# Mahkum Prenses - Philippa Gregory Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mahkum Prenses kimin eseri? Mahkum Prenses kitabının yazarı kimdir? Mahkum Prenses konusu ve anafikri nedir? Mahkum Prenses kitabı ne anlatıyor? Mahkum Prenses kitabının yazarı Philippa Gregory kimdir? İşte Mahkum Prenses kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mahkum-prenses-philippa-gregory-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-09T12:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-03-09T12:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/09/philippa-gregory-kimdir-philippa-gregory-kitaplari-ve-sozleri-171426.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Philippa Gregory 
 Çevirmen: Özlem Malkara 
 Orijinal Adı: The Constat Princess 
 Yayın Evi: Artemis Yayıncılık 
 İSBN: 6054228010 
 Sayfa Sayısı: 632 
--reklam--
Mahkum Prenses Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aragonlu Katherine, Katalonya'da doğdu. Anne ve babasının aileleri krallar ve savaşçılarla doluydu, Aragonlu Katherine İspanyol İnfanta'ydı. O, İspanyol Prenses'ti. Üç yaşındayken, İngiltere Kralı VII. Henry'nin varisi ve oğlu, Prens Arthur'la nişanlandı. Galler Prensesi olmak üzere yetiştirilen Katherine, o uzak, nemli ve soğuk ülkeyi yönetmenin kaderi olduğunun farkındaydı.

Müstakbel kayınpederi Katherine'in ülkeye gelişine büyük tepki gösterdiğinde, genç prensesin hayata olan inancı sınanmıştı. Arthur daha ufacık bir çocuktu; yiyecekler bir tuhaf ve adetler de bir o kadar kabaydı. Katherine zamanla birinci Tudor hükümdarlığına alıştı ve Arthur'un karısı olarak sürdürdüğü hayat daha katlanılabilir bir hale geldi. Bu anlaşmalı evlilik beklenmedik bir şekilde narin ve tutkulu bir aşk yarattı.

