar da vardır. Sanat eseriyle makine ürünü de kesin olarak aynı şeyler değildir. Gene de, makineyi gözlerinde bu denli büyütmüş olmaları, bağlantıları içinde görülürse kolayca anlaşılabilir; sanayileşme fikri lirik bir güç kazanmıştı, çünkü, sanki bu fikir sayesinde tarihin bütün bir evresi, acılarıyla, sıkıntılarıyla yaşanacak yerde atılabilecekti. Aynı liriklik Lenin'in ünlü, 'komünizm demek, elektrik enerjisi artı Sovyetler demektir' sloganında da alttan alta saklıdır. (Sanat ve Devrim)
Kalbin gecikmelere tahammülü yoktur, inancını yitirmişçesine perişan olur. (Kıymetini Bil Herşeyin)
Yorulunca sessizliği ararız, ama sessizlikten de korkarız, boş tiyatrolardan korkan oyuncular gibi. (Düğüne)
"Bir resim cansızsa, bunun nedeni ressamın mo­deline bir işbirliğinin başlaması için yeteri kadar yaklaşmaya cesaret edememesidir." (Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar)
Kelimeler konuşan kişiyi ayakta tutarlar, 
düşüşler ancak konuşmaların yokluğunda ortaya çıkar. (Şiirin Saati)
Roland Barthes fotoğrafla ölüm arasındaki gizli anlaşmayı keskin bir dille ifade etti; her ikisi de zamanı durdurur, her ikisi de öldürücü bir darbe indirir. Senin sorun başka türlü. Geçmiş ve gelecek donar da, şimdiki zaman sonsuza dek sürerse ne olur? Saatsiz bir mutfağın sessizliğinde neler yaşanır? (Bir Fotoğrafı Anlamak)
Çıplak doğan kalbimin
ilk kundağı ninnilerdi.
Ardından kendi kendine

şiir giydi giysi diye.

Bir gömlek gibi
taşıdım sırtımda
okuduğum şiirleri.
Yarım yüzyıl yaşadım böyle
Sandalye sırtındaki gömleğimden
karşılaşana dek o sözsüzlükte.
Öğrendim ki bu gece yıllar boyu
kalbimin ezberlediği
bekleyişimmiş seni. (Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kral-john-berger-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)