# Maşenka - Vladimir Nabokov Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Maşenka kimin eseri? Maşenka kitabının yazarı kimdir? Maşenka konusu ve anafikri nedir? Maşenka kitabı ne anlatıyor? Maşenka PDF indirme linki var mı?  Maşenka kitabının yazarı Vladimir Nabokov kimdir? İşte Maşenka kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/masenka-vladimir-nabokov-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-15T15:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-15T15:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/15/vladimir-nabokov-kimdir-vladimir-nabokov-kitaplari-ve-sozleri-222983.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vladimir Nabokov 
 Çevirmen: Esra Birkan 
 Orijinal Adı: Машенька 
 Yayın Evi: İletişim Yayınevi 
 İSBN: 9789750510434 
 Sayfa Sayısı: 141 
--reklam--
Maşenka Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi.
Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn
trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe
sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri
koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve
meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak
çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora
açılıyordu. Koridorun her iki yanında da kapılarına siyah kocaman numaralar yapıştırılmış üçer oda bulunuyordu."
-Maşenka-

"Nabokov, her zaman benim en sevdiğim yazarlardan biri oldu ve her zaman da öyle kalacak. İnsanlar ancak üç-dört topu havada çevirebilirken, o bunu on tane topla yapabiliyor."
-Jeffrey Eugenides-
--reklam--
Maşenka Alıntıları - Sözleri
Şu anda aklımda olan tek şey, her şeyin sonradan farkına varıp pişman olmaktansa, yaradılıştan ateşli, hayat dolu bir insan olmanın daha iyi olduğu.
Başa gelen her şey, kişiyi en iyisine götürmek için bir adımdır.
Günlerin böyle anlamsız ve aptalca geçmesi ne yazık; sözde bugünler yaşamımızın en iyi, en mutlu günle­ri.
Ve birden çok çok uzaklarda, insanların tamamen farklı bir yaşam sürdükleri düşüncesi bir kuş gibi uçuyor beynimden. Onlar benim gibi, bir kereste ormanında, küçük bir çiftlikte tıkılıp kalmıyorlar.
Burada insan, yirmi dakika içinde kendisinin sefil bir benzerini elde edebilirdi.
"Ne yapıyoruz, neyin peşindeyiz bilmiyoruz"
Şu ölümlü dün­yada insan ömrünün ne kadar çabuk yitip gittiğini de an­lıyordu.
Evet, insan ne çok, ne ateşli sev­diğini unutamıyor hiçbir zaman.
Dedigim gibi, her ismin taşıdığı bir sorumluluk vardır.
Düşünceden hızlı, gözyaşından sessiz bir yıldız kayıyordu...
Günlerin böyle anlamsız ve aptalca geçmesi ne yazık; sözde bugünler yaşamımızın en iyi, en mutlu günleri.
Sanki yalnızca gözleri yaşarıyordu da aklı saklanmaya gitmişti.
--reklam--
Maşenka İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nabokov'un ilk romanı olan Maşenka hem karakterleri, hem de betimlemeri ile iyi ki okudum dediğim, çok sevdiğim kitaplardan bir tanesi.
Durağan ilerlemesine rağmen bir kere kendinizi Nabokov'un satırlarını kaptirdiğiniz zaman satirlarin katman katman açıldığını fark ediyorsunuz.
Bir Rus pansiyonu içinde hem birbirinden farklı karakterlerin hayatlarına, hayallerine dokunuyoruz hem de ana karakter Ganin'in hayatına daha yakından bakma fırsatımız oluyor.
Nabokov ile tanismayanlar için harika bir tanışma kitabı olacaktir. (Mine Oral) 
Yirminci yüzyılın en önemli edebiyat figürlerinden biri olan Vladimir Nabokov yazar, şair, tenis hocası, satranç danışmanı, çevirmen, edebiyat profesörü ve kelebek uzmanı kimlikleriyle üç kıta, beş ülkeye yayılan hayatıyla oldukça ilgi çeken birisidir.

