# Mısır ve Sina'da On Beş Gün - Alexandre Dumas Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mısır ve Sina'da On Beş Gün kimin eseri? Mısır ve Sina'da On Beş Gün kitabının yazarı kimdir? Mısır ve Sina'da On Beş Gün konusu ve anafikri nedir? Mısır ve Sina'da On Beş Gün kitabı ne anlatıyor? Mısır ve Sina'da On Beş Gün kitabının yazarı Alexandre Dumas kimdir? İşte Mısır ve Sina'da On Beş Gün kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/misir-ve-sinada-on-bes-gun-alexandre-dumas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-22T16:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-02-22T16:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/22/alexandre-dumas-kimdir-alexandre-dumas-kitaplari-ve-sozleri-159156.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Alexandre Dumas 
 Çevirmen: Haktan Birsel 
 Yayın Evi: IQ Kültür Sanat Yayıncılık 
 İSBN: 9789752554566 
 Sayfa Sayısı: 362 

Mısır ve Sina'da On Beş Gün Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dumas, dünya çapındaki edebi eserlerinin yanı sıra çok iyi bir gezgindir. Onu diğer gezginlerden ayıran en önemli özelliği de dolaştığı her yabancı toprağı sadece değişik bir yer olarak görmemesi, bu coğrafyaların yerli halklarıyla ve tarihiyle de iç içe yaşayarak ve onları kayıt altına alarak ortaya koyduğu eserlerine derinlik vermesidir. Binlerce yıl gerilere uzandığımızda Mısır'ı ve Sina'yı oldukça puslu bir coğrafya olarak görürüz. Çünkü Hz. Musa kavmini bu topraklardan geçirerek Sina'ya çıkartmıştır. Büyük İskender'in na'şını taşıyan konvoy yine Nil kıyılarını takip etmiştir. Kutsal Luis Haçlı Seferini İskenderiye'den başlatmış ve Kahire'ye kadar inmeye çalışmıştır. Memluk Sultanı Baybars da buralarda onunla savaşmıştır. Napolyon bu topraklarda savaşarak kendisine yer bulmuştur. İşte Dumas'ın Mısır'dan başlayan, Sina'ya geçen ve sonra yeniden Mısır'da son bulan 1830 yılında develer üzerinde yaptığı bu gezisi de tamamen puslu coğrafyada görülemeyenleri aralamaya yönelik bir çalışmadır. O çevresiyle tam bir etkileşim içinde dünyayı yeniden şekillendirmeye çalışan büyük liderlerin adımlarını takip ederek büyük zorluklar içinde bu geziyi yapmış ve bu ölümsüz eserini ortaya çıkarmıştır. Çevirirken aldığım zevki, okurken almanız dileğimle.

Mısır ve Sina'da On Beş Gün Alıntıları - Sözleri
“Ayağa kalktı ve eğilerek onun önce elini sonra da eteğini dudaklarına götürdü. Bu doğu dünyasının en önemli saygı ifadesiydi. Şu anlama gelmekteydi.”
“Düşüncelerim, sözlerim ve kalbim size aittir”
"Ayağa kalktı ve eğilerek onun önce elini sonra da eteğini dudaklarına götürdü. Bu doğru dünyasının en önemli saygı ifadesiydi. Şu anlama gelmekteydi".
"Düşüncelerim, sözlerim ve kalbim size aittir."

