# Menderes Dönemi - Abdurrahman Dilipak Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Menderes Dönemi kimin eseri? Menderes Dönemi kitabının yazarı kimdir? Menderes Dönemi konusu ve anafikri nedir? Menderes Dönemi kitabı ne anlatıyor? Menderes Dönemi PDF indirme linki var mı?  Menderes Dönemi kitabının yazarı Abdurrahman Dilipak kimdir? İşte Menderes Dönemi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/menderes-donemi-abdurrahman-dilipak-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-16T11:00:12+03:00
- Güncelleme: 2022-05-16T11:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/16/abdurrahman-dilipak-kimdir-abdurrahman-dilipak-kitaplari-ve-sozleri-223477.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Abdurrahman Dilipak 
 Yayın Evi: Beyan Yayınları 
 İSBN: 9789754730661 
 Sayfa Sayısı: 282 
--reklam--
Menderes Dönemi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Menderes Dönemi, Cumhuriyet tarihinde bir dönüm noktasıdır. Tek partiden çok partili döneme geçilirken ülkenin siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel yapısında da önemli değişiklikler olmuştur. Ancak bu değişim sanılanın aksine radikal değişimler değil, aynı temel zihniyetin yeniden yapılanması, kabuk değiştirmesi ve şeffaf bir görüntüye büründürülmesidir. Daha fazla sürdürülmesi mümkün olmayan baskı rejiminden Demokrasi görüntüsü arkasında yeni, halka rağmen halk için bir dikta rejimi kurulmuştu. Bu nedenle DP hareketi rejime yabancılaşma halkı, rejimin şemsiyesi altında toplama ve sol ideolojinin reaksiyoner dar kalıplarını kırarak CHP'nin kendi içinde bir alternatif üretmek suretiyle, kendi kozası içinde ölmeye yüz tutan bir siyasal hareketi, yeniden hayata kazandırma operasyonu idi.
--reklam--
Menderes Dönemi Alıntıları - Sözleri
Sıradan bir adam şöyle demişti: Münafıkların dini yoktur!
İdeolojileri de .. Onun için onlar ideoloji ve din düşmanıdırlar,
kendileri hiç bir şey olmadıkları için, başkalarının bir şey olmaları
halinde kendilerinin hiçliklerinin anlaşılmasından korkarlar ..
Halbuki herkes hiç bir şey olursa, kendilerinin herşey olma şansı
vardır!
Eğer Menderes'in altından iskemleyi çeken İnönü
ise, onu sehpanın önüne kadar getiren de Bayar'dır .. İnönü,İkinci
Atatürk, Bayar ise İkinci lnönü'dur. Bayar-İnönü kavgası, kimin
Atatürk olacağı kavgasıdır. Cumhuriyet rejimi boyunca herkes, bu role oynamıştır. Kim İkinci Atatürk olacak. Onun ilke ve inki-lablarına sahip çıkmak, aynı zamanda onun yöntemlerini ve yetkilerini istemek anlamına da gelmektedir. Turgut özaı da bu gün aynı çizgide yürümektedir. Gürsel, ya da Evren aynı şeydi.
Aşılması gereken, geri kalmışlığı iireten bu siyasal süreç olsa gerekir!
Machiavelli de pek yerinde bir görüşle toplumun babası olması gereken hükümdarların bir partiye bağlanıp yan tutmaları durumunda devletin, bir yanına çok yük yüklendiği için batan bir gemiye döneceğini söyler ...
Ayaklanmaların nedeni ikidir. Büyük yoksulluk ve büyük hoşnutsuzluk. Yıkılan ocakların sayısı ne denli çoksa,
karışıklığı destekleyenler de o denli artar ...
Türkiye'nin ABD'nin ileri karakolu olmasının temelleri
CHP döneminde gerçekleşmiştir .. ABD ile ilişkiler gerçekleştikçe,
ABD Türkiye'deki ve bölgedeki çıkarlarını teminat altına almak
için Türkiye'dc ülkeye yön veren kişilerle sıkı bağlar kurmaya
özen gösterecek ve kendine yakın çizgide gördüğü DP hareketini
dolaylı ve doğrudan olanca gücü ile destekleyecektir ..