Yazarın iki dilde yazdığı/yazıp tercüme ettiği romanları, Rus aristokrasisine mensup olmakla Çarlık Rusya’sını modernleştirme çabasını bünyesinde barındıran bir baba ile kökleri Alman aristokrasisinden gelen bir annenin en büyük evladı olarak 1917 Bolşevik devriminden sonra İstanbul üzerinden Avrupa’ya iltica etmek zorunda kalan yirmi yaşındaki Vladimir’den; büyümekte olan Nazi baskısından Rus Yahudisi eşini korumak için küçük çocuğuyla 1940’ta Amerika’nın yolunu tutarken erkek kardeşini bir Nazi kampında kaybeden yazar Vladimir “Sirin”den; “bana kollarını açan ikinci vatanım” dediği Amerika’yı bir uçtan bir uca dolaşan edebiyat profesörü ve kelebek uzmanı Vladimir Nabokov’dan çok izler taşır. Kendisine fazlasıyla “kötü” bir şöhret kazandıran ama edebi olarak diğer romanlarından hiç de ön planda olmaması gereken Lolita, belki de yazarın gerçek edebî değerinin altını çizmekle birlikte önüne de geçmiştir. Aslında belki de onun gözünde bu eser, getirdiği maddi rahatlamayla emekliliğin ve hayatının son dönemini oğluna ve kız kardeşine yakın yaşamak için taşınacağı İsviçre’nin yolunu açmıştır.

İlk romanı Maşenka ise yalnızca bir kadın üzerine değildir yazar için. O, bir daha hiçbir zaman ayak basamayacağı anavatanıdır; onunla ilgili sevdiği her şeydir; ilk aşkının kendisidir; en büyük özleminin adıdır. Maşenka, özünde kısacık ve yazarın kendisinin de İngilizce çevirisinin önsözünde ifade ettiği gibi bazı şeylerin havada kaldığı bir ilk roman. Ama bence güzelliği, yazarın ilk gençlik hayatının detaylarını bilince ortaya çıkan şahane betimlemelerle bezenmiş bir aşk romanı. Ana karakterinin çıktığı mistik hafıza yolculuğuyla beni şaşırttığı kadar cezbeden de bir eser oldu Maşenka. (Nur) 
Maşenka: Nabokov, kimi okur ve eleştirmenlere göre deli olarak addedilse de, benim gözümde salt bir yazar olmanın çok ötesinde, gerçek bir dahidir. Zaten bilirsiniz ki, delilik ile dahilik arasında da çok ince bir çizgi vardır. Bu biraz iddialı bir tez olsa da, onu okuyan ve özümseyen her okurun, ben gibi düşüneceğinden şüphe duymuyorum.

Maşenka, Nabokov'un 1926 yılında Sirin takma adıyla yayımladığı, eşi Vera Nabokov'a ithaf ettiği ilk romanı... Benimse yazardan okuduğum altıncı kitap. 2021 senesi içerisinde külliyatını yerle yeksan etmek istediğim bir isim ama şartlar elverecek mi emin olamıyorum.

Maşenka, Maria'dan türemiş olan bir kadın ismi olarak çıkıyor karşımıza.İlk etapta bir aşk romanı gibi görünse de, aşktan ziyade bir göç, göçmen romanı Maşenka. Ön sözde yazarın bizzat kendisinin de belirttiği üzere, roman otobiyografik özellikler taşıyor. Şöyle ki, Nabokov, devrim dalgasının şiddetle cereyan ettiği dönemlerde, faşizm yönetiminden kaçarak Almanya, Fransa ve Amerika'ya göç eden bir Rus vatandaşıydı.

"Ben İngilizce düşünüyorum, yüreğim Rusça atıyor, kulaklarım Fransızca duyuyor."

Babası Dmitriyeviç'in, adalet bakanlığı yaptığı yıllarda faşişt bir saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, Nabokov'un hayatındaki dönüm noktalarından biri olur. Babasının katli ile, adalete, yaşama, dünyaya ve dinlere olan tüm inancını yitirir...Bu bilgiler ışığında Maşenka'nın, Nabokov'un, Berlin'deki göçmen hayatından bir kesit sunduğunu söylemek de kaçınılmaz oluyor.

Berlin'de, Lydia Nikolaevna Dorn adındaki yaşlı bir kadın, kocasının vefatından sonra, bir ev kiralayarak, kendi evindeki eşyaları, bu evin odalarına serpiştirmek suretiyle bir pansiyon kurmuştur. Burada bence, eşyaların da, onları kullanan insanlar gibi bir nevi göçmen olduğu vurgusu verilmek isteniyor. Bakımsız, izbe ve pis olan bu pansiyonun en ilginç yanı ise kapı numaraları...Çünkü kapıların üstüne yapıştırılmış olan numaralar, geçen yüzyılın takviminden koparılmış olan sayfalardan oluşuyor. (Nisan 1923'ün ilk altı günü) Odaların geçiçi sahipleri ise, asıllarını yitirmiş, hayattan bir beklentileri kalmamış, kaderlerine razı gelmiş, vatan aşkıyla yanıp tutuşan Rus göçmenler. Yani Nabokov'un tabiriyle dahil oldukları filmin konusunu bile bilmeyen figüranlar :

