# Limon Yağmuru - Emrah Öztürk Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Limon Yağmuru kimin eseri? Limon Yağmuru kitabının yazarı kimdir? Limon Yağmuru konusu ve anafikri nedir? Limon Yağmuru kitabı ne anlatıyor? Limon Yağmuru PDF indirme linki var mı?  Limon Yağmuru kitabının yazarı Emrah Öztürk kimdir? İşte Limon Yağmuru kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/limon-yagmuru-emrah-ozturk-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-09T14:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-08-09T14:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/09/emrah-ozturk-kimdir-emrah-ozturk-kitaplari-ve-sozleri-285979.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Emrah Öztürk 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750829390 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Limon Yağmuru Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Emrah Öztürk öykülerini Varlık, Kitap-lık, Dünyanın Öyküsü ve Sarnıç Öykü dergilerinde yayımlayarak adını duyurmuştu. Şimdi Limon Yağmuru ile öykü serüveninin ilk adımını atıyor. İlk kitaplar her zaman ilgi ve merakla ama daha çok hoşgörüyle karşılanır. Ama Limon Yağmuru içindeki öykülerle, yazarının parlayan kalemiyle bu ilgiyi hak ediyor.Gerçekten de ilk kitaplarda az görülen bir ustalıkla karşı karşıyayız. Birbirinden çarpıcı öyküler, kendine özgü bir dünya, işlek bir dil. Onat Kutlar'ı andıran bir anlatım, Vüs'at O. Bener'de karşılaştığımız kişiler, Yalçın Tosun'a komşu bir yazar. Emrah Öztürk bugün Türkçede giderek kabaran öykü damarına taze bir kan.

"Artık çavuşluğa terfi ettim!" diyor babam. Annem seviniyor, bense duyar duymaz ağlamaya başlıyorum. "Benim babamın adı Mehmet!" diyorum, "İstemiyorum, çavuş olmasın!" Öylesine çirkin, babamı benden koparıp alan, onu bana uzak yapan bir kelime ki duydukça daha beter ağlıyorum.

Çavuş!

Sanki bu kelime, babamı sürükleyip evimizden götürecek, artık onu babam yapmayacak, rengini, kokusunu değiştirip bambaşka bir yabancıya dönüştürecek ve ben, annem ve ablamla bir başıma kalacağım. Yemek masasındaki iskemlesi, salondaki koltuğu, avludaki ayak sesleri silinip gidecek. Bir boşluk, bir oyuk oluşacak evde.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Limon Yağmuru Alıntıları - Sözleri
Hep tek kişilik sanırım hayat, hep tek.
Dünyada eşit derecede birbirine aşık çiftler yoktur muhtemelen, sadece tahammül eden, katlanan, alışmaya, uyum sağlamaya çalışan insanlar vardır. *Annemle babam gibi.
Hem siz söyleyin, kalpte böyle dağlanmış bir yara varken susulur mu hiç?
...koca bir tufanmış kapının dışındaki dünya, ne yaparsam yapayım beni de sürüklüyormuş, içip güzel olmak günahmış, yalan söylemek, hak yemek değilmiş, kesik baş gibiymiş bakışlarım, suçluymuşum, böyle yaşamaktan başka çarem yokmuş...
Bu bir rüya. Ama uyanmıyorum.
“Her şey yerli yerinde ama hiçbir şey bıraktığım gibi değil.”
İçindeki kirlenmeyen nehirle dünyanın dürüst olduğuna inanır hâlâ.
“Her şey yerli yerinde ama hiçbir şey bıraktığım gibi değil.”
“Ne de olsa hepimiz aynı acının dilsiziyiz.”
Zaman ağır ağır da olsa ilerledi,izler bıraktı.
Gül desenli beyaz fincanda ılıyan sütlü çay.
İnsan yalnız ve yalnız kendine dayanmalı.
Acılarla perişan,hayallerle yaralı
Keşke kent hep böyle ıssız,sakin olsa. Böyle savunmasız,dilsiz. Tamamen bana bırakılmış.
"İnsanın kaderini içinde bulunduğu durumlar belirler,kalbi değil" der hep.
--reklam--
Limon Yağmuru İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhaba.. Dünya Öykü Günü’müz kutlu olsun sevgili 1000Kitap

#kıbrısedebiyatı

Limon Yağmuru, yazarın ilk kitabıymış. Buradan hareketle ilk kitap için çok başarılı öyküler olduğunu söylemeliyim.

