# Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 - Gerald Messadié Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 kimin eseri? Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 kitabının yazarı kimdir? Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 konusu ve anafikri nedir? Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 kitabı ne anlatıyor? Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 PDF indirme linki var mı?  Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 kitabının yazarı Gerald Messadié kimdir? İşte Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/musa-ulus-yaratan-peygamber-cilt-2-gerald-messadi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-07T18:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-05-07T18:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/07/gerald-messadi-kimdir-gerald-messadi-kitaplari-ve-sozleri-216791.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Gerald Messadié 
 Çevirmen: Gülseren Devrim 
 Yayın Evi: Doğan Kitap 
 İSBN: 9789756817585 
 Sayfa Sayısı: 374 
--reklam--
Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kızıldeniz mucizesi ne kadar gerçekti? Yahudilere çölde bile hayatta kalabilme gücünü veren neydi? Yahveh'in Horeb Dağı'nda görünmesinden önce meydana gelen olağanüstü olay hangisiydi?Kitabı Mukaddes'te yer alan ve binlerce yıldır tartışılan bu gizemli noktalara ışık tutmak, üstelik de okunması çok keyifli ve heyecanlı bir hikayeye dönüştürmek için Gerald Messadie gibi bilimsel formasyona sahip bir tarihçi ve usta bir romancı olmak gerekir. Ayrıntılı notlarla beslenen ve hikayenin aslına bağlı kalmaya özen gösteren bu tarihi tabloda, sorunlu erkek kardeş Harun, tutkularının esiri kız kardeş Miryam, ilk İsrail ordusunun kurucusu Yeşu gibi efsanevi kişiler de, bütün canlılığıyla beliriyor. Ancak hikaye her şeyden önce Musa'nın olağanüstü yaşamı ve 'Çıkış' efsanesi etrafında yoğunlaşıyor.Kahramanın adına uygun bir görkemle yazılan bu roman, Musa'nın önderliğinde Vaat Edilmiş Topraklar'a yapılan yolculuğa ve tektanrılı dinlerin vatanının doğuşuna tanıklık ediyor.
--reklam--
Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 Alıntıları - Sözleri
Yalnızlığa katlanabilirdi ama ruhunun temiz olması şartıyla.
o, her şeyiyle yaşanmaya hazır bir dünya istiyordu, dopdolu, meyvelerin ağırlığıyla eğilmiş hurma ağaçları, dolgun kalçalı kadınlarıyla dopdolu bir dünya!
- Tanrı'nın bana inanmasını isterdim, dedi ihtiyar.
Acı çekmemize seyirci kalan bir Tanrı ne işe yarar?
Fakat kötülük en fazla uyukluyor olabilir. Uyanmak için vaktin gelmesini bekler.
Tanrı iradesinin tarihi, insanoğlunun zaaflarının tarihidir.
“Gençlik güzeldi. Yetişkini böylesine çirkin yapan şey kötü düşüncelerdi, kinler, alçaklıklar, yalanlar, pis kıskançlıklar, kendini evrenin merkezi sanan insanın kibirli bencilliği, tembelliğin mutlu edilgenliği, yürek yoksulluğu, ölümün unutuluşu ve daha da kötüsü, ölüm korkusu.” 
Evet, bu yıldızlarıyla göz kamaştıran gök,
Tanrı olabilir ancak...
Gök, milyarlarca yıldızıyla, taşıyamayacağı kadar ağır bir yük gibi göründü genç adama.Nihayet Harun'un yattığı çadırı bulduğunda sendeliyordu ve uykuya geçerken, bilen insanın,evrenin en bahtsız kişisi olduğunu düşündü. En bahtsız ve en yalnız kişisi...
Şabat veya Sebt sözcüğü 'durmak, durdurmak' anlamına gelen chabat ve 'yedi' anlamına gelen cheba kelimelerinin bir birleşimidir. Bu gelenek çok eskilere dayanır. Örneğin, Babilliler her ayın 15. gününü günah ödeme günü sayar ve o güne sapattu derlerdi.
“Tanrı lütfettiklerini sebepsiz geri almaz. Bizi onlardan yoksun bırakan hatalarımızdır.”
“İnsanoğlunun belleği çöldeki kum gibidir. Tanrı'nın lütfunu ve cömertliğini emer, sonra zamanın rüzgarıyla kurutur ve unutur.”
İktidar hırsı onur tanımaz.
Tanrı bazı kullarına lütufta bulunuyor, bazılarını lütfundan yoksun bırakıyordu, üstelik bu lütuf bütün değerleri içeriyordu, manevi değerleri olduğu kadar bedensel olanları da: Ali ve kardeşi Stito... Güçlü kasları kadar güçlü ve kıvrak zekalarıyla, çevreye ve koşullara uymaktaki hızlı ve mucizevi yetenekleriyle, kanat takmış sanılan ayakları ve yaratıcı kafalarıyla... Harun o insanlardan biri değildi. Kuşkusuz, anasıyla babası, karınlarının bakla ve soğanla fazla dolu olduğu gün yapmışlardı onu.
Gençlik güzeldi. Yetişkini böylesine çirkin yapan şey kötü düşüncelerdi, kinler, alçaklıklar, yalanlar, pis kıskançlıklar, kendini evrenin merkezi sanan insanın kibirli bencilliği, tembelliğin mutlu edilgenliği, yürek yoksulluğu, ölümün unutuluşu ve daha da kötüsü, ölüm korkusu.
--reklam--
Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kalplerin bir diğer sultanı Hz. Musa...: Bilinmeyen insanı korkutur ve dahası merakını uyandırır. Ancak korku sevgiyle taçlandırılmadıktan sonra tam bir iman teşkil etmez. Korkmak kadar sevmekte gerekmektedir. Her dönemin peygamberi kendi dönemine ait sanatların en iyi erbaplarından olması pek şaşılası bir durum değildir. Hz. Musa’ya verilen sihir, Hz. İsa’ya verilen tıp ilmi ve Hz. Muhammed’e verilen şiir üstü bir yazım dili… Bunlar peygamberleri diğerlerinden ayıran en güzide lütuflardandı ve halkların zorda olsa iman etmelerini kolaylaştırmak için peygamberler bu Ledün İlmi ile şereflenmişlerdir.

