# Kur'an Tarihi - Muhsin Demirci Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kur'an Tarihi kimin eseri? Kur'an Tarihi kitabının yazarı kimdir? Kur'an Tarihi konusu ve anafikri nedir? Kur'an Tarihi kitabı ne anlatıyor? Kur'an Tarihi PDF indirme linki var mı?  Kur'an Tarihi kitabının yazarı Muhsin Demirci kimdir? İşte Kur'an Tarihi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kuran-tarihi-muhsin-demirci-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-03T20:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-09-03T20:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/03/muhsin-demirci-kimdir-muhsin-demirci-kitaplari-ve-sozleri-304442.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muhsin Demirci 
 Yayın Evi: M.Ü.İlahiyat Fakültesi Vakfı 
 İSBN: 9789755482415 
 Sayfa Sayısı: 356 
--reklam--
Kur'an Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bugün insanlık için nübüvvet kültürünü semâvî kitap olarak muhafaza eden tek kaynak Kur'ân-ı Kerîm'dir. Bu yüzdendir ki insan onun derûnî manalarına nüfûz ettikçe, Allah'ı düşünce, akıl ve his yoluyla duymaya, anlamaya, kavramaya ve O'na yakınlaşmaya daha fazla gayret göstermektedir. Bu anlamda Kur'ân-ı Kerîm müminler için bir nur, bir ışık ve bir yol göstericidir. Böyle olunca elbette ki Kur'ân'ın muhtevasını anlamaya çalışmak yanında onun tarihiyle alakalı hususlarda bilgi sahibi olmak da her Müslüman için gereklidir. Hele dini tahsil yapan kimseler için bu, başta gelen bir vazifedir. Çünkü söz konusu bilgiler, Kur'ân'ın hidâyetine ulaşıp, onun sesini duymak ve onun yüksek âhengiyle coşmak için asıl kabul edilen anlamın kavranmasında, yardımcı bir unsur niteliğindedir.
--reklam--
Kur'an Tarihi Alıntıları - Sözleri
(1) İbnü'l-Esîr'e göre halku'l-Kur'ân fikri yahudi kaynaklıdır. Çünkü Tevrât'ın yaratılmışlığını söz konusu ederek bu fikri ilk olarak ortaya atan kişi yahudi asıllı Lebîd b. Asam'dır.
Modernizm, "çağdaş teslis" denilen hümanizm, sekülerizm ve demokrasi saç ayağı üzerine kuruludur. Üç temel özelliği vardır. İlki insanı merkeze oturtması yani onu hakikatin tek ölçüsü kabul etmesidir. Diğeri vahye/dine kendi sistemi içerisinde fonksiyonel bir yer vermemesidir. Modernizmin üçüncü özelliği de kurtuluşu dinde değil, akıl ve bilimde görmesidir.
Kaynakların bildirdiğine göre Hz. Peygamber'in çağırdığı kâtip yazma işini bitirince, Resûlullah (sav) ona yazdığını yüksek sesle okumasını emrediyor; şayet kâtip eksiklik, fazlalık veya yanlışlık yapmışsa onu tashih etmiş oluyordu. Nitekim Zeyd b. Sâbit bu hususu bize şu sözüyle anlatmaktadır: "Resûlullah (sav) bana vahiy yazdırıyor ve bitirince de yazdığım vahyi okutturuyordu. Eğer herhangi bir yanlış veya noksan bulursa, bunu hemen düzelttiriyordu. Ben de ancak ondan sonra kalkıp söz konusu vahyi insanlara bildiriyordum."¹³²

132 el-Heysemî, Mecme'z-zevâid, Beyrut 1967, I, 152; VIII, 257.
Şurası muhakkak ki o dönemde Kur'ân'ın ezberlenmesi ve muhafazası için hafıza, yazıdan daha pratik ve güvenilir bir yol olarak kabul ediliyordu. Çünkü tebliğe muhatap olan Arap toplumu ümmî olmakla birlikte, kuvvetli hafızaya sahipti. Bazı rivâyetlerden öğrendiğimize göre Araplar binlerce beyitlik şiirler ezberliyorlar, nesepleriyle ilgili bilgileri hâfızalarında tutuyor ve okuyorlardı²⁰. O dönemde hafızaya çok güvenilmesinden dolayıdır ki İbnu'l-Cezeri (ö. 833/1429) "Kur'ân'ın naklinde itimat, Mushafların yazısına değil, hâfızalarda yer alan metinleredir" demiştir.²¹