Mısır ve Sina'da On Beş Gün İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Selam..Alexandre Dumas “Mısır ve Sina’da On Beş Gün”.. Yazarın, “Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler, Siyah Lale, Demir Maske, Kraliçe Margot (ki hala Türkçe basımını bekliyorum) “ gibi çok bilinen eserlerinin yanısıra, üç yüze yakın kurgu romanı mevcut. Dedesi Fransız bir asil, büyükannesi ise zenci bir köle, babası ve dedesinin arası açılınca, baba; büyükannenin soyadını kullanmaya başlıyor “Dumas” ismi, yazarın köle köklerinden. Dış görünüşüne de yansıyan bu genetik özellikler, ülkesindeki ırkçılıktan nasibini alıyor. 1830 yılında yirmili yaşlarının sonunda çıktığı, Kahire’den Sina’ya develer üzerinde, zor koşullarda yaptığı yolculuğu yine bir roman tadında kaleme alınmış. Bölgenin, tarih boyunca tabiri caizse elden ele geçen, Firavunlardan Büyük İskender’e, Türklere, Napolyon’a dek izler bırakan coğrafyasını, adım adım arşınlıyor. Antik Mısıra kadar uzanan araştırma ve seyir gezisi kayıtlarını okurken, bir Batılının Doğuya bakışına da şahitlik ediyoruz. Yöre halkının gelenekleri, inanışları, konaklama ve yeme içme adabına kadar (buna evlilik ritüelleri, din ritüelleri elbette dahil) görüp öğrenebildiği her şeyi not ediyor. Bazı noktalarda batının doğuya tarih boyunca değişmeyen taraflı bakışını, eserde de rastlamak mümkün. Bir müslümanın hile yapan esnaf olarak kulaklarından çivilenmesi vahşet olarak nitelenirken, başka bir müslümanın topraklarını işgal eden Fransızlardan birini öldürmesinin cezası “kazığa geçirilip, cesedinin leş yiyiciler için öylece bırakılması” adalet olarak aktarılıyor. Çetin coğrafi koşullar, dönemi itibariyle neredeyse ilkel sayılabilecek yaşam standartları, paranın gücün bunlara rağmen lüks ve sefahat sağladığı, ayrıcalıklı kişiler.. Geçtiği toprak üzerinden Dumas tarafından, sünger gibi emilen her bilgi kırıntısı (halk efsaneleri bile) usta yazarın kaleminde can buluyor. Tarih, gezi, anı kategorilerine dahil edilebilecek eser, mevcut basım hatalarına rağmen, tavsiye listemde. Yayınevinin tekrar basımdan önce elden geçirmesini de rica ediyorum.
Saygılarımla.. (Kitapzede) 
️️️
Tür : Tarih, Gezi Yazısı
Sayfa : 358
Puan : 8/10
️
Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler ve Siyah Lale gibi dünyaca ünlü kitapların yazarı olan Alexandre Dumas tan enfes bir kitap ile geldim. Bu aralar birtakım işlerim olduğu için pek paylaşım yapamıyordum. Bir aksilik olmazsa tam gaz devam.

️Konu&Yorum️

Yazar Kahire'den Sina'ya yaptığı 15 günlük bir geziyi her yönü ile gördüğü herşeyi sıkmayacak bir şekilde bizlere anlatmış. Esere her açıdan bakabilirsiniz. Ağırlıklı olarak Gezi türü olmak üzere, tarih, anı türünde ve roman tadında değerlendirilecek bir eser.
Bölgenin tarih boyunca kimlerin hakimiyetinde olduğu, savaşlar ve bölge ile alakalı herşeyi detayı ile sıkmadan anlatıyor. Gezerken gördüğü yerleri, özelliklede insanları gelenek ve göreneklerini onlardan biri gibi anlatarak bizlere aktarıyor. Öyle bilgiler var ki sayfaları ardı arkası kesilmeden merakla çevirmeme sebep oldu. Mesela en çok dikkatimi çeken Kahire de hırsızlara verilen cezalar ve hile yapan tüccarlara kesilen cezalar. Giza piramitleri, Nil nehri, Kızıl deniz, Kayıp vadi, Sina manastırı derken birçok yeri gözünüzle görür gibi gezeceğiniz bu kitabı tavsiye ediyorum Ufak tefek yazım hataları vardı, umarım yayınevi bir sonraki baskınlarda buna dikkat eder. (Hilalin Gölgesindeki Adam) 
Tarihseverim diyorsanız kesinlikle bu kitabı okuyun.. Peki benim gibi Tarih kitaplarından kaçıyor köşe bucak saklanıyorsanız evet dostlar  asıl sizin okumanız lazım :D Önyargıyla başladığım kitapların beni ters köşe yapmasına bayılıyorum :) Her sayfasını büyük bir heyecanla okuduğum bir kitap. Bir yanda gezmek istediğim coğrafya.. Bir yanda olayı kaleme alan gezgin Dumas :) Tarih kitapları güldürür mü diyorsanız güldürüyor :) Gezerken öyle güzel kaleme almış ki size önce çevreyi kelimeleriyle resmediyor.. Sonrasında küçük güzel çizimlerle anlatılanları destekliyor. Bir ara kelimelerde öyle güzel kaybolup esere dahil oldum ki yüzüme çarpan kum tanelerini hissettim. Yemek yerken parmak uçlarım yandı muhakkak okuyun dostlar. Kaleme diyecek şey yok öyle kaliteli bir eser ki o coğrafya ya dair çoook şey öğrendim. (Betül) 

