# Muhtelif Eserler- I - Ali Şeriati Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Muhtelif Eserler- I kimin eseri? Muhtelif Eserler- I kitabının yazarı kimdir? Muhtelif Eserler- I konusu ve anafikri nedir? Muhtelif Eserler- I kitabı ne anlatıyor? Muhtelif Eserler- I kitabının yazarı Ali Şeriati kimdir? İşte Muhtelif Eserler- I kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/muhtelif-eserler-i-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T16:47:23+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T16:47:23+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/ali-seriati-kimdir-ali-seriati-kitaplari-ve-sozleri-151286.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ali Şeriati 
 Yayın Evi: Fecr Yayınevi 
 İSBN: 9786055482336 
 Sayfa Sayısı: 483 

Muhtelif Eserler- I Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hakikati açıklama temayülü, aydın olmanın şartlarından biridir sadece. Diğer şart, korkusuz olmak ve sonuçlarından çekinmeksizin aklî araştırma için hazır bulunmaktır. Büyük filozofun ifadesiyle: Var olan her şeyi acımasızca eleştirmek.
Bir aydın, aslında toplumu da eleştiren kişidir. Vazifesi, daha iyi, daha insani ve daha akılcı bir toplumsal düzenin yolunu tıkayan engelleri tanımak, bu temelde analiz edip çözümlemek ve onları aşmaktır. O bu rolü yerine getirirken ilerici güçlerin vicdanı ve sözcüsü olur. Bu rol, egemen sınıf açısından (kendi konumunu korumak ister) asayişi bozmak ve karışıklığa yol açmak şeklinde algılanır. Bu da egemen sınıfın hizmetindeki düşünce emekçileri tarafından muhakeme alanına çekilir. En iyi ihtimalle hayalperest veya metafizist, en kötü şekilde de “tahripkar” ve anarşist!

Muhtelif Eserler- I Alıntıları - Sözleri
Ne yaslanacağım bir duvar var, ne de üzerine sağlamca basacağım bir zemin..
"Dünyanın en güçlü insanı herkesten daha yalnız olandır."
[Prometheus]
Kalbim artık yaşlandı, çok güçsüz, çarpmaya mecali yok ve "sevme"ye de takati. Yalnızca hatıraları kendi kendime mırıldanıyorum.
"Saçımıza başımıza bakıp uygar görünüşümüzden mutluluk duyuyoruz. Oysa bu, yeni tüketici bulduğu için kıs kıs gülen Batı kapitalizminin mutluluğudur!.. "
Yalanın maslahat adını aldığı, riyanın akıl, korkunun zekilik kabul edildiği, en kutsal inançlar ve en yüce ahlaki değerlerin laftan ibaret kaldığı, gösteriş için kullanıldığı, çıkarlar öyle gerektirdiğinde referans alındığı veya makam sahibinin başarısı ve yükselmesi için ya da amirine övgü ve dalkavukluk sırasında kullanıldığı bir toplumda hiç kimse hiç kimsedeki hakikat ve doğruya itibar etmez..
Kapitalist liberalizm şöyle der:
"Kardeşim! Sözünü sen söyle, ekmeğini ben yerim."
Marksizm ise tam tersine şöyle der:
"Dostum! Ekmeğini sen ye, sözünü ben söylerim."
Faşizm ise şöyle der:
"Ekmeğini ben yerim, sözünü ben söylerim, sen sadece bana avuç aç."
Din fırka fırka oldu, ümmet kavim kavim ve biz parça parça, her parça... ve her lokma yağlı, yumuşak, kolaylıkla yutulabilir.
Günahların tamamını harici sömürge ve emperyalizmin boynuna yüklemek, bir tür, günahın ve cinayetin gözlerimizin önündeki, bizim onlarla ve onların da bizimle doğrudan ilişkisi bulunan ama ne yazık ki tanımadığımız hakiki sebeplerini temize çıkarmaktır!
Ayetlerimiz konusunda alaylı tartışmalara dalanları gördüğünde onlar bir başka söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir.

Enam 68
Dini tebliğ etme ve yayma adı altında onu tahrif edebilecek ve özünü başkalastırabilecek; milli gelenekler, âdâp, adetler, yerel inançlar ve hurafeler, dine girmiş öğeler, yabancı ve sahih olmayan kültürler, kadim ilimler ve cahiliye felsefelerini ''din'' adı altında halkın sofrasına koydular !!!
Peygamber, hayatımızın her alanı için yüksek bir numunedir !

