# Montano Hastalığı - Enrique Vila-Matas Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Montano Hastalığı kimin eseri? Montano Hastalığı kitabının yazarı kimdir? Montano Hastalığı konusu ve anafikri nedir? Montano Hastalığı kitabı ne anlatıyor? Montano Hastalığı PDF indirme linki var mı?  Montano Hastalığı kitabının yazarı Enrique Vila-Matas kimdir? İşte Montano Hastalığı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/montano-hastaligi-enrique-vila-matas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-06-27T02:00:16+03:00
- Güncelleme: 2023-06-27T02:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/06/27/enrique-vila-matas-kimdir-enrique-vila-matas-kitaplari-ve-sozleri-434723.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Enrique Vila-Matas 
 Çevirmen: Seda Ersavcı 
 Yayın Evi: Jaguar Kitap 
 İSBN: 9786058259317 
 Sayfa Sayısı: 330 
--reklam--
Montano Hastalığı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Edebiyat bazen bir hastalıktır: Tedavisi yine kendisi olan bir hastalık.

Ne var ki etkisi herkeste farklıdır bu hastalığın. Örneğin Montano, artık yazmayı bırakan yazarlara dair romanını bitirdikten sonra tek bir cümle bile kuramaz olur. Ona yardım etmek isteyen babası içinse gerçek hayat ve edebiyat birbirine girmiştir zaten. Şehirler ciltlere, günler sayfalara ve şahsi anılar edebi anektodlara karışır. Her şey o denli birbirine girer ki, muzdarip olduğu derdi anlatan yazarın romanında türler bile iç içe geçer. Anlatıcımızın satırları yer yer günlüğe, biraz anıya ve çokça felsefi ve edebi spekülasyona bulandıktan sonra sıkı bir alıntılar antolojisine dönüşebilecekken unutulmaz bir okuma tecrübesi sunan sıra dışı bir romana dönüşür.

Labirentleri, göndermeleri ve tüm bunlara rağmen canlılığını hiç kaybetmeyen kurgusuyla Montano Hastalığı, “Borges’in yirmi birinci yüzyılda en çok seveceği roman” olarak da tanımlanıyor.Montano Hastalığı’nı Seda Ersavcı İspanyolca aslından çevirdi.

Vila-Matas’ı şahsen tanımıyorum, tanışmayı da düşünmüyorum. Onu okumayı ve yazdıklarının beni ele geçirmesini tercih ederim.

–Pedro Almodóvar-

Modern İspanyol romanında bir benzeri daha yoktur Matas’ın.

–Roberto Bolaño-

Vila-Matas yaşayan en önemli İspanyol yazardır.

–Bernardo Atxaga-
Montano Hastalığı Alıntıları - Sözleri
"Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır."
Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır.
Yazmak, sözünüz kesilmeden yapabileceğiniz tek konuşmadır.
"Kusursuz bir gün bugün / hızla balkona koşmak için / müthiş bir atlayış yapmak için boşluğa / bu kömür evi parçalamak için / o ev ki Provenza Sokağı'nda/ atlamak için boşluğa / kendimi altıncı kattan aşağı savurmak için / kayıtsızlığıyla bir ev hanımının / bir kova kirli suyu aşağı döken / kirli suyu aşağı döken."
Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır.

