# Millet ve Türk Milliyetçiliği - Mehmed Niyazi Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Millet ve Türk Milliyetçiliği kimin eseri? Millet ve Türk Milliyetçiliği kitabının yazarı kimdir? Millet ve Türk Milliyetçiliği konusu ve anafikri nedir? Millet ve Türk Milliyetçiliği kitabı ne anlatıyor? Millet ve Türk Milliyetçiliği kitabının yazarı Mehmed Niyazi kimdir? İşte Millet ve Türk Milliyetçiliği kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/millet-ve-turk-milliyetciligi-mehmed-niyazi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-09T18:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-03-09T18:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/09/mehmed-niyazi-kimdir-mehmed-niyazi-kitaplari-ve-sozleri-171823.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mehmed Niyazi 
 Yayın Evi: Ötüken Neşriyat 
 İSBN: 9789754373493 
 Sayfa Sayısı: 214 
--reklam--
Millet ve Türk Milliyetçiliği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dünyayı idrak etmiş, belli seviyeye gelmiş aydınların hemen hemen tamamı çağımızın "milliyetçilik çağı" olduğunu çok sık tekrar ederler. "Milliyetçilik nedir?" sorusuna da "milletini sevmek" veya "milleti için çalışmak" gibi cevaplar verirler. "Sevmek" sübjektif bir olaydır; tartılmaz, ölçülmez; kimin milletini sevdiğini veya kimin daha çok sevdiğini nasıl anlayacağız? İstisnai tipler hariç herkes milletini sever. Zerre kadar aklı olan bir kişinin de "milletim için çalışmam" dediği duyulmamıştır. Öyleyse herkes milliyetçidir; bunu vurgulayıp, "milliyetçiyim" demeye ne gerek var?
"Sevmek", "milleti için çalışmak" sübjektif olaylardır; oysa "Ben milliyetçiyim" derken bir dünya görüşü ifade edilmektedir. Bir dünya görüşünü subjektif olaylarla açıklamaya imkân yoktur. 0 halde "milliyetçilik" nedir? Milliyetçiliği bilmeden de sosyolojik boyutlarıyla milleti ve hayatımızdaki rolünü yeterince anlamak mümkün değildir.
(Arka Kapak)
--reklam--
Millet ve Türk Milliyetçiliği Alıntıları - Sözleri
"Dünyayı idrak etmiş, belli seviyeye gelmiş aydınların hemen tamamı çağımızın 'milliyetçilik çağı' olduğunu çok sık tekrar ederler.
....

'Sevmek', 'milleti için çalışmak' subjektif olaylardır; oysa 'Ben milliyetçiyim' derken bir dünya görüşü ifade edilmektedir."
"Tarihi yapan, kültür ve medeniyetleri oluşturan, kültürlerin taşıyıcılığını üstlenen toplum birimleri içinde en önemli birim millettir, görüşüne milliyetçilik, bu görüşte olanlara da milliyetçi denir."
Millet ne ırki, ne kavmi, ne coğrafi, ne siyasi ne de iradi bir zümre değildir. Milet, dilce, ahlakça, ve güzellik duygusu bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir topluluktur.
Tarihi bilmek, geçmişi yaşamak için değil, geçmişle bağlılığı korumak içindir. İnsan ne geçmişte, ne gelecekte yaşar; esasen asıl olan geçmişi ve geleceği yaşamak değil, onlarla irtibatlı olmaktır. Geçmişle irtibat nasıl yaşadığımızın ve nereden geldigimizin, gelecekle irtibat ise nasıl yaşayacağımızın nereye gideceğimizin şuuruna bizleri sahip kılar. Anı paylaşanlar, geçmişte beraber olduklarının, gelecekte de beraber olacaklarının şuurunda iseler, toplumsal birliklerinin üzerinde daha hassasiyetle dururlar.
"İnsanın soyuna, tarihine, kültürüne, din, ahlak ve töresine, ecdat hatıralarına yakınlık duyması ve dolayısıyla onları sevmesi bir bakıma zaruridir; insan tabiatının gereğidir."
