# Mayoz Bölünme Hikâyeleri - Evrim Alataş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mayoz Bölünme Hikâyeleri kimin eseri? Mayoz Bölünme Hikâyeleri kitabının yazarı kimdir? Mayoz Bölünme Hikâyeleri konusu ve anafikri nedir? Mayoz Bölünme Hikâyeleri kitabı ne anlatıyor? Mayoz Bölünme Hikâyeleri PDF indirme linki var mı?  Mayoz Bölünme Hikâyeleri kitabının yazarı Evrim Alataş kimdir? İşte Mayoz Bölünme Hikâyeleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mayoz-bolunme-hikayeleri-evrim-alatas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-19T21:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-10-19T21:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/19/evrim-alatas-kimdir-evrim-alatas-kitaplari-ve-sozleri-337260.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Evrim Alataş 
 Yayın Evi: İletişim Yayınları 
 İSBN: 9789750511387 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Mayoz Bölünme Hikâyeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Yıllarca kaybettiklerimizin dökümlerini yaptık hep. Acı, bizden başlayıp bize dökülen bir dere oldu. Yüreğimiz ve beynimiz bir ‘korkunç anılar deposu’na dönüştü. Oysa biraz da gülerek bakmak gerekir hayata. Güldüğümüz kendimiz bile olsak. Yani, ‘Alem buysa kral biziz’ demek lazım bazen. Yangınlardan çıkıp da paçalarımızdaki yanığa gülmek lazım…”

Evrim Alataş, bu kitabında 1990’ların “olağanüstü hal” ortamında Kürtlerin yaşadığı mezalimin mizahını yapıyor. Hayatın içinde akıp giden trajikomiği anlatıyor aslında. Hem zalimin dar kafalılığına hem de mazlumun en berbat durumlarda bile bir ‘komiklik’ bulma becerisine tanıklık ediyor. Bunların yanı sıra, solcuların ‘kendi aralarında’ geçen hikâyelerin mizahına da…

Bir lokantada üzerindeki figür Apo’ya benzetildiği için suç unsuru sayılan tuzluklardan düğün genelgelerine, sarı-kırmızı-yeşil yasaklarından kendisine yollanan istek peçetesinde “Kürdistan” lafı geçtiği için tutuklanan oryantal dansöze…