Cehennemin tap tenine – ilk on - baktığımız zaman şüphesiz birinci sırayı Firavun alır. Hatta Kuran-ı Kerim’de kötü adamın tasviridir kendisi. Karşısında ise en hayırlı 5 insandan birisi olan Hz. Musa (Mos). Üstün körü bakıldığında herkesin Hz. Musa hakkında birçok bilgi sahibi olduğunu biliriz. Birisi “Asa” dan bahseder bir diğeri ise Kızıldeniz’i böldüğünü söyler. Bu hadiseler kitapta kısmen de olsa doğrudur. Her şeyden ziyadesi ise Hz. Musa bilge bir peygamberdi. Yani doğayı çok iyi tanıyan, doğa olaylarına hâkim olan, öğretici bir kişiliğe sahipti.

“Tanrı lütfettiklerini sebepsiz geri almaz. Bizi onlardan yoksun bırakan hatalarımızdır.” (Alıntı gonderi/47142057 )

Birinci kitabımızda Hz. Musa’nın doğumundan başlamış, Mısır saraylarında yetişmesini konu etmiş, Medyen’e yolculuğuna tanık olmuş ve Apiru yani İsrailoğulları’na önderlik ederek Mısır’dan “Çıkış’ına” şahitlik ediyorken Kızıldeniz Kıyısına vardığımızda kitap sonlandırılmıştı.