"Eşkıya bozması Hacı Ali paşa..."
Menderes, halka vadettiği şeyi veremedi ..
Bindiği atın yakışıklı süvarisi rolünde idi, ama dizginler hep
bir başkasının elinde olmuştu.. Övülen o idi, ama idam sehpasında can veren de o olacaktı ..
Menderes halkın sevdiği biri idi. Menderes belki de Bayar için bir dublördü. Asıl oyuncu oydu .. Bayar, Menderes'in munis yüz ifadesine, onun konuşkanlığına muhtaçtı. İnönü taşa tutulurken de, İstanbul ve Ankarada meydana gelen olaylarda da, halka
karşı silah kullanma emrini veren de Bayar'dı!
Bayar her zaman perde gerisinde kaldı. Menderes'in eli ile ABD ye büyük tavizler verdi ve Amerikan menfaatlerine bUyük
hizmetler gördü. Ama sonunda fatura Menderes'e çıkaruldı.
Cumhuriyet Halk Partisi ne kadar halka karşı ve halktan korkuyorsa, Halk Esasına dayalı bir zihniyelin ürünü, ya da onun adına örgütlenen bir parti olan Demokrat Parti de Halk kalabalıkları içinde ona yabancı idi.
Hem 46 Ruhu, hem 27 Mayıs, Hem 12 Mart, Hem de 12 Eylül
aynı anda kutsal olamazdı! Böyle bir iddia, ne ahlakidir, ne de
tarihi gerçekliğe sığar!
Olan olmuştur diye, her gelene ağam, gidene paşam diyemeyiz
.. Her şapkalı, asık suratlı adama selam durmak zorunda değiliz!
1955 lerden sonra DP nin taşra teşkilatlarına hakim olan
grub bu mütegallibe takımı idi. Fötr şapkalı, gravatlı adamlar ..
Kasaba zenginleri giderek şehirlere doğru taşınmaya başlayacaklardı
.. Arkalarında ise işlerini yürütmek için kahyalar bırakacaklardı.
Kendileri köylünün parti nezdinde ve Ankara'da Avukatlığını
yaparken, Kahyalar bu işi yapmadan halka kan kusturmaya
başlayacaktı ve artık bu dönem DP hayallerinin bitmeye başladığı dönemdir ..
Şehirlere taşınan bu toprak ağalan, tefeciler ise. yavaş
yavaş şehir nimetlerinden yararlanarak .kent burjuvazisini.
oluşturmaktadırlar. Köylülükten kurtulmak için ve sonradan görmüş şehirli havalarına girerken fuhuş ve işreti beraberinde büyütecek ve bu ilişkileri Ankaraya taşıyacaklardır. Giderek DP nin politik kadrosunu oluşturanlar bu takım ve çevresinden oluşacaktır . . '
--reklam--
Menderes Dönemi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap, her ne kadar "Menderes Dönemi" olarak adlandırılsa da, Atatürk ve İsmet İnönü ile başlayan Cumhuriyet hükümetleri ve bu donemin bir çok kişiliği hakkında bilgi veriyor.

Zaman zaman kişilerin hayat hikayeleri ile, zaman zaman da siyasi tercihlerindeki tarihe yansıyan söylem ve etkileri ile bir çok açıdan, dönemlerin bilinen veya bilinmeyen yönlerini anlatmaya çalışıyor.

Kitabı okurken belki ideolojik bir yaklaşımla yazıldığı, yazarın kimliğinden dolayı düşünülecektir... Ama ben okurken, konuların bu şekilde ele alinarak kitabın yazılmadığına kesinlikle ikna oldum. Çünkü kitabı okurken, o dönemin ne derece karmaşa ve belirsizlikler içinde yaşandığını ve bu yüzden de, tutarsızlıklar, olumsuzluklar olmasının doğal bir şey olduğunu gördüm.