Ama bu ayrıntıyı kenara koyup konuşacak olursam, bu başarıyı kenarından kemiren bir yavanlık da vardı.

Yazarın elinden tuttuğu konular yaratıcı, eyvallah. Ama elinden tuttuğu konuları kapının önüne kadar geçirmeye çalışmış, bi salmamış ki ellerini, koşuversinler.

Küçük ayrıntıları yakalaması çok güzel. Güzel ama yakaladıklarını da salmamış. Onlar da, ‘buradan ne yürürdük be’ diye diye uktelenmiş, kollarını kavuşturup oturakalmışlar.

Yer yer gerçekliğin dışına taşmış. Taşmış ama, öykülere sıradışılık katan ne varsa bir bakış atıp kaçmış sanki. Keşke tam bu noktalarda öyküler oralardan uzun uzun baksaymış bize. Beyefendiliği kenara bırakıp omuz ata ata yürüseymiş biraz. O zaman, hakkını yemeyeyim, tadından yenmez olurmuş.

Bence yazarın kalemini tepetaklak yere düşürmesi pek güzel bir dilek olurdu. Kalemin de dile gelip ‘ulan hayat kısa, bak gidiciydik, sivrilt beni bakim’ demesi..

Keyifli okumalar.. (Emel Keleş) 
Limon Yağmuru - Emrah Öztürk: “Limon Yağmuru” Emrah Öztürk’ün ilk kitabı olmasına rağmen, kendisi ile “Anlatamıyorum” adlı kitabıyla tanışmıştım. Adının tezatlığı ile, anlatmak veya okura aktarmak istediği duyguları başarılı bir şekilde kaleme alarak ustalıkla “anlatabilmesi” sebebiyle, bu kitabına da alacağım hazdan emin bir halde başladım ve damağımda bıraktığı nefis bir tat ile bitirdim. 2’nci kitabındaki ustalığı, bu ilk kitabında da görmek, yazarımızın Türk öykücülüğünde yepyeni ve kalıcı bir iz bırakacağına dair bende şüphe götürmez bir izlenim olarak kaldı.
Yavru vatan KKTC’li yazarımız beni yine yanıltmadı ve muhteşem öyküleri ile yine edebi bir şölen yaşattı.
Kimi zaman bir leğeni konuşturarak aktardığı duyguları, kimi zaman 5 yaşındaki bir çocuğun ağzından anlatarak yaşattığı duygusallık ve nostaljiyi büyük bir keyif ile okudum. Özellikle “İki Küskün Can”, “Kamil Duruel’in Mezarı” ve “Bomba Ağacı” öyküleri son derece üst seviyedeydi. Tamamı Kıbrıs şivesi ile yazılmış “Batsali” öyküsü de dil-şive çeşitliliği açısından farklı bir keyif verdi.
Kıbrıs şivesi ile yazdığı bazı satırları okurken KKTC’de görev yaptığım yıllara kısa yolculuklar yaşarken, bazı satırlarda da “Ne kadar da ben!” demekten kendimi alıkoyamadım.
Bu genç ve içten satırların sahibi yazarımızı sıkı takibe alıyor ve yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Sevgiyle... (Ayşen&Erdal) 
Emrah Öztürk, 'Limon Yağmuru' kitabında kullandığı sade dili ile dikkat çekiyor. Kitapta hiçbir şekilde ağdalı cümlelere, tavsirlere yer vermeyerek okura kolay bir okuma biçimi sağlıyor. Bunun neticesinde kitapta altını dahi çizebilecek bir cümle bulamadım lakin öykülerde bakış açısını sevdim.

Limon Yağmuru on yedi öyküden oluşuyor. Öykülerin hepsi birbirinden farklı ama hepsinin arasında bir bağ var gibi duruyor. En sevdiğim öyküsü; Hikaye. Bir çamaşır leğenin gözünden yaşadığı hayatı yükseliş dönemini ve sonra kendisini bir derede bularak düşüş dönemini oldukta ustalıkla anlatıyor.

Öykülerin çoğunluğunda anne sevgisi, anneye özlem duyguları sezdim. Kamil Duruel'in mezarı isimli öyküsünde işlenen yalnızlık duygusu çok gerçekçi anlatılmış. Aynı zamanda Hortum isimli öyküsünde de bir çocuğun hayat kadını olan annesinin müşterisi tarafından öldürülmesi anlatılıyor.

