# Küçük Şey - Alphonse Daudet Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Küçük Şey kimin eseri? Küçük Şey kitabının yazarı kimdir? Küçük Şey konusu ve anafikri nedir? Küçük Şey kitabı ne anlatıyor? Küçük Şey PDF indirme linki var mı?  Küçük Şey kitabının yazarı Alphonse Daudet kimdir? İşte Küçük Şey kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kucuk-sey-alphonse-daudet-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-04T16:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-04-04T16:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/04/alphonse-daudet-kimdir-alphonse-daudet-kitaplari-ve-sozleri-193342.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Alphonse Daudet 
 Çevirmen: Ural Akyüz 
 Yayın Evi: Engin Yayıncılık 
 İSBN: 9789753792998 
 Sayfa Sayısı: 106 
--reklam--
Küçük Şey Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Daniel'in, iflas eden babasının fabrika binasında Robinsonculuk oynadığı günler kısa sürecektir. Okuldaki ilk gününde, ondan hoşlanmayan öğretmen adını koyar: Küçük Şey. Daniel adını söyletmek için uzun uğraşlar verecektir.
--reklam--
Küçük Şey Alıntıları - Sözleri
Biraz daha bekle
Dönmek için hiçbir zaman geç değildir...
Ben evde sıkılıyorum; ya sen?
Bir duvar, bir kapı, bir pencere, ne anlamsız
Dışarıda güneş, çiy,
Gelincikler, temiz hava ve her şey varken.
Eğer gelincikleri sevmiyorsan
O zaman başka...
*Hiçbir zaman beni adımla çağırmadı. Daima:
"Hey! Siz, oradaki Küçük Şey!"
Oysa öğretmene adımın Daniel Eyssette olduğunu söylemiştim. Sonunda arkadaşlarım da beni Küçük Şey diye çağırmaya başladı.
Ötekilerle aynı düzeyde olmak için onlardan iki kat daha fazla çalışmasının şart olduğunu anlamıştı. Ve Küçük Şey tüm çabasıyla çalışmaya koyuldu. ASLAN KÜÇÜK ŞEY!
Ne Tanrı'ya ne şeytana inanıyor, ama uyurgezerlerin fallarına körü körüne kanıyor.
Onları hiç cezalandırmadım, kuşlar cezalandırılır mı ?
Önce kısa boylu, tıknaz, kıllı, yabani hayvan kokan, iri gözleri kan çanağı, kulaklarında gümüş küpelerle bir Camargue korucusu; sonra iki Beaucaire'li ekmekçi ile hamur yoğurucusu, ikisi de kıpkırmızı, tık nefes, ama yandan bakılınca profil şahane, sanki Vitellius'un suratı hakkedilmiş iki roma madalyası... Sonunda, en önde, arabacının yanında bir adam... Hayır, estağfurullah, bir kasket... Ağzını açmadan kederli kederli yola bakan tavşan derisinden kocaman bir kasket.
--reklam--
Küçük Şey İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Küçük Şey: Bir ipek imalatçısının oğlu Küçük Şey. 1857'de ailesi tüm varlığını kaybedince üniversiteye gitmekten vazgeçti. Bir okulda yardımcı öğretmenlik yaparken yaşadığı sancılı günler nihayet kovulmasıyla son buldu. Sonrasında Paris'e kardeşinin yanına gittiğinde de kötü günler peşini bırakmadı. Ancak bu onun tercihlerinin sonucuydu.
Yarı otobiyografik, klasik bir gençlik romanı. 176 sayfalık bu roman, dil ve anlatım yönünden biraz durağan ama yine de okunuyor. (M. Dilek Kızmaz) 
--reklam--
Küçük Şey PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alphonse Daudet - Küçük Şey kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Küçük Şey PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alphonse Daudet Kimdir?
Alphonse Daudet (13 Mayıs 1840 - 17 Aralık 1897), Fransız yazar.

Naturalizm akımının temsilcisidir. Sapho, Değirmenimden Mektuplar eserleriyle ünlüdür. Ayrıca Jack diye ünlü bir dünya klasiği vardır. İyi bir eğitim aldıktan sonra Alais Koleji'nde "etüt denetleyicisi" olarak görev yaptı. Edebiyat alanında çalışmalar yapmak üzere Paris'e gitti. İlk defa "Les Amoureuses (Aşık Kadınlar)" (1858) adlı şiir kitabıyla tanındı. Değirmenimden Mektuplar kitabıyla adını dünyaya duyurmayı başardı.
Alphonse Daudet, Nimes'de bir tüccar ailenin çocuğuydu. Oldukça avare bir gençlik döneminden sonra ailenin iflâsı üzerine on beş yaşında öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Paris'te kendi halinde bir gazeteci olan ağabeyi Ernest'in yanına gitti. Ertesi yıl (1858), yayımladığı bir şiir derlemesinde Aşık Kadınlar, onu edebiyat çevrelerine tanıttı. Asıl başarıya, güneydeki gençliğinin ve başkente gelişinin hikâyesi olan Küçük Şey (1868) ve özellikle Provence yöresini sade bir dille canlandıran eğlendirici masallar derlemesi olan Değirmenimden Mektuplar (1869) ile kavuştu. Taraskon'lu Tartarin, Tartarin Alpler'de, Taraskon Savunması ve Taraskon Limanı ile, Daudet muziplik ve canlılık dolu bir küçük taşra dünyası yaratmıştır. Böylelikle, karikatüre yakın gülünç bir güney folklorunun doğmasına katkıda bulunmuş oldu. Alfonse Daudet daha sonra 1897 senesinde öldü.
