# Modern Çağın Sonu - John Lukacs Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Modern Çağın Sonu kimin eseri? Modern Çağın Sonu kitabının yazarı kimdir? Modern Çağın Sonu konusu ve anafikri nedir? Modern Çağın Sonu kitabı ne anlatıyor? Modern Çağın Sonu PDF indirme linki var mı?  Modern Çağın Sonu kitabının yazarı John Lukacs kimdir? İşte Modern Çağın Sonu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/modern-cagin-sonu-john-lukacs-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-25T20:00:10+03:00
- Güncelleme: 2023-01-25T20:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/25/john-lukacs-kimdir-john-lukacs-kitaplari-ve-sozleri-383816.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: John Lukacs 
 Yayın Evi: Ketebe Yayınları 
 İSBN: 9789752482814 
 Sayfa Sayısı: 208 
--reklam--
Modern Çağın Sonu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Burada insan beyninin işleyişinin fizik yasalarına uymadığının bir diğer örneği yer alıyor: güçlü bir vücuda sahip birisiyle güreşmekten, zayıf birisiyle güreşmek daha kolay iken, zayıf bir akılla güreşmek, güçlü bir akılla güreşmekten çok daha zordur.” Kışkırtıcı Bir Manifesto Yaşamlarımızı geri döndüremeyiz. Ayrıca bilmeliyiz ki tarihte Altın Çağ hiç olmamıştır ve bugün de yoktur. Etrafımızda gördüğümüz Modern Çağ’ın sona yaklaştığını gösteren kanıtlar, bu çağın herhangi bir döneminde herhangi bir “ideal dönem” olduğu anlamına gelmez. Belki ideal dönem hayatın, sanatın ve düşüncenin sadece bazı alanlarında yaşandı. Diğer alanlarda kesinlikle görülmedi. Evet, Rembrandt, Bach, Montesquieu veya Washington’la karşılaşmak ve hatta 7. Edward döneminde yaşamak hoş olabilirdi. Ancak yalnızca elimizde yeterli parayla ve en azından mükemmele yakın bir sağlığa sahip olmamız kaydıyla… Bu şahsiyetler ve güzel anlar, o zaman var olan acı ve huzursuzluk, hastalık ve diğer az konuşulan ama kesinlikle yaygın olan hayal kırıklıkları arasında göz boyayan güzelliklerden ibaretti.
Modern Çağın Sonu Alıntıları - Sözleri
Eğer matematik olmasaydı, insan gerçeğin ne olduğunu bilmeyecekti.
Yanlış idealizm ve çok çeşitli sahte maneviyatçılıktan geliyor. Yani bir çağın sonunda ortaya çıkan ve metaryalizmin tatmin edemediği bir manevi susuzluk ve açlıktan geliyor.
Yaşamlarımızı geri döndüremeyiz. Ayrıca bilmeliyiz ki tarihte Altın Çağ hiç olmamıştır ve bugün de yoktur. Etrafımızda gördüğümüz Modern Çağ'ın sona yaklaştığını gösteren kanıtlar, bu çağın herhangi bir döneminde herhangi bir "ideal dönem" olduğu anlamına gelmez. Belki ideal dönem yalnızca hayatın, sanatın ve düşüncenin bazı alanlarında yaşandı. Diğer alanlarda kesinlikle görülmedi.
"Her medeniyet, kendi yarattığı insan türü ve insanlık tipiyle birlikte ortadan kalkar. "
Daha önce belirttiğimiz gibi eğitime harcanan para muazzam derecede artarken, gençlerin okulda harcadığı zaman yirmi yılı aşıyor. Öbür yandan gençlerin dünya bilgisi yetersiz, okuma-yazma ve kendilerini ifade etme yetenekleri eksik.
Hükümetin gücü ve işlevi, hayatın gittikçe daha çok alanına müdahale ve düzenlemeleri arttı. Öbür yandan halkın "devlet"in kapsamını genişletmesine karşı öfkesi, devlete ve otoritesine saygının azalmasıyla birlikte katlanarak büyüyor.
