# Meşe Fısıltıları - Oruç Aruoba Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Meşe Fısıltıları kimin eseri? Meşe Fısıltıları kitabının yazarı kimdir? Meşe Fısıltıları konusu ve anafikri nedir? Meşe Fısıltıları kitabı ne anlatıyor? Meşe Fısıltıları kitabının yazarı Oruç Aruoba kimdir? İşte Meşe Fısıltıları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mese-fisiltilari-oruc-aruoba-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-15T00:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-02-15T00:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/15/oruc-aruoba-kimdir-oruc-aruoba-kitaplari-ve-sozleri-152582.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Oruç Aruoba 
 Yayın Evi: Metis Yayıncılık 
 İSBN: 9789753426428 
 Sayfa Sayısı: 88 

Meşe Fısıltıları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Metis'te 1990 yılında de ki işte ile başladığımız Oruç Aruoba koleksiyonunu felsefe kitaplarının yanı sıra şiir ve şiirsel metinleriyle sürdürüyoruz. Meşe Fısıltıları Aruoba'nın Mayıs ile Kasım ayları arasında yazdığı kırk beş şiirden oluşuyor. İşte bu ayları simgeleyen iki kapanış şiiri: 

İskelenin Ucu

Yorganı sıyrılmış yatağımızdı deniz
Serinlikte kavuşunca ılık bedenlerimiz
Dalgalar hafifçe örttü omuzlarımızı
Batabilirdik artık güneşle birlikte biz
- Mayıs

Hava

Karayel'den Yıldız'a döndü
Dalgalar renksiz, köpüksüz
Güneş de doğmadan söndü
Yorgun martılar artık öksüz
- Kasım

Meşe Fısıltıları Alıntıları - Sözleri
Nasıl bir şey
Hiçbir şey beklememek?
Kendini aldatma —
bırak
maz
san
düş
er
…
Nasıl
bir
şey
hiçbirşey
bek
le
me
mek ?
I've been waiting all my life
Yetebilir miydim sana ?
 uzaklaşmıştın
Hiçbir ışık gelmiyor bana
 karanlıkta mısın ?
Nasıl bir şey hiçbir şey beklememek?
bir kız
bir oğlan
biraz keder
biraz neşe bunlardan yapılır anılar
Seni yakacak ateş
Beni yakan sevgiden
Daha harlı olamaz
"Fısıldamıyorlar 
Haykırıyorlar artık
Ben de gene anlamıyorum.
Kırdık
Kırdım
Herhalde bir şeyleri."
Kıpırdayan yapraklar
Aralanmış pencere
Yıpranmış anılar
Ne zaman gelir gece ?
"Meşeler dingin, gün ardından
Sessiz yapraklarıyla, güneş yorgunu
Dalları bezgin, yük taşımaktan
Issız yalnızlıklarıyla, dün bungunu"
"Kendini aldatma."
Seni yakacak ateş
beni yakan sevgiden
daha harlı olamaz.
Giderken göremedim
Oysa ne de çok görmüştüm gidişleri..

Meşe Fısıltıları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın 7 kitabını bayıla bayıla okumuş biri olarak, bu kitap olmamış diyorum. Gerçekten Aruoba’nın büyük hayranıyım, suçu sürekli kendimde aradım, ben mi anlamadım dedim. Sesli, sessiz, bazen vurgulu bazen tonlamasız okudum şiirleri, anlamlandırmaya çalıştım ama..YOK.

Felsefeyi bana sevdiren adam...ne anlatmaya çalıştın bu kitabında inan ben anlayamadım.

Araştırmalar yaptım, incelemeler makaleler aradım...YOK. Hiç kimsemi anlamadı arkadaş ya

Şiirler hece hece bazen harf harf ayrılarak yazılmış, sayfalar bunun için uzatılmış. Oruç babayı tanıyanlar bilir kitapları genel itibari ile böyledir, onun yazım tarzı budur, bunlara alışığız ama bu başkaydı ya.

Onun deyimiyle;

An
La
M
Sı
Z
Dı.

Okuyup anlayan biri beni de lütfen aydınlatsın. (Menekşe) 
Azdan çok, fazlaca tanıdığımı, tanış olduğumu düşünüyorum artık seni sevgili Oruç Aruoba. Oturup bir selvinin gölgesine yahut bir meşenin engin yüreğine anlatmak istediklerin var.

Bir dost sesinden bölünmüş, parça parça kelimeler... Bazı eserlerin fazlaca öznel geliyor, diyorum ki: yalnızca yanında yürüyen bir dost anlardı bunu. Yanında yürüyen bir dost olmak isterdim. -188- (Ebru) 
Şiirleri, yazım şekli nedeniyle okumak ve anlamak beni zorladı. Genel olarak eserlerini beğenerek okuduğum bir yazar ancak bu kitap beni pek sarmadı.

Genel yazım tarzını bir şiirle örneklendireyim.

Kafanı da yararsın
ne
ye
ya
rar

ne
ye
?!

Kan-
ar
tık.

