# Mükerrem İnsan - Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mükerrem İnsan kimin eseri? Mükerrem İnsan kitabının yazarı kimdir? Mükerrem İnsan konusu ve anafikri nedir? Mükerrem İnsan kitabı ne anlatıyor? Mükerrem İnsan PDF indirme linki var mı?  Mükerrem İnsan kitabının yazarı Mahmud Sâmi Ramazanoğlu kimdir? İşte Mükerrem İnsan kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mukerrem-insan-mahmud-sami-ramazanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-20T08:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-04-20T08:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/20/mahmud-sami-ramazanoglu-kimdir-mahmud-sami-ramazanoglu-kitaplari-ve-sozleri-203965.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mahmud Sâmi Ramazanoğlu 
 Yayın Evi: Erkam Yayınları 
 İSBN: 9789756247921 
 Sayfa Sayısı: 96 
--reklam--
Mükerrem İnsan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu itibarla insan olarak, "mükerrem insan" yeryüzünün yüz akıdır. Eşrefi mahlukdur. İslamın mümessilidir. Rahmete me'murdur. Her insanın, her şeyin iyiliğini düşünür. O, kötülere ve kötülüğünden dolayı derde düşmüşlere de duacıdır. Alemin hayrını isteyen bir tıynete malikdir.
Bu sıfatla, o, dünyada da en huzurlu yaşama hakkına sahibdir. Hiç bir insan ondan daha huzurlu yaşama hakkına malik değildir.
Gayri müslimlerin geçici, muvakkat, hırslı ve nefsani yaşamlarının sonu hep hüsrandır. Mükerrem insanın bekaya kanat açan huzurlu yaşaması ile diğerleri mukayese edilemez.
--reklam--
Mükerrem İnsan Alıntıları - Sözleri
***
"Mükerrem insan" bütün hayatının hesabını bir gün Allah'a vereceğini hiç aklından çıkarmaz. Ve büyük hesaba çekilmeden, kendi nefsini hesaba çeker.

