# Masalcı - Walter Benjamin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Masalcı kimin eseri? Masalcı kitabının yazarı kimdir? Masalcı konusu ve anafikri nedir? Masalcı kitabı ne anlatıyor? Masalcı PDF indirme linki var mı?  Masalcı kitabının yazarı Walter Benjamin kimdir? İşte Masalcı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/masalci-walter-benjamin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-29T22:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-06-29T22:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/29/walter-benjamin-kimdir-walter-benjamin-kitaplari-ve-sozleri-258225.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Walter Benjamin 
 Çevirmen: Mehmet Ali Sevgi 
 Yayın Evi: Othello Kitap 
 İSBN: 9786058025813 
 Sayfa Sayısı: 141 
--reklam--
Masalcı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirminci yüzyıl yıkımlarının tam ortasındaki Walter Benjamin, felsefeden edebiyata, tarihten sanata, hatta kendi bağımlıklarına değin pek çok eser bıraktı arkasında. Masalcı bir derleme. İçinde sıradışı anlatılar var. Tamamı Benjamin’in notlarından, mektuplarından toplanmış hikayelerden, bilmecelerden, müphem veya tamamlanmamış yazılardan oluşuyor. Benjamin’in düşünce dünyasının genişliğini bu hikayelerde görmek mümkün. Beslendiği kaynakları görmek ve idrak etmek keyifli.
Benjamin’in masal bahçesinin içinde dolaşmak ister misiniz?
--reklam--
Masalcı Alıntıları - Sözleri
"Senin varlığını anlatamayacağım kadar, dahası inanamayacağım kadar çok özlüyorum."
Kimse arkasında bir şey bırakmayacak kadar fakir ölmez.
Daha önce insanların yokluğu sıkıcı idiyse, şimdi özgürleştirici bir yalnızlık sağlıyor gibiydi.
Eğer uyku, bazılarının ifade ettiği gibi, organizmanın sadece fiziksel bir ihtiyacı değil, bilincin dürtülere ve imgelere yer açmak için sahneyi bilinçaltına bıraktığı bir zorunluluksa, o zaman güney İtalya şehrinde öğle vakti üzerime çöken yorgunluğun söyleyecek daha çok şeyi var.
Kimse arkasında bir şey bırakmayacak kadar fakir ölemez.
Kalacak bir evi dahi olmayan bir gezgin herkesi arkasında bıraktığında zaman onun sarayı olur.
Akşam vakti güvertede, kalp kurşun gibi ağır, endişeyle dolu.
“Kumarda doğal olmayan bir şey var” dedi Dane.
“Bana kalırsa çok doğal” dedim. “Hiç tükenmeyen, bitmeyen bir şans umudu kadar doğal.”
Varolmamak, varolmaktan düşmanca ya da daha yabancı değildi bana.
Genç düşünceler ilk kez elekten geçirildiğinde, elde semiz gelinler ve tabancalar kalır.
Senin varlığını anlatamayacağım kadar, dahası inanamayacağım kadar çok özlüyorum.
Kimse arkasında bir şey bırakmayacak kadar fakir ölmez.
Bir insanın gençliğinde arzu ettiği şey, ilerleyen yaşlarda bolca oluyor.
--reklam--
Masalcı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnce ama içi dolu dolu bir eser okudum. Walter Benjamin'in masalci bu kitabı bir kurgu değil. Kurgu dışı bu kitap aslında ortaya karışık bir derleme kitap olmuş. Kitapta yazarın notları mektupları hatta bilmeceleri bile vardı.

Kitabi okurken adeta yazarın masal bahçesinde keyifli bir tura çıktım. Yazar yirmici yüzyılda yani 1940'larda hayatına son vermiştir. Bize de ardinda notlarını miras bırakmıştır.

