# Küçük Sarı Cesaret Kitabı - Nil Gün Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Küçük Sarı Cesaret Kitabı kimin eseri? Küçük Sarı Cesaret Kitabı kitabının yazarı kimdir? Küçük Sarı Cesaret Kitabı konusu ve anafikri nedir? Küçük Sarı Cesaret Kitabı kitabı ne anlatıyor? Küçük Sarı Cesaret Kitabı kitabının yazarı Nil Gün kimdir? İşte Küçük Sarı Cesaret Kitabı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kucuk-sari-cesaret-kitabi-nil-gun-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-23T12:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-02-23T12:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/23/nil-gun-kimdir-nil-gun-kitaplari-ve-sozleri-159823.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nil Gün 
 Yayın Evi: Kuraldışı Yayınları 
 İSBN: 9789752751446 
 Sayfa Sayısı: 152 

Küçük Sarı Cesaret Kitabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Başaramayacağınız düşüncesi, reddedilme korkunuzu, kaybetme korkunuzu, yalnız kalma korkunuzu besler ve atılım yapmanızı engeller.

Ya benimle alay ederlerse diye tasalanmayacak kadar cesaretiniz olsa neleri başarırdınız bir düşünün. Engellere, dışlanmaya aldırmayıp kendi bildiğiniz yolda ilerleseydiniz nasıl olurdu hayatınız?

Değişimden, koşulların değişmesinden hatta belki de başarıdan korkmasaydınız; özgür iradenizle risk alabilseydiniz nerede olurdunuz?

Daha atılgan, daha dışadönük olsaydınız; tanımadığınız insanlarla rahatça konuşup sohbet edebilseydiniz; maaşınıza zam isteyebilseydiniz? Hayallerinizi gerçekleştirecek cesarete bugün, şimdi sahip olabilseydiniz ilk işiniz ne yapmak olurdu?

Hayatı keşfedecek cesarete sahip olabilirsiniz. Kendi yarattığınız korkularla yüzleşecek ve bunlardan özgürleşecek cesarete sahip olabilirsiniz.

Cesaretsizliğinizi yenebilirsiniz. Ha gayret. Cesaret!

Küçük Sarı Cesaret Kitabı Alıntıları - Sözleri
Dünyanın, evrenin, hepimizin bir ve bütün olduğu anlayışı ruhsal boyutunuzu geliştiriyor. Ruhsal boyutumuzun gelişmesi vicdanımızın sesini dinleme yetimizi de güçlendiriyor.
Güç ve cesaret her zaman zaferlerle ve madalyalarla ölçülmez. Üstesinden gelinen zorluklarla ölçülür. En güçlü insanlar, galip gelenler değildir her zaman, mağlup olduklarında da vazgeçmeyenlerdir.
Cesaret, bilgi ve risk alma evliliğiyle birçok olumlu olumsuz deneyim doğurur. İnsan yaşamını zengin kılan işte bu tür deneyimlerdir.
Hayat basittir. Onu karmaşık hale getiren insanın düşünceleridir.
Cesaret illa kükremek değildir. Bazen, gün biterken usulca "Yarın yeniden deneyeceğim" demektir.
- Mary Anne Radmacher
Güvende olmak , aslında bir batıl inançtır. Doğaya aykırıdır. Tabiatta hiç bir canlı güvende olmadığı gibi insan da güvende değildir. Tehlikeden kaçınmanın güvenceyi sağlamadığı uzun vadede ortaya çıkar. Hayat ya gözü pek bir maceradır ya da hiçbir şey. Yüzünü değişime dönmek ve kader karşısında özgür ruhlar olarak yaşamak, işte yenilmezlik budur.