Fakat bu çalışkan genç adam öldüğünde, Katherine kendi geleceğine yön vermek üzere yapayalnız kaldı. Ne olursa olsun kraliçe tacını giymeli ve kendi hanedanına hükmetmeliydi. Ama nasıl? Elbette Arthur'un eğlenceli ve şımarık erkek kardeşi Henry'yle evlenerek. Henry'nin hem babası hem de büyükannesi bu evliliğe tamamen karşıydı; Katherine'in gücü tartışılmaz ailesiyse yardımcı olacak gibi görünmüyordu. Ancak Katherine, annesinin kızıydı ve damarlarında aynı savaşçı kan akıyordu. Amacına ulaşmak için ne gerekirse yapmaya hazırdı; bu uğurda hayatının en büyük yalanını söyleyip bu yalana sadık kalmak zorunda olsa bile.
--reklam--
Mahkum Prenses Alıntıları - Sözleri
“Sırf birileri ona Allah, diğerleri Tanrı diyor diye inançlı insanların düşman olması şart mı?„
Kelimelerin ağırlığı vardır, söz bir kez ağızdan çıktı mı, suya atılan taş gibi dalgalarıyla birlikte yayılır durur ve o dalgaların kime çarpacağı hiç belli olmaz.
"insanın hep en doğruyu bildiğine inanması nasıl bir şey acaba?Belki de sonsuza dek haklılığınızdan hiç şüphe duymayacaksınız.Ama size naçizane tavsiyem İspanyalı Catalina,İngiltere Kraliçesi Katherina,bazen cevapları bilmektense soruları bilmek daha çok işe yarar."
Ulağın anlattığı bu vahşet manzarası Hernando Perez del Bulgar'ın gizlice Alhambra Sarayı'na girişini getirdi aklıma. Yakalansaydı Hernando da öldürülürdü ancak Müslüman düşmanın sırf eğlencesi için kalbini söküp alacağını sanmıyorum. Aksine onlar kahraman düşmanın ölüsüne sayfı gösterirdi. Tanrı bilir, Hernando yakayı ele verse ve öldürülseydi, aradan bir hafta geçmeden şerefine bir şarkı yazılır, bir ay geçmeden anısına bir çeşme dikilirdi. Evet, onlar Müslüman ama Hristiyanlarda olmayan bir incelik ve erdemleri var. Fransızların yaptığını düşününce, Müslümanlara barbar demeye dilim varmıyor.
Savaş savaşın zehri; barış ise panzehiridir.
Sanırım nihayet büyüyorum.
"Görmüyor musun Catalina?Kazanana dek herkes tahtta hak iddia eden bir yalancı olarak görülür.Ama zaferi elde eden tarihi yeniden yazar.Soyunun kaderini değiştirir,rakiplerini ortadan kaldırabilir ya da mahkum edebilir.Ve işte ancak o zaman,gerçek hak sahibinin kendimiz olduğunu göğsümüz gere gere iddia edebiliriz.Yoksa onun öncesinde hepimiz başkasının tahtını talep eden yalancılarız."
Kaderine kahredebilir, hatta ağıtlar yakabilirsin ama eninde sonunda bununla yaşamayı öğreneceksin.
Kadınlar için hep böyledir. Eğer kocanız ya da oğlunuz yoksa, bir pozisyonunuz da olmaz. Doğdugunuz gün ne iseniz, öyle kalırsınız
Hayat,maalesef cılız bir umudun peşine düşenlerin bile zafer kazandığı,henüz yolun çok başındaki gencecik bir adamın asla ölümün soğuk yüzüyle tanışmadığı masallara benzemiyor.
Başkalarının günahları neden sizin vicdanınızı rahatsız etsin ki?
Hiç kimsenin düşmanını, onun beni gördüğü kadar çaresizlik içinde görebilmiş olduğunu sanmıyorum. O halimle bile ben kalkmış kendisine barbar ve yabani olduğunu söyleyerek hakaret ederken o hiç kabalaşmadı. Evet, bir dinsiz olabilir ama bu kendi doğrularıyla yaşama özgürlüğünün elinden alınmasını gerektirmez.
“Gençlerin kalbi güçlü olur.„
“Kalbi öyle derinden ve onarılmaz bir biçimde kırılmıştı ki!„
--reklam--
Mahkum Prenses İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Boleyn kızını okuduktan sonra Katherine’nin hayatını çok merak etmiştim. O vakur duruşunun altında yatan nasıl biri var? Göründüğü kadar soğuk kanlı yıkılmaz biri mi yoksa tam tersi dışına sert çoğu insan gibi acılar içinde mi?
Bu kitap da işte onun cevabını alıyoruz. Çocukluğu, nasıl yetiştirildiği ve amaçları uğruna çektiklerini.
Boleyn kızı kadar hareketli ve heyecanlı ilerlemiyor, ona nazaran daha durgun ve entrikasız. Çok sevdim diyemem ama sevmedim de diyemem. Bazı kısımlar gereksiz uzatılmışken bazı kısımlara
hiç değinilmemiş. Benim sevmediğim kısım da bu değinilmeyen kısımlar oldu. Ben Katherine’nin, Boleyn kızlarından sonra ki hayatını da okumak isterdim.
Ama şunu da söylemeden geçmek istemiyorum yazarın vermek istediği bir mesaj var, kitap boyunca da hep buna değiniyor. Dinlerimiz farklı olsada neden birlikte yaşamıyoruz ve iyi yönlerimizden faydalanmıyoruz diyor. Üstelik müslümanların zekasına, ilime, temizliğine ve hoş görülerine sürekli bir övgü var. İlk defa yabancı bir kitapta müslümanları terörist olarak göstermemişler. Yani seriye tabi ki devam edeceğim ama umarım diğer
kitaplar bu kadar durgun değildir. (Tuğçe çelik) 
Şimdiye kadar sevdiğim tek kraliçe..: Tudor serisinin ilk kitabı...
Bu kitabı serinin diğer kitablarından daha çok sevdim.. genç yaşta ölen kocası kralın oğlu Edwarda duyduğu aşk ve onun erken ölümünden sonra düştüğü durum, yaşlı kralın ölen oğlunun karısına vurulması, redd cevabı aldıktan sonra onu düşürmeye çalışması ve bir anda hayatının değişmesi ve kralın ikinci oğlu olan herkesin tanıdığı VIII Henrynin onu karısı yapması , kraliçe koltuğuna geçmesi...bir sözle çok ilgimi çekti..bana göre güzel tarihi kitap (Poppyl⠀ོ) 
Aragonlu Catalina: Yazarın kaleme almış olduğu bu seride VIII. Henry'nin hayatındaki bazı kadınlar anlatılmıştır.
Mahkum Prenses serinin ilk kitabıdır.
Ve kraliçe Katherine VIII. Henry'nin ilk eşidir.