Enrique Vila-Matas, Montano Hastalığı
...-edebiyatta ılık ama hastalıklı bir sığınak bulabileceğimi, hayatın hoyratlığında edebiyatın bana bir sığınak olabileceğini henüz bilmiyordum-dünyada kendime bir yer bulamıyor, büsbütün kaybolmuş ve çaresiz hissediyordum.
"Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır."
Hastalıklara sempatisi olduğu hep dikkatimi çekmişti; bana kalırsa hastalıkları hummalı yaratıcı faaliyetlerin çıkış noktası olarak görüyordu. 6 Şubat 1944'te "Hastalıklar," diye yazmıştı günlüğüne, "bize kimi kapılan açabilecek anahtarlardır. Sağlıklı olmanın bizi her şeyi anlamaktan alıkoyan bir yanı var(...). Hiç hasta olmamakla böbürlenen ve az biraz aptal olmayan biriyle tanışmadım henüz, aynı durum hiç seyahat etmemekle iftihar edenler için de geçerli."
...pek kısıtlı bir şahsi hayatım var benim, yine de şüpheye yer bırakmayacak biçimde bana ait işte! Ki dürüst olmak gerekirse, hiç de azımsanacak bir şey değil bu. Dünyanın hali göz önüne alınacak olursa, insanın iyi kötü bir otobiyografisi olması hiç de azımsanacak bir şey değil.
Montano Hastalığı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Zor bir okuma oldu benim için: Montana Hastalığı'nı kısaca çok zor bir kitap olarak tanımlayabilirim. Bu zorlukları anlatmadan önce kitabın konusundan bahsedeceğim.
İlk bölümde, kitabın arka kapağında anlatıldığı gibi Montano, artık yazmayı bırakan yazarlara dair romanın bitirdikten sonra tek bir cümle bile kuramaz olur. Ona yardım etmek isteyen babası için ise hayat ve edebiyat zaten birbirine karışmıştır. İkinci bölümde okuyucuyu büyük bir sürpriz bekliyor. Kitap artık bir romandan çok günlük ve deneme türlerinin karışımı şeklinde ilerliyor.

Kitabın zorluğunun nedenlerinden bahsetmeden önce kitabın çevirisini yapan Seda Ersavcı'ya ve yayınevine çok teşekkür ediyorum. Kitap bu kadar anlaşılması zor iken çevirisinin güzelliği her şeyi daha da kolaylaştırdı.

Anlatımın içinde birçok yazar ve eserinin adı geçiyor. Sürekli bir yazarın bir kitabına gönderme var, alıntılar var. Yeni eserler keşfetmek açısından gayet iyi bir özellik ama okuyucu yoruyor. Metne bağlı kalmayı zorlaştırıyor. Hele bir de o yazarı ilk defa duyuyor iseniz daha da karmaşık hale geliyor. Bir yazarın günlüğünden bahsederken o yazarın başka bir yazarla ilgili olan anıları, fikirleri işin içine girince kitap çok zor bir hal alıyor. Aynı zamanda yazarın konudan konuya atlaması, herhangi bir kelimeden başka bir yazara geçmesi kitabı zorlaştırıyor. Kitabı okuyan kişinin bilgi dağarcığının fazla olması kitaptan alınan zevki arttırır. Ama ben kendi halinde klasik bir kitap okurunun bu kadar yazar hakkında bilgi sahibi olacağını zannetmiyorum.

Tüm zorluklara rağmen kitabı ancak otuz iki günde bitirdim. Üç yüz küsur sayfalık bir kitap için uzun bir süre oldu. Edebiyat üzerine çok güzel cümleler var altını çizdiğim. Eğer içinizde bir yerde yazar olmak gibi bir tutku varsa bu kitap okuyabilirsiniz. Size çok şey katacaktır. Eğer böyle bir isteğiniz yoksa da bu kitabı okuyup okumamaya karar verirken size yol gösterici olarak kitaptan bir alıntı iletmek istiyorum. 'Ve işin aslı pek çokları bunu bir mecburiyet olarak gördüğü için kitap okuyor, bu insanlar neredeyse Pico köstebeklerinden bile daha tehlikeliler çünkü bariz bir usanç duygusu yayıyorlar; anlaşılan Montaigne'in unutulmaz "Her şeyi zevkle yapıyorum," cümlesini okumamışlar.
Montaigne bu cümleyle mecburi okumaların yanlış olduğunu göstermeyi amaçlıyordu. Montaigne şayet bir kitapta zor bir paragrafla karşılaşırsa o kitabı okumayı bırakıyordu.'
Kitabı okumak isteyenlere keyifli okumalar.

https://www.instagram.com/p/BZElq0CBK0d/ (nihal) 
Kimi rastlantı ve olasılıklar insanı gülmekten öldürür, kimi rastlantı ve olasılıklarsa insanı öldürür. "Modern İspanyol romanında bir benzeri daha yoktur Matas'ın." (Selda Gözler) 
Edebi yönü oldukça etkili olan kitaplar bazen öyle acı ve kuvvetlidir ki, koyu bir gölge olup siner dolu dolu yaşanmış bir yaşamın ve o yaşamdan geride kalanların üstüne. Tıpkı bu kitabın kahramanı olan Montano'nun başına geldiği gibi.

