# Mesnevi Cilt 2 - Mevlana Celaleddin-i Rumi Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mesnevi Cilt 2 kimin eseri? Mesnevi Cilt 2 kitabının yazarı kimdir? Mesnevi Cilt 2 konusu ve anafikri nedir? Mesnevi Cilt 2 kitabı ne anlatıyor? Mesnevi Cilt 2 PDF indirme linki var mı?  Mesnevi Cilt 2 kitabının yazarı Mevlana Celaleddin-i Rumi kimdir? İşte Mesnevi Cilt 2 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mesnevi-cilt-2-mevlana-celaleddin-i-rumi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-10T16:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-04-10T16:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/10/mevlana-celaleddin-i-rumi-kimdir-mevlana-celaleddin-i-rumi-kitaplari-ve-sozleri-197330.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mevlana Celaleddin-i Rumi 
 Çevirmen: Adnan Karaismailoğlu 
 Yayın Evi: Akçağ Yayınları 
 İSBN: 9786055413194 
 Sayfa Sayısı: 307 
--reklam--
Mesnevi Cilt 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk-İslâm dünyasında Kur’ân’dan sonra en çok okunan, okutulan, müfredattan hiç çıkmayan, sık sık çevirileri, şerhleri yapılan bir dünya başyapıtıdır Mesnevi.

İçindeki konu çeşitliliği, çağrışım yoluyla yazılan ve iç içe geçmiş hikâyeleri, felsefî sonuçları, âyetlerden, hadislerden, kelâm-ı kibâr denilen büyük insanlara ait sözlerden alıntıları, bunların şerhleri, üç büyük dinle ilgili olarak anlatılan olaylarla, ele alınan meselelerle bir kültür ansiklopedisi, bir başka deyişle dinler tarihi ansiklopedisidir Mesnevi. Mânâ yönü ağır bastığı için de bu şaheserin bir başka adı “Mesnevî-i Ma’nevî”dir.

Dünyanın belli başlı bütün dillerine çevrilmiş sekiz asırlık bu dev eser her gün artan bir ilgiye mazhar oluyor. Mesnevi üzerine Türkçe’de ve dünya dillerinde gün geçmiyor ki yeni bir kitap, yeni bir çalışma çıkmasın ortaya.
--reklam--
Mesnevi Cilt 2 Alıntıları - Sözleri
Böylece ecel rüzgârı da, áriflere, Yusuf(a.s.)'in gömleğinin kokusu yahut gül bahçesinden gelen rüzgâr gibi yumuşak, güzel eser.
"Bu ayrilik dünyasında kulları, Cenâb-ı Hakk'tan ayrı düşmüş gibi görünürlerse de, aslında hepsi, Allah'la beraberdir. Zähirde çift gibi görünürlerse de båtında tektirler."
"Mânâ odur ki senin her tarafını kuşatır
Ve seni bütün suretlere mahkûm olmaktan kurtarır."
Hakk'ın yakını, onun sevgilisi olur da, onun buyruklarını canla, başla kabul edecek olursan, sevgilinin buyruğunu yerine getirmek için de gerekince canını bile verirsin.

 Onun buyruklarını candan kabul edince, o sana, nice sırların işaretlerini verir, yükünü kaldırır, seni senden alır. Sana başka işler, rúhânî güçler ihsan eder.

Şu dünya hayatının, beşeri ihtiyaçların yükü altında ezilirken, seni yük altından kurtarır, artık sen, dünya istekleri altında ezilmezsin sen onları altına alır ezersin. Buyruklarını candan ve gönülden kabul ettiğin için, Allah seni makbul bir kul haline kor..

Ey Hakk âşıkı, Allah'ın buyruklarını kabul eder ve o buyruklara göre yaşarsan, zaman gelir, o buyrukları sen söylersin. Şimdi ona ulaşma yollarını arama ve istemedesin. Bir gün lütfeder, ona ulaşırsın.
“Kuş ancak kendi cinsinden olan kuşlarla uçar. Kendi cinsinden olmayanla sohbet âdeta mezara girmedir”
• Din ehli de, şehvet ateşi ile yanmaz. Din ehli olmayanları ise, o ateş alır, tá yerin dibine götürür.
“Biz; dile, söze bakmayız; gönle hale bakarız.”
Cenab-ı Hakk'ın bal arısına öğrettiği hüner ve ma'rifet ne arslanda vardır, ne de yaban eşeğinde...
An, taze balla dolu petekler yapar. Allah, o bilginin kapısını ona açmıştır.
Allah'ın ipek böceğine öğrettiği hüneri, hangi fil bilir?"
Sakın uyuma; o meyveli ağacın gölgesinden başka yerde uyuma. *

 Yalnız orada yat, uyu, her lahza, her an, rüzgâr dalı silksin de uyuyanın başına meyveler, rızıklar dökülsün.