Bugünün siyasi kimlikleri ve şartları ile geçmişi ele alıp, eleştirmenin de övüp kutsamanın da bize bir faydası yok. Bugünkü sağ partiler de, sol partiler de kendilerine geçmişten aldıkları "Model" kişilikleri, sadece kendi istek ve düşünceleri doğrultusunda tanıtmaya çalışmaktadırlar. Bu da tarihi çarpıtmalarına sebeb olmaktadır...

Oysa, A.Dilipak bu kitabında, olayların ve kişiliklerin zaman içindeki akışını öyle birbirine bağlayarak anlatıyor ki, zaman zaman övgüler dizdiğiniz birini farklı bir zamandaki düşünce ve tercihleri için ağır bir eleştiri yapma durumunda kalıyorsunuz...

Ön yargılarınız engel olmayacaksa, okunmaya değer bir kitap olarak öneriyorum. (Hayata 1 Yorum) 
--reklam--
Menderes Dönemi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdurrahman Dilipak - Menderes Dönemi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Menderes Dönemi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdurrahman Dilipak Kimdir?
1969 da Konya İmam-Hatip okulundan mezun oldu. Güzel Sanatlar Akademisine girmek için resim dersleri aldı. Ancak İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arap ve Fars Filolojisine girdi ve bu arada iki yıl okuduktan sonra İstanbul Ticari İlimler Akademisi Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksek Okuluna kaydoldu ve 1980 de bu okuldan mezun oldu.

1964 yılında kısa süreli "Düziçinde Kasırga" isimli bir kartela gazete çıkarttı. 1969 da, D.S.İ. 6. Bölge Müdürlüğünde Arazi Elektirifikasyonu Kontrolü olarak çalışma hayatına başladı, 1971 judo antrenörü oldu, 1972 kurucu Fetih Yayınevini ve Hertür Yayın Dağıtım Şirketini kurdu, 1973 Yeni Sanat Dergisi Yayın Kurulunda yer aldı. Aynı yıl MTTB Sinema Kulübü üyesi oldu. Ardından, Burak Film Kurucu Ortakları arasında yer aldı ve Milli Sinema Tartışmalarına Katıldı. 1977 Adım Dergisi Genel Yayın Müdürü, 1988-1990 Dış Politika Dergisi Yayın Yönetmeni, 1972-1993 Milli Gazete yazarı, 1978-93 Bazın Hicret Dergisi Genel Yayın Müdürü, Seriyye Dergisi sorumlu Yazı İşleri Midürü, 1994 Cıngar Mizah dergisinde yazar. 1993 den itibaren Akit gazetesi, 1990 dan itibaren haftalık Cuma Dergisi'nde yazar, 1996-1997 Haftalık Selam Gazetesi, 1996 günlük Yeni Şafak Gazetesi, Aylık Görüş (Almanya), Aylık Pir dergisi, Gazete Gazetesi'nde yazarlık yapmıştır.
--reklam--
Abdurrahman Dilipak Kitapları - Eserleri
Coğrafi Keşiflerin İçyüzü
Bir Başka Açıdan Kemalizm 1
Laisizm
Neden Şeriata Karşılar?
İnönü Dönemi
Menderes Dönemi
Cumhuriyete Giden Yol
Vahdet Ama Nasıl?
Bu Din Benim Dinim Değil
Yağmalanan Ülke Türkiye
Bir Başka Açıdan Kadın
İhtilaller Dönemi
Filistin'de Bir Çocuk
Yeşil İle Kırmızı
Çanakkale Geçildi
İnsanlığın Tarihi
Sorunlar Sorular ve Cevaplar 1
Anayasa ve Demokrasi
Anya Manya Kumpanya
Yaşasın Şeriat
Dam Üstünde Saksağan
Türkiye Nereye Gidiyor?
Cumhuriyete Giden Yol
Mehtike
Uzak Doğuda Bir Filistin (Moro)
Terörizm/ Terörist Kimdir?