 20.yüzyılda yaşamış olan bir çok yazarın daha sonra yazmayı bırakmalarını konu alan bir roman yazan Montano'nun yaşadığı bir nevi edebiyat hastalığını konu alan ama kitabın içerisinde yazar tarafından mükemmel bir olay kurgusu üzerine kurulmuş edebiyata dair roman, günlük, deneme, şiir üzerine kitaptaki anlatıcının ve bir çok yazarın görüşlerine ve düşüncelerine de yer vermiş olduğu alıntılar ve aforizmalar ile bezenmiş bir eser.

Kitap, içerisinde bahse konu geçen o kadar çok yazar barındırıyor ki yazar sevdiği yazarlar ile ilgili kitabında bahsedince bende okuyunca keşke her okuyucu bu şekilde sevdiği yazarlara teşekkür etse dememe neden oldu. Yazara göre dünyanın en edebiyat hastası insanı olduğunu düşündüğü Kafka, Pessoa, Cesare Pavase, Robert Walser, Robert Musli, İmre Kertész, Walter Benjamin, George Perec (ilk aklıma gelenler çünkü en sevdiklerim) gibi bir çok yazar hakkında duygu ve düşüncelerinden ziyade bu yazarların onun üzerinde etkilerine yer verdiği her edebiyatseverin büyük bir zevk ile okuyacağı, okurken kendini görebileceği farkındalık olarak da bir çok yazar ve kitapla tanışmamıza ve kazanımına vesile oluyor. (Benim payıma da Witold Gombrowicz düştü.) Yukarıda saydığım yazarların kitaplarını seven bir okuyucu iseniz kesinlikle okumanızı ister, tavsiye ederim.

" Edebiyat tam da hayatı anlamamıza olanak tanıdığı için bizi hayatın dışında bırakır. Zordur bu, ama bazen başımıza gelebilecek en iyi şeydir işte. Okumak ve yazmak hayatın peşindedir fakat tam da hayata ve kendi arayışlarına fazlasıyla odaklandıklarından pekâlâ hayatı ıskalayabilirler. " (DESTİNA ÖYKÜ) 
Montano Hastalığı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Enrique Vila-Matas - Montano Hastalığı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Montano Hastalığı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Enrique Vila-Matas Kimdir?
Enrique Vila-Matas, 1948’de Barcelona’da doğdu. Hukuk ve gazetecilik okudu. Film eleştirileri yazıp kısa filmler çektikten sonra 1973’te ilk romanını yayımladı. Paris’te kiraladığı ve -daha önce Margarite Duras’nın da yaşadığı- bir çatı katında geçirdiği iki yıl boyunca ikinci romanını yazdıktan sonra kendisini tümüyle edebiyata verdi. Roman, öykü ve edebiyat yazıları gibi farklı türlerde yirmi kitabı yayımlandı. 2002’de yayımlanan romanı El mal de Montano (Montano Hastalığı) Premio Herralde de Novela, the Prix Médicis Etranger ve Premio Internazionale Ennio Flaiano ödüllerine layık görüldü ve on bir dile çevrildi. Yazarın son romanı Mac y su contratiempo (2017), Jaguar Kitap’ın yayın programında yer almaktadır.
--reklam--
Enrique Vila-Matas Kitapları - Eserleri
Bartleby ve Şürekâsı
Montano Hastalığı
Kassel'de Mantık Aramak
Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi
Dublinesk
--reklam--
Enrique Vila-Matas Alıntıları - Sözleri
Doğmak, ölmeye başlamak demektir. (Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi)
.
Önüne çıkabilecek her şeyi geride bırakabilmek, her şeyi sürekli geride bırakabilmek, hiç hız kesmeden özgür ve hareket halinde olmak...