--reklam--
Alphonse Daudet Kitapları - Eserleri
Değirmenimden Mektuplar
Sapho
Pazartesi Hikayeleri
Zavallı Çocuk Jack
Tarasconlu Tartarin
Eksik Hayatlar
Ezop Masalları
Küçük Şey
Jack
Altın Beyinli Adam
Yıldızlar
Ayna
Değirmenimden Mektuplar 2
Pazartesi Öyküleri - II
Şehirli Kız
Bir Çocuğun Hikayesi - Gençlik Klasikleri
Jack II
--reklam--
Alphonse Daudet Alıntıları - Sözleri
Rende olmadan ev yaşamına başlanılabilir miydi? (Sapho)
"Hayat bir roman değil; tahterevallidir." (Eksik Hayatlar)
Cezayir eşeğinin sağlam kasları vardır... Tüm o taşıyacaklarına dayanması için gereken de budur... Gidin Araplara sorun. Bakın bizim sömürge sistemimizi nasıl açıklıyorlar... En üstte, derler, hükümetin başı vardır; en büyük sopa ondadır ve kurmay heyetine vurur; kurmay heyeti, bunun acısını çıkarmak için, askere vurur; asker Avrupalı yerleşimciye, Avrupalı yerleşimci Araba, Arap zenciye, zenci Yahudi'ye ve Yahudi de gider eşekçiğe vurur; ve bu zavallı eşekçiğin vuracak kimsesi olmadığı için sırtını uzatır, her şeyi taşır. (Tarasconlu Tartarin)
Ne yaparsınız?.. Bu dünyada her şeyin bir sonu var. (Altın Beyinli Adam)
Kederli, mutsuz insan çatlardı, iç çekmese. (Jack)
İçimizde yaşattığımız eser, bize daima meydana koyduğumuz eserden daha güzel gelir. (Pazartesi Hikayeleri)
Ah, bizler de ne zayıf yürekli insanlarız! Ama ne de olsa, nefretin aşkı öldürmemesi garip şey! (Değirmenimden Mektuplar)
Güney’de yalancı filan yoktur; ne Marsilya’da, ne Nîmes’de, ne Toulouse’da, ne de Tarascon’da. Güney insanı yalan söylemez, yanılır. Her zaman doğruyu söylemez, ama doğruyu söylediğini sanır... Sizin yalan dediğiniz, onun için yalan değildir; bu aslında bir tür serap gibidir... (Tarasconlu Tartarin)
"Kitaplarım olmasaydı,
 o felaketlere nasıl karşı koyardım?" (Eksik Hayatlar)
Görmesini bilen gözler
için acayip bir manzara... Ahlaksızlıklarımızı vererek medenileştirdiğimiz vahşi ve çürümüş bir halk... Göğüslerindeki” légion d'honneur şeritlerine hunharca sümküren, bir evet veya hayır için insanları falakaya yatıran başağaların acımasız ve denetimsiz iktidarı. Palmiyelerin altında terfilerini hayal eden, Esav'ın Yakup'a ilk oğulluk hakkını satması gibi hükümlerini bir tabak mercimek veya şekerli kuskus için satan, Kur'an ve yasa yobazı kadıların vicdansız adaleti. Çadırlarının önünde tüm kabile açlıktan ölür, içki âleminden arta kalanlar için köpeklerle çekişirken sırf zamanında General Yusuf diye birinin işlerini gördüler diye kızarmış kuzu ziyafeti çekip şampanya ve Mahonlu kızlarla kafayı bulan dinsiz ve ayyaş şefler. (Tarasconlu Tartarin)
Çünkü bir ulus tutsak düştüğü zaman, diline sahip oldukça, zindanın anahtarı kendi elindedir demektir. (Altın Beyinli Adam)
İnsan neyin nesi bir yere gittiğini bilmeli! Yola öyle kuş gibi çıkmamalı... (Tarasconlu Tartarin)
Bizim hoşlanmadığımız bir şey, başkaları için çok değerli olabilir.. (Ezop Masalları)
Kitap en iyi dosttur. Hayatın büyük kederlerini yenmek için okumaktan başka çare bulamıyorum. (Jack)
Artık kelimelerin ne anlama geldiğini seçemez oluyorum.Hepsi bana garip,anlamsız görünüyor. (Pazartesi Hikayeleri)
"Ah zavallı bizler, zavallı insan kalpleri ! Küçük görmenin, nefretin, aşkı öldürmemesi ne garip şey ! " (Değirmenimden Mektuplar)
Pusuyu, pusuya yatmış avcının bakışını ve herkesin gündüzle gece arasında bekleyerek umutlanarak tereddüt içinde kıvranarak geçirdiği bu kararsız, mühim saatleri ifade etmek için bulunmuş ne güzel bir kelimedir. (Değirmenimden Mektuplar)
Ya, öyle işte. İnsan her gün kendi kendine, adam sen de, der, daha çok zamanım var, yarın öğrenirim.
Sonra başına neler gelir. (Altın Beyinli Adam)
Yoksulların gülüşleri de böyle hazin olur. Onları güzelleştirecek yerde, yüzlerini daha da buruşturur. (Jack)
Çünkü rastlantılara bağlı olarak yaşayan bu değişken insanlar, sevgilerinin ancak yaşamakta oldukları anını düşünürler, ondan önce olanları hiç anımsamazlar, ondan sonra olacaklardan da hiç korkmazlar. (Sapho)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kucuk-sey-alphonse-daudet-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)