20 es-Sâbûnî, et-Tibyân fî ulûmi'l-Kur'ân, Mekke 1390/1970, s. 46; Doğrul, Ömer Rıza, Kur'an Nedir?, Ankara 1967, s. 43.
21 ez-Zerkânî, Menâhil, I, 242.
Hz. Peygamber ümmi idi, okuma yazma bilmiyordu. Bu nedenle diğer peygamberlerden farklı olarak kolayca ezberlensin diye, ayetler ona parça parça indirildi.
Hz Muhammed, öncelikle içinde yaşadığı toplumu ahlaki anlamda eğiten bir önder, onun hukuki sorunları çözen adil bir yargıç, siyasi sorumluluk ve yetki sahibi bir devlet başkanı ve yerine göre de bir başkomutandır.
Kur'an'a yönelik çalışmaların daha fazla bir hızla ve gelişen fennî bilimlerden de istifade edilerek yürütülmesi, müslüman âlimlerin başta gelen görevlerinden biridir.
Hz. Peygamber vahiy alma anında beşeri özelliklerinin ve iradesinin dışına çıkarak tamamen ilahi iradenin yönetimine giriyor ve aracı Meleğin getirdiği vahyi, manevi yönden onunla aynı seviyeye geldikten sonra alıyordu.
"Hz. Muhammed, Allah'tan mesaj aldığını iddia etmiş ve bunu çağdaşlarına aktarmıştır. Bu mesajların temelleri üstünde, Hz. Muhammed'in yaşadığı günlerde sayıları yüzbinleri bulan ve şimdi milyonlara ulaşan, Allah'a kulluk ettiklerini söyleyen bir ümmet doğdu. Hayat bu toplum için genellikle tatminkår olmuştur. Bu toplum içinde çok sayıda kadın ve erkek kendi azizliğini elde etti ve sayısız sıradan insan zor koşullar altında bile temiz, orta halli ve mutlu bir hayat sürdü. Bu hususlar bizi, Kur'ân'da ortaya konan gerçeklik sonucuna götürmektedir ve öyleyse Hz. Muhammed de gerçek bir peygamberdir."

Watt
İbn Hacer’in bildirdiğine göre Peygamberimizin Mekke'de ilk vahiy katipliğini yapan sahabi, Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh'tir.
--reklam--
Kur'an Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitapta yer yer ıstılah tanımı yapılmakla birlikte ayetlerin Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimize vahyedilmesini, daha sonra ezberlenmesini ve yazıya geçirilmesini, Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz vefat ettikten sonra da Hazreti Ömer (radıyallahu anh)'in Hazreti Ebubekir (radıyallahu anh)'e tavsiyesi ve Hazreti Ebubekir (radıyallahu anh)'in de Zeyd b. Sabit (radıyallahu anh)'e bildirmesi üzerine bir yıl gibi bir sürede Kur'ân ayetlerinin toplanılıp iki kapak arasında birleştirilmesi anlatılıyor. Daha sonra Kur'ân üzerine yapılan muhtelif Oryantalist ve Şia iddiaları değerlendiriliyor. Ayet sayısı konusunda farklı görüşler var diye bu Mushaflar arasında tek bir harfin bile farklı olduğu anlamına gelmez, zira ayet sayımında alınan ölçüden dolayı böyle bir ihtilaf oluşmaktadır. Mushaflar arasında tek bir harf de olsa farklılık olması gibi bir durum söz konusu değildir.

