# Mai Yalı - Halid Ziya Uşaklıgil Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mai Yalı kimin eseri? Mai Yalı kitabının yazarı kimdir? Mai Yalı konusu ve anafikri nedir? Mai Yalı kitabı ne anlatıyor? Mai Yalı kitabının yazarı Halid Ziya Uşaklıgil kimdir? İşte Mai Yalı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mai-yali-halid-ziya-usakligil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-10T18:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-03-10T18:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/10/halid-ziya-usakligil-kimdir-halid-ziya-usakligil-kitaplari-ve-sozleri-172769.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Halid Ziya Uşaklıgil 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750748448 
 Sayfa Sayısı: 48 
--reklam--
Mai Yalı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
HALİD ZİYA UŞAKLIGİL, 1865’te İstanbul’da doğdu. Aslen Uşaklı olan ailesi daha sonra İzmir’e yerleşmiştir. 1878’de İstanbul’dan İzmir’e taşınan Halid Ziya, bu şehirde eğitimine devam etmiş, Fransızca ve İtalyanca öğrenmiştir. Bir yandan Türkçe edebiyatta kendini geliştirirken bir yandan da Fransızcadan yaptığı çevirileri yayımlatma fırsatı buldu. Kitap olarak yayımlanan ilk çevirisi Jean Racine’in Le Thébaide adlı eseridir. Bir şiiri Muallim Naci’den sert bir eleştiri alınca şiirden uzaklaştı ve nesre yoğunlaştı. 1884’te İzmir’de arkadaşlarıyla Nevruz gazetesini çıkardı. Bir süre İstanbul’da yaşadıktan sonra tekrar İzmir’e dönüp Hizmet ve Ahenk gazetelerini kurdu. Sefile romanı ilk sayıdan itibaren Hizmet’te yayımlandı. Sefile’yi Nemide izledi. 1893’te tekrar İstanbul’a yerleşen Halid Ziya, 1896’da Mai ve Siyah’ın tefrikasıyla Servet-i Fünun’a katıldı. Ardından Aşk-ı Memnu geldi. Kırık Hayatlar’ın tefrikası bitmemişken istibdat idaresinin baskılarına dayanamayarak yazmayı bıraktı. 1908’e kadar ara verdiği yazı hayatına Sabah’ın başyazarı olarak döndü ve bu gazetede Nesl-i Ahir’in tefrikasına başladı. V. Mehmed’in tahta çıkmasından sonra İttihat ve Terakki idaresi tarafından mabeyin başkâtipliğine atandı. Bu göreve dört yıl devam etti. 1915’te Almanya’ya gönderildi. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1906’dan beri yaşadığı Yeşilköy’deki köşküne çekildi ve eski eserlerinin dilini sadeleştirerek yeni baskılarını hazırlamaya başladı. 1937’de oğlu Vedat’ın intiharıyla büyük bir yıkım yaşadı. 1945 yılında Yeşilköy’de öldü.
--reklam--
Mai Yalı Alıntıları - Sözleri
"Zaten hiçbir zaman kendisi için alelade bir hayattan fazlasını tasavvur etmemişti. Ta çocukluğundan beri zevkleri sade, emelleri ufaktı."
"Siz de artık kendinizi yormamalısınız, sizin de dinlenmeye ihtiyacınız var!" diyecekti. Dinlenmek! Evet, ona ihtiyacı var, yalnız şimdi değil, on yaşından beri, babası ölüp de elinde bir kemanıyla sokak ortasında kalalıdan beri, tam altmış senedir ihtiyacı var... Fakat ondan önce daha başka bir ihtiyacı var. Kahreden, korkunç bir ihtiyaç: ekmek...
" ...
boş hayatının üzerine kardan bir kefen çeken yalnızlık, yavaş yavaş savaşçı etkisi göstererek onu gittikçe sessizlik ve hüzne sevk etmiş, artık söylenebilecek sözlerin gereksizliğini göre göre hiçbir şey söylememeye alıştırmıştı."
Dinlenmek! Evet, ona ihtiyacı var, yalnız şimdi değil, on yaşından beri, babası ölüp de elinde bir kemanıyla sokak ortasında kalalıdan beri, tam altmış senedir ihtiyacı var... Fakat ondan önce daha başka bir ihtiyacı var. Kahreden, korkunç bir ihtiyaç: ekmek...
Fakat bilinemez nasıl bir ihmalle bir aile kurma tasavvur ve ihtiyacını daima ertesi güne erteleye erteleye bir gün fark etmişti ki saçları ağarmış...
" Aman Yarabbi! Bir mutluluk hayali kurmak bile insanlar için böyle zor muydu?"
Bir mutluluk hayali kurmak bile insanlar için böyle zor muydu?
"Aman Yarabbi! Bir mutluluk hayali kurmak bile insanlar için böyle zor muydu? "
" Yirmi sene... Bu yirmi senenin içinde yirmi günlük olay yoktu. "
Barba aşıktır.
Aman Yarabbi ! Bir mutluluk hayali kurmak bile insanlar için böyle zor muydu ?
Bir mutluluk hayali kurmak bile insanlar için böyle zor muydu?
“Bir mutluluk hayali kurmak bile insanlar için böyle zor muydu?”
--reklam--
Mai Yalı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mai Yalı: Basılmaya başlayalı herkesin ilgiyle okuduğu Lacivert Klâsikler serisinden kısacık bir kitapla geldim.
Türk edebiyatı denince akla ilk gelenlerden olan, romanlarıyla birçok kişinin ilgisini kazanmış Halit Ziya'nın bu eseri
“Bir Aşk Hikayesi”,
“Veznedar Muavini”,
“Bravo Maestro!”,
“Mai Yalı”
 isimli dört adet kısacık öyküden oluşmuş.
Zaten kitap kısacık hâliyle bu öyküler de zaman ve mekan açısından kısa ama buna karşın duygularla ve kısa tasvirleriyle kahramanlar akılda yer edinen cinstten.
Benim en sevdiğim öykü Mai Yalı oldu ama her birinin de kendince verişi mesajlar ,vurguladığı temalar ayrıca keyif vericiydi.
Halit Ziya'ya aşina olan okurlar hem yazdığı dönemin mekanlarını, özelliklerini hem de anlatımındaki o ralizm akımının getirdiği gerçekçi hissi bulacaktır.
Kısa bir Türk edebiyatı arası oldu bana da bu eser sizlere de tavsiyemdir.