 Az sayfa sayılı ve akıcı olan bu kitabi çok severek okudum. (Banu Cerit) 
1940 yılında yaşamına son veren Walter Benjamin'in zihin yapısını, sorgulamalarını, hayal dünyasının genişliğini bu kitaptaki kısacık hikayelerde, bazı tamamlanmamış yazılarında gözlemliyoruz.
Kitaptaki tüm yazılar Benjamin'in notlarından, mektuplarından toplanmış hikayelerden oluşuyor.
Bazı bölümlerde bilmeceler ile karşılaşmak ayrı keyifliydi. Sıra dışı bir hayal gücünün, arafta kalmış bir zihin yapısının, her şeyi sorgulayan bir insanın zengin masalları, anlatıları diyebilirim bu kitapta yazılanlar için.
Bir yazarın beslendiği kaynakları, hayal gücünün sınırsızlığını deneyimlemek, tamamlanmamış yazılardan rahatsız olmayacak okurlara tavsiyemdir. Ben severek okudum. Sonsuz sevgiler. (Mine Oral) 
Masalcı, bir kutu kitap’ın haziran seçkisiyle elime ulaştı. Kitapları gördüğümde hemen okumaya başladım. Bunu çok nadir yaparım, genelde listem bellidir. İlginç bir çekim oldu aramızda :) Çok enteresan, zihnimi oradan oraya savuran, farklı bir okuma tecrübesi oldu. Tuhaf ama çok sevdim. Beni ne beklediğini bilmediğim, bir sonraki paragrafı hatta bir sonraki cümleyi bile tahmin edemediğim, merakta tutan bir okumaydı. Rüyalar, yarım kalmış yazılar ve masallar var içinde. Walter Benjamin’in (Benyamin diye okunuyor) Pasajlar isimli kitabını da listeme ekledim. Bu farklı kalemi biraz daha okumak, keşfetmek isteyenlere öneririm.
Kitaplardan konuştuğum youtube kanalım:
https://www.youtube.com/user/ayseum (Ayşe Ümit Karabacak) 
--reklam--
Masalcı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Walter Benjamin - Masalcı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Masalcı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Walter Benjamin Kimdir?
Walter Benedix Schönflies Benjamin, (15 Temmuz 1892, Berlin - 26 Eylül 1940, Portbou İspanya), Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı.

Yaşamı

Asimile olmuş bir Yahudi ailesinden gelmektedir. Antika ve sanat galericisi babası Emil Benjamin ve annesi Pauline (Schönflies), Berlin-Charlottenburgdoğumludur.

Walter Benjamin, aynı zamanda Doğu Almanya’nın 1950’li yıllarda adalet bakanlığını yapmış Hilde Benjamin’in eniştesi ve Gertrud Kolmar ile Günther Anders’in kuzenidir. Çocukluğunu Berlin’de geçirmiştir. Lirik ve felsefik bir dille yazdığı “Berliner Kindheit um Neunzehnhundert“ (Berlin Çocukluğu, 1900’lü yıllar) adlı eseri onun bir anlamda otobiyografidir. 1905-1907 yılları arasında Thüringen’de reformist bir okulda okudu. Burada kendisini derinden etkileyen ve öğrenci hareketlerine katılmasını sağlayan öğretmeni Gustav Wyneken ile tanıştı. 1912’de liseyi bitirdi ve Freiburg (Breisgau)’da, Albert Ludwigs Üniversitesi’nde felsefe, Alman Dili ve Edebiyatı (Germanistik) ve sanat tarihi okudu. Ardından şair Christoph Friedrich Heinle ile sıkı bir arkadaş oldu. 1912-1913 kış sömestirinden itibaren üniversite öğrenimine Berlin’de devam etti.

8 Ağustos 1914’de arkadaşı Christoph Friedrich Heinle’nin intihar etmesi Benjamin’i büyük bir şoka sokmuştu. Üzüntüsünü hafifletmek isteminden dolayı kendini Heinle’nin bıraktığı eserlerini yayımlamak amacıyla bir yayınevi aramaya vermişti. Wyneken’in giderek artan savaş heyecanı Benjamin’in öğretmeni ile olan ilişkisinin 1915’den itibaren bozulmasına neden olmuştur. Aynı yıl üniversitede matematik öğrenimi gören kendisinden beş yıl genç Gershom Scholem ile tanıştı ve yaşamı boyunca onunla olan dostluğu devam etti. 1917'de İsviçre Bern Üniversitesi'nden Alman Romantizminde Sanat Eleştirisi Kavramı teziyle doktora yaptı. Aynı yıl Dora Kellner ile evlendi. Evliliği 13 yıl sürdü. 1918’de dünyaya gelen oğlu Stefan Rafael, 1972’de de ölmüştür.

Benjamin, Berlin’e döndüğünde serbest gazeteci ve yazar olarak çalışmaya başladı. 1921’den itibaren Baudelaire’nin hikâyelerinin çevirilerini yaptı. Eseri “Die Aufgabe des Übersetzers (Çevirmenlerin Sorumlulukları)“ adı altında yayımlandı. Yine 1921’deki “Zur Kritik der Gewalt (Şiddetin Kritiğine Dair)“ adlı eseri büyük dikkat çekti.

Paul Klees’in Angelus Novus adlı resminden yola çıkarak Angelus Novus adında bir dergi çıkarmak isteyen Benjamin, bu girişiminde başarısız olunca 1924’de doçentlik yapmak üzere Frankfurt’a gitti. Bu dönemde Theodor W. Adorno ve Siegfried Kracauer ile tanıştı. Doçentlik için Almanların yas törenlerinin kaynağı üzerine 1925’de yazdığı tez çalışmasının akademik dünyadaki ortodokslar bağlamında resmi olarak geri çevrileceğini tahmin ettiğinden kurula girmekten vazgeçti.