Psikolojide sevmeyi “yakınlık duymak” veya “yakınlık duygusu” diye tarif etmek mümkündür. İnsanın soyuna,tarihine,kültürüne,din,ahlak ve töresine,ecdad hatıralarına yakınlık duyması ve dolayısıyla onları sevmesi bir bakıma zarurîdir; insan tabiatının gereğidir.
Türk askerinden bir bölüm yiğit hücuma kalkınca, onların nağraları yanında ne yıldırım ne gök gürültüsü duyulur, ne de ismi akla gelir! Bu millet, öyle bir millettir ki eğer güler yüzle karşılanacak olursa güzellik itibariyle meleklere benzer ve eğer üzerine hücum edilecek olursa, ifrit kesilir.
‪Okuduğum kitap da dikkatimi bir dize çekti; “Beni bir gözleri âhuya zebun etti felek” diyordu Yavuz Sultan Selim’in sevdalı olduğu Türkmen kızı vefat edince gönlünden dökülen sözlermiş.‬
‪“Felek beni bir ahu gözlüye esir etti. Ne naif ama...‬
1924 Anayasası’nın 88. maddesinde Türk şöyle tarif edilmiştir.

“Türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese Türk denir.”
Türk askerinden bir bölüm yiğit hücuma kalkınca, onların nağraları yanında ne yıldırım ne gök gürültüsü duyulur, ne de ismi akla gelir! Bu millet öyle bir millettir ki eğer güler yüzle karşılanacak olursa güzellik itibariyle meleklere benzer ve eğer üzerine hücum edilecek olursa ifrit kesilir.

Ebu-İshak el Gazzi
Beden yapımızla tabiata, kişiliklerimizle cemiyete mensubuz. Bunun için cemiyet, insanların matematiksel toplamı değil, bir arada yaşayan kişilere has özelliklerin bileşkesidir.
Fertler bir milleti meydana getirdiklerine inandıklarından bir millet oluşmaktadır.
Halktan, kavimden ve ırktan ayrı olan millet belli unsurlarla oluşmuş ve belli özelliklere kavuşmuş insan topluluğudur.
Aynı dili konuşanların bir millet haline gelebilmeleri için aynı soydan geldiklerine inanmaları gerekir.
Gerçek milli sınırlar, dağlar ve nehirlerle değil, daha çok dil, gelenek ve hatıralarla yani bir milleti diğerinden ayıran her şeyle çizilmiştir.
"Sevgililerin gömüldüğü, acı ve tatlı anıların yaşandığı, emeklerin döküldüğü toprak parçası ayaklar altında çiğnenen bir nesne olmaktan çıkıp, uğruna şehadet şerbetleri içilen "vatan" olmaya başlıyor ve onda doğup batan kanlı, hıçkırıklı günlerde toplum ortak bir bilince varıyordu."
Hürriyetsiz adalet hak değil, lütuftur; lütufun da hiçbir garantisi yoktur; veren el istediği zaman onu geri alabilir.
--reklam--
Millet ve Türk Milliyetçiliği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çok iyi bir araştırmanın sonucu oluşturulmuş güncel bir Milliyetçilik tanımı kitabıdır.

 Yazar çoğu milliyetçilik hakkında kitaplar gibi objektifliğini koruyamayan bir yazım yapmamış bilakis taktire değer bir şekilde objektif olabilmiştir. Oysa bu konuda ya milliyetçilik çok yerilir yada şahıslar kendi milletlerini aşırı derecede över. Bu iki durumda sakıncalı bazı sonuçlar doğurabilir. Kitap da ki çoğu milliyetçilik tanımına katılmasam da katıldıklarımın sayısı az değildir. Ama genelde bayağı ılımlı hatta aşırı hümanist bir bakış açısı kitapta hakim. Yazarın verdiği örnekler gerçekten güzel. Ünlü yazarların bu konu ile ilgili yazdığı tanımlar veya örnekler de kitabı zenginleştirmiş. Ayrıca yazarın konuyu ne kadar çok araştırmış olduğunu ve nasıl da hakim pozisyona geldiğini kanıtlamıştır. Kitap da konu başlıklarının seçilmesi de gayet güzel olmuş ve yapıta ekstra birkaç puan kazandırmıştır. Yazarın Atatürk'e karşı gereksiz tutumu (Kesinlikle Saygısızlık bağlamında değil) ise bence her zaman yazara eksi puan olmuştur.

