# Mevsim Normalleri - Neslihan Önderoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mevsim Normalleri kimin eseri? Mevsim Normalleri kitabının yazarı kimdir? Mevsim Normalleri konusu ve anafikri nedir? Mevsim Normalleri kitabı ne anlatıyor? Mevsim Normalleri PDF indirme linki var mı?  Mevsim Normalleri kitabının yazarı Neslihan Önderoğlu kimdir? İşte Mevsim Normalleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mevsim-normalleri-neslihan-onderoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-06T08:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-09-06T08:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/06/neslihan-onderoglu-kimdir-neslihan-onderoglu-kitaplari-ve-sozleri-305754.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Neslihan Önderoğlu 
 Yayın Evi: Alakarga Sanat Yayınları 
 İSBN: 9786055182304 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Mevsim Normalleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Neslihan Önderoğlu, yaşamın her alanından insan öyküleriyle sesleniyor okuruna. Kısa, ilk bakışta sıradan
gibi görünen anları ustalıkla yakalıyor ve bu anları unutulmaz öykülere dönüştürüyor. Önderoğlu’nun gözlemlediği
alanlarda insanımızın her hali bulunuyor; kadınlar, çocuklar, aileler, aşıklar, geçmiş, bugün, coşkular, sevinçler, hayal
kırıklıkları... Önderoğlu, insanın hallerini ele alıyor önce, sonra bunları Türkçenin öykü birikiminin ve kendi yarattığı
öykü dünyasının süzgecinden geçiriyor. Yaşadığımız çağa, bu çağın bakışının ve duyarlığının oluşturduğu yazınsal alana
öykünün ışığını düşürüyor.
Genç kuşağın adını en çok duyuran öykücülerinden birinin yeni öyküleri Mevsim Normalleri ile okuru yine tadı-
na doyulmaz bir okuma deneyimine çağırıyor. Okurlarımızın dikkatinden kaçmayacağını biliyoruz.

--reklam--
Mevsim Normalleri Alıntıları - Sözleri
Bunca iyimserliğinle sen. Uyanırken sahte bir şükrün örtüsüyle. Bir şeyle içimize gülsuyunu bulaştırıp tuz serpen. Ağzımızı gerip yüzümüzü çatlatan o gülücükler. Gülücüklerle. Önümüze konan o yalancı şerbetle. Hiç acımıyormuş gibi. Eksilen senden bir şey değil de. Yalnızca hayatımızda bir tas çorbaymış sanki. Hayatı o katran yüreklerine sokup çıkaran adamlar. Bizi tutup biraz da buramızdan överler. Acıya katlanma gücümüzü. Gövdemizi kaplayan o içli suskunluğu. Unutmaktaki başarımızı. Şikâyetsiz. Yüreğimizi kaplayıveren yosunları. Bir tas çorbanın sükûnetinde.
İnsan anlamadığı şeyi görebilir mi?
Mutfağa giderken gözü televizyona kayıyor yeniden. Kötü yola düşmüş bir kız başından geçenleri sarışın sunucuya anlatıyor. Yüzü kayıtsız. Hatta hafif müstehzi bir ifadesi var. "Önce abim başladı," diyor. Sanki üzerinden geçen onlarca kişiyi değil de az sonra maça çıkacak bir takımın isimlerini sayıyor.
Duvarları kağıt kaplı bir odada, tanınadığım bir kadın varlığımdan nefret ederek az önce kapadığı telefonu duvara fırlatıyor. Telefon parçalanarak yere düşerken cup diye bir ses çıkarıyor. Bedenimi sana yaslıyor, hınçla dudaklarını ısırıyorum,dudakların tuzlu. Başımı kaldırıp,