Kitapla Kalın .. kitap/mai-yali--262179 yazar/halid-ziya-usakligil (bivaveylâ) 
Herkese merhaba :)
Bugün size, cevizin_kitaplari ile #kısakısaokuyoruz etkinliği için okuduğum 48 sayfa kadar kısacık bir kitap olan kitap/mai-yali--262179 ’dan söz etmek istiyorum biraz.

yazar/halid-ziya-usakligil ’in kalemini çok uzun zamandır merak ediyordum. Sonunda tanışabildiğim için gerçekten mutluyum. Mai Yalı, yazardan okuduğum ilk kitap ama asla son olmayacak. Uşaklıgil’in oldukça yalın ve akıcı olan anlatım tarzını ve bakış açısını çok sevdim çünkü.
Yazarın, ikisi 1922’de Sabah matbaasında, diğer ikisi, 1941’de Hilmi kitabevinde yayımlanan yazılarının derlendiği kitap dört öyküden oluşuyor;
1 Bir Aşk Hikâyesi
2 Veznedar Muavini
3 Bravo Maestro!
4 Mai Yalı
Dört farklı insanın birbirinden farklı yaşamlarına ve iç dünyalarına ışık tutan bu öyküler çok etkileyici konulara sahip değillerdi belki ama anlam yüklüydüler. Yazarın kusursuz kaleminin yanısıra #MustafaÇevikdoğan ’ın günümüz Türkçesine başarıyla uyarlaması sayesinde bir çırpıda ve keyifle okudum. Sizler de, çok çarpıcı öyküler okuyacağınız düşüncesiyle başlamazsanız eğer oldukça seversiniz diye düşünüyorum. (: (Ebrar Kaya) 
4 tane kısa öyküden oluşan, 48 sayfalık kısacık bir kitap. Öyküler kısa ama derinliği olan öyküler. 4 öykü de buruk bitiyor maalesef, o kadar içten yazılmış ki siz de öykülerle hüzünleniyorsunuz. Beni en çok etkileyen ‘Bravo Maestro’ isimli, bir müzik öğretmenin öyküsü oldu.
 Türk edebiyatının köşe taşlarınından Halit Ziya Uşaklıgil’den bu kitabı tavsiye ederim. (ceren özcan) 
--reklam--
Mai Yalı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Halid Ziya Uşaklıgil - Mai Yalı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mai Yalı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Halid Ziya Uşaklıgil Kimdir?
Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır.

Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir.

İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi.

