# Mü'minlere Vaazlar - Mehmed Zahid Kotku Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mü'minlere Vaazlar kimin eseri? Mü'minlere Vaazlar kitabının yazarı kimdir? Mü'minlere Vaazlar konusu ve anafikri nedir? Mü'minlere Vaazlar kitabı ne anlatıyor? Mü'minlere Vaazlar kitabının yazarı Mehmed Zahid Kotku kimdir? İşte Mü'minlere Vaazlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/muminlere-vaazlar-mehmed-zahid-kotku-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-15T22:00:19+03:00
- Güncelleme: 2022-02-15T22:00:19+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/15/mehmed-zahid-kotku-kimdir-mehmed-zahid-kotku-kitaplari-ve-sozleri-153406.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mehmed Zahid Kotku 
 Yayın Evi: Server Yayınları 
 İSBN: 9789758757893 
 Sayfa Sayısı: 512 

Mü'minlere Vaazlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mü'minlere Vaazlar kitabı iki ciltten müteşekkildir. İlkini Dualar, ikincisini de Büyük ve Küçük Günahlar bahsi oluşturmaktadır. Bu kitapların yazılması 1970'li tarihlerde tamamlanmış olup şimdiye kadar pek çok baskısı yapılmıştır. Merhum müellif Mehmed Zahid Kotku hazretleri salih seleflerinin yolunu tutarak onların geleneklerini yirminci asırda güncelleyerek devam ettirmiş bir mürşid-i kâmil-i mükemmildir. Hz. Peygamber'in hayatında büyük bir yer işgal eden ve Rabbiyle bir an dahi olsun temasını kesmediğinin işareti olan dua edebiyatı saadet asrından hemen sonra hızlı bir şekilde gelişmiş, ya kitapların büyük bir kısmını oluşturmuş ya da müstakil kitaplar şeklinde ortaya çıkmıştır.
Mehmed Zahid Efendi hazırladığı günlük dua okumaları kitabını imamı bulunduğu camilerde sabah namazını müteakip cemaatle birlikte hiç aksatmadan vird şeklinde devam ettirmiş, her fırsatta duanın müslümanın hayatında yer alması gereken durumuna da vurgu yapmıştır.
Kitaplardan ilki duanın insan hayatında olması gereken yönüne işaret ettikten sonra seçkin ve seçme dualara yer vermektedir.
İkinci kitap ise Büyük Günahlar olarak nitelendirilen, dinî bakımdan yasaklandığına dair kesin deliller olan, hakkında dünyevî veya uhrevî ceza öngörülen günahlar ile; Küçük Günahlar denilen bunların dışındaki olumsuz davranışların listelenmesi ve açıklanmasından ibarettir. Bu günahlara dair İslâm ulemâsı tarafından çokça kitap yazılmış, kimisi sayısını 700'e kadar çıkarmış kimisi de yetmişle sınırlandırmıştır.
Dinde kemal noktasına doğru yolculuk ilk önce olumsuzlama (nefy) ile başlar daha sonra da olumlama (isbat) gelir. Hâne mâmur olmadan padişah gelmez sırrı gereği yapılması gereken ilk iş insanın menfi duygu, söylem ve eylemlerini terk etmesi gereğidir. Mevlâ'nın hoş görmediği, günah saydığı şeyler öncelikle bilinip terkedilmesi lazımdır. O yüzden tekrar tekrar bu günahların okunması, öğrenilmesi onlardan kurtulmak için vazgeçilmezdir.
Bu kitaplar karşılıklı okumalara tabi tutularak, daha önce eksik ve yanlış okunmuş yerler mümkün olduğu kadar tespit edilerek düzeltilmiştir. İmlâ ve sâir teknik hususlarda bir birlik sağlanmaya çalışılmıştır. Âyet, hadis, kelâm-ı kibâr ve şiirlerin kaynakları mümkün olduğunca belirtilmiş ve eserin sonuna bir kaynakça eklenmiştir. Her bir cilt için hazırlanan analitik dizin de kitabın içerisindeki çeşitli konularla ilgili araştırma yapan araştırıcıların işlerini büyük oranda kolaylaştırmış oldu.

Mü'minlere Vaazlar Alıntıları - Sözleri
Çünkü amelsiz ilim vebaldir, sorumluluktur. Amel edilmeyen her ilim, sahibine mesuliyettir.
Sakın şöyle deme!
"Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak."

Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir.
Huylar sârîdir, bulaşıcıdır yani birbirine çabuk geçen hastalıklardandır. Onun için onlarla oturmayı alışkanlık hâline getiren kimse, hiç farkına varmadan, bakarsınız ki bir gün onları bile geçmiştir. Allah'ın velîlerinden başkasını dost edinmeyin. Allahu Teâlâ'nın zikrinden kaçanlardan, ibadetten ve taatten uzak olanlardan siz de uzak olun. Ancak mü'minle dost olun ve yemeğinizi de müttakî kimselere yedirin ki hem dünyada hem de âhirette size faydası olsun. Kötü ve günahkâr insanlarla dostluk etmek ateşten bir parçadır; dostlukları fayda vermez, sözlerinde de durmazlar.
Elinden giden dünyalıklar için ağlayıp sızlamak nasıl günahsa dünya nimetlerinin çokça gelmesinden dolayı sevinmek de hep cahillik alametidir. Akıllı kimse içini ve dışını daima âhiret işlerine sarf eder. Dünya malı ne olursa olsun fânîdir; insan gibi. Fakat ibadet ve taat daima kalıcıdır ve âhirette de sahibiyle beraberdir.
Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir.
Fâni dünya hayatını kazansın diye gayret eder, onu okutursun. Âhiret hayatının kazanılmasına neden gayret sarf etmeyeceksin? Bu da anne babanın başlıca ve en mühim vazifelerindendir.
İnsan o kimsedir ki yanında taş ile altın birdir.
İnsanın daldığı gafletten kurtulabilmesi, denize düşenin kurtulabilmesinden daha zordur. Çok acayiptir ki hayvan tabi bir kudret ve kuvvetle kendi kendine yüzmesini bilir. At, köpek, manda ve sâir hayvanlara yüzmeyi kim öğretmiştir? "İnsanım" diyen zavallı kişiler boğulup giderler de hâlâ benliklerinden bir türlü vazgeçemezler.
Müslüman; "Herkesin onun elinden ve dilinden salim olduğu, selamette kaldığı bir insandır." Müslüman kimseyi incitmez, darıltmaz, kimseye fenalık yapmaz bilakis herkese yardım eder, acır merhamet eder, iyilik yapar; herkesi sever herkes de onu sever. Mübarek, muhterem, nurlu, Hak'tan korkan, Hakk'ı seven, ibadet ve taate devam eden bir kimsedir. "Müslümanım" iddiasında bulunanların da böyle olması gerekir.
"İyilik ve ihsan gördüğü kimseye teşekkür edemeyen Allah celle ve âlâ'ya da şükredemez." buyurulmuştur. Aza şükretmesini bilmeyen çoğa da edemez. İnsanlara teşekkür edemeyen Hakk'a da şükredemez. Allahu Teâlâ'nın nimetlerine anmak şükür sayılır. Bunun terki ise küfrân-ı nîmettir, nankörlüktür.
Dünyaya ihtiyacımız kadar dünyaya, âhirete ihtiyacımız kadar da âhiretimize çalışmak, teraziyi iyi kullanabilmek ve âhireti elden kaçırmamak gerekir.
Dünyanın çok çabuk geçen bir takım hazlarına kalbini bağlamak suretiyle dünyaya muhabbet eden, tabiatiyle âhiretine zarar verir; ibadet ve taatini, hayır ve hasenâtını lâyık-ı veçhile yapamaz.
... huylar bulaşıcıdır.
"Bir göz ki ibret olmaya nazarında,
Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde."
İffetli bir erkek veya hanıma; "Ya zâni veya zâniye!" veyahut çocuklarına "veled-i zinâ" gibi çirkin yakıştırma ve iftiralarda bulunmak büyük günahlardandır. Bu iftirayı yapan, -ispat edemediği takdirde- kendisine seksen değnek vurularak cezalandırılır.

Bugün yapılan çirkin iftiraların cezası ne olacak?

Mü'minlere Vaazlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Mehmed Zahid Kotku Kimdir?
Mehmed Zahid Kotku (1897, Bursa - 13 Kasım 1980, İstanbul), İslam âlimi, yazar, din adamı, vaiz, Nakşibendi şeyhi.

Yaşamı
Ailesi Şirvân'a bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuha'dandır. Kafkasya'da bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297`de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir. Bursa'ya geldiğinde henüz 16 yaşında olan babası İbrahim Efendi, Bursa Hamza Bey Medresesinde tahsil görüp çeşitli yerlerde imamlık yapmıştır. 1929 yılında vefat etmiştir. Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Hocaefendi henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.

İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur. Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanî'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.

İskenderpaşa Cemaati
İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.
Çevresince çok sevilen ve vaazları ilgiyle izlenen Kotku'nun tebliğ misyonu cemaati mensuplarınca benimsenerek cemaate dönüştü. Böylece başlayan İskenderpaşa Cemaati adını vaazların başladığı İskenderpaşa Camii'nden aldı.

