# Kristal Denizaltı - Ahmet Altan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kristal Denizaltı kimin eseri? Kristal Denizaltı kitabının yazarı kimdir? Kristal Denizaltı konusu ve anafikri nedir? Kristal Denizaltı kitabı ne anlatıyor? Kristal Denizaltı kitabının yazarı Ahmet Altan kimdir? İşte Kristal Denizaltı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kristal-denizalti-ahmet-altan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-12T12:04:57+03:00
- Güncelleme: 2022-02-12T12:04:57+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/12/ahmet-altan-kimdir-ahmet-altan-kitaplari-ve-sozleri-150303.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ahmet Altan 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9786051416243 
 Sayfa Sayısı: 152 

Kristal Denizaltı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"İtiraf edeyim ki, ilişkiler içinde en çok hastalıklı olanları severim, ateşimin yükselmesini, sayıklamalarımı, kâbuslarımla hayallerimin birbirine karışmasını, en dokunulmaz yerlerimde hissettiğim sızıları. Hastalığının bütün kıvrımları hastalığımın bütün kıvrımlarıyla öpüşen bir kadınla denizaltıma binip çıktığım yolculukları, solgun bir sabah vakti insanların arasından ayrılışımı. Hiçbir yere gitmeyen bir denizaltının içinde, hiç kimsenin gitmediği yerlere gitmeyi.

"Birçoğumuz çıktık bu yolculuğa. Evet, sevdiğimiz hasta biri. Evet, bu ilişki hastalıklı. Ama bunun ne önemi var, hastalıklarımız birbirini tutuyorsa, öpüşen dudaklar gibi değiyorsa hastalıklarımız birbirine. Hangi sağlıklı ilişki benim gördüğüm rüyaları görebilir ki, hangi sağlıklı ilişki böyle sancıyabilir ki.

"Ateşlerle yanarak, sancılarla kavrularak, çılgın rüyaların içinde kıvranarak, kristal denizaltıda hastalıklı ilişkilerin içinde seyahatlere çıktım. Gezdiğim sıcak sahillerin büyücüleri bana hep aynı şeyi söyledi: Önemli olan onun sana uyması değil, önemli olan onun hastalığının senin hastalığına uyması.

"Dolaştığım tarih sayfaları aşk bölümlerinde hep "hastalıklı" ilişkileri anlatıyordu, kayda geçmeye değer olarak yalnızca onları bulmuştu. Brahms, Clara Schumann'a böyle tutulmuş; Yesenin, Isadura Duncan’a hayatını böyle armağan etmişti."

Kristal Denizaltı Alıntıları - Sözleri
"Ve acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?"
Hayatınız, seçtiğiniz kadındır. Bir kadın değil. Bir hayat seçersiniz çünkü.
Sanatçılar düzenin değil, kaosun çocuklarıdır.
''Şeytanın yarattığı bir gök kuşağı gibidir kıskançlık. Kendini tutsak, kıskandığını özgür görürsün.''
Şehir yorgundu, ben yorgundum, gece yorgundu.
Hayat bize bir duyguyu diğerinden ayıklamanın pek mümkün olmadığını, duyguların orman perileri gibi yalnız başlarına gezmediklerini, her perinin bir de zebanisi olduğunu öğretti.
Yalnızım.Kendimi yalnız hissediyorum ki, bu yalnızlıktan da kötü.
Ve hatıralar çoğaldıkça ben eksilirim.
Hatırlamadığınız vakit geçmişiniz, hayal etmediğiniz vakit geleceğiniz yok.
Bir insanı,bir tanrıyı sever gibi sevebilecek kadar güçlü olduğunuz için cezalandırılmışsınızdır.
Kaderimiz bazen bir başka yüzün ardında saklıdır.
Acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?
Goethe ‘ hiçbir şeyi olmamayı ‘ ve ‘ her şeyi olmayı ‘ daha yirmi yedi yaşında keşfetmiştir; daha sonra bütün hayatı aşkta ve edebiyatta hep bu iki şeyi keşfederek geçti.
Şehir yorgundu, ben yorgundum, gece yorgundu.