Öykülerin çoğunu sevdim. Yeni öykü yazarlarıyla tanışmak isterseniz okunabilecek bir kitap olmuş. (TUNA TURAN) 
--reklam--
Limon Yağmuru PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Emrah Öztürk - Limon Yağmuru kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Limon Yağmuru PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Emrah Öztürk Kimdir?
10 Mart 1986’da Lefkoşa’da doğdu. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema Bölümü’nden 2008’de mezun olduktan sonra Sunderland Üniversitesi’ndeki Film ve Kültürel Çalışmalar üzerine yaptığı yüksek lisansını 2010’da tamamladı. Sinema filmlerinde ve televizyon programlarında çalıştı. Halen İstanbul’da sinema eğitmenliği yapmakta, Fil’m Hafızası adlı sinema platformunda sinema yazıları yazmakta ve editörlük görevini sürdürmekte. Çekmiş olduğu kısa filmler, başta Altın Koza ve Boston Türk Filmleri Festivali olamak üzere çeşitli festivallere seçilip dereceye girdi.
--reklam--
Emrah Öztürk Kitapları - Eserleri
Anlatamıyorum
Limon Yağmuru
--reklam--
Emrah Öztürk Alıntıları - Sözleri
Bir sözcük öğrettin bana, bin sözcükle anlatamıyorum. (Anlatamıyorum)
Unutmayın hanımım, hakikat, mucizeden daha üstündür. (Anlatamıyorum)
Hem siz söyleyin, kalpte böyle dağlanmış bir yara varken susulur mu hiç? (Limon Yağmuru)
“Sana geldim, kollarına geldim, seni öpmeye, dünyanın son gününde seninle ölmeye geldim.” diyemiyorum. (Anlatamıyorum)
Bizim bütün bunları bilip de bilmezliğimiz…￼ (Anlatamıyorum)
Gelmeyenin ördüğü bir kozanın içinde yaşamakta olduğunu, kendini, kendi isteklerini sürekli ötelediğini, bastırdığını, geri çektiğini fark etti. Ki kötü bir şey de değildi bu, şayet çıkıp gelse hepsi bir manaya kavuşacaktı. (Anlatamıyorum)
İstenmeyen, beğenilmeyen, sürekli dışlanan insanın gururu nasıl kırılır bilir misin? Sevilmemek, kabul edilmemek nasıl bir acıdır, bilir misin? (Anlatamıyorum)
Hep tek kişilik sanırım hayat, hep tek. (Limon Yağmuru)
“Ne de olsa hepimiz aynı acının dilsiziyiz.” (Limon Yağmuru)
“Her şey yerli yerinde ama hiçbir şey bıraktığım gibi değil.” (Limon Yağmuru)
İnsan yalnız ve yalnız kendine dayanmalı. (Limon Yağmuru)
Bu bir rüya. Ama uyanmıyorum. (Limon Yağmuru)
Dünyada eşit derecede birbirine aşık çiftler yoktur muhtemelen, sadece tahammül eden, katlanan, alışmaya, uyum sağlamaya çalışan insanlar vardır. *Annemle babam gibi. (Limon Yağmuru)
Senin canın değersizse benimkinin ne suçu var? Sen beni kendinle birlikte kavgaya sokacak kadar düşüncesizsen, ben de oradan kaçacak kadar korkağım. (Anlatamıyorum)
Gül desenli beyaz fincanda ılıyan sütlü çay. (Limon Yağmuru)
Acılarla perişan,hayallerle yaralı (Limon Yağmuru)
...koca bir tufanmış kapının dışındaki dünya, ne yaparsam yapayım beni de sürüklüyormuş, içip güzel olmak günahmış, yalan söylemek, hak yemek değilmiş, kesik baş gibiymiş bakışlarım, suçluymuşum, böyle yaşamaktan başka çarem yokmuş... (Limon Yağmuru)
"İnsanın kaderini içinde bulunduğu durumlar belirler,kalbi değil" der hep. (Limon Yağmuru)
Keşke kent hep böyle ıssız,sakin olsa. Böyle savunmasız,dilsiz. Tamamen bana bırakılmış. (Limon Yağmuru)
“Bakın, manzarası ne güzel! Tüm şehir ayaklarınızın altında!” demişti emlakçı. Bir kenti ayaklar altına almanın güzel manzara diye değerlendirildiği bir dönemdi işte. (Anlatamıyorum)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/limon-yagmuru-emrah-ozturk-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)