Helen Keller
Zengin bir iş adamı büyük bir parti veriyormuş. Malikânenin yüzme havuzunu köpekbalığı, pirana, timsah gibi vahşi balıklarla, sürüngenlerle doldurmuş. Gecenin ilerleyen saatlerinde misafirlerine şöyle seslenmiş: “İçinizden biri şu havuza atlayıp, bir ucundan diğerine yüzerse onu servet değerinde ödüller bekliyor.” Misafirler arasında küçük bir uğultu yayılmış. Ev sahibi ödülleri açıklamış: “Her türlü lüks düşünülerek dağın zirvesine inşa edilmiş müthiş büyüleyici manzarası olan muhteşem bir malikâne; dilediğiniz vasıtayla, dilediğiniz kişilerle, dilediğiniz gibi seyahat edebileceğiniz bütün masrafları karşılanacak bir dünya turu ve istediğiniz marka son model bir araba.”
En sahibi daha sözünü bitirmeden havuza biri atlayıp hızla yüzerek karşı tarafa geçmiş. Ev sahibi, üzerinden sular süzülen nefes nefese kalmış adamın yanına gitmiş.
“Ne müthiş bşr cesaret örneği” demiş. “Ödülleri almaya hak kazandınız. Ayrıca böyle büyük bir cesaret sergilediğiniz için sizi firmalarımdan birinin başına getireceğim.” Soluk soluğa kalmış olan adam nefesini biraz sakinleştirip konuşabilecek hale gelince , “ Sağ olun, çok cömertsiniz” demiş. “ Ama ben asıl beni havuza hangi ………’nın ittiğini bilmek istiyorum.”
Cesaret illa kükremek değildir. Bazen, gün biterken, usulca “ Yarın yeniden deneyeceğim” demektir.
Mary Anne Rafmacher
Hiçbir riske girmeyerek; ya kaybedersem diye endişelenerek; dikkatleri üzerine çekmekten korkarak; alışılmışı, adet olunanı yaparak ve daima güvenlikli alanda kalarak maceralar yaşanamaz. Macera içermeyen yaşama da yaşam denemez.
Bizi yaşamda cesaretsiz kılan neden, birilerinin bizi sevgi adına engellemeye çalışmasıdır. Bu kişiler, genellikle bizi sevdiklerini söyleyen yakınlarımız olur. Kendi amacımıza doğru bir adım atmaya kalktığınızda, anneler, babalar, eşler, arkadaşlar, iyi niyetle cesaretimizi kırabilirler.
Cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile döşelidir sözü hiç yabana atılır bir söz değildir.
“ Keşke, anamı babamı, eşimi, arkadaşımı dinlemeseydim” pişmanlığını yaşayan az mı insan var?
Bu insanlara ben “Engelleme Komitesi”diyorum. İstediğin okula gitmene, istediğin işe girmene, İstediğin kişiyle evlenmene, başka bir şehre ya da ülkeye gitmene, istediğin şeyi almana karışır engelleme komitesi. Çünkü onlar sizin için neyin iyi olduğunu sizden daha iyi bilirler. Sizin yaşam seçimlerinizi onaylamadıklarında, onların istediğini yapmanız için “sevgi adına” gizli tehditlerde bulunurlar, aba altından değişik sopalar gösterirler. Sizi manipüle ederek, cesaretinizi kırmaya çalışırlar.
İlk kez deneyeceğiniz her şey, içinde riski de barındırır. Öte yandan, aldığınız riskler kadar gelişirsiniz. Yaşamın kalitesini alınan risklerin toplamı belirler. Risk almak, insanın düşündüklerini, hissettiklerini, sezgilerini değerlendirmesi ve karşı gibi görünen koşullara rağmen adım atmasıdır.
Risksiz bir yaşam güvencelidir. Ama bir o kadarda monoton ve sıkıcıdır. Risk de heyecan vardır. İçinizdeki potansiyeli, enerjiyi, gizli yetenekleri harekete geçiren, sizi motive eden de işte bu heyecandır.
Kaybetme riski ne kadar fazlaysa, olası kazanç da o kadar fazla olur. Etrafınızdakilerin aslında kendi cesaretsizliklerini size de yansıtıyor olabileceklerini göz önünde bulundurun.
Hepimiz bu dünyaya kendi hayatımızı yaşamak için geldik. Sonuçlarının sorumlulugunu üstlendiğimiz sürece her türlü hatayı yapmakta özgürüz. Sonuçları ile yüzleşme riskini üstlendiğimiz sürece istediğinizi yapmakta özgürsünüz. Etrafınızdakiler ki bunlar en yakınlarınızda olabilir, cesaretinizi kırmaya çalışıyorsa, engellemek komitesinin iş başında olduğunu hatırlayın. Ve kendi yolunuza yürümeye devam edin.
"Hayat a gözü pek bir maceradır ya da hiç bir şey "
Cesaret illa kükremek değildir. bazen Gün biterken usulca" Yarın yeniden deneyeceğim" demektir.
Bizi yaşamda cesaretsiz kılan ilk neden yaşam amacımızı bilmemektir. Her amaç, umut;her umutta cesaret verir. Yaşam cesurları sever insanlar da... :)
Her amaç umut; her umut da cesaret verir.
İlk kez deneyeceğiniz her şey, içinde riski de barındırır. Öte yandan, aldığınız riskler kadar gelişirsiniz. Yaşamın kalitesini alınan risklerin toplamı belirler.