1926-1927 yıllarını Paris’te geçirdi. Franz Hessel ile birlikte Marcel Proust’un çevirilerini yaptı. Özellikle kaybolan, yitirilen zamanın arayışı üzerine. Komünizme olan ilgisi onu 1927 kışındaMoskova^ya taşır. Ve burada kız arkadaşı Asja Lacis’i ziyaret eder. 1930’lu yılların başlangıcında Bertolt Brecht ile beraber radyo yayınları planlar. 1932’de “Berliner Kindheit um Neunzehnhundert“ adlı kitabını yazmaya başlar.

1932 ve 1933 yılları arasında İspanya’nın Balearen Adası’nda yaz mevsimini geçirir. Jean Selz ile tanışması onun uyuşturucuyla tanışması olur. Aynı zamanda Hollandalı ressam Anna Maria Blaupot ten Cate’ye aşık olur. İbiza ve Balearen arasında geçen bu zamanı yazar.

Nasyonal sosyalistlerin yaptırımı Benjamin’in Eylül 1933’de Paris’e sürgün olarak gitmesinin nedenidir. Burada kendisine destek olan Hannah Arendt ile buluşmuştur. Finansal olarak kısmen New York’daki göçmen Max Horkheimer uzantılı Frankfurt Okulu’ndan gelen parayla geçimini sağlıyordu.

Ernst Bloch, Theodor W. Adorno ve Bertolt Brecht’in etkisiyle 1930’larda giderek Marksizm’e yakınlaşan Benjamin, 1933’te nasyonal sosyalistlerin baskısıyla Almanya’yı terk ederek sürgün hayatı yaşadığı diyebileceğimiz Paris’e yerleşti. Burada edebiyat dergilerine ve New York’ta Adorno ile Horkheimer tarafından yayımlanan Zeitschrift für Sozialforschung’a (Sosyal Araştırmalar Dergisi) eleştiri ve denemeler yazdı. Geri döndüğünde kendisine ait olan son çalışması olan Die Thesen über den Begriff der Geschichte (Tarih Kavramı Üzerine Tezler)'i yayımladı. 1939 yılında, Almanmülteciler tarafından yayımlanan bir dergide çıkan yazısı nedeniyle Alman vatandaşlığından çıkarıldı. Almanların Fransa’yı işgal etmesi ve Paris’teki evini Gestapo’nun basması üzerine 1940’taFransa’nın güneyindeki Portbou kentine kaçtı; burada polis tarafından Gestapo’ya teslim edileceğini öğrenince aşırı derecede morfin alarak intihar etti. İntiharı üzerindeki spekülatif söylentiler vardır. Kendisinin şizoid olduğu ve bu yüzden intihar ettiğine dair tek kaynak Theodor W. Adorno'ya verilmek üzere Henny Gurland'a dikte ettirdiği veda mektubudur. Öte yandan Stalin'in ajanları tarafından morfin verilerek öldürülmüş olduğu da diğer bir başka söylentidir.

Son dönemin yaşamış en büyük Marksist ideologlarından bir tanesidir. Her ne kadar Karl Marx'ı kendi okuma listesinin son sırasına bıraksa da, getirmiş olduğu eleştiriler Marksist kuram açısından çok önemlidir.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Adorno ve Scholem, Benjamin’in yazdıklarını büyük oranda yeniden düzenlediler ve her şeyden önce 1970-1989 arası geniş kapsamlı olarak yayımlattıkları Gesammelten Schriften “Toplu Yazılar”, Benjamin’in yaşadığı yıllarda yazın dünyasında başarısız gibi görünen ortamı ters yüz etti. Oysa doktora tezi neredeyse hiç dikkate alınmamıştı. Doçentliğine dair yazdıkları hatta, Frankfurt Üniversitesi’nce kismen reddedilmişti. Ancak ölümünden sonra Benjamin’in bıraktıkları, sosyologların ve toplum bilimcilerin başvurduğu önemli bir kaynak olarak hâlâ tazeliğini korumaktadır.
--reklam--
Walter Benjamin Kitapları - Eserleri
Pasajlar
Son Bakışta Aşk
Tek Yön
Fotoğrafın Kısa Tarihi
Masalcı
Brecht'i Anlamak
Teknik Olarak Yeniden
Estetize Edilmiş Yaşam
Kafka Üzerine
Hikaye Anlatıcısı
Çocuklar, Gençlik ve Eğitim Üzerine
Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin'de Çocukluk
Parıltılar
Esrar Üzerine
Yalnızlık Anlatıları
Moskova Günlüğü
Kitaplığımı Yerleştirirken
Flanör
Fotoğraf Yazıları
Proust ve Brecht
Sanatta ve Edebiyatta Eleştiri
Radyo Benjamin
Rüzgarda Asılı Arp
Uyuşturucu Deneyleri Tutanakları
Epik Tiyatro Üzerine Üç Metin
File Neden "Fil" Deriz
Tarih Kavramı Üzerine
Walter Benjamin Kitabı
--reklam--
Walter Benjamin Alıntıları - Sözleri
Bir aşkın tip ve niteliği, onun insanın adı -önadı- için hazırladığı alınyazısında en keskin çizgileriyle belli eder kendini.” (Parıltılar)
''Anımsama ile uyanış arasında son derece sıkı bir bağ vardır..'' (Pasajlar)
Benzerlikleri keşfetme yeteneği zaten o eski, benzeme ve benzer davranma zorunun zayıf bir kalıntısından başka bir şey değildir. (Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin'de Çocukluk)
"Herkesin gözü dışarıdadır, ben gözümü içime çevirir, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, ben içime bakarım: Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, kendimi yoklar, kendimi tadarım." (Son Bakışta Aşk)
Bir aşkta çoğu insan ebedi yurdunu arar. Ama başkaları, çok azı, ebedi yolculuğu. (Tek Yön)
- " (...) İnsan daima yalnızca kendini yaşar..." (Walter Benjamin Kitabı)
.
En küçük hikayeyi bile anlatmanın ne kadar özgürlük gerektirdiğini nadiren düşünürüz.