Bu beyitte su mealdeki bir hadis-i şerife işaret var "Cennet ağaclarindan birine rast geldiğiniz zaman gölgesinde oturun ve yemişlerinden yiyiniz" diye buyurun ca: "Ya Resülallah, bu hal dünyada nasıl mümkün olur?" diye sordular. "Bir alime tesadüf ettiginizde. Cennet agaçlarından birine rast gelmiş olursunuz" cevabin vermisti.
Hristiyanların cehaletine bak ki asılan bir Tanrıdan medet ummaktadır. Çünkü onlarca İsa’yı Yahudiler asmıştır. Peki.. iş böyleyse ona kim imdat etsin?
O padişahın yüreği, onların yüzünden kan olunca “ Sen, onların içinde oldukça Tanrı onlara azap göndermez” hükmü nasıl olur da sürüp gider? Hain kalpazandan, halis altınla kuyumcu, daha fazla korkar.
“Ben, herkese bir huy, herkese bir çeşit ıstılah verdim. Ona metih olan söz, sana zemdir; ona göre baldır, sana göre zehir!”
"Manasız söz, su üstüne yazılan yazıdır."
“Söz mânaya daima kifayetsiz.”
"Ümitsizlik diyarına gitme, ümitler var. Karanlığa varma, güneşler var."
--reklam--
Mesnevi Cilt 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mesnevi'nin ikinci cildi ve Mevlana kaldığı yerden devam ediyor. Hem hikâyeler anlatıyor hem de öğüt veriyor. Bir yandan da uyarıyor. Anlatılanın suretine değil, manasına bakın. Özellikle bela ve musibetler karşısında sabır konusunu işliyor. Hele Lokman'ın hikayesi çok anlamlı.
Ayrıntılar: http://kitapokurum.blogspot.com/2018/01/mevlana-mesnevi-2-cilt.html (Cavanşir Gadimov) 
--reklam--
Mesnevi Cilt 2 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mevlana Celaleddin-i Rumi - Mesnevi Cilt 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mesnevi Cilt 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mevlana Celaleddin-i Rumi Kimdir?
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında 'Bilginlerin Sultânı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Feridüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Feridüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kufe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Musâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini
muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizi'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
--reklam--
Mevlana Celaleddin-i Rumi Kitapları - Eserleri
Mesnevi'den Seçmeler
Mesnevi Cilt 1
Mesnevi Cilt 4
Fihi Ma Fih
Gül Bahçesi
Mesnevi'de Geçen Hikayeler
Kalem Yazamadı Aşkı
Dost Görünen Düşman
Mesnevi
Toprak Gibi Ol
Aşkname
Ya Olduğun Gibi Görün Ya Göründüğün Gibi Ol
Rubailer
Aşk Şehri
Akarsu Gibi Ol
Mecalis-i Seba (Yedi Meclis)
Bir Demet Gül
Mesnevi Bahçesi
Divan-ı Kebir
Mesnevi Hikayeleri
Aşk'a Gel
Aşk ve Dergah
Aşk- ı Gizem
Mesnevi Cilt 2
Mesnevi Cilt 3
Mesnevi Cilt 5
Mesnevi Cilt 6
Ben Bende Değil
Mevlana
Eserlerinden Seçmeler
Deniz Gibi Ol
Veciz sözler
Sufinin Yolu
Gece Gibi Ol
Güneş Gibi Ol
Herkes İçin Mesneviname
Aşktan Doğduk Biz
Aşk-ı Lamekan
Mesnevi'den Erotik Hikayeler
Mektubat
Mesnevi ve Şerhi
Mevlana'dan Seçmeler
Aşk de Ötesini Bırak Mevlana'dan Öyküler
Mesnevi'den Her Güne Bir Hikmet
Ne Olursan Ol
Divân-ı Kebir'den Seçmeler
Gerçek Aşk
Mesnevi'den Çocuklara Seçme Hikayeler
Etme; Külliyat-ı Şems-i Tebrizi Güldestesi
