# Lao Tzu: Tao Te Ching - Ursula K. Le Guin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Lao Tzu: Tao Te Ching kimin eseri? Lao Tzu: Tao Te Ching kitabının yazarı kimdir? Lao Tzu: Tao Te Ching konusu ve anafikri nedir? Lao Tzu: Tao Te Ching kitabı ne anlatıyor? Lao Tzu: Tao Te Ching kitabının yazarı Ursula K. Le Guin kimdir? İşte Lao Tzu: Tao Te Ching kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/lao-tzu-tao-te-ching-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-12T00:00:12+03:00
- Güncelleme: 2022-03-12T00:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/12/ursula-k-le-guin-kimdir-ursula-k-le-guin-kitaplari-ve-sozleri-173890.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ursula K. Le Guin 
 Çevirmen: Bülent Somay 
 Çevirmen: Ezgi Keskinsoy 
 Orijinal Adı: A Book about the Way and the Power of the Way 
 Yayın Evi: Metis Yayıncılık 
 İSBN: 9786053161233 
 Sayfa Sayısı: 152 
--reklam--
Lao Tzu: Tao Te Ching Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tao Te Ching’i yöneticiler için el kitabı olarak gören akademik çeviriler, Taocu “bilge”nin biricikliğini, erkekliğini, otoritesini vurgulayan terimler kullanır. Bense, günümüzün bilge olmayan, güç sahibi olmayan, muhtemelen erkek de olmayan ve kapalı bir çevrenin anlayabileceği sırlar peşinde koşmak yerine doğruca ruha hitap eden sese kulak kabartacak okuruna, ulaşabileceği bir Yol Kitabı sunmak istedim. Bu kitabın neden iki bin beş yüz yıldır sevildiğini görmesini istedim bu okurun.

“Tao Te Ching büyük dini metinler arasında en sevilesi olanıdır; eğlencelidir, keskindir, iyicildir, mütevazıdır, durdurulamaz bir taşkınlığı, tükenmez bir yenileyiciliği vardır. Tüm derin kaynaklar arasında suyu en berrak olanıdır.”

-Ursula K. Le Guin -
--reklam--
Lao Tzu: Tao Te Ching Alıntıları - Sözleri
"Başkalarını tanımak zekâdır,
kendini bilmek bilgelik.
Başkalarını yenmek kuvvet ister,
kendini yenmek büyüklük."
"Kırıl ki bütün olasın.
Bükül ki düzel.
Boşal ki dolu olasın.
Tüken ki yenilen."
Bir zamanlar
Yol'u bilen insanlar
inceydi, ruhaniydi, gizemliydi, keskin zekalıydı,
derinlerden derindi.

Tarife sığmadıkları için
neye benzediklerini söyleyebilirim ancak:
Temkinliydiler, kış vakti nehirden geçer gibi.
Tetikteydiler, komşulardan korkar gibi.
Kibar ve sakindiler, yatıya kalan misafir gibi.
Elle tutulamazlardı kolayca, eriyen buz gibi.
Boştular, yontulmamış ağaç gibi.
lssızdılar, vadiler gibi.
Gizemliydiler, tıpkı çırpıntılı su gibi.

Kim sükunetle, azar azar
çırpıntılı olanı berraklaştırabilir?
Kim hareketle, azar azar
durgun olanı harekete geçirebilir?

Yol'u izlemek
başarıya ihtiyaç duymamaktır.
Yaşanabilir başarıya ulaşmadan,
yenilenmeye ihtiyaç duymadan hiç.
Vazifeşinaz çocuklar ve ebeveynlerle doludur
düzeni bozuk aile.
Düzeni bozuk toplumsa
Sadık vatanseverlerle (18)
Kaseyi ağzına kadar doldur,taşar.
Bıçağı durmadan bile,körelir.
Altın ve yeşim dolu bir evi koruyamaz kimse.
Servet,mevki,gurur, kendi kendilerinin yıkımlarıdır.İyilik etmek,iyi çalışmak,iddiasız olmak kutsanmaya giden yoldur.
“O yüzden bilge ruh
gitmeden bilir,
bakmadan görür…”
Bütünlük parçaların bütünlüğüdür ve parçadan bütüne dönmek
gerekir.
"... çünkü bırakmaktır kalmasını sağlayan."
"Vazifeşinas çocuklar
ve ebeveynlerle doludur
düzeni bozuk aile.
Düzeni bozuk toplumsa
sadık vatanseverlerle."
Yapmadan yap.
Eylemeden eyle.
Tatsızın tadını çıkar.
Küçüğe büyük,
aza çok gibi davran.
Ölene kadar yaşamak
yeterince yaşamaktır.
Kullan ama tüketme; “öğretiyorum “ demeden öğret; böbürlenmeden başar; gevezelik etmeden konuş.
Başkalarını tanımak zekâdır,
kendini bilmek bilgelik.
Başkalarını yenmek kuvvet ister,
kendini yenmek büyüklük.
Dünya yüzünde
güzelliğin güzel olduğunu bilen herkes
çirkinliği yaratır.

