# Mektuplar - Ali Şeriati Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mektuplar kimin eseri? Mektuplar kitabının yazarı kimdir? Mektuplar konusu ve anafikri nedir? Mektuplar kitabı ne anlatıyor? Mektuplar kitabının yazarı Ali Şeriati kimdir? İşte Mektuplar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mektuplar-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T16:47:17+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T16:47:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/ali-seriati-kimdir-ali-seriati-kitaplari-ve-sozleri-151286.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ali Şeriati 
 Çevirmen: Esra Özlük 
 Yayın Evi: Fecr Yayınevi 
 İSBN: 9786055482302 
 Sayfa Sayısı: 248 

Mektuplar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Birçok aziz şahsiyet, dünyayı dine tercih etmiştir. Allah adına makam ve mevki kazanarak alıcılara satmışlardır. Halkın ihlâs ve iman merdiveniyle kudret çatısına çıkmışlardır. Mihraptan efendi sarayına terfi etmişlerdir veya hakanın sarayına başlarını uzatmışlardır. Halkın lideri olmaktan vazgeçerek halkın düşmanları önünde diz çökmüşlerdir. Başlarını Allah’a secdeden kaldırarak para tanrısı huzurunda rükûa eğilmişler, secdeye kapanmışlardır. Birçok meşhur takva adamı ve erdem sahibi, din adamı, âlim, halk ve özgürlük rehberi yavaş yavaş veya ansızın kendi iradesiyle veya yoldan çıkarıcı gizli güçlerin ve taraftarlarının elleri ve desiseleriyle yollarını değiştirmişlerdir. Kıblelerini değiştirmişlerdir. “Hoşça kal halk!” diyerek halka veda etmişlerdir!

İçindekiler

Ali Şeriati
Yayıncının Notu
Önsöz
Eş(in)e Mektup
Oğul(un)a Mektup
Anne-Babaya Mektup
Amcaya Mektup
Halaoğluna Mektup
Kayınbiradere Mektup
Nasır Minaçî Bey’e Mektup
Horsend’e Mektup
Hümayun’a Mesaj
Kardeşim Kazım’a Mektup
Mirzazade Bey’e Mektup
Mühendis Abdulâlî Bazergan’a Mektup
Ali Asgar Hacı Seyyid Cevadî’ye Mektup
Kuddusî Bey’e Mektup
Celal Zerrinî Münferid’e Mektup
Savaşçı Kardeşe Mektup
Fikirdaşa Mektup
Dosta Mektup
Fatımatuzzehra Hayır Kurumu Mütevelli Heyetine-Kahe
Dosta Mektup
İslam Mektebi Dergisi Yayın Kuruluna Mektup
Açıklama
Ayetullah Milanî’ye Mektup
Seyyid İbrahim Milanî’ye Mektup
Kum Feyiz Yayınevi Müdürüne Mektup
Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Metinî’ye Mektup
Sir Seyyid Ahmed Han
Sir Seyyid Ahmed Han’a Mektup
Kardeşe Mektup
Mektuplarından Örnekler

Mektuplar Alıntıları - Sözleri
Bilmiyor musun ki
insanın en büyük düşmanı onun düşünme ve anlama yetisidir? 
Eşek olursan mutlu olursun!
Bu yazdıklarımı okuman noktasında çok ısrarcı da değilim zaten. Belki de ısrarcıyımdır ya da rica ediyorum.
Yalnız kalmamı istemiyorlar.
Yürüyordum ve birkaç dakikada bir durup arkama bakıyordum . Ümit dolu gözlerle yolunu bekliyordum . Seni görebilmeyi arzuluyordum. Çölün ortasında hareket halindeki bir nokta gibi bana geldiğini göreyim diye.
Nasıl ölüneceğini bilen kişiler aslında nasıl yaşanacağını bilen insanlardır. Yaşamı nefes almaktan ibaret olmayan kişinin ölümü de elbette sadece nefessiz kalmak olmayacaktır. Ölüm de yaşamak kadar büyük bir iştir. Tarihte ihtişamlı birçok ölüm gerçekleşmiştir. Sadece bazı gözler , yüzeysel ve kaba gözlerin fark edemediği derin ve zarif güzellikleri , görkemleri görebilir.
Ancak şimdi hiçbir şey benim gamımı hafifletmiyor
Karanlığın hâkim olduğu her yerde tüm sınırlar yok olur, çirkinleşir. İyi kötü olur , kötü iyi olur ...
Bilmiyor musun ki insanın en büyük düşmanı onun düşünme ve anlama yetisidir ..?
Doğa iki ayrı insanı bir araya getirmek için bir tuzak kurar. Doğa tuzak kurar derken bunun kötü bir şey olduğunu söylemek istemiyorum , asla. Bu , doğanın işidir. Allah'ın arzusudur. Nefes almak, içmek , yemek, çalışmak, uyumak,yeşermek, genç olmak , olgunlaşmak, yaşlanmak gibi bir şeydir. Konusu olduğumuz yaşamın parçalarından bir parça gibi. Parçası olduğumuz ruhtan ve bedenden neşet etmiş bir sıfat ve haldir bu...
Düşmanlarımızı ahmaklardan kılan Allah'a hamdolsun...
Sevgili Puran'ım ,

Canım, nasılsın ? Allah sırtındaki iki ağır yükü taşıyabilmek için sana güç versin.
Birincisi : Ben...
İkincisi : Benimle yaşamak ...
Gündüzleri ömrümden çalmak için uyuyorum. Geceler! Geceleri yalnızlık, karanlık ve sükut içinde, durmadan yağan acı yağmurları altında dizlerim kucağıma çekilmiş vaziyette sessiz oturuyorum.