Gün batımı saatinde gittikçe dostlar azalıyor ve yıllar geçtikçe o dostlar gittikçe dana da kıymetleniyor.
Pascal şöyle diyor: " Gerçek o kadar ince bir noktadır ki, enstrümanlarımız ona tam olarak dokunamayacak kadar kaba kalmaktadır. Dokundukları zaman da, onu kırar ve ezerler, gerçekten çok gerçeğe aykırılığa dokunurlar."
Kadınların meslekî alanda tanınması ve aynı zamanda hukuken korunması artarken, kadınlara saygı azaldı.
Modern Çağın Sonu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
BEYNE’L-MİLEL DİLEMMA: Kitabın tüm sayfalarında sanki bugünkü yaşadığımız “Modern Türkiye’yi“ buldum. John Lukacs Batı’yı anlatıyordu, yaşadığı ülke olan Amerika’yı anlatıyordu, Türk lafzı bir kere geçmiş olmasına rağmen çoğu satırda ülkemizin ahvali gözlerimin önünden gitmedi; aksine okudukça daha bir canlanır hale geldi. Yalnız şöyle bir fark vardı: Batı’da yaşanan koca yıllar geçip gitmişti; fakat Türkiye’de o çağlar yeni yeni vuku buluyordu. Tarihin üç bölüme ayrılması anlayışı İlk,Orta ,Modern şeklindeki bu ayrım kitaptan anladığım kadarıyla göreceliydi.Yani yukarıdaki ifadelerimde de belittiğim üzere Batı’nın yaklaşık 150 sene evveli bizim şu anımızdı.Peki neden?Aslında kitap boyunca bu soru beynimde dolaştı durdu halen de yanıtlanamaz bir dilemma olarak varlığını sürdürmektedir. Aslına bakarsanız bizim 600 yıllık Osmanlı tarihimiz de bu şekilde değil midir?Kaldı ki Doğu Medeniyeti Batı’ya çoğu zaman örnek teşkil etmiştir. Bizim de Osmanlı Dönemlerimiz modern zamanlarımızdı.Fakat Osmanlı Devleti’nin yıkılması ile yeni Türkiye batılaşma zayıflığıyla yüzyüze bırakılmıştır. (Zayıflık diyorum çünkü; bir milletin geçmişini silmek onu alzaymır yapar.).
 Bizim Batı ile ilgili düşüncemizde olduğu gibi John Lukacs’a göre de Roma İmparatorluğu’nun son günleri ahlaki çürümüşlük ve yobazlık içerisindeydi.Aslında kendimi bulmamın nedenlerinden bir diğeri de buydu.Yani yazar koruğa koruk demesini de gerçekten iyi biliyordu.Aynı zamanda o Modern Çağ’dan kasıt Avrupa Çağı’nı kastediyordu..Avrupa Çağı ise Amerika ve Doğu Hint Adaları’nın keşfiyle başlamıştı.Modern çağ demek bir yandan da şehir çağı demekti.Kentli,burjuvazi kelimeleri bu şekilde ortaya çıkmıştı.Fakat bu çağın da bir sonu vardı.Ve yirminci yüzyılın sonunda medeniliğin şehir hayatı ile ilişkilendirilmesi fikri ortadan kalktı.Çağ modernleştikçe ahlaki yapılar ve toplum düzeni bozulmalara maruz kalıyordu.Sanayi çağı birtakım düşünceler getirdi: boşanmalar,kürtajlar açık hale geldi,örf ve adetler; cinsiyet ilişkilerini etkiledi, kadınlar kendilerini çeşitli istihdam alanlarında göstermek için can atmaya başladılar.İşte bu kısım bana çok hayret verici bir şekilde günümüz Türkiye’sini anımsattı. Aslına buradan baktığımızda Modern Dönem insanla takas halinde gibi gözükmüyor mu?Sana rahatlık ve konfor sunuyor fakat düşünme gücünü, verimliliğini senin elinden alıyor?Nitekim tarihin en unutulmaz eserleri zor zamanlarda ortaya çıkmamış mıydı? Diğer taraftan yazarın eğitim konusundaki tüm paragrafları da gerçekten etkileyiciydi. En başta kitap okuyan insanın azaldığı ve eğitimin zayıfladığı ile ilgili bir yazı beni çok şaşırttı ;çünkü ben Amerika’yı her zaman kitap okuyan bir toplum olarak bilirdim. Diğer bir şaşkınlığım ise okul; insana kendini anlama ve ifade etme yeterliliği ile kendini geliştirme imkanı sunmuyor şeklindeki haklı bir cümleydi.Bakalım Modern Batı’da daha bilmediğimiz neler vardı?
