# Kürklü Venüs - Leopold von Sacher-Masoch Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kürklü Venüs kimin eseri? Kürklü Venüs kitabının yazarı kimdir? Kürklü Venüs konusu ve anafikri nedir? Kürklü Venüs kitabı ne anlatıyor? Kürklü Venüs PDF indirme linki var mı?  Kürklü Venüs kitabının yazarı Leopold von Sacher-Masoch kimdir? İşte Kürklü Venüs kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kurklu-venus-leopold-von-sacher-masoch-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-17T04:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-10-17T04:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/17/leopold-von-sacher-masoch-kimdir-leopold-von-sacher-masoch-kitaplari-ve-sozleri-335136.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Leopold von Sacher-Masoch 
 Çevirmen: Semih Uçar 
 Orijinal Adı: Venus im Pelz 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9786053140900 
 Sayfa Sayısı: 192 
--reklam--
Kürklü Venüs Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsani varoluşun karanlık taraflarına ışık tutuluyor Kürklü Venüs’te. Daha ilk sayfadan itibaren insanın arzuları ve tutkuları, saldırganlığa olan “içgüdüsel” eğilimleri didik didik ediliyor. Yerleşik değerleri ve anlamları sarsan, sınırları zorlayan kışkırtıcı bir roman Kürklü Venüs. İçinde “sevginin”, “merhametin”, “şefkatin”, “cinselliğin” olduğu “aşk” da siyasal bir egemenlik oyunundan ibaret:

Goethe’nin “Ya çekiç olmalısın ya örs” lafı hiçbir yere kadın erkek ilişkisine uyduğu kadar iyi uymuyor, laf arasında, rüyanda Bayan Venüs de bunu göstermişti sana. Erkeğin ihtirasında kadının gücü saklıdır ve erkek dikkat etmezse kadın bu gücü kullanmasını bilir. Erkeğin bir tiran veya kadının kölesi olmak arasında bir seçim yapmaktan başka şansı yoktur. Kendisini teslim ettiği anda boyunduruk kafasına geçirilmiştir ve kırbacı teninde hissedecektir...

“Aşk” insanın tutkularından, özellikle de egemenlik hırslarından bağımsız bir ruh hali değil; hatta efendi ve köle arasındaki kadim ilişki aşkı da belirleyen bir ilişki…
--reklam--
Kürklü Venüs Alıntıları - Sözleri
"Kadını bir hazine gibi gömmek isteyen sadece erkeğin egoizmidir."
"Kimseyi sevmiyorum ben."
''Ruhtan ruha sevişmeyi öğrenememiştik biz; bu yüzden de büyü bozulmuştu.''
"Tanrı onu cezalandırdı ve bir kadının ellerine teslim etti."
"Dünyanın en ciddi erkeğinin kendini bana bırakması, ayaklarıma içtenlikle kapanması beni coşturuyor."
"Seven erkek için, sevdiği kadının sadakatsizliğinden daha büyük bir gaddarlık var mıdır?"
"Kadını bir hazine gibi gömmek isteyen sadece erkeğin egoizmidir."
Belki diyeceksiniz; ''Toplumun kurallarına başkaldıranı damgalarlar, taşa tutarlar, toplumun dışına sürerler.'' Olsun, ben bunları göze alırım. Benim ilkelerim, sınırsız kafircedir. Ben hayatımı yaşamak isterim. Sizin iki yüzlü saygınız sizde kalsın. Tek isteğim, mutlu olmak.
--reklam--
Kürklü Venüs İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Leopold Ritter von Sacher-Masoch, 4 yıl süren ilk mazoşist ilişkisini yaşadığı Anna von Kottwitz'le; daha sonra da altı ay süren bir “kölelik sözleşmesi” imzalayıp, köle ve hizmetkar olarak başladığı(işe başlar gibi) Fanny von Pistor ile olan ilişkilerinde yaşadıklarından esinlenerek kaleme almış bu kitabı…

Kitap her ne kadar özünde bu şekilde yazılmış olsa da kadın-erkek ilişkilerinden, kadınların iç dünyalarından çok önemli kesitler vermesi noktasında çok daha farklı ve önemli bir noktaya taşıyor kendini.

