# Müslümanların Tarihi 5. Cilt - İhsan Süreyya Sırma Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Müslümanların Tarihi 5. Cilt kimin eseri? Müslümanların Tarihi 5. Cilt kitabının yazarı kimdir? Müslümanların Tarihi 5. Cilt konusu ve anafikri nedir? Müslümanların Tarihi 5. Cilt kitabı ne anlatıyor? Müslümanların Tarihi 5. Cilt kitabının yazarı İhsan Süreyya Sırma kimdir? İşte Müslümanların Tarihi 5. Cilt kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/muslumanlarin-tarihi-5-cilt-ihsan-sureyya-sirma-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-18T02:53:30+03:00
- Güncelleme: 2022-02-18T02:53:30+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/18/ihsan-sureyya-sirma-kimdir-ihsan-sureyya-sirma-kitaplari-ve-sozleri-155507.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İhsan Süreyya Sırma 
 Yayın Evi: Beyan Yayıncılık 
 İSBN: 9789754735833 
 Sayfa Sayısı: 511 

Müslümanların Tarihi 5. Cilt Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor.

İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor.

Müslümanların Tarihi'nin 5. cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor. Osmanlı Devleti'nin dünyamızda 'İmparatorluklar Dönemi' diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden, ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti'nin, yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi'nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm/milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor.

Müslümanların Tarihi 5. Cilt Alıntıları - Sözleri
Gaye güç üstünlüğü veya hakimiyet kurma mücadelesi olunca kendilerine müslüman diyen topluluklar, tarih boyunca birbirleriyle savaşıp gayrimüslimlerin kendilerine zarar verebilecekleri bir ortam hazırladılar. Tıpkı modern zamanlarda olduğu gibi.
Fransa'nın o zamanlar İstanbul'da bulunan sefiri Paris'e şunları yazmaktadır.
 "Ekselanslarının çok iyi bildiği gibi, bizim bu reformlardan (Islahat ve Tanzimat Fermanları) maksadımız, Osmanlı Devleti'ni kalkındırmak değil, Ayasofya üzerinde parlamakta olan Hilali indirip, yerine tekrar Hristiyan haçını koymaktır.
Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumlar, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkumdurlar. Çünkü onlar kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremezler, algılayamazlar. Dolayısıyla insan sadece tarihi bilerek hürriyeti tanır, bağımsızlığa aşık olur ve onun için mücadele eder.
Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumlar, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûmdurlar. Çünkü onlar kendilerine öğretilenlerden başka bir hakikati göremezler, algılayamazlar. Görmeyi, algılamayı isteseler bile buna müsaade edilmez. Dolayısıyla insan sadece tarihi bilerek hürriyeti tanır, bağımsızlığa aşık olur ve onun İçin mücadele eder.

Müslümanların Tarihi 5. Cilt İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı İhsan Süreyya Sırma Kimdir?
Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, 10 Temmuz 1944 yılında, Siirtin Pervari ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Pervaride yaptıktan sonra; Orta ve lise öğrenimini Siirtte tamamladı. 1962 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini, 1966 yılında bitirdi. Üniversite öğrenimi sırasında, bir müddet Batmanda, Türk Petrollerinde işçi, bir müddet de Diyanet İşleri Başkanlığında memur olarak çalıştı.

Üniversite mezuniyetinden sonra, orta öğrenimini yapmış olduğu Siirt Lisesine öğretmen olarak atandı. 1967 baharında, devlet doktora burs sınavını kazanarak, İslâm Tarihi dalında doktora yapmak üzere Fransaya gitti. Aslında o, İngilizceden sınavı kazanıp İngilterede doktora yapması gerekirken, yetkililer, bilinmez bir sebepten dolayı onu Fransaya gönderdiler. Bundan dolayı bir senesini Fransızca öğrenimine harcadı. Pariste, College de Franceda Prof. Dr. Jacques Berquele başladığı doktora öğreniminin yan çalışmaları içerisinde, Arapça öğrenimi için 1969-1970 ders yılında Tunusta bulundu; ve Zeytuna Üniversitesinde, Arapçanın yanı sıra, Büyük sosyolog Fadıl b. Aşurun derslerine devam etti.

1973 mayısında, İslâmî İlimler dalında doktor olarak Türkiyeye döndü. 1973-74 ders yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi hocalığı yaptı. 1974 yılında Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslam Tarihi Doktoru olarak göreve başladı. 1980 yılında Doçent, 1989 yılında Profesör oldu. 1993 yılında naklen Sakarya Üniversitesine geçti; ve 1995 yılına kadar bu Üniversitenin İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi öğretim üyeliği yaptı; ve aynı yıl zorla bu üniversiteden emekli edildi. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevinde bulundu.