Ölümü
Mehmed Zahid Kotku'nun Süleymaniye Camii'nin haziresindeki mezarı.
Mehmet Zahid Kotku kalmak üzere 1979 yılında gittiği, Hicaz'dan 1980 yılında ağır hastalıkları sebebiyle geri dönmüş, 13 Kasım 1980'de vefat etmiştir. 14 Kasım 1980 günü Süleymaniye Camii'nde çok kalabalık bir topluluğun eşliğinde kılınan cenaze namazının ardından Süleymaniye Camii haziresine defnedilmiştir.

Mehmed Zahid Kotku Kitapları - Eserleri
Nefsin Terbiyesi
Ehli Sünnet Akaidi
Cennet Yolları
Hadislerle Nasihatler
Haklar ve Vazifeler
Tezkiretü'l Evliya

Tasavvufi Ahlak
Hadislerle Nasihatler 2
Ana Baba Hakları
Cennet Yolları
Risale-i Halidiyye ve Adab-ı Zikir Risalesi
Mü'minlere Vaazlar
Cihad

Namaz
Tasavvufi Ahlak 2
Yemek Adabı
Tevbe
Müminlerin Vasıfları
Zulüm
İlim

Tasavvufî Ahlâk 3
Korku ve Ümit
Oruç
Tasavvufî Ahlâk 4
Tevhid
Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler
Alim

Cömertlik
Sabır
Ayet ve Hadislerden Dualar
İçki
Nefsin Terbiyesi
Zikrullahın Faydaları
Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy)

Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy)
İman
Tasavvufi Ahlak - Cilt: 5
Zekat

Mehmed Zahid Kotku Alıntıları - Sözleri
Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir. (Mü'minlere Vaazlar)
Çalışan ise yine yalnız hep baba; ne kadın, ne kız, ne sokak, ne mağaza ve ne de fabrikalarda çalışmak bilir. Şimdi ise hanım memuriyyette, bey de ayrı bir ticarette. Yine de feryad ü figan, geçinemiyoruz efendim. Her şey pahalandı. Ev kiraları içinden çıkılamaz dert. Hele o mobilya derdini hiç sorma artık, felaket! Felaket! (Zulüm)
Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır. (Hadislerle Nasihatler)
"Ya Rab biz hasta olunca ancak senin zikrinle tedavi oluruz!" bunu biz yapıyor muyuz? Biz hemen doktorlara koşarız. İyi doktora koş ama, biraz da Allah de bakalım. Yok yav aspirin varken ne yapacaksın Allah diyerek, değil mi? (Zikrullahın Faydaları)
Şiilerin, kızılbaşların, râfızîlerin ve bunlara benzer sapıkların itikadlarından son derece sakınmak gerektir. (Oruç)
Ömür süratle akan bir suya benzer. Kaçan dakikaların değil, saniyelerin bile telafisi mümkün değildir. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))

Sakın şöyle deme!
"Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak."

Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir. (Mü'minlere Vaazlar)
Kulaklarını Hakk'a karşı kapamış bedbaht, gökte uçsa ne olur? (Alim)
Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız. (Hadislerle Nasihatler)
Pişmanlığın gönle gelmesi için çok zikredip çok da düşünmek lâzımdır. (Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy))
Hazm olunmaz belalara sabr et,
Afiyet hoş-güvar olur ey dil. (Sabır)
"Bir göz ki ibret olmaya nazarında,
Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde." (Mü'minlere Vaazlar)
Bütün rahatsızlıkların başı iki şeyden ileri gelir:Birisi midenin bozulması,diğeri de soğuklardır. (Yemek Adabı)

Valideyn için duayı terk etmek evladın geçimini daraltır. (Ana Baba Hakları)
Kişi, sevdiği kimselerle haşrolunacaktır. Bunun için daima salih, âbid ve alim kişilerle düşüp kalkmak, onlara muhabbet etmek, mü'minlere yakışan makbul sıfatlardandır. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
Fakat, Allah'tan ayrılığın acısının yanında bir katredir cehennemin hepsi birden..Allah'tan ayrı kalmanın acısı daha büyük.. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
Bize iman lâzım!..İmanımıza da ihlâs lâzım, kuvvetlendirmek lâzım; rıza-ı ilahi'yi kazanmak için. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun. (Nefsin Terbiyesi)
Bursalı İsmail Hakkı der ki: "Cennet ikidir: Birisi dünyada, birisi de ahirette... Dünyadaki cennetler salihlerin, âriflerin bulunduğu meclislerdir. O meclislere vaktiyle girmeyen insanların ahiretteki cennete girmeleri muhaldir." (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş:

"Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab." (Ehli Sünnet Akaidi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/muminlere-vaazlar-mehmed-zahid-kotku-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)