"Ya da iyisi mi," diyorum, "sen bana bir öykü anlat. Ama lütfen bir av öyküsü olmasın."
On beş yirmi cümleyle konuşuyormuş gibiydi evin içinde. Her duruma karşı ezberinde bir replik vardı. Haddini bilmeyen kediye, eve geç gelen oğula, titizlenen kocaya... Sen. Yapacaksın. Yapmalısın. Yapsan ne iyi olur. Hadi yapsana. Sen şimdi bunu yaptığını mı düşünüyorsun?
Seni bir daha hiç sevememekten korkuyorum.
Göğüs kafesinin içinde. Koca bir deniz vardı da içinde bir şey yüzüyordu
Gecede insana ağır gelen bir şey vardı. Boyun damarını şişirip nefesini kesen
... Oda yeterince büyük. Hemen dışarıda, sokak kapısının karşısında kocaman bir boy aynası daha var. Evden çıkmadan önce son bir kez nasıl göründüğüne bakmak için. Yaşam koçu söylemiş. Her insan dışarı, öbür insanların içine çıkmadan önce şöyle bir kendine bakmalı ve şu soruyu sormalıymış: Benimle çiftleşilir mi?
Ölümden değil, bütün bu nesnelerin başkası için hiçbir şey ifade etmeyecek
olmasından korkuyorum.
--reklam--
Mevsim Normalleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sıradan hayatın parçaları...: Tikkat Tikkat... İpucu verebilir.

"Mevsim Normalleri, son yıllarda adından en çok söz ettiren öykücülerden birinin, Neslihan Önderoğlu'nun ikinci kitabı. Önderoğlu, bildiğimiz öykücülere benzemiyor; gözlemlerinden çıkardığı sonuçlar neredeyse acımasız. Sıradan hayatımızın içinde adeta bir diken gibi geziniyor. Bu kitapta yer alan öyküler okurun gücüne gidecek, onu rahatsız edecek kuşkusuz. Samimi samimiyetsizler, kötü görünen kırık kalpliler, sevgisiz sevgi talancıları satırların arasından çıkıp yanınıza oturacak. Ama elbette öykünün tadı da buradan gelir. Okuyun, elinizdeki öykülerin verdiği rahatsızlık, size iyi gelecektir." Böyle anlatmış öyküleri kitabın arka kapağında Faruk Duman.

Kitapta buruk hayatlar ve araya sıkıştırılmış kişiler (kahramanlar), insanı rahatsız edecek şekilde duyguya değil de akla hitap ediyor. Hayatın hep ağrıyan yanlarını ele alıyor. Öyküleri okurken kahramanlara üzülmek ile kızmak arasında gidip geliyorsunuz. Aslında yazarımız insanı çok güzel anlatmış ve bize şu güzel soruları sordurtmuş:

"Neden kendimizi değil de, başkalarını rahatsız edici buluruz?"
"Neden kendimizi bu kadar kusursuz görüyoruz?"
"Ben bu kadar iyiyim (kendime göre), sen bu kadar iyisin (kendine göre), o zaman dünya neden bu kadar kötü? Neden bu şiddet olayları, savaşlar, yangınlar? Neden güçsüzler ve fakirler hep ezilmek zorunda?"

Bu soruları sorarken cevap aslında bir tokat gibi çarpıyor suratımıza. Çünkü, ben de en az onlar kadar rahatsız edici, bencil bir insanım.

Bir kaç alıntıyla bitireceğim...

gonderi/133154045

gonderi/133144120

gonderi/133099185

gonderi/133041122

gonderi/132861999

Keyifli okumalar. Ne kadar keyifli okuyabilirseniz... (Bir Varmış... Bir Yok...) 
Mevsim Normalleri ile Neslihan Önderoğlu okumalarımı tamamlamış oldum.Neslihan Önderoğlu en sevdiğim öykücüler listemin ilk sıralarına yerleşti.O yalın ve incelikli anlatımıyla öykülerin içine çekiyor okuyucusunu.İnsana dair her şeyi özellikle cinselliği hiç sakınmadan ve büyük bir doğallıkla anlatıyor.Kestane Ağacı öyküsü bunun en güzel örneği.Neslihan Önderoğlu'nun kitaplarını, öykülerini okuyup bitirince kafanızdan atamıyorsunuz.Günlerce kafanızı kurcalıyor.Hatta daha sonraki günlerde daha çok düşünür oluyorsunuz.Cirdonlar (anlamını bilmediğim bir kelimeydi, büyük fare, sıçan demekmiş) öyküsü içime oturdu.Öyküyü okuyup bitirdim ama sanırım öykünün benimle işi bitmedi. Veranda öyküsünde ise kendimden, yaşadıklarımdan çok şey buldum.