90’lar geride kaldı mı, aşılabildi mi, yoksa pusuda bekliyor hatta hortluyor mu, hâlâ tartışılıyor. Evrim Alataş, 90’ların iklimini kara mizah penceresinden bakarak hatırlatmaktan fazlasını yapıyor. İsyankâr neşesiyle, her devirde okunabilecek devlet ve insan manzaraları anlatıyor bize.
--reklam--
Mayoz Bölünme Hikâyeleri Alıntıları - Sözleri
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.
Körfez krizinin yaşandığı günlerde okuduğu Pendik Lisesi'nin duvarına 'Savaşa hayır' yazan 16 yaşındaki kız öğrenci N.A, gözaltına alınarak dayaktan geçirilir. Daha sonra hakkında İstanbul DGM tarafından dava açılan N.A, yargılanarak tam 1 yıl hapis cezasına mahkûm edilir.
7 Eylül 1992. Istanbul Yenibosna'da lise üçüncü sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Korkmaz, akşam 21.00 sularında evine gitmektedir. Ancak birden omzundan bir kurşun yer. Ardından bir hareketlilik, bir panik, 'yat lan', 'kalk lan' talimatları falan. Korkmaz, hızla üst aramasından geçirilir ve hastaneye kaldırılır. Polisler, bütün bu olup bitenleri, "Cebindeki gazeteyi silah sandıydık," diye açıklar.
Yaşama her daim sırıtmak iyi bir şey. Evet, sırıtmak diyorum. Çünkü tebessüm kavramında da nedense bir üzüntü buluyorum.
Yıllarca kaybettiklerimizin dökümlerini yaptık hep. Acı, bizden başlayıp bize dökülen bir dere oldu. Yüreğimiz ve beynimiz bir “korkunç anılar deposu” na dönüştü. Oysa biraz da gülerek bakmak gerekir hayata.
Geç kalmak değil, yaşama her daim sırıtmak iyi bir şey. Evet, sırıtmak diyorum. Çünkü tebessüm kavramında da nedense bir hüzün buluyorum.
--reklam--
Mayoz Bölünme Hikâyeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evrim Alataş'ın okuduğum ve pek beğendiğim ilk kitabı. Kısa kısa hikayelerden oluşan kitapta bazı gerçek olaylar adeta fıkra gibi. Yok artık dedirten cinsten. Yok artık bu kadarı da olmamıştır. Ama hepsi gerçek , neredeyse her hikayeden sonra yüzünüzde bı gülümseme oluşacak , fakat bazen öyle gülümsemeler vardır ki bu sadece basit bir kas gerinmesi değildir, içinde onlarca anlam barındırır. Acı , öfke , çığlık , yalnızlık , çaresizlik , yenilmişlik.. Ah Evrim, keşke böyle erken ayrılmasaydın aramızdan .. (Naz Ayaz) 
--reklam--
Mayoz Bölünme Hikâyeleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Evrim Alataş - Mayoz Bölünme Hikâyeleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mayoz Bölünme Hikâyeleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Evrim Alataş Kimdir?
1976’da Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Gölpınar köyünde doğdu. İlkokulu kendi köyünde, ortaokulu başka bir köyde, liseyi ise İstanbul’da okudu. 1995’te Yeni Politika’da, o kapatıldıktan sonra yerine kurulan gazetede, o da kapatılınca
onun yerine kurulan gazetede çalıştı. Böylece yedi gazete etti – Özgür Gündem’e kadar... Başka yayın organlarının yanı sıra Radikal İki’de, Birgün’de, Birikim’de yazdı. 2003’te Aram Yayıncılık’tan Mayoz Bölünme Hikayeleri yayımlanmıştı. 12 Nisan 2010'da aramızdan ayrıldı.
--reklam--
Evrim Alataş Kitapları - Eserleri
Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer
Mayoz Bölünme Hikâyeleri
Biz Bu Dağın Çiçeğiydik
--reklam--
Evrim Alataş Alıntıları - Sözleri
Devletle baş etmek için, devlet olmak gerekir! (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Türk halkının hassasiyeti diye hepimize yutturulmaya çalışılan şey, ırkçı ve faşist mahalle delikanlılarının bir araya gelip yakıp yıkmasından başka bir şey değildir. Bu halk hassasiyeti falan değil, düpedüz faşizmdir. Yıllarca besleyip barındırdığın, her zaman sırtını sıvazladığın bu sıradan faşizm, böyle olur olmadık yerde gelip façana jilet atar işte. Niye? Çünkü bütün kurumların ve bütün çarkınla bir 12 Eylül artığısındır. (Biz Bu Dağın Çiçeğiydik)
İskelet sistemini anlatmak için, son çare, kemikler olmayınca, vücut çuval gibi yığılır demişti. Yanılmışsın öğretmenim. Ruh olmayınca ruh! (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Devrim her yere birden gelecekti, cahil adam, hiçbir şeyden anla­mıyordu! (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Köylü böyle kuşları anlamaya çalışırken, büyük evin aşa­ğısındaki yolda iki genç belirdi. Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ... Denizlerin martılarını getirmişlerdi tepelerinde (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
“Babayiğittiler, güleç, güzeldiler… En güzelleriydiler…” Ve yasla örülü tüm yollar, Denizler’e çıkıyor hâlâ… (Biz Bu Dağın Çiçeğiydik)
Dedik ya, bu dönem Cumhuriyet emeklemeden kalkıp, diz­lerinin üstüne doğrulmuş, yürümeye çalışıyordu.. (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Yaşasam mı ölsem mi
Karar vermek zor. (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Yıllarca kaybettiklerimizin dökümlerini yaptık hep. Acı, bizden başlayıp bize dökülen bir dere oldu. Yüreğimiz ve beynimiz bir “korkunç anılar deposu” na dönüştü. Oysa biraz da gülerek bakmak gerekir hayata. (Mayoz Bölünme Hikâyeleri)
Dev­rim beklentisi, korkuyu, kaygıyı, umudu, hayali ve coşkuyu da barındırıyordu (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Buluşmalar, yalın haliyle yan yana gelme, hasret giderme, kucaklaşma, göz göze gelmedir biraz. Buluşmanın gerisine yara vardır, kopuş, acı vardır. Hele de Dersim olunca, bir coğrafyanın kanadığını, yaralandığını hissedersiniz. Çünkü bir bedenden kopan parça kanamaz, acımaz, bedenin kendisi acır. Yani Dersim acır, acıyor… (Biz Bu Dağın Çiçeğiydik)
Bu ülke bok kokuyor... (Biz Bu Dağın Çiçeğiydik)
7 Eylül 1992. Istanbul Yenibosna'da lise üçüncü sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Korkmaz, akşam 21.00 sularında evine gitmektedir. Ancak birden omzundan bir kurşun yer. Ardından bir hareketlilik, bir panik, 'yat lan', 'kalk lan' talimatları falan. Korkmaz, hızla üst aramasından geçirilir ve hastaneye kaldırılır. Polisler, bütün bu olup bitenleri, "Cebindeki gazeteyi silah sandıydık," diye açıklar. (Mayoz Bölünme Hikâyeleri)
Acı öyle derin­di ki, kimsenin yarına umudu kalmamıştı. (Her Dağın Gölgesi Deniz'e Düşer)
Geç kalmak değil, yaşama her daim sırıtmak iyi bir şey. Evet, sırıtmak diyorum. Çünkü tebessüm kavramında da nedense bir hüzün buluyorum. (Mayoz Bölünme Hikâyeleri)
Yaşama her daim sırıtmak iyi bir şey. Evet, sırıtmak diyorum. Çünkü tebessüm kavramında da nedense bir üzüntü buluyorum. (Mayoz Bölünme Hikâyeleri)
“Babayiğittiler, güleç, güzeldiler… En güzelleriydiler…” Ve yasla örülü tüm yollar, Denizler’e çıkıyor hâlâ… (Biz Bu Dağın Çiçeğiydik)
Etik der ki sokakta mendil satan çocukla alışveriş yapma,elini açıp da dilenene para verme! Çünkü bu, toplumu ahlaksızlaştırır. Ahlaksızlığın olduğu yerde tersinden bir ahlak belirler toplum mühendisliği. Haydi uy bakalım, kağıt mendil satarak eve ekmek götüren bir çocuk için belirlenen ete kemiğe sığmaz etiğe! (Biz Bu Dağın Çiçeğiydik)
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir. (Mayoz Bölünme Hikâyeleri)
Körfez krizinin yaşandığı günlerde okuduğu Pendik Lisesi'nin duvarına 'Savaşa hayır' yazan 16 yaşındaki kız öğrenci N.A, gözaltına alınarak dayaktan geçirilir. Daha sonra hakkında İstanbul DGM tarafından dava açılan N.A, yargılanarak tam 1 yıl hapis cezasına mahkûm edilir. (Mayoz Bölünme Hikâyeleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mayoz-bolunme-hikayeleri-evrim-alatas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)