Sade her ne kadar sadizmin isim babası ise Masoch da mazoşizmin babası olarak kabul görmektedir. Ancak bu sado-mazo ikilinin birlikte anılması aynılaştıkları anlamına gelmemekte ve bir çok noktada Masoch zıt bir yapıya, söyleme ve yoruma sahiptir. Sade ironiktir, Masoch doğruca ve olduğu gibi, Sade ofansif bir dile hakimdir Masoch ise boyun eğmektedir. Doğru bilinen yanlışı düzettikten sonra kitaba döneyim, kitabın ana karakteri Severin aslında Masoch’nun kendisidir. Wanda ise gerçek yaşamda kölelik sözleşmesi imzaladığı Fanny von Pistor’dan başkası değildir. Tasvir edilen Wanda karakteri entelektüel, fazlasıyla güzel, bilge bir kişiliktir. Severin, Wanda’yla tanışınca ona aşık olur ve bu aşk, mazoşist boyuta ulaşır. Wanda’yı bu mazoşist ilişkiye çekmek için yalvarırcasına uğraşan Severin sonunda bunu başarır ve bir erkeğe hükmetme, onu istediği gibi kullanma güdüsü Wanda’yı ele geçirir. Nihayetinde ilişki başlar. Kitabın muazzam kısmı da başlıyor tabi… İki ana karakterin yaşadığı ilişkide kadının ortaya koyduğu yoğun tutkusu, o güne değin sakladığı veya farkında olmadığı duygularını yaşamaya başlaması Severin’i daha da etkilemekte, Severin’in arzulamaktan ve acı çekmekten ölmeye çalışması, ölümü düşünmesi noktasına kadar gelmesine neden olmuştur.

Cinselliğin kendisinden çok doğasını, bedenin kendisinden çok varlık anlamını, partnerin benliğinden çok anlamını düşünen, bunları sorgulayan ve sorgulatan sarsıcı bir kitap. Bugün aşkı nasıl tanımlıyor ve anlıyorsak bunun, çocukluğumuzdan gelen ilgi ve tecrübelere dayalı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Eğer siz çocukluğunuzda sevgiyi ve bağlılığı temsil eden kişi ve kişilerden sevgisizlik gördüyseniz ileride aşktan anladığınız da o olacaktır. Sevgisizliğe dayalı bir sürü yansıma, yanılsama… Kitap, mazoşist duygular üzerinden bu durumu muazzam şekilde anlatmış. (Uğur De Molinari) 
Sanıyorum Mazoşizm yazarın adından ortaya çıkmış: Masoch. Fransızcada okunuşu Mazoş diye okunuyor ancak yazar Almanmış :)

Kitaba gelecek olursam çok beğendim, büyülendim fazlasıyla. Anlatım oldukça sade ve akıcı. Sıkıcı olmaması ve uzun uzun cümlelerin olmamasını sevdim. Aslında hikaye yazarın kendi yaşamında yaşadığı bir olaydan esinlenerek yazılmış belli ki.
Sacher-Masoch, küçükken halasının kürküyle olan sert görünümüne ve kırbacına maruz kalmış buradan yola çıkarak da Kürklü Venüs adlı eserini kaleme almış görünüyor.
Özellikle mazoşizme meraklıysanız ya da bu tarzda eserler seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Oldukça keyifliydi! yazar/i11580 (Kedi Annesi) 
Okunmaya değer bir yanını maalesef göremediğim bir kitap oldu. Bu tarz kadın ve erkeğin birlikteliğini sadece bir tarafın diğerini ezmesiyle mümkünleşiyormuş gibi gösteren her söylemden iğrenirken kitap boyu bunları okumakta zorlandım. Sürekli etrafta karşıma çıkan 'biri diğer tarafı ezmeli ki aşk doğsun' tatlı laflar o kadar bunaltıcı ki...

Evet anlıyorum, kitap bir özü savunuyor ve öz şu: kadın ve erkek ilişkilerinde bir taraf çekiç diğer taraf örs olmak durumunda kalır. Peki bundan tiksinen bir ben miyim? Elbette hayır. Peki ben ve bundan tiksinen bir diğer insan yan yana gelirse birinin çekiç öbürünün örs olmasına gerek kalır mı? Elbette hayır!

Her ne kadar farklı düşünceleri okumak keyif verse ve katılmadığım bazı düşünceleri alıntılayabilecek derece onları da kazıp bulmayı sevsem de, aşık olunacak adam veya aşık olunacak kadını sürekli belli özellikler altına toplamaları can sıkıcı.

Elbette aşkın şart koştuğu şeyler var, gördüğüm her aşığın aşık olduğu insanda şüphesiz belli başlı nitelikler vardı. Bunlardan en önde geleni ise, kendine değer veren insanların diğer insanların aşkını kazandığını görmemdi. Kendinden eminlik ve duruşundan taviz vermemek, insanların sizi sevmesi için çok büyük bir zemini zaten hazırlıyor.

Burada ezilmekten, aşağılanmaktan zevk alan bir erkek beynine tanık oldum ve buna olan yorumum: sağlıksızlık. Sağlıksız bir beyni işlemişler, aşk, sevgi, takıntı bu kadar karıştırılan kavramlar olmasa keşke. Buradaki erkek de bir kadını takıntı hâline getiriyor.