Kan
ma-
sa
at-
zi
zonk
la
ma
sa-
- (Çiğdem) 

Kitabın Yazarı Oruç Aruoba Kimdir?
Ortaöğrenimini Ankara TED Kolejinde tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesine devam eden Aruoba, psikoloji bölümünden lisans ve yüksek lisansını aldı. Yine aynı üniversitede felsefe bilim uzmanı oldu. 1972 ve 1983 yılları arasında öğretim üyesi olarak görev yapan yazar, felsefe bölümünde doktorasını da tamamladı.

Aruoaba, 1976 yılında başlamak üzere bir yıl süreyle Almanyadaki Tübingen Üniversitesinde felsefe semineri üyeliği yaptı. Ayrıca 1981de Yeni Zelandaya giden yazar, Victoria Üniversitesinde konuk öğrenim üyeliğinde bulundu. 1983 yılında akademisyen olarak çalışmayı bırakıp üniversiteyle ilişiğini kesti. Bu dönemde İstanbul'a yerleşti ve çeşitli basın organlarında yayın yönetmenliği, yayın kurulu üyeliği ve yayın danışmanlığı yaptı. Ağırlıklı olarak yazı ve çeviri işleriyle uğraşan Aruoba'nın çalışmaları saygın edebiyat dergilerinde yer aldı.

Akademisyen olarak başladığı kariyerine yazar ve çevirmen olarak devam etmiş, edebiyata ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden biridir. Hume, Rilke, Wittgenstein, Nietzsche, Von Hentig, Başo ve Celanın eserlerini Türkçeye çevirerek literatüre kazandırmıştır. Özgün ve yalın bir stille yazdığı haiku tarzındaki şiirleri yediden yetmişe bir çok okuyucuya ulaşmış ve sevilmiştir. Aruoba, aforizmalara dayalı felsefi metinleri oldukça başarılı bir biçimde kaleme almış ve Türkiye'nin Nietzschesi olarak anılmıştır.

Epistemoloji, etik, Hume, Kant, Kierkegaard, Nietzsche, Marx, Heidegger ve Wittgenstein konuları üzerine çalışmalar gerçekleştiren Aruoba, bu çalışmalarına günümüzde devam etmekteydi. Özellikle şiir sanatına yönelmiş ve Heidegger’in şiire yaklaşımını; “Ona göre insanın temel sözü şiirdir. Çünkü insan yaşayan, dünyanın içinde olan, diğer insanlarla ilişkisini dil aracılığıyla kuran varlıktır. İnsanın bütün etkinliklerinde yer alan, içinde yaşadığı dil ile (tarihsel olarak da) içinde yaşadığı varoluş arasında kurduğu temel anlam ilişkisi, şiirde ortaya çıkar. İnsanın bilinen bütün tarihi boyunca çeşitli biçimlerde görülen “şiir” adı verilen dilsel kuruluşlar, bu temel ilişkiyi ortaya koymaya (dile getirmeye) çalışan insan yöneliminin ürünleridir. Heidegger de buna ulaşmaya, (anlamlandırmaya, yorumlamaya) insanın dünya ile ve diğer insarlarla olan ilişkisini ilk biçimiyle yeniden kavramaya çalışır.” sözleriyle açıklamıştır.

Aruoba, Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rainer Maria Rilke, Von Hentig, Paul Celan ve Matsuo Bashō gibi düşünür, yazar ve şairlerin eserlerini de Türkçeye kazandırmıştır. Bir dönem Açık Radyoda Filozof Dedikoduları isimli programı da hazırlayıp sunan Aruoba, Wittengstein'ın eserlerini Türkçeye ilk çeviren kişi olarak da bilinmektedir. Aynı zamanda Aruoba, Japon edebiyatı kökenli bir şiir türü olan haiku’nun, Türk edebiyatındaki temsilcilerinden de biridir. Yazar, Nietzsche’nin “Antichrist” eserini de Almanca’dan Türkçe’ye kazandırmıştır

Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin her yıl düzenlediği “Assos’ta Felsefe” etkinliklerine konuşmacı olarak katılan yazar, “Felsefenin Hayvanına Ne Oldu?”, “Bilim ve Din” gibi birçok başlıkta sunumlar gerçekleştirmektedir. Ayrıca, Füsun Akatlı Kültür ve Sanat Ödülü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyuma da konuşmacı olarak katılmıştır.

Oruç Aruoba, 2006 ve 2011 yıllarında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü yarışmasında Füsun Akatlı, Ahmet Cemâl, Doğan Hızlan, Nüket Esen, Orhan Koçak, Nilüfer Kuyaş ve Emin Özdemir ile birlikte seçici kurulda yer almıştır.

Aruoba’nın şiirlerinde kullandığı üslup ve noktalama işaretlerinin edebiyat kurallarının dışında olmasına rağmen bu durum akademik çevrelerce sanatçının üslubu olarak değerlendirmiştir.