Mektuplar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şeriati...
Duruşu ve fikirleri ile uyanmama vesile olan manevi babam!
 Her kitabında ayrı bir şahsiyet her birinde ayrı bir renk, ahenk...
Şahsiyetini mürekkeple değil kan ile sayfalara döken Şehid.
44 yıllık hayatına bunca bilgiyi, telaşı, yaşayışı, aileyi, hapishaneyi, sürgünü, uzun yolculukları, haccı, çocukları, evliliği, eğitimi, öğretmenliği ve sayısını bilmekten uzak olduğumuz bir dolu kitabı nasıl sığdırdı sorusuna verebileceğim tek cevap KERAMET olurdu galiba :)
Yalnızlık sözleri serisi ve eşi Puran Şeriati'nin kitaplarından edindiğim bilgiye göre hayatından uykuyu zorunluluk dışında çıkartmış bir mücahid.
Kendisine üzerinde silahla mı yakalandın diye soran gardiyana evet tam üç tane silah ile cevap veren ve markası sorulduğunda Dolma Kalem diye haykıran Yazar !
Kitabı hakkında bilgi vereyim derken hep o asil duruşuna takılı kaldığım mübarek insan.
Konuşmaları, mektupları ... Biz sıradan insanların konuşmaları ve mektupları gibi değil. Her biri ayrı bir dünyayı aydınlatan gök lambalarıdır.
Dün gece saatlerinde başlayıp henüz bitirdiğim kitap hakkında söyleyeceğim tek şey mutlaka okumanız gerektiğinden öteye gidemez. Zira bilip ardında durdugum bir sey var ki "kitap değil yazar okunur." (Maderem) 

Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.

Hayatı

Çocukluğu

Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

Eğitimi

Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.

Ölümü ve etkileri

Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.

Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.

Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.

Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.

Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.

Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.

wikipedia

Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
Hac
İnsanın Dört Zindanı
Ali
Dine Karşı Din
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Ebuzer

Anne Baba Biz Suçluyuz
Kadın (Fatıma Fatımadır)
Her Hicret Bir İnkılaptır
Muhammed Kimdir
Kendisi Olmayan İnsan
İnsan
Bilinç ve Eşekleştirme

Dua
Çocuklar ve Gençler
Dinler Tarihi 1
Dinler Tarihi 2
Şehadet
Aydın
İslam ve Sınıfsal Yapı

Marksizm
Kur'an'a Bakış
Hangi Şia?
Kapitalizm
İran ve İslam
İslam Bilimi (Ciltli) I-II
İbrahim'le Buluşma

İslam'ı Tanıma Metodu
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Yeni Çağ'ın Özellikleri
Ne Yapmalı
Yalnızlık Sözleri 1
İslambilim 1
İslambilim 2

Biz ve İkbal
Aydınlara Umut Çağrısı
Ali Şiası Safevi Şiası
Hür Düşünce Mektebi
İslam Nedir Muhammed Kimdir
Mektuplar
Çöle İniş

İslam'ı Anlamak
İnsan Olmak
Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
Muhammed'i Tanıyalım
Kültür ve İdeoloji
Kendini Bilmek
Yalnızlık Sözleri 2

Medeniyet ve Modernizm
Medeniyet Tarihi 1
Medeniyet Tarihi 2
İdeallerin Yenilgisi
Kapitalizm Uyanıyor mu?
Şia
Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası

Sanat
Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
Ümmet ve İmamet
Adem'in Varisi Hüseyin
Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
Kavramlar Sözlüğü
Muhtelif Eserler- I

Muhtelif Eserler- II
İslambilim 3
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
Tevhidi Altyapı
Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
İslam Ekonomisi
İslam'ın Tarih Felsefesi

İslam Sosyolojisi Üzerine
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
Yarının Tarihine Bakış
Sevmek Aşktan Üstündür
Terimler Sözlüğü
Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri

Dine Dayanmak
Siret
Ali Şeriati'den Aforizmalar
Dinleri Tanımak
İki Sûre İki Yorum
Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
Toplumbilim Üzerine

Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
Aşk ve Devrim
Ve Cevap Veriyorum
Öze Dönüş
Ayet Yorumları

Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor.
Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara:
Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla.
Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
“Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)

Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum.
[Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
"O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumlu­luktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz..
Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde,
Akıl bineğinin ayağı topalladığında,
Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)

Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok
çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık,
yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet,
nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa
yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi
yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir.
Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
"Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mektuplar-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)