 
--reklam--
Halid Ziya Uşaklıgil Kitapları - Eserleri
Mai ve Siyah
Aşk-ı Memnu
Bir Ölünün Defteri
Kırık Hayatlar
Ferdi ve Şürekası
Nemide
Bu muydu?
Ferhunde Kalfa
Sefile
Fena Bir Gece
Hikaye
Bir Acı Hikaye
Sade Bir Şey
Aşka Dair
Kırk Yıl
Mai Yalı
Bir Yazın Tarihi
İzmir Hikayeleri
Ruhun Lisanı
Bitmemiş Defter
Saray ve Ötesi
Kadın Pençesi
Kar Yağarken
Solgun Demet
Onu Beklerken
Bir Hikaye-i Sevda
İhtiyar Dost
Bir Şi'r-i Hayal
Mensur Şiirler - Mezardan Sesler
Saklanan Düşman
Füruzan
Kâbus
Nesl-i Ahir
Sepette Bulunmuş - Hepsinden Acı
Hepsinden Acı
Bir Başlangıcın Sonu
Kırık Hayatlar 1. Cilt
Sanata Dair
Kırık Hayatlar 2. Cilt
Küçük Fıkralar
Bir Muhtıranın Son Yaprakları
Valide Mektupları
ذكريات راحل
Papağan Halit
Yarın Kardeşler
Sanata Dair Cilt 2
Sanata Dair Cilt 1
Saray ve Ötesi
Garp'tan Şark'a Seyyale-yi Edebiyye
Almanya Mektupları
--reklam--
Halid Ziya Uşaklıgil Alıntıları - Sözleri
Ben mutsuz, kendi kendimden, hayatımdan, geleceğimden kuşku duyan bir gencim. (İzmir Hikayeleri)
"Zengin olmamakla beraber eline geçen bütün parayı elbiseme, harçlığımı harcar, üç gün sonra para istesem hiç itiraz etmez.." (Aşka Dair)
"Lakin asıl şiir kadınlardır, bu çiçeklerden teşkil edilerek odanızın yaldızlı hücrelerinde narin çiçekliklerde güzel kokulu anılarıyla size gülümseyen demetlerdir. " (Aşk-ı Memnu)
"Zaten hiçbir zaman kendisi için alelade bir hayattan fazlasını tasavvur etmemişti. Ta çocukluğundan beri zevkleri sade, emelleri ufaktı." (Mai Yalı)
mazi ve istikbal aynı ömür kitabının iki sahifesidir, birini yırtmak diğerini natamam [noksan] bırakmak demektir; hele ikincisini yazmak isteyenler birincisini okumamış, görmemiş bulunurlarsa yazacakları bî-asıl bir hurafeden [temelsiz bir saçmalıktan] ibaret kalır. (İhtiyar Dost)
Sen yalnız benimsin, başka hiç kimsenin olamazsın. Ben bütün içim kaynayarak, bedenimin en küçük parçasına kadar titreyerek senin isteğinle doluyum. Gece gündüz, uyurken uyanıkken gözlerimde kafamda yalnız sen varsın. Anlıyor musun? ... Hep senin için yaşıyorum; ama senin için ölmesini de bilirim. (İzmir Hikayeleri)
--reklam--
Hâlâ yaşamaktadır lâkin bir yarısını mezara gömmüş bir vücut nasıl hayatta bulunursa öyle... (Hikaye)
Bir muaşakadan [aşktan] alınan lezzet mahvolur, lâkin bir validenin badi-i felâketi [felâket sebebi] olmaktan mütevellit [ileri gelen] azab-ı vicdanî ebediyyen müteezzi eder [acı verir]. (Sefile)
O kalp sevmiş, fakat sevdikten sonra kırılmıştı. (Bir Ölünün Defteri)
Fakat bilinemez nasıl bir ihmalle bir aile kurma tasavvur ve ihtiyacını daima ertesi güne erteleye erteleye bir gün fark etmişti ki saçları ağarmış... (Mai Yalı)
Aşk, geçtiği yerlerde hazzın öyle izlerini bırakır ki bu görülmese bile duyulur, sezilir. (Sade Bir Şey)
...ona en düşman olduğu zamanlar en ziyade sevdiği zamanlardı ve pek emindi ki o da ağır hakaretleriyle, hırçınlıklarıyla beraber onu seviyordu. (Bitmemiş Defter)
Ne kadar çirkin ve kötü hisler varsa, haset, kıskançlık, çekememezlik, gayz ve kin, her şeyin üstünde tutulmak gerekirken, çıkarlara göre kullanılmak istenen din örtüsünün altında saklanırdı. (Papağan Halit)
--reklam--
Unutmak istediğim bütün anılar onun içinde idi . (Bir Ölünün Defteri)
Aralarinda hallolunacak meseleler, paylasilacak seyler, birisine yahut digerine uyarak kabul olunacak fikirler ortaya cikti. Isin baslangicinda her ikisi de digerine karsi, karsilikli yardimlarda bulunuyorlardi. Oyle ki sonunda yaklasa yaklasa ya opusmek ya bogusmak lazim geldi. Opusmediler, bogusmak da istemediler, yalniz ayrilmakla yetindiler. (Saklanan Düşman)
"Gel. dama çıkalım, sen uçurtmanı uçur, bende çoraplarını öreyim." (Sepette Bulunmuş - Hepsinden Acı)
Sultan Reşat'ın cülusunun hemen akabinde bir gün Emrullah Efendi (İttihatçı) bana geldi ve oturmaya bile kuvvet bulmayarak yarı ayakta yarı sandalyede söyledi:
“Sana mühim bir iş için geliyorum. Biliyorsun ki hünkâr için hükümet yirmi beş bin lira tahsisat teklif ediyor. Biz bunu fazla bulmuyoruz ama…”
“Ama hünkâr kendiliğinden bunun beş bin lirasını terk edecek olursa efkâr-ı umumiye üzerinde pek iyi bir tesir hâsıl edecek.” (Saray ve Ötesi)
"Evet. beni en çok mutlu edecek şey, annesi ve kızını öldürmek olacak!.." (Sepette Bulunmuş - Hepsinden Acı)
Kaderin akışına engel olacak bir tedbir alınabilir miydi? (Bir Acı Hikaye)
"Bu evlilik seni mesut etmek değil, aksine, öldürüyor..." (Ferdi ve Şürekası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mai-yali-halid-ziya-usakligil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)