Kitap içeriğine dalıp konu özeti çıkarmak istemiyorum. Şunu söylemekte yarar görüyorum ki bu kitap yazılmış diğer Tevrat kitaplarına karşı akademik bir çalışma değeri taşıyabilecek değerdedir. Abartılı ve epik olaylardan kaçınılması ve bunu da kitap sonunda eleştirileriyle anlatması okuruna fayda sağlamaktadır. Tekvin ya da Sayılar kitaplarındaki abartılı rakamlar ve olaylar araştırmacı yazar tarafından incelenmiş, olası durumlarda göz önünde bulundurularak doğruya yakın tahminler ile kurgulanmıştır. Bazı yerlerde Tekvin ya da Sayılar kitabından ayrılıp, kendi kurgusunu kendi yaratmıştır.

“...kötülük olsa olsa uyuklar! Ve uyanmak için vaktin gelmesini bekler.” (Alıntı gonderi/47137882 )

Diğer güzel taraflarından bir tanesi ise olayları ve mekânları çok iyi betimlemiş olmasıdır. Kişiyi buradan alıp o devirlere götürerek hayal dünyasında ormanlık bir Arap-Afrika kıtaları hayal ettirmektedir. Hz. Musa’nın karşısına ise II. Ramses’i koymuştur. Ancak bu olasılık pek doğru değildir. Dönemin bilinmezliği ve II. Ramses’in 90 yıl yaşamasını da ele alırsak eğer dönemin karşıtı firavun II. Thutmose gözükmektedir. Bu sadece en yakın olan bir tahmindir, kesinliği ise yoktur. Şu da bir gerçektir ki bu iki firavunda kendi döneminin en güçlü isimlerinden birileriydi. Olası bir savaşta ya da durumda Apirulardan eser kalmazdı.

İlahi bir duygu ile sentezlemek gerekirse; dönemin firavunu en büyük günahı işlemiş ve kendisinin ilah olduğunu söylemiş, bu şekilde hayatını sürdürmüştür. Ancak herkesin bir hesabı var ise yaratıcının da bir hesabı vardır. Kâhinlerin ortalığı ayağı kaldırması ve doğacak erkek çocuğunun Mısır Firavununu yerle yeksan edeceği gerçeği su götürmez bir olaydır. Canı firavun el kadar bebekleri dahi öldürmekten çekinmeyecek kadar gözü dönmüş, ene yani benliliğinden ödün veremeyecek kadar ego sahibiydi. Hesaplar ise her zaman istenilen sonucu vermez. Doğan çocuk suya bırakılır ve Mısır Sarayı dolaylarında bulunulup, dönemin Mısır Kraliçesi tarafından beslenir, eğitilir ve büyütülür. İşte adalet!.. Dünya bir sinek yüzünden ölen nice hükümdarlar gördü.

Akademik çevreler Hz. Musa’yı çoğu kez bir mit olarak kabul etmişlerdir. Bilimsel ya da arkeolojik durumlardan da yararlanarak Kızıldeniz’in bölünmesinin sebeplerini ilk olarak Santorini Adası’nda meydana gelen volkanik Minos Patlaması sebebiyle denizdeki dalgalanmaların sebep olduğu söylenmektedir. Bunun dışında ise azımsanmayacak başka bir çevre ise Büyük Siyah’ın (Yukarı Mısır’da Kızıldeniz’in bir bölümü) hemen yanında bulunan sığ olan Sazlıklar Denizi’nden geçirildiğidir. Arkeolojik bulgular ise bu ikinci durumu doğrular niteliktedir. Geçiş bittikten sonra ise dalga boyları yükselmiş karşıya geçmeye çalışan Mısır askerlerinin bir kısmını boğmuştur. Hatta karşı kıyıya geçmeyi başaran Mısır askerleri Hz. Musa tarafından önceleri köle olarak alınmış daha sonrası ise kadim dostu Hz. Yuşa –Kendisi Hz. Musa’nın komutanı ve ölümünden sonra İsrailoğulları’nın lideridir – tarafından asker olarak birliklerine katmıştır.