Kristal Denizaltı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İtiraf edeyim ki, ilişkiler içinde en çok hastalıklı olanları severim, ateşimin yükselmesini, sayıklamalarımı, kâbuslarımla hayallerimin birbirine karışmasını, en dokunulmaz yerlerimde hissettiğim sızıları, Hastalığının bütün kıvrımları hastalığımın bütün kıvrımlarıyla öpüşen bir kadınla denizaltıma binip çıktığım yolculukları, solgun bir sabah vakti insanların arasından ayrılışımı. Hiçbir yere gitmeyen bir denizaltının içinde, hiç kimsenin gitmediği yerlere gitmeyi. Birçoğumuz çıktık bu yolculuğa. Evet, sevdiğimiz hasta biri. Evet, bu ilişki hastalıklı. Ama bunun ne önemi var, hastalıklarımız birbirini tutuyorsa, öpüşen dudaklar gibi değiyorsa hastalıklarımız birbirine. Hangi sağlıklı ilişki benim gördüğüm rüyaları görebilir ki, hangi sağlıklı ilişki böyle sancıyabilir ki. Ateşlerle yanarak, sancılarla kavrularak, çılgın rüyaların içinde kıvranarak, kristal denizaltıda hastalıklı ilişkilerin içinde seyahatlere çıktım. (Hakan Arıkan) 
Bu kitabı dayımın kütüphanesini boşaltırken görmüştüm alayım dedim. Fakat seneler geçmesine rağmen -kapağından ve isminden kaynaklı sanıyorum- hiç okumak istememiştim. Anladım ki vakti değilmiş. Seneler evvel okusam belki okuduğum zamanki hazzı alamayacakmışım gibi hissettim. Tek bir konusu belirtilmek istense insan ilişkileri denebilir konuya. Fakat farklı farklı birçok hikaye var içinde ve bu hikayelere bağlı kalınarak birçok çıkarım yapılmış. Yazarın en sonda ‘bir gün beni bi yerde görürseniz ve kitaptaki düşüncelerim hakkında konuşmak isterseniz göreceksiniz ki yazdıklarımın tamamen tersini düşünüyorum’ demesi (tam olarak böyle değil hatrımda kalanı yazdım) beni çok etkilemişti. Çünkü kitaptaki her hikayeyi okuduğumda aklımdan; bunu yazan kişiye şunları da sormam gerekiyo, bunu niye böyle demiş, bunun böyle olmaması gerekiyordu gibi düşünceler geçiyordu. Tavsiyemdir okuyun yeni bir pencere açın veya açılmış pencereye bir de siz göz atın. :) (Selcan) 
İnsanın kendi olmaması başka biri gibi davranması, farklı kişilikli, farklı duygular, farklı bir imaj sergilemesi gerçekmidir bu yoksa sahtekarlıkmıdır?
Neden niçin yapıldığına dair yol arkadaşlığı sunar bize.
"Küçük fırça darbeleri gibi farklı hayatın resmini çizmektedir. "
Kitabı okuyunca herkesi anlatır, fakat okuyucuya sanki sizi anlatiyormuş hissi uyandırıyor.
"Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benzer bazen. "
"Seçtiğimiz, kadın hayatımız mıdır gerçekte?
Böyle zamanlarda bir ses, bir işaret, bir yardım ararız ,yaşadıklarımızı ve bize yaşatılanları anlayabilmek için. (sebahat mengus) 

Kitabın Yazarı Ahmet Altan Kimdir?
Ahmet Hüsrev Altan (d. 1950; Ankara), yazar ve gazeteci.

Gazetecilik kariyeri

Hürriyet, Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet'te çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir "Kürdiye" ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle işinden çıkarıldı.

Taraf gazetesinin kurucusudur. 2007 yılında yayın hayatına başlayan Taraf gazetesinin Alev Er ile birlikte genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş, daha sonra Alev Er'in ayrılmasıyla genel yayın yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etmiştir. Ayrıca aynı gazetenin Kum Saati adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazmıştır. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendiği Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan “Özgürlük ve Medyanın Geleceği" Ödülü'ne layık görülmüştür Ahmet Altan ayrıca 2011 yılında üçüncüsü düzenlenen ve Ulusulararası Hrant Dink vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere layık görülen "Hrant Dink Barış Ödülü"nün de sahibidir. Aralık 2012'de, Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etmiştir. 

TV programcılığı

Bunun yanında, doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırlamış ve sunmuştur.