"Uyuyorsun.Sağ elinin dört parmağı artık yok.Yüzünde ilk gençlik sivilceleri.Ağır tortuları.Morfin kalıntıları.Bundan böyle elin, yalnızca bir parmakla ayadan ibaret.Kanatları koparılmış beyaz bir kuş.Bilekten karartılmış bir resim gibi.İçinde çocukluğun, top oyunları, ebelemeceler, fırından ekmek almalar, misket yuvarlamalar, mahalle maçlarının kalesi.Sınavlarda çoktan seçmeli boşlukları dolduran bir kurşun kalem ucu, torna tezgâhları, plastik ambalaj makinesi.Elin artık.Uçarı, gizil, canhıraş çığlıkların oluşturduğu bir cisim.Plastik poşetleri kusan bir makineye yem olmuş dört uzun et parçası.Uzun ve kemikli.Bir piyanist eli kadar ince, bir ressamınki kadar zarif."
syf 53 Çorba-Mevsim Normalleri (Özlem Akbaş) 
Benim Neslihan Onderoglu ile tanismam notos dergisindeki "Üç çeyrekte fug gölü" adlı öykü süyle olmuştu. Cok da beğenmiştim ve tüm öykü kitaplarini okumustum. Bu kitapta öyle hayatin hep ağrıyan ve kanayan yerlerini ortaya cikarmaya calisiyor ve bunu yaparken de etkili kelimeler kullanıp bunu ajitasyon yaparak degil de gerceklerle ortusen ve bizim de katılacağımiz nitelikte yaparak ona hak vermemizi sağlıyor. O acidan tebrik ederim, öykü severlerin okumasini dilerim. Umarım bende en yakın zamanda konuşma imkanı bulurum. (İbrahim Demiröz) 
--reklam--
Mevsim Normalleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Neslihan Önderoğlu - Mevsim Normalleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mevsim Normalleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Neslihan Önderoğlu Kimdir?
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdi. Öyküleri Notos, Kitap-lık, Sözcükler, Sarnıç Öykü, İzafi, Dünyanın Öyküsü, Sıcak Nal, Türk Dili, Öykü Teknesi, Patika dergilerinde yayımlandı. • İlk kitabı İçeri Girmez miydiniz? (2012), 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’ne değer bulundu. İkinci kitabı Mevsim Normalleri 2013’te yayımlandı. Karla Karışık (2014) adlı kış öyküleri seçkisini hazırladı. • Sarnıç Öykü dergisinin editörlüğünü sürdürüyor.
--reklam--
Neslihan Önderoğlu Kitapları - Eserleri
Yeryüzü Yorgunları
İçeri Girmez miydiniz?
Yakınlık Korkusu
Mevsim Normalleri
Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino
Bana Sesini Bırak
Filler ve Balıklar
Mutsuz Palyaçolar Örgütü
Burada Öyle Biri Yok
Geri Dön Hayat
Ay Dolandı
Sen Ne İstersen
--reklam--
Neslihan Önderoğlu Alıntıları - Sözleri
Öykünün sınırlanamaz ve başına buyruk doğası gereği bazen aklımızda bir fikirle yola çıkmışken kendinizi varmak istediğinizden çok farklı bir yerde bulabilirsiniz. (Burada Öyle Biri Yok)
Sonuçta, neyin gerçek, neyin kurgu olduğunu kim bilebilir ki ? Öyle değil mi, Bay Tarantino? (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
Birini sevmek için ille de onu anlamak şart mı? (Yakınlık Korkusu)
Bizden vazgeçmene engel olmak zorundaydım. Bir söz bulmak. Bir ritmin, bir anlamın, bir mecazın içine sığınmak. (Yeryüzü Yorgunları)