Bir de kitabın sonlarında ismi zikredilen Roger Garaudy adlı meşhur yazarın açık bir şekilde tarihselci olduğu, Allah'ın birtakım ayet-i kerimelerinin "dönemin Araplarına" yönelik olduğu, bugün bir geçerliliğinin kalmadığı fikrinde olduğunu belirtmiş. Kültürel İntihar kitabının 70. ve 100. sayfa aralarında gerçekten de çürütülmüş oryantalist iddiaları ile Garaudy'nin "yeni bir İslâm" inşa etmeye çalıştığı belli oluyor.

Umumi olarak büyük ölçüde faydalı bir eser, fakat Demirci Hoca'nın kitabın bitmesine yakın nesh-recm-rivayet konusunda çok serbest ve düz bir şekilde konuştuğunu düşünüyorum. Ayriyeten Ebu Hanife'nin "anadilde ibadet" görüşünde de eksik bilgi var. Kuşkulanıp İnternet'ten bakınca da zaten nesh ve rivayet hususunda çok yanlış sözler söylüyor şeklinde bir yoruma da denk geldim. Demek ki bu kısımdaki hatalar başka okurlar tarafından da fark edilmiş. Bu durumdan ötürü de İsmail Cerrahoğlu'nun Tefsir Usûlü tavsiye edilmiş. Tabii bu kitap da güzel bir çalışma, fakat hataları tespit edebilecek ilme sahipseniz okumanızı tavsiye ederim.

Kitabı okurken ya da okuduktan sonra aşağıdaki yazılara ve videoya bakmanızı tavsiye ederim:

https://ebubekirsifil.com/gazete-yazilari/imam-ebu-hanife-ve-anadilde-ibadet-1/ (1'den 5'e kadardır)