... (Dublinesk)
“Hoşça kalın iyilikler; hoşça kalın şakalar; hoşça kalın neşeli dostlar; artık ölüyorum ve sizi öbür yaşamda mutlu görmeyi diliyorum.” (Bartleby ve Şürekâsı)
.
Yoluna çıkabilecek her şeyi geride bırakabilmek, her şeyi sürekli geride bırakabilmek, hiç hız kesmeden özgür ve hareket halinde olmak.

... (Dublinesk)
...Bartleby'leri hepimiz tanırız,
derin 1dünya inkârinda yaşayan insanlardır.
İsimlerini Kâtip Bartleby'den alırlar... (Bartleby ve Şürekâsı)
Sabahın kör vakti terk edilmiş sokaklara baktım. Bazı memleketlilerimin o pek aklıselim, kendinden menkul konuşmalarının bile tam olarak doğruyu yansıtmadığını geçirdim içimden. Ağızları iyi laf yapardı ve bazen bu konuşmalarıyla göz boyayıp birilerini büyülerlerdi. Ama kadercilikten haz aldıkları göz ardı edilemeyecek bir gerçekti, çünkü bu konuşanların kimileri Allah vergisi yaratıcılıktan mahrum olduğundan başka seslere ve yeri gelmişken bütünüyle kültüre karşı öfke kusuyordu. Sonunda aklıselimin onları basmakalıp fikirlere götürdüğünü düşündüm. Kimilerine bakılırsa sanatın durgun bir zamanına denk gelmiştik ve altmışlardan beri yeni fikirlere rastlanmıyordu. Başkalarına da sorarsan seksenlerden sonra roman filan da yoktu. Ama altmışlı yıllarda köktenci biçimde bozgunculuk yapan bu kaderciler yeni fikirleri olan herhangi birinin bir şeyler yapmasına köstek olmaya adamışlardı hayatlarını. (Kassel'de Mantık Aramak)
..."Konuşmak, var olan saçmalıklara katılmaktır."... (Bartleby ve Şürekâsı)
Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır. (Montano Hastalığı)
Yazmak esasında uzun bir intikamın hikâyesi, yaşandığı anda hayata geçirilememiş şeyi uzun soluklu bir biçimde yazıya dökme meselesiydi. (Kassel'de Mantık Aramak)
Hayatın anlamını bilmediğim zamanlar yazardım; şimdiyse biliyorum ama yazacak bir şeyim kalmadı.. "Oscar Wilde" (Bartleby ve Şürekâsı)
“Kesinlikle hiçbir şey yapmamak, bu dünyanın en zor şeyidir, en zor ve en entelektüel olanı.” (Bartleby ve Şürekâsı)
.
'Aşk böyledir', diye ekliyor Javier.

'Hiçbir şey tutku kadar mantıksız değildir, inan bana'.

... (Dublinesk)
"Kusursuz bir gün bugün / hızla balkona koşmak için / müthiş bir atlayış yapmak için boşluğa / bu kömür evi parçalamak için / o ev ki Provenza Sokağı'nda/ atlamak için boşluğa / kendimi altıncı kattan aşağı savurmak için / kayıtsızlığıyla bir ev hanımının / bir kova kirli suyu aşağı döken / kirli suyu aşağı döken." (Montano Hastalığı)
"Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır." (Montano Hastalığı)
İnsanın bir kitaba girebilmesini sağlayan, kitabın içinde bir dünya olmasıdır. (Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi)
.
Belki de tek ayrıcalığımız hayatta olmak ve hep birlikte ya da ayrı ayrı öleceğimizi bilmek.

... (Dublinesk)
.
Yoğun bir mavinin tuhaf denizi, aşk gibi tehlikeli...

... (Dublinesk)
Bir keresinde kimden duymuşsam, gerçek hayatın yaşadığımız değil de hayalimizde uydurduğumuz hayat olduğunu duymuştum. (Kassel'de Mantık Aramak)
.
Belki de tek ayrıcalığımız hayatta olmak ve hep birlikte ya da ayrı ayrı öleceğimizi bilmek.

... (Dublinesk)
...Albert Camus'yü hatırladım:
"Asi insan kimdir? Hayir diyendir." (Bartleby ve Şürekâsı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/montano-hastaligi-enrique-vila-matas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)