“Gençlik güzeldi. Yetişkini böylesine çirkin yapan şey kötü düşüncelerdi, kinler, alçaklıklar, yalanlar, pis kıskançlıklar, kendini evrenin merkezi sanan insanın kibirli bencilliği, tembelliğin mutlu edilgenliği, yürek yoksulluğu, ölümün unutuluşu ve daha da kötüsü, ölüm korkusu.” (Alıntı gonderi/47022800 )

Kuran-ı Kerim’de geçen Çıkış ise Yunus Surelerinde karşımıza çıkmaktadır. Kızıldeniz açıldığında geçiş tamamlanmış, firavun ve askerleri geçerken ise deniz kapanmıştır. Firavun secde etmiş ve Müslümanlığı kabul edilmemiştir. O dönemde Müslüman kelimesi teslim olmak manasındadır. Bedeni ise herkese ibret olması için bozulmadan gün yüzüne çıkacağı belirtilmiştir.

Böyle bir cesedin varlığı henüz bilinmemektedir. Eğer ki böyle bir durum olacaksa bu Kuran-ı Kerim mucizelerinden birisi olarak adlandırılabilir. Ayrıca MS 600’lerde geleceğe yönelik müze, sergileme ya da arkeoloji gibi bilimlerin ayetlerde geçmesi ise gelecek hakkında az da olsa bilgi vermektedir.

Kitap içerisine konu edilen peygamberin yazar tarafından sevildiği çok ortadadır. Ancak yazarın ilahiyatçıları sevmediği ise gözden kaçmıyor. Çok güzel kişilik analizleri ve çözümlemelerde bulunmuş ve Hz. Musa’yı okuruna okuru tanımasa bile sevdirme misyonunu üstlenmiş gibidir. İsrailoğulları’nın açlığını, başıbozukluğunu ve peygamberlerine neler çektirdikleri ise es geçilmemiş. Günümüzde de zulmün mimarı olmaya devam etmektedirler.

Kitabım Doğan Kitapçılık A.Ş. Yayınları’ndan, Fransızcadan çevirisini üstlenen kişi Gülseren Devrim. Başlangıçta harika bir dönem haritası bulunmaktadır. Kısa bir önsöz niteliğinde yazı ile “Çıkış” kaldığı yerden devam etmektedir. 3 ana bölüm ve bu bölümleri oluşturan 40 üzerinde küçük bölümler bulunmaktadır. Kitabın son 61 sayfasını ise “kaynakça ve eleştiri notları” almaktadır.

“İnsanoğlunun belleği çöldeki kum gibidir. Tanrı'nın lütfunu ve cömertliğini emer, sonra zamanın rüzgarıyla kurutur ve unutur.” (Alıntı gonderi/47096099 )

Sözün özü; benim için iyi bir okuma ve güzel bir anı romandı. Severek, merak ederek güzel bir başlangıçla başlayıp iyi bir şekilde sonlandırdım. Meraklısına kesinlikle tavsiye edilesi ve okunulasıdır.

Sevgi ile kalın.