Küçük Sarı Cesaret Kitabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Nil Gün Kimdir?
1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.

1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.

Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.

International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.

Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.

Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikalgazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.

Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)

Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.

Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.

Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.

Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.

Nil Gün Kitapları - Eserleri
Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı
NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu
Mutluluk Kitabı
Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?
Küçük Pembe Mutluluk Kitabı
İçimizdeki Şaman: Duyguların Simyası

1440 Dakika
Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
Küçük Yeşil Affediş Kitabı
Uygulamalı Çekim Yasası
Küçük Kırmızı Aşk Kitabı
Küçük Turuncu Şimdi Kitabı
Küçük Renkli Dilek Kitabı

Küçük Sarı Cesaret Kitabı
Geçmişin Gölgeleri
Küçük Mavi Empati Kitabı
Yaşam Cesurları Sever
Küçük Siyah Yas Kitabı
Kaç Kiloya Programlısın
Küçük Ebruli Enerji Kitabı

Küçük Beyaz Şifa Kitabı
Bedenin Bilgeliği
Kadınlar ve Erkekler Nasıl Anlaşırlar
Nlp İle Satış ve Pazarlama
Sağlık Olsun
Kuraldışı Ve Ötesi
Geleceği Hatırlamak

Sünnet!
Meridyen Terapisi
Minik Adımlar Büyük Kazanımlar
Aç Olan Bedenin Değil Duyguların
Eroin
Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
Kuraldışı ve Ötesi

Kilolarım Diyetlerim ve Ben
Pazartesi Rejime Başlıyorum!
İlişkilerimizde değiştiremediklerimiz karakterlerimiz
Sünnet

Nil Gün Alıntıları - Sözleri
Her öğünde kendinize şu üç soruyu sorun:
 1 Protein alıyor muyum? (Hayvansal ve/veya bitkisel)
 2 Canlı gıdalarla besleniyor muyum? (Güneş yüzü gören sebze ve meyveler)
 3 Omega 3 alıyor muyum? (Yumurta, sardalye, uskumru, deniz somonu gibi balıklar, ceviz, ketentohumu vs.) (Kaç Kiloya Programlısın)
Bu konuda taraf olmalıyız. Sünneti savunmak kolaydır; sadece susmanız ve pasif kalmanız yeterlidir. Sükut ikrardan gelir. Bu da daha fazla sakatlanma demektir. Ama pasiflik boyun eğmektir. Sünnete karşı çıkmak aksiyonu gerektirir. (Sünnet)
Besleyici değeri düşük, yağ ve şeker oranı yüksek besinler yersen enerjin düşer ve duyguların olumsuzlaşır. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
İnsanlık henüz emekleme döneminde. (Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı)
Affetmediğimizde hayatımizda yanlış giden şeyler için başkalarını suçlamaya devam edebiliriz. Mutsuzluğumuzun sorumlusu da suçlusu da onlar olur. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
Aptal olmayan kişi, kendisine aptal diyen birine kızar mı? Güler geçer. Ama kendisini akıllı sanan bir aptal çok kızar. (Geçmişin Gölgeleri)