İyiliğin iyi olduğunu
bilen herkes
kötülüğü yaratır.

Çünkü olmak ve olmamak
birlikte doğar;
zor ve kolay
birbirini tamamlar;
uzun ve kısa
birbirini biçimlendirir;
yüksek ve alçak
birbirine bağlıdır;
nota ve ses
müzik olur birlikte;
önce ve sonra
birbirini izler.

O yüzdendir ki bilge ruh
yapmadan yapar,
konuşmadan öğretir.

Bu dünyaya ait şeyler
vardırlar, varolurlar;
reddedemezsiniz onları.

Dünyaya getirmek ama sahiplenmemek;
eylemek ama karşılık beklememek
işini yapıp sonra kolayca bırakmak:
Çünkü bırakmaktır
kalmasını sağlayan.

Bu bölümde okuduğum şeylerden biri, değerlerin ve inançların yalnızca
kültürel olarak kurulmakla kalmayıp, yin ve yang'ın etkileşiminin, dünyanın canlı dengesini kuran büyük dönüşümlerin de parçası olduğu. İnançlarımızın gerçekliğin tümünü kapsayan değişmez hakikatler olduğuna inanmak, acıklı bir kibirdir. Bu inancı bırakmaksa güvenliğe kavuşmaktır.
Eğer güzel varsa çirkin, eğer iyi varsa kötü de vardır
--reklam--
Lao Tzu: Tao Te Ching İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tao Te Ching Çinli filozof Lao Tzu'nun (Lao Usta) İÖ 6. yüzyılda
yazdığı düşünülen bir yapıttır. Günümüzde bana göre her kütüphanede bulunması gereken bir eser yol gösterici ve düşündürücü olarak nitelendirebilirim. Doğaya referans veren
metaforik öğütlerle yer veriyor. İnsanın doğayla uyum içinde yaşamasını öğütler, fakat zorlamaz. Bence okumalısınız. (pinus nigra) 
Kitap uzun zamandır kafamı kurcalayan bir ön sözle başlıyor.
Bülent Somay’ın yazdığı bu kısa ve öz açıklama “kutsal” doğu felsefelerinin kapitalizmin elinde nasıl oyuncak olduğunu bizlere anlatıyor.
Uzun zamandır , hiç yoksulluk çekmemiş sosyetik hanımların çiçek ,böcek ,huzur ,diyerek doğu felsefesinin peşinden gitmesi, ardından kapitalizmin dayattığı yönde hayatlarını yaşamaları bana çok ters geliyordu.
İşin kötü tarafı bu insanların kendilerini o yönde ilerlediklerine inandırmaları ve çevrelerine bundan övgüyle bahsetmeleri beni rahatsız ediyordu.
Bu kitap okumaktan hoşlandığım, felsefi fikirler ve öğütler içeren eski Yunan , eski Roma ve doğu filozoflarının fregmanları içeren bir kitap ancak diğerlerinden çok farklı olduğunu, yine aşağıda alıntılarını yaptığım ön sözden anlamak mümkün .

Yüce batılı müzisyenler , kompozitörler , aranjörler ve yapımcılar “evrensel” eserler tasarlıyor , sonra da Şark’tan çalgıları ve çalgıcıları ithal ederek o eserlerin içine yerleştiriyorlardı. Ortaya çıkan müziğe de ( ki iyi örnekleri olduğunu inkar etmemeli ) “sentez” deniyordu.

Şark dövüş sanatları Bruce Lee’nin karizmatik kişiliği ile yükseldi.
Kungufu Karate filmleri....Hepsi eridi gitti, bir tek Yoga ve Taiçi kaldı, çünkü yanında gelen diyet rejimleri ve “ zayıflama teknikleri” ile, bütün orta sınıfların “ fit” olmaya çalıştığı bir Batı dünyasında , iyi bir “ küçük sanayi”ye dönüştürülebildi.