Gün Doğarken
Savaş Barış İktidar
Güneyin Gelini
Laik Demokratik Cumhuriyet İlkelerine Bağlı Kalacağıma
Ortak. Payda
İslam Savaşçıları
Arayış
Şişli Terakki Davaları
--reklam--
Abdurrahman Dilipak Alıntıları - Sözleri
Bilim adamlarına, düşünürlere , sanatçılara, her alanda yeni kaabiliyetlere ihtiyacımız var. Bizim olmayan bir dinin misyonerlerinin etkisinden kurtulmak için buna mecburuz. (Bu Din Benim Dinim Değil)
Hemen herkes, kişiler, tüm kurum ve ülkeler terörü lanetlerken, kendi terörünü kutsamakta, bu yola başvuran kişi, halk ve milletler kendi şiddet gösterilerinin kişilerin, halkların uluslararası hak, özgürlük ve bağımsızlıkları yolunda verilmiş bir mücadele olduğunu ileri sürmektedir. (Terörizm/ Terörist Kimdir?)
ben demokrat değilim, demokrasi kelimesini kullanmadan da ben umutlarımı, ütopyamı açıklayabilirim.. Hatta bu günkü vıcık vıcık demokrasi kokan nutuklardan, siyasal hayattaki demokrasi edebiyatından da bıktığımı, hatta nefret ettiğimi söyleyebilirim. (Anayasa ve Demokrasi)
Çanakkale başlı başına bir savaş mı, yoksa bir savaşın bir cephesi mi? (Çanakkale Geçildi)
Sanıldığı gibi, ilkellikle şiddet arasında yoğun bir bağ bulunmamaktadır. Yapılan araştırmalar, cahillerin şiddetle tanışıklığının çok ileri safhalarda olduğunu göstermektedir. Bir çok ilkel kavimde ise, modern toplumlara göre şiddet öğesi çok daha zayıftır. (Terörizm/ Terörist Kimdir?)
Cumhuriyet Halk Partisi ne kadar halka karşı ve halktan korkuyorsa, Halk Esasına dayalı bir zihniyelin ürünü, ya da onun adına örgütlenen bir parti olan Demokrat Parti de Halk kalabalıkları içinde ona yabancı idi. (Menderes Dönemi)
İslâm kendinden hiçbir şey çıkartılamayan ve hiçbir şey eklenemeyecek bir bütündür. Reforma muhtaç da değildir. O zamanı ve mekanı kuşatır. Din budur: İslâm ve burada herkes için yaptıklarının, layık olduğu şeylerin tam eksiksiz karşılıkları vardır. (Bir Başka Açıdan Kadın)
Muhammed, ibtida Allah’ın Resuluyüm diyerek ortaya çıkmamıştır; bunu düşünmemiştir.Bu düşünce, senelerce mücadele ettikten ve fikirlerini neşreyledikten sonra kendisinde hasıl olmuştur.

Nokta dergisi (Bir Başka Açıdan Kemalizm 1)
Bir zamanlar TBMM'nin duvarlarında "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ibaresi yerinde "Ve emrühüm şura beynehüm" ayeti yazılı idi. O zaman Meclis girişinden başlayarak Meclis koridorlarının dört bir yanında, üzerinde Kurtuluş Savaşında kullanılan "La ilahe illallah" yada "Allahu ekber" veya "Nasrun minallah" ve fethün garib" yazılı ayet ve lafızlar yazılı idi. Şimdi bunlar suç aleti. Aslında 1. meclis milletvekillerinin tümünü bugün 163'ten yargılayıp mahkum etmek mümkün. Bu devleti kuranların inancını temsil eden semboller ve sloganlar artık irtica olarak damgalanıyor. (Cumhuriyete Giden Yol)
"Yalan bitsin artık. Zulüm bitsin.