Mesûliyet hissi ve ümitle korku arasında olmak duygusu daima fikrini sarar. Bir an bile gaflete düşmemeğe nefse ve şeytana uymamağa gayret eder.
***
Gözlerini hakikati görmek için, kulaklarını doğruyu işitmek için, aklını doğruyu bulmak için kullanır.
***
Kalpten kalbe in'ikas/yansıma olur. Karşındakinin kasvet hâli sana geçer.
Sirke küpünden sirke sızar, bal küpünden bal sızar.
《Mükerrem insan》bütün hayâtının hesâbını bir gün Allah'a vereceğini hiç aklından çıkarmaz. Ve büyük hesâba çekilmeden, kendi nefsini hesâba çeker.
Geminin kaptanı ile makinisti, insan vücudundaki dimağ ile kalbe benzetilir.
Kaptan dimağ gibi dış işlerini seyrü seferi idare eder. Makinist kalp gibi iç işlerini kuvvei harekiyyeyi tanzim eder. Birinin işi diğerine mani değildir. Yardımcıdır.
Allah'ı sevmenin alameti Allah'ı zikretmeyi sevmektir.
Yaranın evvela mikrobu temizlenir sonra merhem sürülür. ..
"Mükerrem insan" yeryüzünün yüz akıdır. Eşref-i mahlûkdur. İslâmın mümessilidir. Rahmete me'murdur. Her insanın, her şeyin iyiliğini düşünür. O, kötülere ve kötülüğünden dolayı derde düşmüşlere de duâcıdır. Âlemin hayrını isteyen bir karaktere sahiptir.
«Mükerrem insan, İslami bilgisini arttırır, hakkı bâtıldan temyiz melekesini kuvvetlendirir. Zekası, irfanı daima doğruyu ve hayrı seçer... Hak yolunda yürür, hataya düşmez, kendi fıtratını anlar, tabii kanunların icâblarına uyar, hakikatleri idrak eder. Durumlara firâsetle âgâh olur.
Bazı çiftçilerin, ihtiyarlaşmış, zayıflamış öküzünü artık bir iş göremez diye kırlara, 'Hoo' diyerek bırakması gibi, sizler de öyle bırakıldınız mı sanırsınız.
Tabipler devanın en şifalısı nedir diye sormuşlar:
_ Az yemektir, diye cevap vermişler
Hikmet ehline ibadete en ziyade şevk veren nedir diye sormuşlar:
_ Az yemektir, buyurmuşlar.
Zahidlere hakka bağlılığı en ziyade takviye eden nedir diye sormuşlar:
_ Az yemektir, demişler
Âlimlere en lezzetli ve gıdalu taam nedir diye sormuşlar:
_ Az yemektir diye cevap vermişler..
Ahlâk bakımından 《Mükerrem insan》 daima ihlâs ve takvâ, samîmiyet ve hakîkat
aşkı ile 《Allah'ın has kulu》 olarak vazîfe görür ve onun emirlerine uyar, rızâsını gözetir...
Açlıkta beden sıhhatli olur maraz def olur. Toklukta vücut yıpranır hasta olur.
Nefsi tezkiye insana farzdır.
Açlıkta kalp safası, hâfıza kuvveti; toklukta, ahmaklık, unutkanlık olur...
--reklam--
Mükerrem İnsan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Allah'ın yarattığı eşref-i mahluk olan insanı nasıl meleklerden üstün olabileceğini meleklerden üstün olduktan sonra hangi nimetlere mazhar olunacağını anlatan mükemmel bir eser. (Muhammed Furkan Şahin) 
Tebük seferinin ardından küçük cihad bitti büyük cihat başlıyor hadisinin nefisle mücadelenin Büyük cihad olduğu bilgisine vakıftım ama bu hadisin kamil insan olma mücadelesinin temeli olduğunu bu kitapta öğrendim ve farkına vardım. Kamil insan demek sadece tasavvufi bir terim yani mürşid , şeyh demek değil bilakis her müslümanın yükümlü tutulduğu ve ulaşmaya çalıştığı makamı ifade ettiğini vurgulaması bakış açımı değiştirdi. Bu sebeple de kitapta okuduğum en vurucu cümleydi:
 "nefsi tezkiye insana farzdır."
Her iddiasını ve verdiği her bilgiyi ayet ve hadislere dayandırıyor. Güvenilir ve insanı kendine getiren, en azından kendisini sorguya çekmesini sağlayan bir kitap.
Ölmeden ölünüz ve size sorulmadan önce kendinize sorunuz "Nereye bu gidiş nereye kadar?" (Aksâ) 
--reklam--
Mükerrem İnsan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu - Mükerrem İnsan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mükerrem İnsan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Kimdir?
Mahmut Sami Ramazanoğlu (1892, Adana-12 Şubat 1984, Medine) yazar, din adamı, hukukçu. Erenköy Cemaati (Altınoluk) lideri.

İlk, orta ve lise tahsilini Adana'da tamamladı. İstanbul'da Darü'l-fünun Mektebi'ne girdi. Hukuk Fakültesi'ni birincilikle bitirdi. Memleketi Adana'da Cami-i Kebir'de vaaz ve hususî sohbetler yaptı. Şahsi geçimi için bir kereste ticarethanesinin muhasebesini tuttu.