Kitap içerisinde en çok hoşuma giden bir konuşma… Hz. Musa ile eşi Tsippora…
“-Gel sevgili kandilim, diyordu Mos, gülümseyerek.
-Ateşin yanında küçük bir kandil nedir ki? diyordu Tsippora gülerek. Ben sana yetmedim, koca bir halkı kucakladın!” (Tayfun) 
Bir aşığın, sevdiği, özlediği kadına gidişi gibi gidiyordu halkına doğru....
Bilinmeyen insanı korkutur ve dahası merakını uyandırır. Ancak korku sevgiyle taçlandırılmadıktan sonra tam bir iman teşkil etmez. Korkmak kadar sevmekte gerekmektedir. Her dönemin peygamberi kendi dönemine ait sanatların en iyi erbaplarından olması pek şaşılası bir durum değildir. Hz. Musa’ya verilen sihir, Hz. İsa’ya verilen tıp ilmi ve Hz. Muhammed’e verilen şiir üstü bir yazım dili… Bunlar peygamberleri diğerlerinden ayıran en güzide lütuflardandı ve halkların zorda olsa iman etmelerini kolaylaştırmak için peygamberler bu Ledün İlmi ile şereflenmişlerdir.
Cehennemin tap tenine – ilk on - baktığımız zaman şüphesiz birinci sırayı Firavun alır. Hatta Kuran-ı Kerim’de kötü adamın tasviridir kendisi. Karşısında ise en hayırlı 5 insandan birisi olan Hz. Musa (Mos). Üstün körü bakıldığında herkesin Hz. Musa hakkında birçok bilgi sahibi olduğunu biliriz. Birisi “Asa” dan bahseder bir diğeri ise Kızıldeniz’i böldüğünü söyler. Bu hadiseler kitapta kısmen de olsa doğrudur. Her şeyden ziyadesi ise Hz. Musa bilge bir peygamberdi. Yani doğayı çok iyi tanıyan, doğa olaylarına hâkim olan, öğretici bir kişiliğe sahipti.
Kitap içeriğine dalıp konu özeti çıkarmak istemiyorum. Şunu söylemekte yarar görüyorum ki bu kitap yazılmış diğer Tevrat kitaplarına karşı akademik bir çalışma değeri taşıyabilecek değerdedir. Abartılı ve epik olaylardan kaçınılması ve bunu da kitap sonunda eleştirileriyle anlatması okuruna fayda sağlamaktadır. Tekvin ya da Sayılar kitaplarındaki abartılı rakamlar ve olaylar araştırmacı yazar tarafından incelenmiş, olası durumlarda göz önünde bulundurularak doğruya yakın tahminler ile kurgulanmıştır. Bazı yerlerde Tekvin ya da Sayılar kitabından ayrılıp, kendi kurgusunu kendi yaratmıştır.
Diğer güzel taraflarından bir tanesi ise olayları ve mekânları çok iyi betimlemiş olmasıdır. Kişiyi buradan alıp o devirlere götürerek hayal dünyasında ormanlık bir Arap-Afrika kıtaları hayal ettirmektedir. Hz. Musa’nın karşısına ise II. Ramses’i koymuştur. Ancak bu olasılık pek doğru değildir. Dönemin bilinmezliği ve II. Ramses’in 90 yıl yaşamasını da ele alırsak eğer dönemin karşıtı firavun II. Thutmose gözükmektedir. Bu sadece en yakın olan bir tahmindir, kesinliği ise yoktur. Şu da bir gerçektir ki bu iki firavunda kendi döneminin en güçlü isimlerinden birileriydi. Olası bir savaşta ya da durumda Apirulardan eser kalmazdı.

İlahi bir duygu ile sentezlemek gerekirse; dönemin firavunu en büyük günahı işlemiş ve kendisinin ilah olduğunu söylemiş, bu şekilde hayatını sürdürmüştür. Ancak herkesin bir hesabı var ise yaratıcının da bir hesabı vardır. Kâhinlerin ortalığı ayağı kaldırması ve doğacak erkek çocuğunun Mısır Firavununu yerle yeksan edeceği gerçeği su götürmez bir olaydır. Canı firavun el kadar bebekleri dahi öldürmekten çekinmeyecek kadar gözü dönmüş, ene yani benliliğinden ödün veremeyecek kadar ego sahibiydi. Hesaplar ise her zaman istenilen sonucu vermez. Doğan çocuk suya bırakılır ve Mısır Sarayı dolaylarında bulunulup, dönemin Mısır Kraliçesi tarafından beslenir, eğitilir ve büyütülür. İşte adalet!.. Dünya bir sinek yüzünden ölen nice hükümdarlar gördü.