 Kitap genelde milliyetçiliğe yeni başlayacak olan şahıslar için harika bir kaynak olabilir. Özellikle belirli bir yaşa gelmiş ve İdeolojik fikirleri yeni oturmaya başlayan şahıslar için çok önemli bir kaynak. Bu bağlamda okunmasını tavsiye edebilirim. Ama bu konuda kesinlikle ikinci veya üçüncü basamak kitabı olamaz (Muhammet Çelik) 
--reklam--
Millet ve Türk Milliyetçiliği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmed Niyazi - Millet ve Türk Milliyetçiliği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Millet ve Türk Milliyetçiliği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmed Niyazi Kimdir?
İlk ve orta okulu Akyazı'da okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde bitirdi. Sonra Hukuk Fakültesi'ne girdi; 1967de oradan mezun oldu. O zamanlar da hukuk fakültesinde takıntısız olarak üçüncü sınıfa geçenler, dekanlığa müracaat edip, izin alarak edebiyat fakültesinin herhangi bir bölümüne devam edebiliyorlardı. Bu imkândan faydalanarak Edebiyat Fakültesinin Felsefe bölümünden de sertifika aldı. Mezuniyetini takiben devlet felsefesi sahasında doktora yapmak için Almanya'ya gitti. Brilon'daki Goethe Enstitüsü'nde Almanca öğrendi. Marburg Üniversitesi'ne intisap ederek burada Prof. Dr. Ditrich Pirson'un yanında "Türk Devletlerinde Temel Hürriyetler"konulu doktorasına başladı. Uzun yıllar Almanyada oturdu. 1988 yılından beri Türkiyede ikamet etmektedir. Tercüman ve Zaman gazetelerinde yazdı. 1987'den beri de ilk başta haftada üç gün, sonraları haftada bir gün Zaman gazetesinde yazmaktadır. Ayrıca; Genç Akademi, Nizâm-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makalelerini de zaman zaman Batı dergilerinde yayınlatmaya çalışıyor. Mehmet Niyazi Özdemir, tezli romanlarıyla tanınan bir yazar ve düşünürdür. Eserlerinde millî konuları işlemeyi şiar edinmiştir. Fikrî eserlerinde ise Türkiye`nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıklar.
--reklam--
Mehmed Niyazi Kitapları - Eserleri
Çanakkale Mahşeri
Yemen! Ah Yemen!