1 Nisan odası: Matematikçi Aleksey Ivanoviç Alfroyov
2 Nisan odası : Eski subay Lev Gleboviç Ganin
3 Nisan odası :Pansiyon sahibi Lydia Nikolaevna Dorn
4 Nisan odası :Yaşlı şair Anton Sergeyeviç Podtyagin
5 Nisan odası : Sekreter Klara
6 Nisan odası :Eşcinsel baletler Kolin ve Gornostsvetov

Bu pansiyonerlerin, bina asansöründe mahsur kalmaları ile başlayan roman, ilerleyen sayfalarda yine bu kişilerin birbirleriyle olan ilişkileri ve bilhassa Ganin'in yaşamı üzerinden devam etmekte. Zaman açısından ise dar bir eser, zira bir pazar günü başlayan örgü, ertesi cumartesi sona erecek şekilde, bir haftalık zaman dilimini kapsıyor. Sayılan karakterler arasında Maşenka neden yok diyecek arkadaşlara bir dipnot düşmek isterim. Maşenka, Alfroyov'un dört yıldır görmediği, memlekette kalmış karısı... Rus devriminden ve Nazi zulmünden kaçmış genç ve yakışıklı subay Ganin'in ise ilk göz ağrısı, çocukluk aşkı...Lakin Nabokov, yine Nabokovluğunu yapıyor ve okurunu, bu Maşenka ile bir türlü tanıştırmıyor. Roman boyunca, Ganin'in Rusya'daki gençlik yıllarında yaşadıklarına, anılarına, hayallerine ve mektuplarına ortak oluyoruz. Maşenka karakterinin ilham kaynağı ise, Nabokov'un 1915 yılında tanıştığı ilk aşkı, on beş yaşındaki Valentin Evgeniyevna Şulgin...

Onca zorlu Nabokov okuma süreçlerinden sonra bunun bünyeme oldukça kolay geldiğini söylemeliyim. Dilinin sade, üslubunun akıcı olması sizi yanıltmasın. Bu kolaylığına rağmen, içerisinde Nabokov'a has derin detaylar barındırıyor elbette. Bir hayli sıklıkla kullandığı, uzun, yerinde ve sıkmayan betimlemeleri yine okuru alıp götüren cinsten. Ayrıca, iç monologlar, güçlü karakter diyalogları ve geri dönüşler şahane. Yani Maşenka, bir ilk roman olma acemiliğini asla taşımıyor. Nabokov, ön sözde bu ilk kitabına olan duygusal bağlılığının çok yüksek olduğunu belirttikten sonra, bir mütevazilik örneği sergileyerek şu cümleleri kuruyor :

"Bu kitapta, herhangi bir eleştirmenin rahatlıkla dalgaya alabileceği, deneyimsizlikten kaynaklanan kusurlar, yine kitabın kendisindeki (nekahet devresi, ahırdaki konser, sandal gezintisi gibi) birçok sahneyle telafi edilmektedir (bu davanın tek hakimi olan) bana göre."

Sözün özü, Maşenka, dönemin Rusyası, özellikle de Bolşevik İhtilali yılları hakkında okura kesitler sunan, yer yer felsefeden dem vuran ve içeriğindeki Rus şair karakteri vasıtasıyla sık sık Rus edebiyatına atıflarda bulunan, göçmen olmanın mağduriyetliğini, sürgünlüğün kahrını ve umudun varlığını çok farklı bir biçimde ele alan minik ama sağlam bir roman.

Maşenka demek Rusya demektir, Maşenka''ya özlem, Rusya'ya özlemdir, Maşenka' ya duyulan aşk, körkütük memleket, körkütük Rusya aşkıdır...

"Bir yazarın biyografisinin en güzel tarafı, onun maceralarının değil, biçiminin öyküsüdür." diyor Vladimir Vladimiroviç Nabokov. Bence kulak verin ve onun eşsiz dehasıyla bir an evvel tanışın...

Nabokov kitapları başta olmak üzere tüm okumaları sırtınızla yapmanız dileğiyle... Evet yanlış okumadınız, sırtınız ile... Zira böyle buyuruyor Mr. Nabokov, varın kararı siz verin, bu adam deli mi, dahi mi?..

"Aklımızla okuruz ama, sanat zevkinin yeri iki kürek kemiğinin arasıdır. Sırtımızdaki bu ürperme, insanlığın ulaşabildiği en yüksek heyecandır. Sırtınızla okuyamıyorsanız hiç okumayın daha iyi." (Seda Bera) 
--reklam--
Maşenka PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vladimir Nabokov - Maşenka kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Maşenka PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vladimir Nabokov Kimdir?
Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır.

1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti.

Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.
--reklam--
Vladimir Nabokov Kitapları - Eserleri
Lolita
Göz
Karanlıkta Kahkaha
Maşenka
Solgun Ateş
Cinnet
Lujin Savunması
Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
Saydam Şeyler
İnfaza Çağrı
Pnin
Edebiyat Dersleri
Ada ya da Arzu
Rus Edebiyatı Dersleri
Konuş, Hafıza
Bir Günbatımının Ayrıntıları
Nikolay Gogol
Rua, Dam, Vale
İhtişam
Yetenek
Don Quijote Dersleri
Çarpık Dünya
Laura'nın Aslı
--reklam--
Vladimir Nabokov Alıntıları - Sözleri
“Az insan tanıyor ve kimseyi de sevmiyordum.” (Göz)
Yanlışlıklar, beceriksizlikler, arayışlar, düş kırıklıkları... besbelli bizimkine hizmet eden aşk meleği solak, kararsız, hayal gücünden yoksun biriydi. (Karanlıkta Kahkaha)
'Koca adamlar ağlamaz,' dedi.
'Arna ben daha büyümedim ki,' diye cevapladı adam (Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı)
"Yarınlarımızı dünlerimizden gelen verilerle planlamak geleceğin en önemli özelliği olan var olmadığı gerçeğini göz ardı etmektir." (Çarpık Dünya)
Bir yazarın işinin ülkesinin ahlakını düzeltmek, sokak kürsüsünün muazzam yüksekliğinden ulvi ideallere parmak basmak, ikinci sınıf kitapları çalakalem yazarak ilk yardım uygulamak olduğunu asla kabul edemem. (Edebiyat Dersleri)
Sosyalizm ve Batı liberalizmi, Dostoyevski'nin gözünde Batı'nın kirliliğinin ve Slavik, Yunan-Katolik bir dünyanın yıkımına yönelik şeytani günahların tecessümüydü. (Rus Edebiyatı Dersleri)
İnsanlar, kapkara bir yükle, sancıyan kocaman bir kamburla yaşamayı öğrenmişlerdir: Bu yük, “gerçeklik”in yalnızca bir “düş” olabileceği varsayımıdır. (Saydam Şeyler)
"Hep düşünmüşümdür," dedi "İnsan acaba kimi daha iyi tanır: Beş saat aynı odada birlikte kaldığı birisini mi, yoksa bir ay boyunca her gün on dakika gördüğü birisini mi?" (Rua, Dam, Vale)
"Benim alçakgönüllü imzam,bu seçkin topluluğun imzalarıyla samimiyet kurmamalı.Ben hiçbir şey değilim. " (Çarpık Dünya)
Gözyaşları güzelliğini arttırmıştı. (Karanlıkta Kahkaha)
Doktor Lujin'e Dostoyevski'den herhangi bir şey verilmesini yasakladı, zira Dostoyevski, doktorun deyimiyle, çağdaş insanın ruhunda baskılı bir etki yaratıyordu, sanki korkunç bir aynaymış gibi. (Lujin Savunması)
"..Bazı kimseler
-ben de onlardan biriyim-
mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz.

Aslolan,

zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir.." (Pnin)
Fakat Gogol'ü okuduktan sonra insanın gözleri Gogolleşebilir ve en umulmadık yerlerde, onun dünyasından parçalar görebilir. (Nikolay Gogol)
(...) tepedeki gökyüzü onun yıldızının parlamasını dört gözle beklemiyor muydu? (Karanlıkta Kahkaha)
Ve birden çok çok uzaklarda, insanların tamamen farklı bir yaşam sürdükleri düşüncesi bir kuş gibi uçuyor beynimden. Onlar benim gibi, bir kereste ormanında, küçük bir çiftlikte tıkılıp kalmıyorlar. (Maşenka)
Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir. (Pnin)
Var oluşumdan hiçbir şey anlamazdım, kendi kendimin bilincinde olmaktan vazgeçememe düşüncesi beni deli ederdi ve güvenle ve dikkatle küçük işleriyle meşgul olan o sade insanları kıskanırdım. (Göz)
Tarihçilerin kesin ve doğru olmaları, taraf tutmamaları gerekir. Ne çıkarın, ne korkunun, ne hıncın, ne sevginin, tarihçiyi gerçekten saptırmaması gerekir. Gerçeğin kaynağı, tarihtir; zamana denk olan, olayları saklayıp koruyan, geçmişe tanıklık, şimdiki zamana örnek teşkil eden, geleceğin habercisi tarih. (Don Quijote Dersleri)
...edebi şaheserleri inceleyecekti. Bu onun, artık özgürce tadına varabileceği bir merakıydı. (Solgun Ateş)
"... belirli bir görüntünün hatırası, belirli bir ânın özleminden ibarettir; ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup giderler." (Edebiyat Dersleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/masenka-vladimir-nabokov-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)