... (Walter Benjamin Kitabı)
"Deneyim yoksulluğu: Bu, insanların yeni bir deneyimin özlemini duydukları biçiminde anlaşılmasın. Hayır, insanların özledikleri deneyimlerden kurtulmak... İnsanlar, dışsal ve de içsel de olsa kendi yoksulluklarını tertemiz ve açıkça ortaya koyarak doğru dürüst bir şeylerin ortaya çıkmasını sağlayacak bir çevreyi özlüyor. " (Parıltılar)
Uzun tarihsel dönemler boyunca, insan topluluklarının varoluş biçimi nasıl değiştiyse, algı biçimi de aynı şekilde değişmiştir. (Teknik Olarak Yeniden)
"Kendine geri dönen etkinlik yetisi, Ben'in Ben'i olma yeteneği, düşüncedir. Bu düşüncenin bizzat kendimizden başka nesnesi yoktur." (Sanatta ve Edebiyatta Eleştiri)
.
Geçmiş şeylerin geleceği vardır.

... (Walter Benjamin Kitabı)
“Yolculuk yapmak, tanınanı geride bırakmaktır.” (Yalnızlık Anlatıları)
"Ben'in belirlenişi, kendisi üzerinde düşünsemesi... ancak kendisini, kendisine karşı bir Ben koyarak sınırlandırması koşuluyla olanaklıdır." (Sanatta ve Edebiyatta Eleştiri)
İnsan nasıl, birinin oturduğu meskenden ve yaşadığı semtten onun tabiatı ve mizacı üzerine bir tasavvura varırsa, [...] (Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin'de Çocukluk)
Asıl ahlaksal olanın mecburen yanından geçip gidilir. (Çocuklar, Gençlik ve Eğitim Üzerine)
Bir insanın gençliğinde arzu ettiği şey, ilerleyen yaşlarda bolca oluyor. (Masalcı)
“Yüzlerimizdeki kırışıklıklar ve buruşukluklar, bizi ziyarete gelen büyük arzuların, kötülüklerin, sezgilerin tescilidir; fakat biz, ev sahipleri, evde değiliz.” (Proust ve Brecht)
Mal denilen fetişe hangi dinsel tören kurallarıyla tapılacağını moda saptar. Grandville, modanın istemlerinin kapsamını, günlük kullanım eşyalarını ve evreni de içine alacak biçimde ge­ nişletir. Modayı en uç noktalarında izleyerek doğasını gün ışığı­ na çıkarır. Moda, organik dünyayla çatışkı içersindedir. Canlı beden ile anorganik dünya arasında bir tür pezevenklik yapar.
Cesetlerin hakkını canlılarda gözetir. Anorganik dünyanın cin­ sel çekiciliğinin boyunduruğundaki fetişizm, modanın can da­ marıdır. Mal kültü, bu can damarını kendi hizmetine alır. (Pasajlar)
Geleneksel kitap edinme yollarından bir koleksiyoncu için en münasip olanı iade etmemek şartıyla kitap ödünç almaktır. (Kitaplığımı Yerleştirirken)
Eski ve güzel günleri değil, kötü ve yeni olanları temellendirin. (Proust ve Brecht)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/masalci-walter-benjamin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)