Bugün ise “New Age” den arta kalanlar ,” hipster “ orta sınıfın içinde kendine hayat bulmaya çalışıyor.

Yani kısacası , Batı’nın Şark hayranlığı macerası , kapitalist piyasa ekonomisine uyabildiği kadar uydu.; uyamadığı zaman da kendi mekanlarına geri çekildiler . Ya da çekilmeye çalıştılar diyelim.
Çünkü geri döndüklerinde fark ettiler ki , onlar Batı maceralarını yaşarken küreselleşme evlerini fethetmiş , onlara dönüşecek fazlaca bir yer bırakmamıştı.

Felsefe şiirden , şiir müzikten kolay kolay ayrılmaz şarkta , nitekim Bob Dylan Nobel şiir ödülünü aldığında “ şarkı yazarında sair mi olur! “ diye burun kıvıranlar , o ödülü daha 1913’te alan Rabindranath Tagor’un aslında yalnızca şair değil , yüzlerce popüler raga’nın da yazarı olduğunu unuturlar ( ya da öğrenme gereği duymamışlardır.)

Şark düşüncesinde akıl, mantık ve etik de birbirinden fazlaca farklılaştırılmaz.
Bu nedenle Daoculuk akıl yürütme tarzı değil , bir hayat tarzı önerisidir.

Ben bu kitabı çok beğendim.
Tavsiye ederim. (CEM AKDAG) 
Eylemsizlik, aslında bir eylemde bulununca birçok farklı sonuç çıkıyor.
Kitap eylemsizliği savunan bir kitap eylemleri sadeleştirme ya da hiç yapmak diye bilirim.

Kendinizi her şeyden boşaltın, zihnin huzur içinde yatmasına izin verin.

Öz dönüşlerini izlerken on bin şey yükselip alçalır. Büyürler ve gelişirler ve sonra kaynağa geri dönerler.

Kaynağa dönmek, Tao'nun yolu olan dinginliktir (Onur Dikmen) 
--reklam--
Lao Tzu: Tao Te Ching PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Lao Tzu: Tao Te Ching kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lao Tzu: Tao Te Ching PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.

Yaşamı

Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.

Edebiyat hayatı

Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.

LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.

Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.

Ana temaları

Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.

Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.

Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
Mülksüzler
Yerdeniz Büyücüsü
Atuan Mezarları
Sürgün Gezegeni
Karanlığın Sol Eli
En Uzak Sahil
Tehanu
Yerdeniz Öyküleri
Öteki Rüzgar
Her Yerden Çok Uzakta
Rüyanın Öte Yakası
Yaban Kızlar
Dünyaya Orman Denir
Yerdeniz
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
Marifetler
Anlatış
Rocannon'un Dünyası
Lavinia
Lao Tzu: Tao Te Ching
Sesler
Başlama Yeri
Güçler
Devrimden Önceki Gün
Bağışlanmanın Dört Yolu
Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
Rüzgargülü
Balıkçıl Gözü
İçdeniz Balıkçısı
Orsinya Öyküleri
Yanılsamalar Kenti
Dünyanın Kıyısında Dans
Yazma Üzerine Sohbetler
Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
Uçuştan Uçuşa
Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
Zihinde Bir Dalga
Rüzgarın On İki Köşesi
Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
Malafrena
Hep Yuvaya Dönmek
Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
Şimdilik Her Şey Yolunda
Günün Geç Vakitleri
Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
Boşa Geçirecek Vakit Yok
Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
Balık Çorbası
Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
Uçsuz Bucaksız
The Ones Who Walk Away from Omelas
Sözcüklerdir Bütün Derdim
Başka Bir Yer
Denizyolu
Atmacanın Türküsü
The Daughter of Odren
Schrodinger’s Cat
The Stars Below
Direction of the Road
Things A Story
A Trip to the Head
The Field of Vision
Semley's Necklace
Vaster than Empires and More Slow
Why are Americans Afraid of Dragons?
Yerdeniz Büyücüsü
The Other Wind
Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
Tehanu
The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
"Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
“Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
Bu gece mavi bir ay doğacak
güneş, rüzgarın ardında battığında.
Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi.
Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
Domuzların üstünde dolaşan
Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
“Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.”
“Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu.
Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
"Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor..
Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
“Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
"Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/lao-tzu-tao-te-ching-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)