https://ebubekirsifil.com/gazete-yazilari/anadilde-ibadet-meselesine-tetimme/

https://youtu.be/B4lhwOyFvvs (Fırat) 
--reklam--
Kur'an Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muhsin Demirci - Kur'an Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kur'an Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muhsin Demirci Kimdir?
1953 yılında Erzurum Tortum’da doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra hafızlık yaptı. 1966 senesinde Abdurahman Gürses Hoca’dann tecvid ve tashih-i huruf dersleri aldı. 1973’te Erzurum İmam-Hatip Okulu’ndan, 1978’de Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi’nden mezun oldu. Bir süre öğretmenlik yaptı. Fakültemizdeki görevine 1982’de araştırma görevlisi olarak başladı. 1988’de MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Muhammed b. Abdirrahman el-İsfahânî ve Tefsirdeki Metodu adlı doktora tezini bitirdi. 1996 yılında doçent, 2004 yılında profesörlüğe yükseltildi. M.Ü İlâhiyat Fakültesi'nde ve Yakın Doğu Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde öğretim üyeliği görevini yürütmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. Eserlerinden bazıları: Tefsir Usulü, Tefsir tarihi, Kur’an’da Sosyal Gerçeklik, Kur’an ve Yorum, Tefsirde Metodoloji Sorunu.
--reklam--
Muhsin Demirci Kitapları - Eserleri
Tefsir Usulü
Tefsir Tarihi
Kur'an'ın Ana Konuları
Kur'an Tarihi
Tefsire Giriş
Günümüz Tefsir Problemleri
Konulu Tefsire Giriş
Kur'an Tefsirinde Farklı Yorumlar ( 3 Cilt Takım)
Lokman Suresi ve Ahlaki Öğütler
Kur'an ve Yorum
Tefsirde Metodolojik Sorunlar
Vahiy Gerçeği
Kur'an'a Göre İnsan ve Sorumlulukları
Yasin, Tebareke, Amme Ve Namaz Sureleri Tefsiri
Kur'an'da Toplumsal Düzen
Arapça Tefsir Usûlü Literatürü
Kur'an'da Sosyal Gerçeklik
Kur'an'ın Müteşabihleri Üzerine
Tefsir Terimleri Sözlüğü
Kur'an'dan Evrensel İlkeler
Kur'ân- ı Kerîm Ve Yüce Meâli
--reklam--
Muhsin Demirci Alıntıları - Sözleri
Şah Veliyullah ed-Dihlevi, "Hüccetullahi'l-baliğa" adlı eserinde şöyle izah eder: Bil ki, yoksul bir kimse bir ihtiyaçtan dolayı Allah Taalay'a söz ya da lisanı hal ile tazarru ve niyazda bulunduğu zaman, onun bu niyazı İlahi inayet kapısını çalar. Bu durumda maslahat, bazen iyi bir insanın kalbine o yoksulun ihtiyacını gidermesi ilhamının konulmasına yol açar. Gelen bu ilham ilgili kişiyi kuşattığı zaman şayet o insan, hemen harekete geçerek durumu kavrar ve gereğini yaparsa, Allah Teala da ondan razı olur; üstünden, altından, sağından, solundan üzerine bereketler yağdırır ve o kişi bu sayede ilahi rahmete mazhar olur. (Lokman Suresi ve Ahlaki Öğütler)
O, gökleri görebileceğiniz herhangi bir destek olmadan (duracak şekilde) yarattı, sizi sarsmaması için yere sağlam dağlar yerleştirdi, orada her türlü canlının çoğalmasını sağladı. Biz, gökten su indirip (bununla) yeryüzünde her türden faydalı bitkiler bitirdik. (Lokman Suresi ve Ahlaki Öğütler)
İslam'a göre bir iyiliğin ve salih amelin dünya ve ahirette ecir ve sevap kaynağı olması için, bu ameli işleyen kimsenin imanlı olması şarttır. Bu sebepledir ki, salih amelden söz eden ayetler genellikle önce imana vurgu yaparlar.
"... iman edip salih ameller işleyenler..." (Lokman Suresi ve Ahlaki Öğütler)
"İslâm, dinamik bir ahlâk yapısına sahiptir. İslâm ahlâkının bu dinamik yapısı, onun sadece bir kitle ahlâkı veya sadece bir seçkinler ahlâkı olmadığını, aksine maddî, zihnî ve psikolojik bakımlardan her seviyedeki insanın kaygılarını ve özlemlerini dikkate alan, bununla birlikte ona, içinde bulunduğu durumdan daha ide-al olana doğru yükselme imkânı sağlayan kapsamlı ve uyumlu bir ahlâk olduğunu göstermektedir." (Kur'an'ın Ana Konuları)
İslâmî öğretide öne çıkarılan ideal insan, kendini toplumdan tecrid etmiş, hayata sırtını çevirmiş yalnız başına yaşayan insan değil, aksine toplum içerisinde yaşayıp hayatın müsbet ve menfi tarafıyla yüz yüze gelen, yaşadığı toplumdaki bireylerin problemleriyle ilgilenen insandır. Böyle olunca doğal olarak insanın sorumluluk alanina giren hususlardan birinin de onun, toplumsal yükümlülükleri olduğu söylenebilir. Her bireyin toplumsal sorumluluğu da, Kur'ân bütünlüğünde ele alındığı zaman, sevgi, kardeşlik, dostluk, toplumsal barış ve uzlaşıya katkıda bulunma, insan haklarına karşı saygılı davranma vb. hususlar başta olmak üzere, fertlerle iyi geçinme ve onlara karşı daima iyilik etme niteliği taşıyan eylemlerden ibaret olarak görülebilir. (Kur'an'ın Ana Konuları)
Kişi 'Müessirsiz eser olmaz' kaidesinden hareketle bir yaratıcının varlığını hemen anlayabilir.
O, her şeyden önce vardı, her şeyden sonra da var olmaya devam edecektir (Kur'an'ın Ana Konuları)
Modernizm, "çağdaş teslis" denilen hümanizm, sekülerizm ve demokrasi saç ayağı üzerine kuruludur. Üç temel özelliği vardır. İlki insanı merkeze oturtması yani onu hakikatin tek ölçüsü kabul etmesidir. Diğeri vahye/dine kendi sistemi içerisinde fonksiyonel bir yer vermemesidir. Modernizmin üçüncü özelliği de kurtuluşu dinde değil, akıl ve bilimde görmesidir. (Kur'an Tarihi)
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ ﴿٢﴾
اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ ﴿٣﴾

“O târık yıldızı nedir bilir misin? Karanlığı delen yıldızdır.” (Kur'an Tefsirinde Farklı Yorumlar ( 3 Cilt Takım))
رَبِّ هَبْ لٖي حُكْماً وَاَلْحِقْنٖي بِالصَّالِحٖينَۙ

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.”