ESERLERİ

Tümceler, Bir Yerlerden Bir Zamanlar, 1990, Metis Yayınları
De ki İşte, 1990, Metis Yayınları
Yürüme, 1992, Metis Yayınları
Hani, 1993, Metis Yayınları
Ol/An, 1994, şiir, Metis Yayınları
Kesik Esin/tiler, 1994, şiir, Metis Yayınları
Geç Gelen Ağıtlar, 1994, şiir, Metis Yayınları
Sayıklamalar, 1994, şiir, Metis Yayınları
Uzak, 1995, Metis Yayınları
Yakın, 1997,Metis Yayınları
Ne Ki Hiç, 1997, haikular, Varlık Yayınları
İle, 1998, Metis Yayınları
Çengelköy Defteri, 2001, Metis Yayınları
Zilif, 2002, Sel Yayınları
Doğançay’ın Çınarları, 2004, şiir, Metis Yayınları
Benlik, 2005, Metis Yayınları
Meşe Fısıltıları 2007, Metis Yayınları
David Hume’un Bilgi Görüşünde Kesinlik, 1974
Nesnenin Bağlantısallığı (Hume – Kant- Wittgenstein), 1979
A Short Note on the Selby-Bigge Hume, Tebliğ, Edinburgh, 1976
The Hume Kant Read, Tebliğ, Marburg, 1988

Oruç Aruoba Kitapları - Eserleri
Yürüme
De ki İşte
Yakın
İle
Uzak
Sayıklamalar

Ol / An
Hani
Benlik
Meşe Fısıltıları
Kesik Esin/tiler
Geç Gelen Ağıtlar
Tümceler

Çengelköy Defteri
Zilif
Olmayalı
Doğançay'ın Çınarları
Ne ki Hiç
Ne
101 Soruda Nutuk

Oruç Aruoba Alıntıları - Sözleri
- Tersi : ateşini ne kadar kolaylıkla yakmışsan, o kadar geçici olur o da; seni
de o kadar az ısıtır ...
Şunu bil: ancak zorlukla yakılan ateş, temelden, gerçekten, yanar- ve ısıtır ...
Ateşinin kolayına kaçamazsın.. (Yakın)
Yorgunuz artık
Göremeseniz de
Yapraklarımız ağır
Dallarımız bezgin (Doğançay'ın Çınarları)
"Aşk

Ney
in
göl
ge
si?" (Geç Gelen Ağıtlar)
Yabancı bir ülkenin güdümüne girmeyi istemek, insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü, uyuşukluğu benimsemekten başka bir şey değildir. (101 Soruda Nutuk)
O, şimdi uyumuyor mu : uyumuyorsa, beni düşünüyor olsa (Uzak)
"Bitirmek istemiyorum; ama, belki, sürdürdüğüm, bitmiş birşeydir" diye düşünmüştüm. (İle)

Ben, çünkü, yaşamamam gereken bir yaşam yaşamışım, demek ki.
Aykırı yaşamışım. (Benlik)
İlişki,bağlılık olmalıdır;bağımlılık değil... (İle)
Toprağı sorun bize
Karanlığı, acıyı, hiçi
İsterseniz ölümü de
Hepsini çekinmeyiz

Ya da kendinizi sorun.
Kimiz biz, neyiz diye
Nereden geldik buraya
Niye buradayız, diye

Yanıt veririz size
Niçin, neden, niye
Tam bize uygundur
Uzun soruya uzun yanıt

Yeter ki sorun
Ama sormuyorsunuz
Susuyoruz biz de
Susarız sorulmayınca (Doğançay'ın Çınarları)
Yaşamı düğümlemeden çözemezsin. (De ki İşte)
Ama içinde iğrenç bir boşluk vardı, artık hiçbir kaygı duymuyordu, hiçbir arzu; varoluşu zorunlu bir yüktü ona. Öylesine yaşayıp gitti. (Uzak)
Benim umutsuz yolum
bittiği yerde başlar (Sayıklamalar)
"Hey koca şehir- uzaktan ne güzelsin; yakındansa,..." (Çengelköy Defteri)

Son satır: O yok –
onun gelmeyişinde de
ne karlar var. (Ne ki Hiç)
Her günümüz
son günümüzdür. (Yürüme)
Sözlerimiz seni aradı
ama duvarda bir yazı vardı.
Güneşten düştü bir ışın karardı.
Bir kapı çarpıldı karanlıkta, kapandı (Geç Gelen Ağıtlar)
Yitsinler artık –
kafanda boşluklar
içinde hiçlikler. (Ne ki Hiç)
Sevişerek
batırdık Güneş'i –
Ay karşıladı bizi. (Ne ki Hiç)
YOK
UŞTAN
İN
ERKEN

Yavaş inersin yokuştan
Kar taneleri irileşirken
Kimler bakmış uzaktan
Yolunda hızla gelişirken

Hep ileri yürürken
Gözü kapalı güvenirken
Boyuna düştüğün tuzaktan
Sürünüp çıkmağa çalışırken

Adımların kısalmış
Işığını gece almış
Zamanın geçişirken
Artık anısı kalmış. (Geç Gelen Ağıtlar)
İnsan
yeryüzünün
döküntüsüdür. (Sayıklamalar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mese-fisiltilari-oruc-aruoba-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)