On beş yirmi cümleyle konuşuyormuş gibiydi evin içinde. Her duruma karşı ezberinde bir replik vardı. Haddini bilmeyen kediye, eve geç gelen oğula, titizlenen kocaya... Sen. Yapacaksın. Yapmalısın. Yapsan ne iyi olur. Hadi yapsana. Sen şimdi bunu yaptığını mı düşünüyorsun? (Mevsim Normalleri)
Hiç kimsenin, yağmurun bile
böyle küçük elleri yoktur
bütün güllerden derin
bir sesi var gözlerinin (Bana Sesini Bırak)
İçeri girmez miydiniz, diyor. Yüzünde yarım bir gülümseme. Onu bütüne mi tamamlasa yoksa yüzüne daha başka bir ifade mi oturtsa, karar veremiyor. Daha üzgün görünebilir belki ya da daha öfkeli. Bu duruma hepsi uyar. Hayır sağ olun, otobüse yetişmem lazım, diyorum. Yalan. Birlikte yaşadıkları evi, onun benim hayatımda olmadığı zamanlarda kaçıp saklandığı yeri ne kadar çok merak ettim. Ona bizden başka bir hayatı içine sığdırabileceği bir ev yarattım. Odalarında, banyosunda, mutfağında defalarca dolaştım. Şimdi eşiğinde durduğum bu evin, o düşsel eve ne kadar benzediğini görmek ilginç olabilirdi. (İçeri Girmez miydiniz?)
İnsan suyun altında nefes almayı bile beceremeyen zavallı bir kemik, kas ve sinir yığınıymış. Bütün o dünyayı değiştirme iddiasına rağmen. (İçeri Girmez miydiniz?)
Beslenmeyen her şey gibi hayaller de kururmuş meğer. (Burada Öyle Biri Yok)
Beynimde, başımda bir yara var. Düşüncelerim yas içinde. Muradıma ersem de ermiş olmam. Benim mürekkebim gözyaşlarımdır. Ruhum sürekli bir sonbahardır. (Geri Dön Hayat)
... Bazen sessizlik, havada uçuşan sözcüklerden çok daha ezici olabilir... (Mutsuz Palyaçolar Örgütü)
"Bu akşam beni bekleme çünkü gece siyah ve beyaz olacak." (Geri Dön Hayat)
Film izlemeden nasıl yaşayacaktım? Sinema benim için, birkaç saatliğine başka bir dünyaya konuk olmak demekti. Başka coğrafyalar da yaşayan insanları onların nelere sevinip nelere üzüldüğünü, sorunlarını nasıl çözdüğünü, hepimizin içinden geçtiği çeşitli insanlık durumlarını nasıl yaşadıklarını görmek için ya paran olacak ve sık sık seyahat edeceksin ya da içinde bütün bunların olduğu filmleri izleyeceksin. Şimdi ikinci seçenekte elimden alındığına göre ne yapacaktım? Filmler olmadan hayat tatsız tuzsuz ve sıkıcı bir durum alacaktı benim için￼. (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken;
bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca. (Geri Dön Hayat)
Göğüs kafesinin içinde. Koca bir deniz vardı da içinde bir şey yüzüyordu (Mevsim Normalleri)
Bu kitabı okudum benim gibi bazen mutlu olursun ama ben de 100 de sıfır (Mutsuz Palyaçolar Örgütü)
Geçmişte olanları değiştirmek çok kolaydır. Sen nasıl hatırlamak istiyorsan geçmiş odur. (Ay Dolandı)
Gerçek insanlar hayali yaşam, hayali olanlarsa gerçek yaşam istiyor.Filmin anafikri buydu. (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
Bir günü öbüründen, bir yılı öncekinden farklı kılacak, günlerin arasını kesin çizgilerle belirleyecek bir şey lazım. (Yeryüzü Yorgunları)
İnsan mutlulukla mutsuzluk, umutla umutsuzluk arasında bile bir ayrım görmüyorsa, hayatın akışına da müdahale etmek içinden gelmiyor. (Ay Dolandı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mevsim-normalleri-neslihan-onderoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)