# Mütareke Yıllarında Aşk - Osman Aysu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mütareke Yıllarında Aşk kimin eseri? Mütareke Yıllarında Aşk kitabının yazarı kimdir? Mütareke Yıllarında Aşk konusu ve anafikri nedir? Mütareke Yıllarında Aşk kitabı ne anlatıyor? Mütareke Yıllarında Aşk PDF indirme linki var mı?  Mütareke Yıllarında Aşk kitabının yazarı Osman Aysu kimdir? İşte Mütareke Yıllarında Aşk kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mutareke-yillarinda-ask-osman-aysu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-04T12:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-04-04T12:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/04/osman-aysu-kimdir-osman-aysu-kitaplari-ve-sozleri-193042.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Osman Aysu 
 Yayın Evi: Ephesus Yayınları 
 İSBN: 9786059232722 
 Sayfa Sayısı: 512 
--reklam--
Mütareke Yıllarında Aşk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mondros Mütarekesi imzalanmış, 13 Kasım 1918’de İtilaf Devletleri’nin donanması Haydarpaşa açıklarına demir atmış
ve memleket için kâbus başlamıştır.

Şehirde, ümidini kaybetmiş insanların yanı sıra, ülke adına bir şeyler yapmak için çırpınan vatanseverler dolaşmaktadır.

“Bu ülke için ben ne yapabilirim?” düşüncesi ile gelgitler arasında sıkışan Paşazade Ragıp, aşkın hiçbir sınır tanımayacağını ispat edercesine, komşu konakta yaşayan düşman bir ailenin dul kızı olan Nevnihal’e sırılsıklam âşık olmuştur.

Güzelliği ve asilliği ile gönlünde taht kuran Nevnihal’le evlenme hayalleri kurarken, Ragıp’ın karşısına Leylâ diye bir kız çıkar. Leylâ, Ragıp için ‘düz yerde sivri belâ’dır. Ragıp’ın babası da ailenin başında ayrı bir derttir.

Ve memleketin kurtulması için Ragıp da Anadolu’ya, cepheye yollanır. İstanbul’a döndüğünde ise tanınmaz hâldedir ve beklenmedik şeylerle karşılaşır...
--reklam--
Mütareke Yıllarında Aşk Alıntıları - Sözleri
İnsanlar duygularını kalite ve kültürlerine göre ifade ederlerdi. Bundan daha iyisi can sağlığıydı; “ben de sana ilk görüşte aşık oldum” diyemezdi ya.
“Şehirde, ümidini kaybetmiş insanların yanı sıra, ülke adına bir şeyler yapmak için çırpınan vatanseverler dolaşmaktadır.”
“Asıl hıncı ise, asırlardır sinelerinde barındırdıkları azınlıklaraydı. Nasıl yanlış düşündüğünü, memleket işgale uğrayınca daha iyi anlamıştı.”
“Gördüm dostum, gördüm… İşte o zaman yüreğime ağır bir kütle oturdu. Sana onu tarif edemem. Hayatımda gördüğüm en güzel, en hoş, en taze parlaklıktı. Sanki bir revnak-ı bahardı.”
En zor şey insanın nefsiyle hesaplaşmasıydı.
Seneler insanı çok değiştiriyor, değil mi?"
Siyaset çok kaypak bir zemindi,
Bütün kadınlar romantik doğarlardı. Onları bu duygudan uzaklaştıran veya içlerindeki bu imtiyazı sonradan silip yok eden hep erkekler olurdu.
Ruhu isyanlar içindeydi.
Fakat kadın ruhunun özelliğiydi bu; zihnini kurcalayan suallere kesin cevaplar bulamadıkça rahatlayamıyordu.
--reklam--
Mütareke Yıllarında Aşk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Savaş döneminde gözde bir avukatın Anadolu’ya geçişini ve aşklarını konu alan eser oldukça başarılı ve sürükleyici bir yapıya sahip. 2 kadın arasında kalan ve ikisine de aşık olan genç avukat Anadolu’dan Gazi olarak döndükten sonra bunalıma girip tekrar Anadolu’ya gitmek ister ve kimseyle görüşmek istemez. İlk aşkı olan Nevnihal’i görmek için gizlice gittiğinde Nevnihal kendisini tanımaz ve dilenci sanar. O kişinin, sevgilisi genç avukat olduğunu anlayan Nevnihal topal bir erkekle evlenemeyeceğini söyleyip vazgeçer aşkından. İkinci aşkı Leyla’yı da görüp şehri terketmeyi düşünen avukat tesadüfen Leyla ve ailesini görür. Leyla ve ailesi genç avukatla gurur duyup kucak açarlar. O an gerçek aşkın ne demek olduğunu anlayan avukat kendisine sırılsıklam aşık olan Leyla ile evlenir. Çok mutlu evlilikleri olan çiftin ara ara kıskançlık krizleri olmaktadır. Leyla kocasının Nevnihal’i unutamamış olmasından korkmaktadır. Anadolu’ya geçtiğinden beri küs olduğu babasının bir gün ölüm haberini alan avukat ne hissettiğini bilmeden konağa koşar. Annesi ve kendisini büyüten dadısının eşi Leyla’yı cok sevmeleri üzerine karısına, bir zamanlar Nevnihal’i düşündüğü odasında sarılır ve gerçek aşkı bir kez daha hissederek anlar. Leyla ise bu saatten sonra kocasının kendisine aşık olduğundan emin olur…Aşkın her koşulda varolduğunu hissettiren kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim… (Çaysever öğretmen) 
Savaş zamanı da olsa en ağır şartlar içerisinde bulunsa da insan, kalp işte... Ne zaman dinler ne mekan. Osmanlı' nın ağır, gurur kırıcı çöküşünü gözler önüne sererken bu kitap diğer yandan aşkı çaresizlik ve acı içerisinde kendilerinde bulmasına sayfalarında yer verir. Baba da olsa evlat da olsa yolların nasıl ayrıldığı gerçeği de cabası üstelik. Kendi kendine aşkı sorgulayan genci anlatan yazar en sonunda aşın emek, sabır, her şartta ve her koşulda kabul göreceğine gence yaşatır.... (Beyza Nur Doğan) 
Ragıp; batı kültürüyle yetişmiş bir avukattır, yetişkinliğine kadar ülkenin geleceğiyle ve siyasetle ilgilenmemiş çok rahat bir hayat sürmüştür ancak Kurtuluş mücadelesinin başlamasıyla çevresinde çarpıcı olaylar vuku bulur ve zorlanacağı ikilemler yaşar. Ragıp bir anda aşk, vefa, dostluk, aile gibi kavramları sorgulayacak olaylar zincirinin içinde bulur kendini.