Yedi Öğüt
Mesnevi Aşk Şeriatı
Seçme Rubailer
Mesneviden Seçmeler
Kızıl Postun Eşiğinde
Sır Tutabilir misin?
Mevlana'dan Ruha Dokunan Düşünceler
Aşk
Mesnevi-i Şerif
The Love Poems of Rumi
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 1
Ben Sağırım Efendim
Şems ile Sohbet
Can Yücedir Göklerden
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 4
Sabır Kapısı
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 5
Mesnevi-i Şerif Şerhi
Mesnevi (6 Cilt Takım)
Aşk Dile Gelince
Mesnevi'den Seçmeler
Mesnevi’de İnsan
Aşk Şiirleri
Eşq Pərvanəsi
Mesnevi Tercümesi Cilt - 2
Mesnevi Tercümesi Cilt - 3
Mesnevi Tercümesi Cilt - 5
The Masnavi
Mesnevi-i Şerif Şerhi 2
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 8
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 2
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 3
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 4
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 6
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 7
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 9
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 10
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 11
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 12
Mesnevi-i Şerif Şerhi - 13
Mesnevi
Mesnevi 1
Mesnevi 2
Mesnevi 3
Mesnevi 4
Mesnevi 5
Mesnevi 6
Canan ile Sohbet
Maşuk ile Sohbet
Mesnevi'den Seçmeler
Divan-ı Şems
Mesnevi Dünya Rüyası
Mevlana'dan Masallar Set
Sen Allah’a Güven
Rumi Mecalis-i Seb'a Yedi Vaaz
Bütün Eserleri Seçmeler
Ölü Gibi Ol
Mesnevi Cilt 4-5-6
Mesnevi-i Manevi
Fihi Ma-fih ve Mecalis-i Seba'dan Seçmeler
Rumi
Mesnevi Tercümesi Cilt - 1
Mesnevi Tercümesi Cilt - 4
Mesnevi Tercümesi Cilt - 6
Fihi Ma Fih'ten Seçmeler
Mesnevi'den Hikayeler
Mesnevi (2 Cilt) & Manzum Tercüme
Mevlana Celaleddin Rumi'nin BÜTÜN ESERLERİNDEN SEÇMELER
Dert Etme Dua Et
Mesnevi'den Seçmeler
Akıllı Papağan
Dörtlükler - Rubailer
Mesnevî-i Muradiye
Makalat
Mevlana'nın Mesnevi'sinden Hikâyeler
--reklam--
Mevlana Celaleddin-i Rumi Alıntıları - Sözleri
"Nice dualar vardır ki ziyanın, helâk olmanın bedduanın ta kendisidir. Yüce Rabbimiz onları kereminden dolayı kabul etmez." (Mesnevi'de Geçen Hikayeler)
Orada çıxış edən hər bir alim ya keçmiş alimlərin sözünü, ya da övliyalardan bir kəramət danışırdı.
 Onlara diqqətlə qulaq asan Şəms dözə bilməyib dedi:
 - Nə vaxta qədər başqalarının sözü ilə zaman keçirəcəksiniz? Nə vaxt "qəlbim Rəbbimdən rəvayət etdi" deyəcəksiniz? Nə üçün başqalarının əsası ilə gəzirsiniz? Haradadır sizin sözləriniz? Haradadır sizin əsərləriniz? Sizin öz qəlbinizin sözü yoxdurmu? (Eşq Pərvanəsi)
“Cânım benim, ümitsizliğe düşme. Bütün canların ümidi gayb âleminden çıkageldi.” (Aşk Şehri)
Senin Allah demen, Allah'ın (c.c.) lebbeyk kulum -buyur kulum demesidir. Allah (c.c.) isminin zikrini herkese nasip eder mi, bunu sana nasip etmesi az şey mi? (Mesnevi'de Geçen Hikayeler)
'Şimdi sorarım sana,
Hangi aşk daha büyüktür ?
Anlatılarak dile düşen mi,
Anlatılamayıp yürek deşen mi ?' (Canan ile Sohbet)
Altı kişinin kusurlarını, ayıplarını arkasından söylemek gıybet olmaz:

1. Günah işlemesine engel olmak için söylemek. Bir kimse, babasından gizli haram, günah ve suç işleyince, babasının engel olacağını bilenin, babasına söylemesi veya yazarak bildirmesi gıybet olmaz. Mani olacağı bilinmiyor veya fitne çıkacağı tahmin ediliyorsa elbette haber verilmez. Çünkü düşmanlığa sebep olur.

2. Kusur işleyene acıdığı için söylemek. Bir şeyi bilmeyene nasihat vermek, satılmakta olan malın kusurunu müşteriye haber vermek, evlenecek erkeğe, nikah edeceği kızın ayıbını, kusurunu veya evlenecek kıza, evleneceği erkeğin ayıbını kusurunu haber vermek gıybet olmaz.

3. Müslümanları onun şerrinden, kötülüğünden korumak için söylemek. İnsanları haksız yere döveni, mallarını gasp edeni, çalanı, yahut dili ile söverek, iftira ve gıybet ederek zarar vereni söylemek gıybet olmaz.

4. Bir âlime söyleyip, o kusurun dindeki hükmünü (fetvasını) öğrenmek için söylemek.

5. O kusur, ona isim olmuşsa, onu bu isimle tanıtmak mecburiyetinde olmak.

6. Din düşmanlarını, İslâmiyet'i yanlış anlatanları ve yazanları Müslümanlara açıklayıp haber vermek. İnsanlar arasında bir hastalık hâline gelen gıybetten, bunları yapanları sakındırmalıdır. Bu, hem ona, hem de topluma en büyük hizmettir. (Gece Gibi Ol)
"Aynan, bilir misin, neden gammaz değil?
Yüzünden tozu, pası silinmemiş de ondan!" (Mesnevi-i Şerif Şerhi - 1)
Peki gönül dediğin nedir? Senin bağında açılmış bir çiçek. (Divân-ı Kebir'den Seçmeler)
Varlık yoklukta gizlenmiştir. (Mesnevi'den Her Güne Bir Hikmet)
Gerçekten de ben Rabbime gidiyorum 37/99

O'na tevekkül ederim. O bana yeter. (Bütün Eserleri Seçmeler)
Gelecek, onu görene kadar şekilsizdir. Bir parayı havaya attığında iki olası gelecek vardır, birinde para yazı gelir, diğerinde tura, ama sen görene kadar ikisi de değildir." (Ben Bende Değil)
Kendi tuzağına tutulmuşsun, nasıl avcılık bu?
Kendi evini soymadasın,ne biçim hırsızsın sen? (Aşk Şehri)
"Aslında uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar." (Mesnevi-i Şerif Şerhi - 1)
Mizacım gereği hiçbir kalbin kırılmasını istemem. (Fihi Ma Fih)
Allah der ki;
Kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler;
Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur,
Sabır taşar,
Canından saydığın yar bile bir gün el olur.
Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
Düşman kalkar dostun olur.
Öyle garip bir dünya,
Olmaz dediğin ne varsa olur.
Düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya;
Öldüm der durur yine de yaşarsın…
Mevlana Celaleddin Rumi
Fazla söze gerek bırakmamış Mevlana: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım……… (Mesnevi)
"Maddi bedenlerimiz, sûretlerimiz ve dış görüşümüz birer testi gibidir. Güzellik ise ilâhi bir şaraptır. Cenab-ı Hakk, bana Leyla'nın suretinde şarap sunmaktadır. Sizin onu görmeniz, benim görmemden çok farklıdır." (Gül Bahçesi)
Sen beni bıraktın da derdin bırakmadı. Hakikaten de derdin, gamın, senden vefalıymış! (Seçme Rubailer)
İnsanların çoğu, insan yiyen canavar gibidir. Onların selam vermelerine pek güvenme. Emin olma... Hepsinin gönülleri şeytan yatağıdır. Kendileri de insan şeytanıdır. (Gül Bahçesi)
Öyle bir arkadaş istiyorum ki, benim derdimi kendine dert edinsin.Fakat öyle kendinden geçsin ki neşe ile gamı birbirinden ayırt edemesin. (Aşk'a Gel)
Nice tatlılar vardır ki şeker gibidir, fakat o şeker içinde zehir gizlidir. (Mesnevi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mesnevi-cilt-2-mevlana-celaleddin-i-rumi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)