Şu insanları hiç anlayamam: sevdiklerine ulaşamadıklarında sevdiklerinin reddine rağmen veya sevgisizliğinin açığa çıktığı duruma rağmen o dar alanda var olmaya çalışan insanlar. Sınırsız bir inkar hâlinde "Hayır beni sevmelisin! Beni nasıl sevmezsin, sevilecek en doğru kimse benim! Seni en mutlu ben edebilirim! Sen sadece sana zarar vereni seviyorsun (diğer aşığınızı asla tanımaz halbuki)!" diye bas bas bağıran, kendinden eminliğinin sebebini bir türlü anlayamadığınız aşıklarınız varsa, ne yorucu bir süreç olduğunu az çok bilirsiniz. Hiçbir zaman kendim hakkında birine "Seni en çok ben hak ediyorum, benden başkasını sevmen saçmalık, benden başkası sana benim verdiğim değeri vermez!" gibi budalaca laflar etmeyeceğime eminim. Böyle laflar söyleyen birinin insanların üç aşağı beş yukarı benzer olan özelliklerini hiç fark etmemiş ve kendini epey eşsiz sanıyor olsa gerek. Vizyonu dar insan, sevdiğini elde etme yöntemini başkasına çamur atmak zanneder.

Kıssadan hisse, kitaptaki erkek profili o kadar toksik ki... zor tahammül ettim. Kadının ezmekten zevk aldığı o anlar ise ayrı yordu. Birine fiziksel şiddet uygulamak sadece zihinsel rahatsızlıkları çağrıştırıyor bana. (Senemnur) 
--reklam--
Kürklü Venüs PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Leopold von Sacher-Masoch - Kürklü Venüs kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kürklü Venüs PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Leopold von Sacher-Masoch Kimdir?
Leopold Ritter von Sacher-Masoch, (1836-1895) Mazoşizmin isim babası ve yazar.

27 Ocak 1836'da, Avusturya-Macaristan'ın sınırlarında bulunan Lemberg'de (bugün ki L'viv, Ukrayna) doğmuştur. Adındaki "Ritter"den de anlaşılacağı gibi bir şövalye ailesinde doğmuştur. Daha küçük yaşlardan itibaren iyi bir eğitim almaya başlamış ve 1857 yılında Graz Üniversitesi tarih bölümünden mezun olmuştur. Akademik kariyerine devam eden Leopold daha sonraları Lemberg Üniversitesi'nde tarih profesörü olmuştur.

Daha 12 yaşındayken Almanca öğrenmeye başlamış olan Leopold'un yoğun bir edebiyat ilgisi ve becerisi vardı. Bu nedenle bir süre sonra akademik hayatını sonlandırıp yazmaya başlamış, çeşitli öykü derlemeleri ve romanlar kaleme almıştır. Adının ünlü psikiyatrist Krafft-Ebing tarafından mazoşizme verilmesine neden olan onun edebi eserlerindeki yoğun mazohist kurgulardır. İlk kez 1870 yılında basılmış olan "Kürklü Venüs" en ünlü romanı olmakla beraber yazımındaki mazoşist karakterin bariz bir şekilde ortaya çıktığı ilk eseridir. Daha sonra yazdığı yapıtlarda da bu mazoşist karakter çeşitli ölçeklerde görülebilir. Bu eserlerin bir başka özelliği de içerdikleri feminist düşüncelerdir.

Her ne kadar yazdıkları yüzünden mazoşizme ismini vermiş olsa da Leopold von Sacher-Masoch'un bir mazoşist olup olmadığı bilinmemektedir. Sakin diyebileceğimiz bir hayat yaşadıktan sonra Frankfurt-am-Main, Almanya'da 1895 yılının 9 Mart'ında ölmüştür.
--reklam--
Leopold von Sacher-Masoch Kitapları - Eserleri
Kürklü Venüs
--reklam--
Leopold von Sacher-Masoch Alıntıları - Sözleri
Belki diyeceksiniz; ''Toplumun kurallarına başkaldıranı damgalarlar, taşa tutarlar, toplumun dışına sürerler.'' Olsun, ben bunları göze alırım. Benim ilkelerim, sınırsız kafircedir. Ben hayatımı yaşamak isterim. Sizin iki yüzlü saygınız sizde kalsın. Tek isteğim, mutlu olmak. (Kürklü Venüs)
''Ruhtan ruha sevişmeyi öğrenememiştik biz; bu yüzden de büyü bozulmuştu.'' (Kürklü Venüs)
"Kadını bir hazine gibi gömmek isteyen sadece erkeğin egoizmidir." (Kürklü Venüs)
"Kimseyi sevmiyorum ben." (Kürklü Venüs)
"Tanrı onu cezalandırdı ve bir kadının ellerine teslim etti." (Kürklü Venüs)
"Seven erkek için, sevdiği kadının sadakatsizliğinden daha büyük bir gaddarlık var mıdır?" (Kürklü Venüs)
"Kadını bir hazine gibi gömmek isteyen sadece erkeğin egoizmidir." (Kürklü Venüs)
"Dünyanın en ciddi erkeğinin kendini bana bırakması, ayaklarıma içtenlikle kapanması beni coşturuyor." (Kürklü Venüs)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kurklu-venus-leopold-von-sacher-masoch-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)