# Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı - Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı kimin eseri? Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı kitabının yazarı kimdir? Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı konusu ve anafikri nedir? Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı kitabı ne anlatıyor? Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı PDF indirme linki var mı?  Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı kitabının yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar kimdir? İşte Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kuyrukluyildiz-altinda-bir-izdivac-melek-sanmistim-seytani-huseyin-rahmi-gurpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-10T08:00:12+03:00
- Güncelleme: 2022-05-10T08:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/10/huseyin-rahmi-gurpinar-kimdir-huseyin-rahmi-gurpinar-kitaplari-ve-sozleri-218626.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9789752894501 
 Sayfa Sayısı: 232 
--reklam--
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk edebiyatının kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, günlük yaşamı kaleme alırken mizah öğesini her zaman ön plana çıkartmıştır. Bu kitapta yer alan Kuyrukluyıldız Altında Bir izdivaç ile Melek Sanmıştım Şeytanı adlı yapıtları genç okurlarımız için özenle sadeleştirilmiştir. Dünyaya çarpması beklenen Halley kuyrukluyıldızı bu felakete yol açmaz ama İstanbul insanının hayatında epey bir çalkantıya neden olur. Melek Sanmıştım Şeytanı adlı öykü derlemesinde ise yine döneminin İstanbul halkının mahalle aralarında yaşadıkları, evlerin içinde olup bitenler büyük bir canlılıkla çizilir.