Gerçek bir tarih...
Kitabın baş kahramanı olan Mahkum Prenses, İspanya'nın İnfanta'sı, Aragonlu Catalina yani Kraliçe Katherine'dir.

Kitapta: Aragonlu Catalina'nın nasıl Kraliçe Katherine olduğu ve daha fazlası anlatılmıştır.

Kitapta: Hristiyanların, Müslümanlara ve İslam'a olan düşmanlığı gayet belirgin bir şekilde anlaşılmaktadır.
Kitabın bir bölümünde: Kraliçe nedimesinden İngiltere'de bulunan en iyi doktoru bulmasını ister. Ancak tek bir şartı vardır o da : Doktor Hristiyan olacaktır.
Ancak nedime İngiltere'de yeterli ilime sahip Hristiyan bir doktor bulamamaktadır.
Nedime bir gün İngiltere'de büyük ilime sahip Müslüman bir doktor olduğunu duyar ve kraliçeye söyler. Ancak kraliçe Müslüman olduğu için doktoru istemez.

Kitaptan bir alıntı: *"Günahkarlardan gelecek hayır, hiç gelmesin daha iyi."*
(Onlar için biz Müslümanlar günahkarız.)
Daha sonra kraliçe biraz düşünür ve doktoru çağırmaya razı olur.

Aragonlu kral Ferdinand ve eşi Aragonlu kraliçe Isabel, Müslümanların hüküm sürdüğü İspanya'yı savaşla işgal ettikten sonra ilim sahibi Müslüman ve Yahudileri sürgün ettirir yahut engizisyon mahkemeleriyle ölüme mahkum...
Ve İspanya hastalıktan kırılır.
Kitaptan bir alıntı:
*Müslüman doktorların insan vücuduna dair bilgileri, ağrıları dindiren tüm reçeteleri, ameliyatlar için kullandıkları tüm alet edevatlar da dahil hepsi, artık İspanya için hayal.*

Kitapta prenses Catalina Müslümanlara karşı düşmanlık beslese de Müslümanların gelişmiş olduklarını inkar edemez.
Prenses Catalina, Endülüs Granada'da bulunan Müslümanların inşaa etmiş olduğu Alhambra kalesinde büyür. Alhambra kalesi büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Bahçeleri, hamamları, mutfakları, odaları, haremi, çeşmeleri hatta kale duvarlarındaki işlemeleri bile prensesin özlemle hatırladığı hasret duyduğu şeylerden sadece birkaçıdır. Catalina İngiltere'de temizliğe hiç önem verilmediğini görünce inanamaz. Yoksa duyduğu şeyler doğru muydu, burada insanlar ayda ya da yılda bir kere mi yıkanıyorlardı? İşte böyle hasret kalır Alhambra kalesine...

Kitaptan bir alıntı: *Biz aptal gibi bir kenarda kalakalmışken onlar kendini eğitmiş.* ( Bu kraliçe Katherine'in Müslümanlar hakkında düşündüğü kısımdan bir alıntıdır.)

Beni asıl üzen günümüzde hepimiz olmasak da çoğumuzun, ben de dahil, tembel olması. Müslüman olmanın gereklerini yerine getiremiyor olmamız üzücü. İlk olarak "OKU"muyoruz. (Elif) 
--reklam--
Mahkum Prenses PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Philippa Gregory - Mahkum Prenses kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mahkum Prenses PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Philippa Gregory Kimdir?
Phillipa Gregory Kenya'da doğdu. İki yaşındayken ailesi İngiltere'ye göç etti. Okulda bir "isyancı"ydı, fakat sonunda üniversiteye gitmeye karar verdi ve Sussex Üniversitesi'nde eğitim gördü. Edinburgh Üniversitesi'nde 18. yüzyıl edebiyatı doktorasını tamamlamadan önce BBC radyosunda iki yıl çalıştı. Durham, Teesside, Open üniversitelerinde ders verdi ve 1994 te Kingston Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yaptı.