Modern çağda İletişim de nasibini almıştı; imkanlar arttıkça samimiyet azalıyordu.Azalmıştı. Yalnızlaştık. Belki de yalnızlaştırıldık. Modern olmak isterken o yük altında ezilmeye maruz kaldık; belki de mecbur bırakıldık.Değişen dünya, değişen toplumlar,ülkeler manevi kontrol mekanizmalarımızı, duygularımızı ruhumuzu da değiştirmiş, ele geçirmişti.Haberimiz olmadan…
Zeitgeist….Şayet zamanın ruhuyla kendi benliğimizi entegre edebilirsek bir çok şeye dur diyebiliriz.
-Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer… (Kadupul) 
Ele aldığı her branşın tarihsel okumasını yapması hasebiyle kıymetli bir kitaptı. Belirsizlik belirten kelimelerle anlatımının olması eleştirebileceğim noktası alabildiğine soyutlaşıyor çünkü. Onun haricinde bilimin, özelde insan hasebiyle sınırlı olması. Fizik yasalarının tümevarımsal probleminin gösterilmesi. Objektif-subjektif dualizminin hangisinin aslında netliğin belirteci olduğunu bilemeyişimizin örüntüsünü çok makul bir yapıda izah etmeye çalışmış. Öte yandan 'modern çağ' diye bize yüksek sesle söylenip biat etmemiz gereken çağın aslında o kadar masum olmadığının ve ilerlemek daima iyiye gitmektir şeklindeki iddianın aslının olmadığı içinin boş olduğunu bir şekilde insafla bakanlara anlatmaya çalışmış yazar. Birçok branşın çeşitli detaylarıyla malzeme olarak kullanıp harman hale getirmesi kitabın bir o kadar beğendiğim diğer bir tarafı. (Furkan Daşdelen) 
Fizik tarihle nasıl bütünleşir, bütünleştiği yerden zihni nasıl Allah inancı ile kuşatır Adolf Hitleri hem zirveye taşıyan hem çöküşe sürükleyen şey neydi bunların hepsini sentezlemiş bir kitap:))
Fizik ve tarih sevenleri bekleriz:)) (semaselenka) 
Modern Çağın Sonu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
John Lukacs - Modern Çağın Sonu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Modern Çağın Sonu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı John Lukacs Kimdir?
John Adalbert Lukacs, Macar asıllı Amerikalı tarihçi. Yirmi beşten fazla kitabı vardır. "Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu" Türkçeye çevrilen kitaplarındandır. John Lukacs, 1950'li yıllardan beri yaşadığı Phoenixville kasabasındaki evinde konjestif kalp yetmezliği sonucu 95 yaşında ölmüştür.