İnsanlar özgür olsun. Çağdaşlığın da, gelişmenin de, bireysel ve toplumsal
mutluluğun da yolu özgürlükten geçmektedir. Köle düzenine hayır." (Laisizm)
Mehmed Akif tekrar Türkiye'ye döndüğünde yalnız bir adamdı. Öldüğünde bir İstiklâl Marşının şairi değildi sanki. Ve onun yazdığı marşa Avrupai bir beste uygun görülmüştü. Özü ile Müslümancı duygularla dolu, şekil olarak batı müziğinin unsurlarını taşıyan yeni bir armoni söz konusu idi. Sanırım biz o idik. Bizim bugünkü durumumuzu ifade ediyordu marşımız. (Cumhuriyete Giden Yol)
Basit kelime olarak şeriat: Suyun kaynağı, suyun kaynağına giden yol, geniş yol, açık yol. (Neden Şeriata Karşılar?)
Kuşkusuz, şiddet ve terörün olmadığı bir toplum düzeni oluşturmak için en sağlıklı yöntem, eylemleri şiddetli cezalarla caydırmak yerine, şiddet ve terörü ortaya çıkartan, onu meşru kılan şartları ıslah etmektir. (Terörizm/ Terörist Kimdir?)
Tefrikaya düşmeyin. Şeytan sizi Allah'la aldatmasın. Sonra yeni bir Kerbela yaşarsınız. (Neden Şeriata Karşılar?)
Herşeyi çarpıttılar. Ama artık gerçekleri daha fazla gizleyecek güçleri yok. Dünün hesaplaşmasından çok bugünümüzü kurmak ve yarın için yeni bir ütopya geliştirmek düşüyor bize. Batıyı tümü ile red değil, ama önerdiği tüm kavram ve kurumları yeniden yorumlayarak, kabul veya reddederek, batının yeni bir yorumu değil özgün bir dünya görüşü ve yorumu ile insanı ve eşyayı yorumlamak zorundayız. Sanıyorum, din bu noktada en kolay çıkış noktası olacaktır. En kolay değil, tek! (Coğrafi Keşiflerin İçyüzü)
Türkiye 'yi düşünüyorum da yağma edilmeyen bir nesne bulamıyorum ."Gerçekten yağmalanmadık, talan edilmedik neyimiz kaldı... Tarih , örf , inanç , kültür , namus , toprak , su , para eden ne varsa herşey.. Özyurdunda garip , öz yurdunda parya bir hayat yaşamaya mahkum insanlar.. Hırsızlama bir hayat ..
Yıllarca içinde kanserojen madde bulunan deterjanları sonunda yasakladık, rasyasyonlu çayları yıllarca içtikten sonra , kalanlarını gömecek toprak tartışmasına giriştik. İzmirdeki O ZİGNA GOMEL OLAYI ... (Yağmalanan Ülke Türkiye)
Diderot un söylediği bir söz ( 1713-1784)
Halka zorla kabul ettirilen yasalara içtenlikle uyduğu hemen hemen hiç görülmemiştir ... (Yağmalanan Ülke Türkiye)
Derileri kırmızı olduğu için değil yüzlerini kırmızı renkli boyalarla boyadıkları için bu isimle anılmaktadırlar. (Coğrafi Keşiflerin İçyüzü)
İnsanları inançlarının aksine davranışa zorlamak, onun kişiliğini yok etmektir. Bir insanın kutsalını yok etmek, onu hayvanlaştırmak... İnanç düşmanlığı insanlığın önüne kurulmuş tuzaktır ve insanlık suçudur. İnanç insanların varlık sebebidir... (Bu Din Benim Dinim Değil)
Karma eğitim ve kadının çalışma hayatına girmesi, kılık kıyafeti her şey kadın bedenini yeni Türkiye’nin ideolojik ve politik mankenine dönüştürmektedir. 19 Mayıs törenleri kızların dekolte kıyafetlerle kız erkek birlikte dans etmeleri, gösteri yapmaları, bu anlamda eskiye öfke ve meydan okuma anlamına gelmekteydi... (Bir Başka Açıdan Kemalizm 1)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/menderes-donemi-abdurrahman-dilipak-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)