Şuarâ Sûresi(26) 83. Ayet (Kur'an Tefsirinde Farklı Yorumlar ( 3 Cilt Takım))
"İçinde (hâfızasında) Kur-ân'dan bir şey bulunmayan kimse harap olmuş bir ev gibidir."
Hz. Muhammed (sav) (Tefsir Usulü)
İslâmın, inanan, inanmayan, renk, ırk ayırımı insana tanımış olduğu hakların başında hiç kuşkusuz yaşama hakkı gelmektedir. Kur'ân'ın, haksız yere bir cana kıyan kimseye kısas cezası vermesi de bu hakka verdiği önemden dolayıdır. Yaşama hakkı gibi mülk edinme hakkı da İslâmın insana tanıdığı temel haklardan biridir. Buna göre her insan vergisini vermek kaydıyla servet edinme hakkına sahiptir. Bu haktan tabii ki hem Müslümanlar hem de gayr-i müslim unsurlar yararlanmaktadır. (Kur'an'ın Ana Konuları)
Hz. Peygamber vahiy alma anında beşeri özelliklerinin ve iradesinin dışına çıkarak tamamen ilahi iradenin yönetimine giriyor ve aracı Meleğin getirdiği vahyi, manevi yönden onunla aynı seviyeye geldikten sonra alıyordu. (Kur'an Tarihi)
Halbu ki Kur'an'ın doğru anlaşılmasının olmazsa olmaz koşullarından biri, onu peşin bir fikre kapılmadan okumaktır. (Tefsire Giriş)
"Yavrum ilmi terk etme! Meclisleri ihmal etme! Allah'ı anan bir topluluk gördüğünde onlarla otur. Eğer alimsen orada ilmin işine yarar; cahilsen onlar sana ilim öğretirler. Umulur ki Allah onlara rahmetini lutfeder ve Allah'ın rahmeti onlarla beraber sana da ulaşır. Allah'ı anlamayan bir topluluk gördüğünde sakın onlarla oturma. Zira eğer alimsen orada ilmin sana bir yararı olmaz; cahilsen o zamanda onlar seni haktan saptırır. Bu yüzden Allah onları azabına uğratır, bu azap onlarla beraber sana da isabet eder." (Lokman(a.s.)'nin öğüdü) (Lokman Suresi ve Ahlaki Öğütler)
اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ

“Hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur..” (Kur'an Tefsirinde Farklı Yorumlar ( 3 Cilt Takım))
“Hayrın kaderi saadet, şerrin kaderi de şekavet (mutsuzluk)” (Kur'an Tefsirinde Farklı Yorumlar ( 3 Cilt Takım))
İbn Hacer’in bildirdiğine göre Peygamberimizin Mekke'de ilk vahiy katipliğini yapan sahabi, Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh'tir. (Kur'an Tarihi)
Hiç şüphe yok ki, bütün beşeri duygular arasında, çocukta insan tabiatının en yüksek, en özlü anlamını belirten sevgi duygusudur. (Kur'an'da Toplumsal Düzen)
“Kim her gece Vâkıa sûresini okursa o kişiye fakirlik dokunmaz.” (Kur'an Tefsirinde Farklı Yorumlar ( 3 Cilt Takım))
Kur'an, ilahi mesajı muhataplarına ulaştırmak için tarihi olayları araç olarak kullanmıştır. Bu yüzden o, tarihi malumatı şahıs, zaman ve mekan unsurlarından mümkün olduğunca soyutlayarak etkileyici ve çarpıcı bir şekilde sunmayı hedeflemektedir. (Tefsir Usulü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kuran-tarihi-muhsin-demirci-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)