1979 yılında Medine'ye yerleşti. Arzu ettiği gibi Medine'de 12 Şubat 1984 pazar günü vefat etti. Medine'deki Mescid-i nebevi yanındaki Cennet'ul Bâkîyye Mezarlığı'na defnedildi.
--reklam--
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Kitapları - Eserleri
Dualar ve Zikirler
Hazret-i Yûsuf (Aleyhi's-Selâm)
Fatiha Suresi Tefsiri
Mükerrem İnsan
Musahabe 1
Musahabe 3
Musahabe 2
Hz. Ömer'ül Fâruk (r.a.)
Bakara Süresi Ve Tefsiri
Hz. Osman Zinnûreyn (r.a.)
Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)
Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri
Musahabe 6
Bedir Gazvesi ve Enfal Suresi Tefsiri
Musahabe 5
Günlük Dualar Ve Sureler
Musahabe 4
Hz. Aliyy'ül Murtezâ (r.a.)
Ashab-ı Kiram 1
Hülefa-i Raşidin
Ashab-ı Kiram 2
Hazret-i Halid Bin Velid (r.a.)
Tebük Gazvesi
Hz.İbrahim (a.s)
Uhud Gazvesi
Hazreti İbrahim- Yusuf -Yunus -Hud (as)
--reklam--
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Alıntıları - Sözleri
Fani olan dünya sizi şımartıp da baki olan ahiretten alıkoymasın. Fani olana baki olanı tercih ediniz. (Hülefa-i Raşidin)
"Haram lokmadan neşv ü nema bulan insan vücuduna cehennem ateşi evladır." Menavi

Haram lokma kalbi ve kanı bulandırdığı gibi azaları da ifsad eder. Fena amel işletir. Helal lokma ile beslenen kalb ve cesedden salih ameller sudur eder. Nitekim temiz ve münbit topraktan bereketli mahsul alınıp, çorak ve fena topraktan iyi mahsul alınamadığı gibi. Haram lokmadan da fena amel işlenir. (Musahabe 4)
İhyâ’da der ki, insanı vuslattan alıkoyan sülûkün
olmayışı, sülûkdan alıkoyan iradenin olmayışı, iradeden
alıkoyan imanın olmayışı, imandan alıkoyan da hidâyetin
olmayışıdır. (Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri)
"Ben şu halimle ibadete yönelsem ne olacak ? Bunca zamandır günahlar da ısrar etmişim. Mâsiyetlerde bulunmuşum..." gibi fâsit fikirlere maruz kalacak fakat gelen ihtar ile:

"Her şeye rağmen Allah'a tevbe etmeliyim, beni bütün bunlardan ancak o kurtaracaktır. mâsiyetlerimin kirlerinden temizlenip O'nun hizmetine salih kul olacağım" diyecek tövbe menzilinde aldığı ihtar onu kurtarmış olacak￼￼￼￼. (Fatiha Suresi Tefsiri)
Örfde fetih, bir memleketin harben ve kahren alınmasına denildiğine ve Hudeybiye'de ise harb edilmediğine göre bunun da ehl-i irfan nazarında bir Feth-i Mübîn olarak tavsif buyurulması, Mekke'nin, Hayber'in ve sâirenin fetihlerinin mebdei bulunması itibariyledir. (Hz. Osman Zinnûreyn (r.a.))
" Her şeyin bir alameti vardır.İmanın alameti ise namazdır." (Musahabe 3)
Bilinmelidir ki, iman ancak sekîne ile artar. Aynı şekilde enbiyâ ve mürselîn hazaratının ve ümmetlerinin kıssalarını dinlemekle insanların yakîni artar. Bu sebeple
denilmiştir ki, sâlihlerin hikâyeleri Allah'ın askerlerindendir. Fakat bu, kalbini Allah'ın sebâtda kıldığı kimseler
içindir, Ebû Cehil gibi şekki üzerine şekki, küfür üzerine
küfrü artan kimseler için değil. (Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri)
“Bir kimsenin sevdiği bir kimse aleyhindde olan duâsının kabûl olunmamasını Cennâb-ı Hakk’tan istirhâm eyledim.”

(Keşfü’lHafâ, 1/404 (Dârekutnî’den) (Dualar ve Zikirler)
Ârifin hamdi, diğer insanların hamdlerinden muhakkak ki farklıdır. O, bütün âzâ ve cevâhiriyle hamdeder. Asıl mesele de, diliyle söylediği bir şeye kalbiyle ve bütün azasının da iştirâk etmesidir. Mücerred davanın bir faydası yoktur. (Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri)
Hûd suresi
112 — «O halde sen, maiyyetindeki tevbe edenlerle
berâber emrolunduğun şekilde dosdoğru hareket et! Aşırı gitmeyin. Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyle görücüdür.