Akademik çevreler Hz. Musa’yı çoğu kez bir mit olarak kabul etmişlerdir. Bilimsel ya da arkeolojik durumlardan da yararlanarak Kızıldeniz’in bölünmesinin sebeplerini ilk olarak Santorini Adası’nda meydana gelen volkanik Minos Patlaması sebebiyle denizdeki dalgalanmaların sebep olduğu söylenmektedir. Bunun dışında ise azımsanmayacak başka bir çevre ise Büyük Siyah’ın (Yukarı Mısır’da Kızıldeniz’in bir bölümü) hemen yanında bulunan sığ olan Sazlıklar Denizi’nden geçirildiğidir. Arkeolojik bulgular ise bu ikinci durumu doğrular niteliktedir. Geçiş bittikten sonra ise dalga boyları yükselmiş karşıya geçmeye çalışan Mısır askerlerinin bir kısmını boğmuştur. Hatta karşı kıyıya geçmeyi başaran Mısır askerleri Hz. Musa tarafından önceleri köle olarak alınmış daha sonrası ise kadim dostu Hz. Yuşa –Kendisi Hz. Musa’nın komutanı ve ölümünden sonra İsrailoğulları’nın lideridir – tarafından asker olarak birliklerine katmıştır.
Sözün özü; benim için iyi bir okuma ve güzel bir anı romandı. Severek, merak ederek güzel bir başlangıçla başlayıp iyi bir şekilde sonlandırdım. Meraklısına kesinlikle tavsiye edilesi ve okunulasıdır.. (ॐক্ষেত্রx) 
Güzel bir tarihi kitap. Hz musa’yı (mos) olabildiğince makul ve tarafsız bir gözle anlatmış. Firavun’dan kaçıp kenan (vaad edilmiş topraklar) diyarına göç eden ibranilerin o meşhur ve destansı öyküsünü anlatıyor. Hz musa’nın peygamberlik serüvenine ve tabi ki mucizelerine yer verilmiş. Kitap bittikten sonraki değerlendirme notları çok değerli ve okunmalı. Yazar ciddi emek vermiş. Dinler tarihine ilgi duyanlar okumalı. (Murat Özdenvar) 
--reklam--
Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gerald Messadié - Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gerald Messadié Kimdir?
Gerald Messadié 1931'de Kahire'de doğdu. Sainte-Famille Cizvit Okulu'nda öğrenim gördü. Paris'teki gençlik yılları, öğrenim gördüğü Doğu Dilleri Okulu'ndan (Hintçe, Tamilce) çok Jean Paulhan'ın Nouvelle Revue Française'deki bürosunda ve sıkça yinelenen Almanya kaçamaklarıyla geçti. İlk romanı "Une personnage sans couronne"u 1955'te yayımladı, roman daha sonra "Combat"da tefrika edildi; üçüncü romanı "Le Chien de Francfort"un (1961) ardından on yedi yılını yolculuklara, bilim gazeteciliği çalışmalarına ve dostlarına ayırdı. Birilerince evlat ya da kardeş –hiç değilse manevî evlat– olarak bellenmiş, keşiflere, okumalara susamış Messadié, uzun bir dönem Roma ve New York'ta yaşadı, bu arada Sudan'dan Samoa'ya, Gana'dan Bolivya'ya koşuşturup durdu, böylelikle insanlar arasındaki kardeşliğin kültürlerden ve dinlerden daha üstün olduğuna ilişkin inancını sürekli pekiştirdi.
Messadié yıllar boyu "Sciences et Vie" dergisinin başyazarlığını da yürütmüştür.
--reklam--
Gerald Messadié Kitapları - Eserleri
Musa - Cilt 1
Sokrates'in Karısı
Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2
Şeytanın Genel Tarihi
Martin Heidegger'le Aşk ve Suç Yaşamım
4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar
Davud