Kitapta diyaloglar defalarca tekrara düşmüş. Karakterler derinleştirilmemiş, aynı şeyleri defalarca düşünüyorlar. okurken "eee" demekten kendini alamıyor insan. Akııcı ancak olay örgüsü çok da bir yere varmayan hızlıca biten bir kitaptı. (İvich) 
--reklam--
Mütareke Yıllarında Aşk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Aysu - Mütareke Yıllarında Aşk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mütareke Yıllarında Aşk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.

 Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
--reklam--
Osman Aysu Kitapları - Eserleri
Çıkış Yok
Kayıp
Casus
Soğuk Taşlar
Kanlı Tutku
Kartopu
Tavşan Uykusu
Devlet Sırrı
Bıçak Sırtı
Kutsal Resim
Bir Aşk Masalı
Yalıdaki Sır
Travma
Sır
Kanlı Rüya
Çöl Akrebi
Kayıp İncil
Kanlı Pazar
Çifte Tehlike
Kerpeten
Sınır Ötesi
Gölgede Kalan Sırlar
Bir Beyazperde Masalı
Özgürlük Tuzağı
Ölüm Meleği
Cinayet Sancısı
Elissa
Doğum Günü:15 Aralık
Kapan
Cennete Açılan Kapı
Vahşi Tutku
Gece Baskını
At Kuyruklu Adam
Ahtapotun Kolları
Karanlıklar Hakimi
Mütareke Yıllarında Aşk
Taş Plak
Tehlikeli Cazibe
Miras
Güvercin Kayalıkları
Sahte Ajan
Ölüm Oyunu
Yedinci Uzman
Aşk Oyunu
Korku Evi
Cellat
Şeytanın Maskesi
Ay Işığı
Londra-Moskova Hattı
Büyük Hesaplaşma
Uzun Gece
Şantaj
Kurt Sığınağı
Yazar ve Aşkı
Küçük Tatlı Kız
Yanık Yüz
Sessiz Çığlık
Karadul
Karla Gelen Adam
Mor Salkımlı Köşk 1
İktidar Merdiveni
Leoparın İzleri
Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
Tamara'nın Gözyaşları
Sınırların Ötesinde
Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
Şok Dalgası
Sır Duvarları
Odak Noktası
Lenin'in Mangası
Mavi Beyaz Rapsodi
Nikahta Keramet Vardır
Kargaların Çığlığı
Puslu Anılar
Yüreğimde Yare Var
Havyar Operasyonu
Sorguç
Kuşku Zinciri
Nemrut'un Gazabı
Karanlıkta Fısıltılar
Kuş Kafesi
Önce Aşk
Sevdim Bir Genç Kadını
Terörün Gölgesinde
Tutkunun Esiri
Saklı Gerçek
Darbe
Fidye
Kuşkunun Ötesi
Mor Salkımlı Köşk 2
Sönmeyen Ateş
Tilkiler Savaşı
Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
Ölü veya Diri
Mönüde Komplo Var
Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı
--reklam--
Osman Aysu Alıntıları - Sözleri
Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
"Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi.

 Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
" Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı.

Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
"İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
"Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
"Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
“Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim”
"Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
"Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun.
Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki
(Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mutareke-yillarinda-ask-osman-aysu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)