Yaptıgı işin bütün icaplarını yerine getiriyordu. Sonra kafirlerin karşısına dikilip dua ediyordu. Ama ''Allah'ım lütfunla bunları bir anda taşa çevir, aniden öyle bir iş yap ki altlarındaki atlar kaçsın.''demiyordu. Bütün işlerini bitirdikten sonra doğruluyor ve şöyle diyordu:

"Allah'ım! Eğer onlara karşı zafer kazanırsak bizi gururlanmaktan koru. Eğer yenilirsek bize tahammül gücü ve umudu bahşet.'' Müslümanın dua etmesi böyledir !!!
İnsan, Allah'ın halifesi; tükenmez arzulara hırslı, hak gaspedici, kan dökücü, kardeş katili ve yırtıcı oluverdi. Din Kabil'in aldatma aracı ve oyuncağı haline gelebildi!
Max Planck, bilim dünyasında imanın ne yaptığını göstermiştir. Şu söz onundur: "Bilim mabedinin girişinde şu yazılıdır: Buraya giren herkesin inancı olmalıdır."
Mücadelemiz, bütün insanlar içindir, Avrupa'da ölüm döşeğinde bulunan insanlığı diriltmek amacıyladır. Biz sadece kendi paçamızı sömürgeden kurtarmaya çalışmıyoruz, bilakis halihazırda sömürgecinin suratını da bu utançtan temizlemeye uğraşıyoruz.
[Frantz Fanon]

Muhtelif Eserler- I İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ali Şeriati'nin dağınık, birbirinden bağımsız eserlerinin, yazılarının toparlanarak bölümler ve başlıklar halinde çevirileri yapılıp derlenmesiyle oluşturulmuş bu kitabı tarih, toplum, insan, islam, orta çağ ve modern çağ karşılaştırmaları, din, sanat, ideolojiler gibi konuları ele alıyor.
.
Çevirileri yapılan Şeriati'nin bu yazıları çoğunlukla makalelerinden toparlanarak kitap haline getrilmiş. Kitabın bir çok yerinde cümleler henüz bitmeden kesiliyor ki bunu da elde ettikleri yazıların Şeriati'nin elyazısının anlaşılabilir, çevirilebilirksımlarından arta kalanlardan olması olarak gösteriliyor. Fakat bu durum konuların dağılmasına neden olmuyor.
.
Genel anlamda kitap yararlanılası bir kaynak olarak da incelebilir. (Sîdar Ronahî) 

Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.

Hayatı

Çocukluğu

Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

Eğitimi

Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.

Ölümü ve etkileri

Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.

Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.

Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.

Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.

Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.

Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.

wikipedia

Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
Hac
İnsanın Dört Zindanı
Ali
Dine Karşı Din
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Ebuzer

Anne Baba Biz Suçluyuz
Kadın (Fatıma Fatımadır)
Her Hicret Bir İnkılaptır
Muhammed Kimdir
Kendisi Olmayan İnsan
İnsan
Bilinç ve Eşekleştirme

Dua
Çocuklar ve Gençler
Dinler Tarihi 1
Dinler Tarihi 2
Şehadet
Aydın
İslam ve Sınıfsal Yapı

Marksizm
Kur'an'a Bakış
Hangi Şia?
Kapitalizm
İran ve İslam
İslam Bilimi (Ciltli) I-II
İbrahim'le Buluşma

İslam'ı Tanıma Metodu
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Yeni Çağ'ın Özellikleri
Ne Yapmalı
Yalnızlık Sözleri 1
İslambilim 1
İslambilim 2

Biz ve İkbal
Aydınlara Umut Çağrısı
Ali Şiası Safevi Şiası
Hür Düşünce Mektebi
İslam Nedir Muhammed Kimdir
Mektuplar
Çöle İniş

İslam'ı Anlamak
İnsan Olmak
Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
Muhammed'i Tanıyalım
Kültür ve İdeoloji
Kendini Bilmek
Yalnızlık Sözleri 2

Medeniyet ve Modernizm
Medeniyet Tarihi 1
Medeniyet Tarihi 2
İdeallerin Yenilgisi
Kapitalizm Uyanıyor mu?
Şia
Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası

Sanat
Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
Ümmet ve İmamet
Adem'in Varisi Hüseyin
Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
Kavramlar Sözlüğü
Muhtelif Eserler- I

Muhtelif Eserler- II
İslambilim 3
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
Tevhidi Altyapı
Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
İslam Ekonomisi
İslam'ın Tarih Felsefesi

İslam Sosyolojisi Üzerine
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
Yarının Tarihine Bakış
Sevmek Aşktan Üstündür
Terimler Sözlüğü
Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri

Dine Dayanmak
Siret
Ali Şeriati'den Aforizmalar
Dinleri Tanımak
İki Sûre İki Yorum
Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
Toplumbilim Üzerine

Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
Aşk ve Devrim
Ve Cevap Veriyorum
Öze Dönüş
Ayet Yorumları

Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor.
Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara:
Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla.
Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
“Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)

Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum.
[Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
"O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumlu­luktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz..
Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde,
Akıl bineğinin ayağı topalladığında,
Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)

Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok
çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık,
yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet,
nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa
yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi
yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir.
Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
"Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/muhtelif-eserler-i-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)