İslam Tarihi dalında 30 kitabı, ve 200ü aşkın ilmî makalesi yayınlandı. Ulusal, ve uluslar arası bir çok konferansa katılarak tebliğler sundu; Zaman, Yeni Devir, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazete; ve İslâm Mecmuası, Yeni Dünya, Bilgi ve Hikmet, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Tarih ve Toplum gibi değişik dergilerde, tarihle ilgili makaleler yazdı. Kanal 7de dört seneyi aşkın bir süreyle Seyahatnâme adı altında tarih programları yaptı. Kendi alanındaki araştırmalarını takip edip sürdürecek derecede Fransızca, İngilizce, Arapça, ve Farsça bilmektedir. İhsan Süreyya Sırma evli olup, üç çocuk babasıdır.

İhsan Süreyya Sırma Kitapları - Eserleri
İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence
İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad
Emeviler Dönemi
İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi
Nehirlerin Dili

Abbasiler Dönemi
Nasıl Sömürüldük
Peygamberler Tarihi
Ah Endülüs
Müslümanların Tarihi (1. Cilt)
Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri
Pakia Mektupları

2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti
İşte Önderimiz Hz. Muhammed
Tarih Şuuru
Tanzimat'ın Götürdükleri
Müslümanların Tarihi (2. Cilt)
Dağların Sırrı
Müslümanların Tarihi (3. Cilt)

Müslümanlarda Yanlış Din Anlayışları
İslam ve Tarih
Haçlı Seferleri
Müslümanların Tarihi (4. Cilt)
Medine Vesikası Işığında Yahudi Meselesi
Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)
Bir Garip Tarih

Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı
Müslümanların Tarihi 5. Cilt
Neler Sordular
Yalan Dünyayı Adımlarken
Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri
Belgelerle 2. Abdülhamid Dönemi
Selahaddin Eyyûbî

Hz.Muhammed
Halname
Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat
Alaturka Demokrasi Alaturka Laiklik
Seyahatname-i Süreyya
Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları
Sen Geldin

Ano Yemen'dir
Müslümanların Tarihi'ne Giriş
Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı
II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti
Viyana Günleri

İhsan Süreyya Sırma Alıntıları - Sözleri
Allah, Tûr'a çağırdığı Peygamberi Mûsâ'ya "ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes Tuvâ vadisindesin!" buyurmuştu... (Seyahatname-i Süreyya)
Fransızca'da bir atasözü var: Öğretmek ikinci defa öğrenmektir. (Neler Sordular)
Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. (Hz.Muhammed)
Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler... (Müslümanların Tarihi (4. Cilt))
Hira üniversiten, Sevr dağı akademin,
Hicret menzillerine, ilim ile sen geldin (Sen Geldin)
Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir?
-şoför : minare .dedi.
Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler?
-şoför: ezan okumaya. Dedi.
Miyahara sordu: ezan ne için okunur?
-şoför: namaz bildirmek için dedi .
Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi?
Diye sordu.
-şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi.
Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı.
: tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu.. (Pakia Mektupları)

"Evet, gerçekten ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanan ve sâlih ameller yapanlar bunların dışındadır. Ama onlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvûd, kendisini imtihân ettiğimizi sanarak Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı; tövbe etti. (Peygamberler Tarihi)
insanların değil, insanları yaratanın emirlerine bağlanmayı kendimize ilke edindiğimiz gün, adımımızı kurtuluş dünyasının kapısından içeri atmış sayılırız. (Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı)
Müslümanların tarihinde öylesi dönemler var ki, İslam ile ilgisi bulunmamaktadır, ihanet dolu olaylar olduğu gibi, bizlere kahraman olarak tanıtılan mücrimler ve hainler de mevcut bu tarihte. (Neler Sordular)
İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7 (Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım))
Yoktur bu vücudun i'tibârı,
Hakk âyinedir cihan ğubâri. (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri)
Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan et­tiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır. (İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed)
Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı (Haçlı Seferleri)

İslâm ordusunun içinde münafıklar da vardı. Dilleriyle imân ettiklerini söyleyip, İslâm düşmanlığı yapanlar... İslâm toplumunun kanser kaynağı tipler!... Bunlar, namaz da kılarlar, hatta kıldırırlar, oruç da tutarlar, Hacc'a giderler; hatta ve hatta cihada bile katılırlar. Kur'an okurlar!.. Ne var ki bunlar, İslâm'a savaş açmış devletlerin emrinde olan Allah düşmanlarıdırlar... (İşte Önderimiz Hz. Muhammed)
"Dünya insanları üzdüğü kadar sevindirmez. Yani az sevindirir, çok üzer." (Emeviler Dönemi)
Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki Müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar düşmanlar olmuş ve fırsattan istifade ederek savaş açmış ve de galip gelmişlerdir. (Abbasiler Dönemi)
"La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur. (Nasıl Sömürüldük)
Haydi Filistin'de çocuk katleden Siyonist'e hesap sormaya! Haydi Eba Gurayb hapishanesinde masum kadınların ırzına geçen işgalci Amerikalının igrenç ihtirasını durdurmaya! (Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı)
Aslında Islahat Fermanı , gayr-i Müslimlere hak ve imtiyazları verme fermanıdır . (Tanzimat'ın Götürdükleri)
Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü! (Pakia Mektupları)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/muslumanlarin-tarihi-5-cilt-ihsan-sureyya-sirma-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)