--reklam--
John Lukacs Kitapları - Eserleri
Modern Çağın Sonu
Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu
Yirminci Yüzyılın Sonu
Hitler Problemi
Hitler ve Churchill Düellosu
A Short History of the Twentieth Century
--reklam--
John Lukacs Alıntıları - Sözleri
Bu dunyada tumuyle bagimsiz hicbir sey olmadigini soylemek istiyorum; her sey kendisi olmayan baska seylerle iliskisine gore tanimlanir; her sey sınırları nedeniyle vardir ve tanimlanabilir. (Yirminci Yüzyılın Sonu)
Hükümetin gücü ve işlevi, hayatın gittikçe daha çok alanına müdahale ve düzenlemeleri arttı. Öbür yandan halkın "devlet"in kapsamını genişletmesine karşı öfkesi, devlete ve otoritesine saygının azalmasıyla birlikte katlanarak büyüyor. (Modern Çağın Sonu)
Umutsuzluk Tanrıya güvene terk etmektir. (Yirminci Yüzyılın Sonu)
Tarihin dokusu değişmiştir. Belki de milliyetçilik duyguları savaş alanlarında patlamayacaktır; futbol alanları çevresindeki kalabalık stadyumlarda bayrak için kanlı kargaşalar da çıkabilir. (Yirminci Yüzyılın Sonu)
(Rivarol) En uygar insanlar bile barbarliga, en parlak madenin pasa oldugu kadar yakindirlar. (Yirminci Yüzyılın Sonu)
Yaşamlarımızı geri döndüremeyiz. Ayrıca bilmeliyiz ki tarihte Altın Çağ hiç olmamıştır ve bugün de yoktur. Etrafımızda gördüğümüz Modern Çağ'ın sona yaklaştığını gösteren kanıtlar, bu çağın herhangi bir döneminde herhangi bir "ideal dönem" olduğu anlamına gelmez. Belki ideal dönem yalnızca hayatın, sanatın ve düşüncenin bazı alanlarında yaşandı. Diğer alanlarda kesinlikle görülmedi. (Modern Çağın Sonu)
Eğer matematik olmasaydı, insan gerçeğin ne olduğunu bilmeyecekti. (Modern Çağın Sonu)
Niyet eyleme göre dağerlendirilmedir. (Yirminci Yüzyılın Sonu)
(La Rochefoucauld) Hicbir sey asla gorundugu kadar kotu ya da iyi degildir. (Yirminci Yüzyılın Sonu)
Yanlış idealizm ve çok çeşitli sahte maneviyatçılıktan geliyor. Yani bir çağın sonunda ortaya çıkan ve metaryalizmin tatmin edemediği bir manevi susuzluk ve açlıktan geliyor. (Modern Çağın Sonu)
Pascal şöyle diyor: " Gerçek o kadar ince bir noktadır ki, enstrümanlarımız ona tam olarak dokunamayacak kadar kaba kalmaktadır. Dokundukları zaman da, onu kırar ve ezerler, gerçekten çok gerçeğe aykırılığa dokunurlar." (Modern Çağın Sonu)
Bu dünyanın büyük yaratıları
Savaşlar ve kavgalarla yıkıldı
Ve kim savunup koruduysa
En güzel ödülü onlar kazandı

- Goethe (Yirminci Yüzyılın Sonu)
Belirli bir kıtanın belirli bir sakinini belirleyen 'Avrupalı' sıfatı Batı Avrupa dillerinde 17. yüzyılda , Doğu Avrupa dillerinde daha sonra kullanılmaya başlanmıştır. 17. yüzyıl öncesi kullanılan sözcük ''Hristiyan dünyası'ydı'' (Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu)
Kierkegaard'ın dediği gibi, "biz ileri doğru
yaşarız ama sadece geriye doğru düşünürüz." (Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu)
"Her medeniyet, kendi yarattığı insan türü ve insanlık tipiyle birlikte ortadan kalkar. " (Modern Çağın Sonu)
Tanrı eğri çizgilerle düz yazar.( Portekiz atasözü) (Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu)
"Fidel Castro Havana'ya girene kadar Komünist olduğunu bilmiyordu (ya da bunu söylememişti). O Komünist olduğu için Amerikan aleyhtarı değildi, Amerikan aleyhtarı olduğu için "Komünist"ti.." (Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu)
Daha önce belirttiğimiz gibi eğitime harcanan para muazzam derecede artarken, gençlerin okulda harcadığı zaman yirmi yılı aşıyor. Öbür yandan gençlerin dünya bilgisi yetersiz, okuma-yazma ve kendilerini ifade etme yetenekleri eksik. (Modern Çağın Sonu)
Kadınların meslekî alanda tanınması ve aynı zamanda hukuken korunması artarken, kadınlara saygı azaldı. (Modern Çağın Sonu)
"Düşüncenin milliyeti olmazdı; ama onun ifadesinin milliyeti vardı.." (Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/modern-cagin-sonu-john-lukacs-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)