İskenderiye'nin Yazgısı
Gül ve Zambak 1. Cilt
500 Yıllık Bilimsel Aldatmacalar
Kurtların Yargısı 2. Cilt
Amerika Çiçeği 3. Cilt
Nefertiti'nin Gözleri
Süleyman Paşa Sokağı Numara 25
--reklam--
Gerald Messadié Alıntıları - Sözleri
Bulutlar onu saklıyor diye, güneşi inkar edebilir misin? (Davud)
Aşk gece olmadan bir ağaca konmaya çalışan kuş gibidir. (Gül ve Zambak 1. Cilt)
" Hayatta en büyük değişimler çoğunlukla sessiz sedasız meydana gelir. " (Kurtların Yargısı 2. Cilt)
Ah, egzotik cennet hayalleri ve buralarda geçen aşk hikâyeleri!
Kahramanlığın tatlı şanı ve şaşılacak servetlerin şehveti! (4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar)
[...] Herkesin doğrusu kendine. [...] (4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar)
Adalet bir krallığın yapı harcıdır... (Musa - Cilt 1)
Düş kırıklığı insanı yaşlandırır. (Davud)
Topraklar, derebeylerinin ellerinden, tüccarların ve dünün serfleri olan köylülerin ellerine geçer. Fernand Braudel'in, kapi­talizmin panayırlarda doğduğu tezi kanıtlanmıştır; ama bu kapi­talizmin hudutlardan ve siyasi çıkarlardan kurtulmaya başladığı daha az bilinir: Borç senedi, nakit para taşımadan hudutların ve durmadan değişen ittifakların ötesine önemli miktarlar transfer edilmesine imkan tanır. (Amerika Çiçeği 3. Cilt)
Kılıçların paslanmasına izin vermeyin! diyordu Davud belli belirsiz gülümseyerek. Kılıcınız köreldiyse, kınını değiş­tirin! Değişiklik iştahı azdırır. (Davud)
Güldüm.
‘’Ey akıl ! Bir harikasın sen!’’ dedim.‘’Sen konuştukça ben besleniyorum. Benim gibi tazsız tutsuz bir kadını nasıl sevebiliyorsun?’’ (Martin Heidegger'le Aşk ve Suç Yaşamım)
" Ölülerin sesini bir kez daha duymak için hayatını verirdi. " (Gül ve Zambak 1. Cilt)
Şeytan, Kötülük müdür?
Hayır, Tanrı iradesinin gerektirdiği ıstıraptır o. (Şeytanın Genel Tarihi)
" Olmazsam,ölmüşüm demektir. " (Gül ve Zambak 1. Cilt)
Göz önündeki şeyleri görmek ne kadar zordu! (Amerika Çiçeği 3. Cilt)
- Bu ülkede gerçekte üç iktidar vardır, dedi; kral, ordu ve din adamları. (Musa - Cilt 1)
“Hepimiz her zaman bir başkasının Şeytan’ıyız.” (Şeytanın Genel Tarihi)
“Gençlik güzeldi. Yetişkini böylesine çirkin yapan şey kötü düşüncelerdi, kinler, alçaklıklar, yalanlar, pis kıskançlıklar, kendini evrenin merkezi sanan insanın kibirli bencilliği, tembelliğin mutlu edilgenliği, yürek yoksulluğu, ölümün unutuluşu ve daha da kötüsü, ölüm korkusu.”  (Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2)
Altın hırsı insana yolunu şaşırtır. (Amerika Çiçeği 3. Cilt)
“Tanrı lütfettiklerini sebepsiz geri almaz. Bizi onlardan yoksun bırakan hatalarımızdır.” (Musa Ulus Yaratan Peygamber Cilt 2)
İyilik tehlikelidir Ksantippi, çünkü çoğu insan iyiliği üstünlüğün belirtisi olarak görür. Acımasızlığa gelince... herkes onun, güçsüzlüğün itirafı demek olduğunu bilmelidir. (Sokrates'in Karısı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/musa-ulus-yaratan-peygamber-cilt-2-gerald-messadi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)