Ebû Ali es-Sünûsî -rahmetullahi aleyh- demiştir ki:
Rü'yamda Resûluliah -sallallahu aleyhi ve sellemi gördüm. Dedim ki:
— Ya Resûlullah, senden «Hûd sûresi beni ihtiyarlattı» mealindeki hadis-i şerif rivayet olunmuştur.
— Evet.
— Orada sizi ihtiyarlatan enbiyâ kıssaları ve ümmetlerinin helâk haberleri midir?
— Hayır. Oradaki:
«Emrolunduğun gibi istikamette ol!» âyetidir, buyurdu.

Burada istikametin hakikati bütün ahidlere sadakat
ve sırât-ı müstakime mûlâzemettir. itidalden ayrılmamak
gerekir. Yeme ve içme, giymeden tut, bütün dinî ve dünyevî işlerde sırat-ı müstakime mülâzemet lâzımdır. Buradaki sırat-ı müstakim, âhiretteki sırat-ı müstakim gibidir.
Bu yolda itidal üzere yürümek cidden zor işdir. (Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri)
Hac nasıl ki, Hazret-i Ibrahim'in makamı, bizim Peygamberimiz-sallalahu aleyhi ve sellem-'in de halidir. Hal,makamdab daha mükemmeldir. (Bakara Süresi Ve Tefsiri)
"Kim (Allah'a) bir iyilikle, güzellikle gelirse işte ona bunun on katı vardır."

En'am Sûresi/160 (Musahabe 3)
Düşman elçileri yanına geldikte onlara ikram et ve çok eğlendirme. Tâ ki askerlerinin ahvalini öğrenmeden çıkıp gitsinler. Onlara efkarını bildirme ve ordunun halel ve kusurunu gösterme. Geceleri askerine nöbet beklet ve karakollarını teksir et. Vakitli vakitsiz onları dolaş. Gâfil olanları yoluyle ve adâlet ile te'dib eyle. Müstahakk-ı cezâ olanlara cezâ vermekten korkma. Askerlerin halinden gafil olma ki bâdi-i fesâd olur. Fakat hallerini tecessüs ile onları terzil etme. (Hazret-i Halid Bin Velid (r.a.))
Adem aleyhisselamın çamuruna otuz dokuz sene hüzün yağmuru yağdı. Bir yıl da sevinç yağmuru yağdı. Bunun için Âdemoğlunun hüznü sürûrundan çoktur. Ne var ki ,hüznünü tâkiben hemen ferah ve sevinç gelir. (Musahabe 6)
Hayalin gözümdedir, zikrin dilimdedir, hubbun kalbimdedir, nereye kaybolacaksın? (Hazret-i Yûsuf (Aleyhi's-Selâm))
"Kostantıniyye elbette fetholunacaktır. İmdi onun emiri ne güzel bir emirdir, ve ordusu ne güzel ordudur." (Ashab-ı Kiram 1)
İlim öğretin ; fakat unf(kabalık, sertlik) ve şiddet göstermeyin! Zira güler yüzlü muallim sert olandan hayırlıdır.
Tirmizi (Musahabe 5)
Eğer benim bildiğimi bilseydiniz muhakkak az Güler çok ağlardınız. (Musahabe 3)
"Bela ağızdan çıkan söze bağlıdır."
(Ruh'ul Beyan 2/145) (Hazret-i Yûsuf (Aleyhi's-Selâm))
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- eyyam-ı biyz orucunu seferde de hazarda da terketmezdi. Taberani

Eyyam-ı biyz, beyaz günler dememktir ki kameri ayların on üç, on dört ve on beşinci günleridir. O günlerin gecelerinde ayın aydınlığı olgunlaştığı için o ad verilmiştir. (Musahabe 5)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mukerrem-insan-mahmud-sami-ramazanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)