Kendimi yalnız, çaresiz ve yetersiz hissediyordum. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
Kedinin nankörlüğü, yılanın sinsiliği, aslanın cesurluğu, devenin kindarlığı, eşeğin inatçılığı bizim halüsinasyonlarımız. Kendimizin gölgelerini yansıtıyoruz hayvanlar alemine. Onlar kendi doğalarını yaşıyor. Biz ise kendi yarattığımız doğamıza uygun olmayan ama egomuzun açlığını umutsuzca gidermeye çalıştığımız dünya düzenimizde umutsuzca mutlu olmaya çalışıyoruz. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
"İnsanlar değişime karşı değildir ama değiştirilmeye karşıdır." (Küçük Kırmızı Aşk Kitabı)
Gerçek üç basamakta ortaya çıkar:
Önce yok varsayılır, Sonra şiddetle karşı gelinir, nihayet kendini kabul ettirir. (Sünnet)
Affetmemek, kızgınlık duyduğunuz kişileri zihninizde bedava oturtmaktır. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
Suçlamanın bittiği yerde özgürlük başlar. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
Bizi aldatan ve kandıran kişinin bizi aptal yerine koymasıdır ve hiçbir insan aptal olduğunu kabullenmek istemez. (Geçmişin Gölgeleri)

Önemli bilgi: Bedeniniz yağ yakmak istediğinde daha çok suya ihtiyaç duyar. Daha sık susadığınızı fark edersiniz. Yağ yakma sürecinde bedende birikmiş toksinlerin atılması için daha fazla su içilmesi gerekir.
 Sabahları ilk uyandığınızda bir ya da iki bardak su içme alışkanlığı kazanın.
 Kendinize büyük iyilik yapmış olursunuz. İçine birkaç damla da sıvı Himalaya tuzu koyun. Hem kilo vermenizi hem de toksinlerin bedenden atılmasını hızlandırır.
 Bir şey daha; çok az su içmek kadar çok fazla su tüketmek de zararlıdır. Bu kez de beden için faydalı birçok mineral, aşırı suyla birlikte dışarı atılır. Buna da dikkat! Her şey kararında olduğunda yararlı oluyor. (Kaç Kiloya Programlısın)
Aslında abartılan her şey bir zayıflığı gizleme ihtiyacını gösterir. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
İlk kez deneyeceğiniz her şey, içinde riski de barındırır. Öte yandan, aldığınız riskler kadar gelişirsiniz. Yaşamın kalitesini alınan risklerin toplamı belirler. (Küçük Sarı Cesaret Kitabı)
"Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir. Emerson’un dediği gibi:
" Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.”" (Mutluluk Kitabı)
gördüğümüz manzara evin hangi penceresinden baktığımıza göre değişir. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
Çocuk, sünneti kendisine karşı bir saldırı olarak algılar; bu saldırıya karşı ya içine kapanarak ya saldırganlaşarak tepki verebilir. Gökçe Cansever’in British Journal of Medical Psychology’de yayımlanan makalesi 12 Türk çocuğu üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriyor.
“Çocukların psikolojik değişimleri sünnet öncesi ve sonrası yapılan çizimler ve bazı çizimlerin yorumlanması arasındaki farklardan anlaşılabiliyor. Sünnet sonrası yapılan çizimlerin öncesine göre daha küçük olduğu görülüyor. Çocuklar sünnetten sonra kendilerini daha ‘küçük’ görüyor. Bedensel imgenin küçülmesinin yetersizlik ve güvensizlik duygusu ile de bağlantılı olduğu düşünülüyor. Çocuk dışarıdan gelen saldırıya karşı kendisini daha korunmasız ve aciz hissediyor. Çizimler tamamlandıktan sonra sorulan sorulara verilen yanıtlara bakarak çocukların psikolojik değişimini iki başlıkta özetleyebiliriz.” (Sünnet!)
Affetmek unutmak değildir. İnsanları adfettigimizde onlarla yaşanan deneyimleri unutmayız... Bu deneyimler bize zamanında acı vermiş olsa da artık kazandığımız derslerdir; yeniden kurban konumuna düşmemek için yaşanmış dersler. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kucuk-sari-cesaret-kitabi-nil-gun-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)