Kitabın Yazarı Alexandre Dumas Kimdir?
Alexandre Dumas Pére... Fransız yazar. Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler, Siyah Lale ve Demir Maske gibi tarihi romanlarıyla tanınır. Üçyüze yakın macera romanı yazmıştır. 19. yüzyılın en verimli ve en sevilen Fransız yazarlarındandır. Önce oyunları daha sonra da tarihsel romanlarıyla büyük ün kazanmıştır. Özellikle, Kardinal Richeliey dönemindeki gözüpek kahramanı anlattığı romantik tarzda yazdığı Üç Silahşörler (1844) ve Monte Kristo Kontu (1845) en tanınmış yapıtlarındandır. Dumas'nın renki, açık yürekli, kimi zaman pek inandırıcı olmayan bir üslupla kendi olağanüstü yaşamındaki olayları aktardığı Anılar (1852-54) adlı yapıtı romantik dönem Fransız edebiyat yaşamına ışık tutar. Dumas, geçimini sağlamak amacıyla genç yaşta Paris'e gitmiştir. Avukat olmayı planlamış ama geleceğin Fransa Kralı Orléans dükü Louis-Phlippe'nin hizmetine girmiştir. Sonra da şansını tiyatroda denemeye karar vermiştir. Yazdığı oyunlar döneminde olduça ilgi görmüştür. III. Henry ve Sarayı (1829) adlı oyununda Dumas, Fransız Rönesansının gösterişli bir tablosunu çizmiştir. Napoléon Bonaparte (1831) yeni ölen imparatorun efsaneleşmesini sağlamıştır. Dumas, oyun yazarken tarihsel romanla da ilgilenmeye başlamış ve renkli bir tarihsel fonla, genellikle 16. ve 17. yüzyılda geçen heyecanlı öyküler yazmayı hedeflemiştir. Kalıcılığını da oyunlarıyla değil, bu tarihsel romanlarıyla sağlamıştır. Romanlarındaki kahramanlarında iyi-kötü ayrımı oldukça belirgindir. Victor Hugo gibi romantik akımın başlıca yazarlarındandır. Dumas başarı kazandıkça kendini pahalı zevklere vermiş ve borçlarını ödeyebilmek için daha fazla yazmaya başlamıştır. Aynı zamanda gazeteciliğe de başlamış, gezi kitapları yazarak para kazanmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır. Alexandre Dumas'nın eserlerini, özellikle de "Üç Silahşörler"'i yazarken tarihi oldukça saptırdığı, olaylara fazlasıyla hayâl gücünü kattığı söylenir. Bu söylentiler kulağına kadar gelince Dumas, "Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu" demişti. Alexandre Dumas 1870'te, Dieppe yakınlarında ölmüştür.