Özel hayatı

Yazar ve eski milletvekili Çetin Altan'ın oğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat profesörü ve yazar Mehmet Altan'ın ağabeyidir. İki çocuk babasıdır.

Ahmet Altan Kitapları - Eserleri
Aldatmak
En Uzun Gece
İçimizde Bir Yer
İsyan Günlerinde Aşk
Kılıç Yarası Gibi
Kristal Denizaltı

Tehlikeli Masallar
Son Oyun
Ölmek Kolaydır Sevmekten
Sudaki İz
Karanlıkta Sabah Kuşları
Gece Yarısı Şarkıları
Ve Kırar Göğsüne Bastırırken

Bir Hayat Bir Hayata Değer
Hayat Hanım
Dört Mevsim Sonbahar
Yalnızlığın Özel Tarihi
Yabani Manolyalar
Berfin
I Will Never See the World Again

Dört Mevsim Sonbahar-Tehlikeli Masallar

Ahmet Altan Alıntıları - Sözleri
"O gitmez" dediğin kaç kişi gitti? Asla kopamayacağını sandığın kaç kişiden koptun? Hafızanda birer soluk hayalet şimdi onlar ve sen onların hafızasında soluk bir hayaletsin! Gelecek, hayatından kimleri soluk hayaletlere çevirecek?" (İçimizde Bir Yer)
Ama bazıları çok şaşırtıcıydı.
Onların hastalıklarını yüzlerinden okuyamıyordunuz. (İçimizde Bir Yer)
"- Düşmanlarımızı öldürdük, dedi. Niye düşman olduğumuzu Tanrı bilir.
- Düşmanlarımız değildi, dedi Ömer, ama bize ateş ediyorlardı. Biz de onları öldürdük.
- Biz de onlara ateş ediyorduk.
- Eh, gelecek sefer de onlar bizi öldürürler, ödeşiriz." (Sudaki İz)
"Yazarken bildiklerini yaşarken bilmediğine" karar vermişti. (İçimizde Bir Yer)
Ulusal onuru’ bu kadar değerli, ‘ulusal parası’ bu kadar değersiz başka bir ülke bulmak çok zordur. (Ve Kırar Göğsüne Bastırırken)
Erkeklerin dünyasında başarılı olmak için erkeklerden daha vahşi olmak zorundaydılar.. (Aldatmak)

Yıllarca ıssız adada kalmış birinin, kendi yüzünün ne hale geldiğini görmek için ayna araması gibi bir telaşı vardı, (Tehlikeli Masallar)
Bu şehrin her tarafından ihanet, cinayet, kan sızıyor. (Kılıç Yarası Gibi)
Aslında biz hiç yaşamamalıydık… (Yalnızlığın Özel Tarihi)
“Bazen bir insanın yokluğu bütün dünyayı bomboş yapıyordu..” (En Uzun Gece)
'gelecek, insanların içinden bir ışık fışkıracağını bekledikleri bir karanlıktı faniler için.' (Kılıç Yarası Gibi)
Heyecanı macerada değil başarıda buluyordu.. (Aldatmak)
Yalanımız, gerçeğimizden daha yakındır bize. (Gece Yarısı Şarkıları)

Yeryüzünde iki tür insan vardır Anibal, dedi. Biri bildiğimiz normal insanlar birisi de kadınlar. Kendinle kıyaslayarak anlayamazsın onları. (Sudaki İz)
Like Borges, you can answer the mugger who demands, 'Your money or your life,' with, 'My life.'

The power you will gain is limitless. (I Will Never See the World Again)
Hayatı yaşamak üzüntü verici bir şey.
Ben de hayatımı, hayat üzerine düşünerek geçirmeye karar verdim. (Bir Hayat Bir Hayata Değer)
"İyi" sözcüğü neredeyse anlam değiştirmişti hayatımda. (Son Oyun)
__Eğer birgün hayatıma ihtiyacın olursa gel ve al onu... (İçimizde Bir Yer)
— Sen iyi bir çocuksun
Nizam güldü :
— Benim iyi bir çocuk olduğumu sizden başka kimse bilmiyor, siz nereden biliyorsunuz?
— Acı çekiyorsun oğlum... Acı çektiğini görüyorum... Oradan biliyorum (Ölmek Kolaydır Sevmekten)
"Ve acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?" (Kristal Denizaltı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kristal-denizalti-ahmet-altan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)