Gregory ayrıca bir çocuk romanı olan ve çok beğenilen Minik Ejderha adlı kitabıyla dünyaca tanınmıştır.
--reklam--
Philippa Gregory Kitapları - Eserleri
Boleyn Kızı
Kraliçenin Soytarısı
Bakirenin Aşığı
Mahkum Prenses
Boleyn Mirası
Beyaz Kraliçe
Öteki Kraliçe
Kızıl Kraliçe
Nehirlerin Kadını
Beatrice - Kötü Tohum
Beyaz Prenses
Julia - Günahkar Çocuklar
Kralyapanın Kızı
Meridon - Son Varis
Karanlık Düzen
Karanlık Rahibe
Kralın Laneti
Fırtına Habercileri
Üç Kardeş Kraliçe
Aptalın Altını
Kraliçenin Terbiyesi
Minik Ejderha
--reklam--
Philippa Gregory Alıntıları - Sözleri
Seven bir kadının acısı dinmiyordu demek ki. (Beatrice - Kötü Tohum)
“Aklı başında bir adam güneşten kaçıp karanlığa gömer mi kendini? Saf altını arkasında bırakıp uyduruk yıldızlara teslim olur mu? En iyi şarapların tadına varıp sonra da kötüsünü ister mi?” (Bakirenin Aşığı)
Tanrı huzurunda verilen sözler, imza atılan anlaşmalar kadar geçerlidir. (Boleyn Mirası)
"Hayır hiçbir zaman veda etmez. Sevgisi bittiğinde, sinsice sahneden çekilir" (Boleyn Mirası)
Bir kadın isteği kadar dindar, bilge, hazırcevap, güzel ya da akıllı olsun, budalanın tekiyle evlendiği takdirde, kocası ölene dek o sadece "Bayan Budala" dır. (Öteki Kraliçe)
“Bilgi sahibi olmak bile suçtu bugünlerde.” (Nehirlerin Kadını)
--reklam--
"Ah, trajediler kraliçesi!
Kalbin kırıkken gülümseyebilirsin
çünkü sen bir kadınsın." (Boleyn Kızı)
Hiçbir kadına kazanmayı başardıgı bir şeyden vazgeçmesi tavsiyesinde bulunmam. Benim kadınlara vereceğim ögüt çok çalışmaları, çok kazanmaları ve kazandıklarını muhafaza etmeleridir. Hiçbir kadın çıkaelarını kendi elleriyle başkasına temsil etmemeli. Akıllı bir kadın, kendini erkeklerle eşitmiş gibi yetiştirmeli ve yasalar onların haklarını korumalı. Kıskanç bir koca tarafından dolandırılmalarına izin verilmemeli. (Üç Kardeş Kraliçe)
"Zayıf erkeklerden hiç haz etmiyorum." (Kraliçenin Soytarısı)
Bazen istemediğimiz şeyleri yapmak zorundayızdır. Bazen üzgün ya da kızgın olduğumuz zamanlarda mutlu görünmemiz gerekir. (Beyaz Prenses)
"Kalbini saklaması için bir yabancıya teslim etmek! Ve bir erkeği ölene dek seveceğine söz vermek..." Durdu. "Eh, erkekler kendilerini bu tür sözlerin yükümlülüğü altında hissetmiyor nasılsa. Bu sefer iyi niyetli bir kadının durumu ne oluyor?" (Kraliçenin Soytarısı)
Sanki Tanrı, insanın insana savaşını lanetliyor gibiydi. (Kızıl Kraliçe)
Ama bir çocuğu çok sevince, dünya küçük mutluluklar ve küçük huzur adacıklarına dönüşüveriyordu. (Beatrice - Kötü Tohum)
--reklam--
Hayat,maalesef cılız bir umudun peşine düşenlerin bile zafer kazandığı,henüz yolun çok başındaki gencecik bir adamın asla ölümün soğuk yüzüyle tanışmadığı masallara benzemiyor. (Mahkum Prenses)
Yine de bana, dünyada ne istediğini bilen ve bu yolda korkmadan ilerleyen bir kadından daha güçlü hiçbir şey olmadığını öğretti. (Beyaz Prenses)
Herkes inancı neyi gerektiriyorsa onu yapsa ve biz de insanları kendi ibadetleriyle baş başa bıraksak ne çıkar? (Bakirenin Aşığı)
Çünkü birisinin, “ Korkma,” demesine ihtiyacım vardı. “ Korkma bunu tek başına göğüslemek zorunda değilsin.” (Beatrice - Kötü Tohum)
Çok şey gören ve kimseye güvenmemeyi öğrenen koyu renk gözlerindeki bakış sertleşti. (Öteki Kraliçe)
“Çok acımasız bir dünyada yaşıyoruz.” (Julia - Günahkar Çocuklar)
İnsanlar nasıl oluyor da bir şeyleri kırıp dökerek dünyanın daha iyi bir yere dönüşeceğine inanıyor? (Boleyn Mirası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mahkum-prenses-philippa-gregory-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)