İki Dünya Arasında
Dahiler Ve Deliler
Plevne
Varolmak Kavgası
Ölüm Daha Güzeldi
Kanije
Yazılamamış Destanlar
Türk Devlet Felsefesi
Doğunun Ölümsüz Çocuğu
Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği
Millet ve Türk Milliyetçiliği
Bayram Hediyesi
İslam Devlet Felsefesi
Türk Tarih Felsefesi
Daha Dün Yaşadılar
Türk Tarih Felsefesi
Dahiler Ve Deliler
Plevne
Bayram Hediyesi
İki Dünya Arasında
Türkiye'nin Meseleleri
--reklam--
Mehmed Niyazi Alıntıları - Sözleri
"Sevgililerin gömüldüğü, acı ve tatlı anıların yaşandığı, emeklerin döküldüğü toprak parçası ayaklar altında çiğnenen bir nesne olmaktan çıkıp, uğruna şehadet şerbetleri içilen "vatan" olmaya başlıyor ve onda doğup batan kanlı, hıçkırıklı günlerde toplum ortak bir bilince varıyordu." (Millet ve Türk Milliyetçiliği)
Bir milletin medeniyeti sarsıldı mı, bu sarsıntının ilk görüleceği yer devletidir; çünkü medeniyetin sarsılması demek, medeniyetin taşıyıcısı olan insanın bazı değerlerini yitirmesi demektir. Bilindiği gibi devlet çarkını döndüren, devlete ruh veren insandır. O yara aldı mı, milletin bünyesinde en uygun sistemler işlemez olurlar, en adil kanunlar kağıt üzerinde kalırlar. (Türk Devlet Felsefesi)
Hayat bir rüyadır, ölürsen uyanırsın. (Kanije)
"Türk hakan çadırlarının kubbeli olması göğün yerdeki sembolü kabul edilmiştir. Eski Türklerde gök kubbesi devletin, çadır ise ailelerin örtüsü olarak düşünülmüştür. Birinin altında devlet diğerinin altında aile kurulmuştur.” (Türk Devlet Felsefesi)
Yorgunluk dinlenince geçer. Fakat insanın canı sıkkın olunca, pişmanlık duyabileceği işler yapıyor. (Bayram Hediyesi)
Servet yüktür; omuzlarımın onu taşıyacak kudreti yok. (Kanije)
--reklam--
Deha çok şey kader her şey. Dünyaya, insanın sözü ve niyeti yön verir (Dahiler Ve Deliler)
Süper güç olmayan diktatörlükler, dış güçlere dayanırlar. dolayısıyla onların menfaatini korumak durumunda kalırlar. kitlelere mal olmayan fikirler, iktidara gelseler bile,ancak diktatörlükle orada kalabilirler. (Dahiler Ve Deliler)
Ne çare ki her zaman insanın beyni yüreğine hakim olamıyor. (Yazılamamış Destanlar)
Diğer milletlerin teslim oldukları noktada Türklerin savunması başlar.

Helmuth Karl Bernhard von Moltke (Plevne)
İmansızlığı ilim sanan beyinsizler, ilme gözlerini kapamış hurafeciler silinip gidecektir. (Varolmak Kavgası)
“ Kadınlara yalan söylemekten çekinme; yeterki onlar için söylediklerini bilsinler. “ (Doğunun Ölümsüz Çocuğu)
Türkler'in yılmaması ise dikkat çekiciydi; darbeler onları saracağı yerde sanki sağlamlaştırıyordu. (Çanakkale Mahşeri)
--reklam--
Ah para ve menfaat! İnsanları nasıl da değiştiriyor; onlarda ne din, ne millet, ne de vatan sevgisi bırakıyor.. (Kanije)
Eğer insan yaşanabilir bir dünyada ömür sürmek istiyorsa, mutlaka ilahi denetime tabi olduğunun şuurunu taşımalıdır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
Halbuki hayat ırmağı çok değişik kıvrımlarla akar; bir merceğe sığabilecek cinsten değildir. (Türk Tarih Felsefesi)
Billahi Tuna, sen de biliyorsun ki, böyle onurlu bir savaş dünyanın bir başka yeri için verilmedi.İdrakler sınırlı, sevgiler sınırsız olduğundan Plevne'de yaşananları hiçbir milletin hayali almadı çünkü hiçbir millet seni bizim kadar sevmedi, sana türküler yakmadı, çocuklarına adını vermedi, onları yoluna kurban etmedi. (Plevne)
Sanat ancak millî bir ruhla yoğrulur, insanlığa da millî ruhla açılır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
"Zulüm her yerde saltanatını kurmuş; ama hiçbir yerde uzun ömürlü olmamıştır." (Ölüm Daha Güzeldi)
Her şeye ad takıyoruz; fakat hiçbir şeyin aslını öğrenemiyoruz. (Yemen! Ah Yemen!)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/millet-ve-turk-milliyetciligi-mehmed-niyazi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)