Edebiyatla ilk kez tanışanları bile edebiyat tutkunu haline getiren kalemlerden biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tüm yapıtları, Everest Yayınları tarafından özenle baskıya hazırlanmaktadır.
--reklam--
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı Alıntıları - Sözleri
Ölüm ne kadar hakikat olsa da insan yine kurtuluş çaresi aramaktan kendini alamıyor. Meğerse can pek tatlı şeymiş...
Meğerse ademoğlu hileden ibaretmiş...
Fakat insanın doğasında yasaklanan şeyden sakınmak yerine ona yaklaşma isteği vardır.
Tövbe ve yemin çoklarının ağızlarında oyuncak olmuş iki kelimedir.
Denize düşen yılana sarılırmış, beni kurtaracak yılanı bulsam sarılacağım.
Gönül kimi severse güzel odur...
Çoğumuz böyle değil miyiz? Hayatın bazı sahte durumlarını gerçeğe almak yanılgısıyla yaşayıp gidiyoruz. Hep aldatmak, aldanmak oyunları içindeyiz. Ahlaki, toplumsal, ailevi bilincimizden gizlenen öyle hakikatler vardır ki anlamayarak eziyetlerinden kurtulduğumuza sevinmeliyiz. Bir saat sonra öleceğini bilmeyen adamın zihni huzuru gibi.
“Kaderine razı olanın gemisi batmaz.”
Sadece şekillere bağlı kalan dostluklar çabuk yıkılır. Kalıcı olanlar manevi ilişkilerle samimi sevgilerdir ki bunlar da ilk bakışta kurulmaz.
Çok sevinmek de insanı büyük bir kedere uğramak kadar üzer.
Hepsi birer divane canım. Avrupalı bir yuvarlah çizüp de ‘işte dünya budur’ derse herkes oğa inanıyor. Ben şu fuçudaki gul gibi Sibiryağına halistir diye bin yemin ediyorum da kimse inanmıyor.
İlk huriyi cennete girmeden önce dünyada göreyim.
'Hayat'hesapsız can düşmanlarına durmadan karşı koymakla devam ettirilen pek nazik bir geçittir.
...Bu memlekette kızlar için ayıp olmayan ne var acaba?
Dünyadaki milletleri böyle kesir ile yetmiş ikiye ayıran hangi istatistiktir bilmiyorum.
--reklam--
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Osmanlı Dönemi yazarlarından severek okuduğum bir yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar. Kalemi güçlü, eğlenceli o sebeble merak uyandırıyor. Gelelim kitaba, bendeki Everst yayınlarının çıkardığı seri. Kitap 2 farklı hikâyeden oluşmakta: ilk hikâye kitaba adını vermiş zaten, diğeri ise "Melek Sanmıştım Şeytanı". Hikâyemizin konusu ise şöyle:
Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı dünyanın yok olacağı haberi mahallede heyecana, bilinmezliğe ve kargaşaya yol açmıştır. Bu durumdan en çok kadınlar korkmaktadır.
 Kadınlar tarafından sürekli ret edilen aşkta yüzü gülmeyen İrfan Bey mahallenin kadınlarına Kuyruklu Yıldız ile ilgili konferans vermeyi,kuyruklu yıldızın aslında olmayan etkilerini dünyayı nasıl yok edeceğini anlatmayı düşünür. Böylelikle mahallenin kadınlarini daha da korkutup onu geri çeviren diğer tüm kadınlardan intikam almayı ister.
İrfan Bey sürekli toplantılar yaptığı sırada onu dinlemeye gelen kadınlardan biri İrfan Bey'e kimliğini açıklamadığı gizli bir mektup gönderir. Mektupta Kuyruklu yıldız ile ilgili öğrenmek ve anlatmak isteğidi şeyleri yazmıştır. Fakat İrfan Bey daha mektubun ilk cümlelerinden mektup sahibine birtakım duygular beslemeye başlar. Çünkü o mahalledeki diğer kadınlara benzememekte ve oldukça akıllıdır. Duygularını karşı tarafa söyler lakin karşı taraf çirkin olduğunu, tanımadığı görmediği bir kişiye nasıl böyle duygular besleyebileceğini ve asla peşine düşmemesini söyler. Fakat kadınlardan intikam almak için çıktığı yolda İrfan Bey aşık olacak ve aşık olduğu gizemli kadını bulmaya çalışacaktır. Hüseyin Rahmi, bilim-kurgu ve aşkı çok güzel bir şekilde harmanlamış. O sebeble zevkle okuyacaksınız.
 İkinci hikâye ise Hüsnü karısı Bedriye'nin evinde içgüveysi olarak yaşamaktadır. Karısı Bedriye'nin kıskançlıklarından dolayı ondan soğumuş, evin hizmetçisi Servinaz'a duygular beslemeye başlar. Olaylar bundan sonra gelişir. Hüseyin Rahmi'nin Kitaptan bir sözüyle bitiriyorum: "Çoğumuz böyle değil miyiz? Hayatın bazı sahte durumlarını gerçeğe almak yanılgısıyla yaşayıp gidiyoruz. Hep aldatmak, aldanmak oyunları içindeyiz.".. (Esra TOPAL) 
Düşünceler: Bu kitabı lisedeyken (7-8 yıl önce) okumama rağmen hala üzerimde etkisini hissediyorum.Dili çok sade ve sürükleyicidir.Yazıldığı döneme bakılacak olursa gerçekten başarılı bir eser. (Göktuğ Korkmazgöz) 
Türk Edebiyatı klasiklerinden biri olan eser 1910 yılında yazılmış. İçinde bulunduğu dönemin özelliklerini ve yaşam tarzlarını hakkıyla yansıtmış. Yazar Gürpınar'ın okuduğum ilk eseri. Kitap sadece bu hikâyeden oluşmuyor. İçerisinde, Melek Sanmıştım Şeytanı, Şehirde Bir Şekavet, Allah Gönlüne Göre Versin, Misafir, Dağların Şenliği, Ahlak Humması, Asansör adlı kısa hikayeler de olmak üzere toplamda 8 hikaye var. Kitabın başları çok komik bir şekilde ilerliyor fakat daha sonra gerçek bir aşk hikayesine dönüyor. Dünyaya kuyruklu bir haley yıldızının çarpacağı dedikoduları dönüyor mahalle komşuları arasında. Diğer bir yandan da bilgili ilim sahibi genç bir delikanlı olan İrfan Galip karakteri' nin kadınlara verdiği konferanslarda bulunan genç alımlı ve diger kadınların aksine ufku geniş, bilgili ve güçlü bir kadın karakteri olan Feriha Davud ile gizli mektuplaşmasını ve bu mektuplaşma sonucunda evliliğe giden bir yolculuğunu anlatıyor. Kitapta Feriha Davut karakteri çok hoşuma giden ve en beğendiğim karakter oldu. Kitabın en güzel yerleri mektuplaşma kısımlarıydı. Çok beğendiğim aşk eserlerinden biri oldu kitap. (Fatmanur Zeybek) 
--reklam--
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Edebiyat hayatı
Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Gulyabani
Efsuncu Baba
Mürebbiye
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
Şık
Şıpsevdi
Hazan Bülbülü
Melek Sanmıştım Şeytanı
Hakka Sığındık
Gulyabani - Gönül Ticareti
İki Hödüğün Seyahati
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Ben Deli miyim?
Cadı
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
Kadınlar Vaizi
Gönül Ticareti
İffet
Sevda Peşinde
Kesik Baş
Mürebbiye - Şeytan İşi
Şeytan İşi
Deli Filozof
Meyhanede Kadınlar
Dirilen İskelet
Kaderin Cilvesi
Utanmaz Adam
Nimetşinas
Tesadüf
Boşanmış Kadın
Hayattan Sayfalar
Öldüren Öpücük
Kokotlar Mektebi
Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
Mezarından Kalkan Şehit
Cehennemlik
Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
İnsan Önce Maymun muydu?
Acı Gülüş
Ölüler Yaşıyorlar mı?
Can Pazarı
Toraman
Metres
Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
Billur Kalp
Eşkıya İninde
Bir Sevda Denklemi
Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
Tünelden İlk Çıkış
Nimetşinas - Toraman
İmrenilecek Bir Ölüm
Namuslu Kokotlar
Kesik Baş - Utanmaz Adam
Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
Kadın Erkekleşince
Aşk Batağı
Namusla Açlık Meselesi
Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
Gulyabani
Eti Senin Kemiği Benim
Son Arzu - Tokuşan Kafalar
Gazetecilikte İlk Yazılarım
Tesadüf / Şeytan İşi
Gazetecilikte Son Yazılarım 3
Gazetecilikte Son Yazılarım 2
Şehirde Bir Şekavet
Tutuşmuş Gönüller
Son Arzu
Gazetecilikte Son Yazılarım 1
Muhabbet Tılsımı
Gazetecilikte Son Yazılarım 4
Mezarından Kalkan Şehit
Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
Salgından Allah'a Sığındık
Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
Çocuk Yüreklerde Gulyabani
Sanat ve Edebiyat
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri
- Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın?
- Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
"Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir.

Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
-
"Bana bir kelime yalan söylemenin
ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
insan yasak edildiği şeye
şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
"Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
— Tayfur, yolumdan çekil...
— Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden

"Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
"Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kuyrukluyildiz-altinda-bir-izdivac-melek-sanmistim-seytani-huseyin-rahmi-gurpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)