Alexandre Dumas Kitapları - Eserleri
Monte Cristo Kontu
Üç Silahşor
Siyah Lale
Demir Maske
Binbir Hayalet
Üç Silahşörler 2 - Yirmi Yıl Sonra

Üç Silahşörler (Çizgi Roman)
Kafkaslar
Sainte - Hermine Şövalyesi
Üç Silahşörler - Kraliçenin Hizmetinde
Monte Kristo Kontu - Çalınan Taç
Pauline
Mısır ve Sina'da On Beş Gün

La Reine Margot
Mutfak Sözlüğüm
Tepedelenli Ali Paşa
Üç Silahşörler - Kralın Hizmetinde
Metres / Milady
Kraliçenin Elmasları
Robin Hood

The Nutcracker
Üç Silahşörler 3
Kaçış ve Yaşanmış Hikayeler
Üç Silahşörler 4
Üç Silahşörler 5
Kamelyalı Kadın

Alexandre Dumas Alıntıları - Sözleri
“Bekleme bir tür çılgınlık, çılgınlık da çok fazla umut değilse nedir?..” (Üç Silahşörler 3)
"Sana,hatıranda benim için hiçbir yer kalmayacak kadar sakin,mesut ve huzurlu bir hayat dilerim. “ (Monte Kristo Kontu - Çalınan Taç)
"Geçmişi bilmek, gelecekten haber vermekten kötüdür." (Üç Silahşörler 2 - Yirmi Yıl Sonra)
"Ben insanlardan çok fikirleri merak ediyorum." (Üç Silahşörler 3)
Ayrılık da ölüm kadar etkilidir… (Monte Cristo Kontu)
“Eskisi gibi değilim artık..” (Üç Silahşörler 3)

Sizi her gördüğümde, yüreğimdeki mücevher kutusuna bir elmas daha koyuyorum. (Üç Silahşörler (Çizgi Roman))
Güvendiğiniz kim var?
Hiç kimse. (Demir Maske)
"Talihin büyük dönemeçleri umutsuz durumlarda birdenbire ortaya çıkmıştır." (Üç Silahşörler 3)
...
Ben basit bir kurala inanıyorum: Tanrı iyinin ne olduğunu eğitimle öğrenmemiş bir kadını hep iki yoldan oraya götürür: Bunlar aşk ve acıdır; zorlu yollardır. Bu yollara düşenlerin ayakları yara bere içinde kalır, elleri dilim dilim yarılır ama aynı zamanda yolun iki yanındaki böğürtlen dikenlerinin üzerinde kötülüğün yakut damlalarını bırakırlar. Tanrı huzurunda utanmayacak ve çıplaklıkla gayelerine ulaşırlar... (Kamelyalı Kadın)
...
Çünkü ölüm yanımda duruyor. Sense benden o kadar çok uzaktasın ki... (Kamelyalı Kadın)
Bu kadar çabuk ayrılacaktık madem, karşılaşmamıza hiç değmezdi. (Binbir Hayalet)
İnsanlar bilhassa kötü davrandıklarında sözcüklerin değeri hususunda yanılırlar ve tam da yüceltilmeyi hak edenleri alçaltmak için onlara hakaret ederler. (Sainte - Hermine Şövalyesi)

Ama içgüdülerden gelen nefret acımasızdır, hiçbir biçimde sönmez; kimi zaman küllenir gibi olur, ama bu küllerin altında daha fazla şiddetlenir. (Üç Silahşörler 4)
“Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” (Üç Silahşörler 5)
Hırslı bir insan erişemeyeceği şeyleri arzular. (Demir Maske)
"Ölümden çekinenin sevgisi az olur!" (Sainte - Hermine Şövalyesi)
-Kedilerden ve farelerden daha tehlikeli bir hayvan var!
-Hangisi?
-İnsan! (Siyah Lale)
Bildiğiniz gibi en tehlikeli mermiler düşmandan gelmiyor. (Üç Silahşörler (Çizgi Roman))
"...bir başkası için ömrü boyunca yas tutacak birini tanımıyorum..." (Üç Silahşor)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/misir-ve-sinada-on-bes-gun-alexandre-dumas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)