# Mutsuzluğun Başkenti Türkiye - Süleyman A. Örnek Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Mutsuzluğun Başkenti Türkiye kimin eseri? Mutsuzluğun Başkenti Türkiye kitabının yazarı kimdir? Mutsuzluğun Başkenti Türkiye konusu ve anafikri nedir? Mutsuzluğun Başkenti Türkiye kitabı ne anlatıyor? Mutsuzluğun Başkenti Türkiye PDF indirme linki var mı?  Mutsuzluğun Başkenti Türkiye kitabının yazarı Süleyman A. Örnek kimdir? İşte Mutsuzluğun Başkenti Türkiye kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/mutsuzlugun-baskenti-turkiye-suleyman-a-ornek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-30T14:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-09-30T14:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/30/suleyman-a-ornek-kimdir-suleyman-a-ornek-kitaplari-ve-sozleri-323877.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Süleyman A. Örnek 
 Yayın Evi: Nemesis Kitap 
 İSBN: 9786059809276 
 Sayfa Sayısı: 224 
--reklam--
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi Gallup'un 2015 yılında 143 ülkede yaptığı mutluluk araştırmasında Türkiye, Bangladeş ve Sırbistan ile aynı puanı alarak sondan üçüncülüğü paylaştı. Türkiye, 2013 yılında aynı şirketin yaptığı mutluluk araştırmasında ise 135 ülke arasında 97'nci olmuştu. 

Yani gittikçe artıyor mutsuzluğumuz. İyice dibi gördük. 
Basbayağı mutsuzuz işte. Hem de öyle Gallup söylüyor diye değil. Çıkın evinizin dışına durumu kendi gözlerinizle görün. Gülümseyen, gözleri ışıl ışıl bakan, birbirine selam veren, nazik, sakin ve huzurlu yüzler görüyor musunuz caddelerde? Ben pek görmüyorum nicedir. Ya da evinizin dışına çıkmayın. Sadece içeri bakın. Nasıl ortam? Musmutlu mu? Yoksa özensizlik, şiddet, öfke ve iletişimsizlik kol mu geziyor? Cevabınızı duyar gibiyim.

Aslında yaşadığımız zamanların hâkim üretim biçimi kapitalizmin hiçbir zaman 'mutluluk' diye bir derdi olmadı. Ama şimdi iş sonunda gelip 'mutluluk'a dayandı. Peki kapitalizm birden insancıllaştığı için mi mutluluğu yeniden keşfetti? Ya da geçmiş zalimliklerinin doğurduğu vicdan azabından mı şimdi bir 'mutluluk misyoneri' kesildi? Cevap, tahmin edebileceğiniz gibi hayır. Kapitalizm mutluluğu keşfetti, çünkü mutluluğun işine yarayabileceğini 

fark etti. Mutlu bir satış elemanı daha çok satıyor, mutlu bir çalışan daha verimli çalışıyor, mutlu bir müşteri daha fazla kâr getiriyor vb. Yani artık mutluluk 'iş'in önemli bir parçası. Yani, artık stratejik olarak mutlu olmamız gerekiyor. Bu kitapta aşağıdakiler gibi pek çok soruya yanıt bulacaksınız:

Toplum olarak neden mutsuzuz?
Peki bireysel mutluluk tavrımız nasıl olmalı?
Eğri bir toplumda doğru bir hayat mümkün mü?
Bu şartlarda bile bir mutluluk kurulabilir mi?
Sürünün mutsuz olduğu yerde mutluluk bir muhalefet tarzı olabilir mi?
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye Alıntıları - Sözleri
"Mevkilerini para ile satın alanlar, bir gün masraflarını geri almak derdine düşerler..."
Her arabada bir sopa var çünkü uzlaşma, sakinlik, anlayış, empati gibi meziyetlerimiz güdük kaldığı için sopa olmadan meseleleri çözemez durumdayız. Çünkü anadilimiz Türkçe değil; bizim anadilimiz şiddet. Evet, anadilimiz şiddet ve bu anadili besleyen kültürel kökler var.
"Güvenmek karşınızda k insana verebileceğiniz en güzel hediyedir"
Ona bakarsanız ülkede Adalet Bakanı da var ama adalet bir türlü tecelli etmiyor ve biz adalet işini hep Allah'a havale ediyoruz.
Ona bakarsanız ülkede Adalet Bakanı da var ama adalet bir türlü tecelli etmiyor ve biz adalet işini hep Allah'a havale ediyoruz.
Eğer mutluluk kurnazlıkla ulaşılabilen bir şey olsaydı biz herhalde dünyanın en mutlu toplumu olurduk.
Makama-mevkiye bakmadan insana bakmayı öğrendiğimiz gün daha mutlu bir toplum olacağız.
Bana sorarsanız, güvenmiyoruz çünkü aldatılmaktan korkuyoruz. Güvenirsek aldatılacağımızdan emin gibiyiz. Biz de eşeği sağlam kazığa bağlıyoruz. Güvenip aldatılmaktansa, güvenmeyip mutsuz olmayı tercih ediyoruz. Yani bir nevi 'kırk katır mı, kırk satır mı' durumu.
"Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir yerde aslında hiç kimse, hiçbir şey düşünmüyordur"
Bu insanlar o kadar kurnazmış ki başkalarını kandırmak en büyük zevkleriymiş. Bu kurnazlar ülkesinde pazarcı, müşterisini kandırırmış; taksici de yabancıyı. Müteahhit, ev hayali olanları kandırırmış; kabzımal, üreticiyi. Bankacı ve politikacı ise hepsini birden kandırırmış. Çok muhafazakar olan, Allah korkusunu dillerinden düşürmeyen bu insanlar huzur içinde birbirlerini kandırır dururlarmış. Sonra da güzel ve mutlu günler için hep birlikte bol bol dua ederlermiş
--reklam--
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi Gallup'un 2015 yılında 143 ülkede yaptığı mutluluk araştırmasında Türkiye, Bangladeş ve Sırbistan ile aynı puanı alarak sondan üçüncülüğü paylaştı. Türkiye, 2013 yıhnda aynı şirketin yaptığı mutluluk araştırmasında ise 135 ülke arasında 97nci olmuştu. Yani gittikçe artıyor mutsuzluğumuz. İyice dibi gördük.

Basbayağı mutsuzuz işte. Hem de öyle Gallup söylüyor diye değil. Çıkın evinizin dışına durumu kendi gözlerinizle görün. Gülümseyen, gözleri ışıl ışıl bakan, birbirine selam veren, nazik, sakin ve huzurlu yüzler görüyor musunuz caddelerde? Ben pek görmüyorum nicedir. Ya da evinizin dışına çıkmayın. Sadece içeri bakın. Nasıl ortam? Musmutlu mu? Yoksa özensizlik, şiddet, öfke ve iletişimsizlik kol mu geziyor? Cevabınızı duyar gibiyim.

Aslında yaşadığımız zamanların hâkim üretim biçimi kapitalizmin hiçbir zaman mutluluk diye bir derdi olmadı. Ama şimdi iş sonunda gelip
mutluluk'a dayandı. Peki kapitalizm birden insancıllaştığı için mi mutluluğu yeniden keşfetti? Ya da geçmiş zalimliklerinin doğurduğu vicdan azabından mı şimdi bir 'mutluluk misyoneri' kesildi? Cevap, tahmin edebileceğiniz gibi hayır. Kapitalizm mutluluğu keşfetti, çünkü mutluluğun işine yarayabileceğini fark etti. Mutlu bir satış elemanı daha çok satıyor, mutlu bir çalışan daha verimli çalışıyor, mutlu bir müşteri daha fazla kâr getiriyor vb. Yani artk mutluluk işin önemli bir parçası. Yani, artık stratejik olarak mutlu olmamız gerekiyor. (Mert Abdullah Marz) 
Kitaba başlarken bu kadar üzerine düşüneceğim aklıma gelmemişti. Evet etrafımızdaki mutsuz kesimi görüyoruz ve üzülüyoruz. Kısır döngü bu. Bu kitap da yazılmış en büyük öz eleştirilerden bir tanesi bence. Her bir vatandaşımızın okuyup üzerine saatlerce konuşması gereken bir eser. Keşke köyden kente göçmesek ve hep 70lerde kalsaydık (Eray İçöz) 
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye'de Aslında yaşadığımız zamanların hâkim üretim biçimi kapitalizmin hiçbir zaman 'mutluluk' diye bir derdi olmadı. Ama şimdi iş sonunda gelip 'mutluluk'a dayandı. Peki kapitalizm birden insancıllaştığı için mi mutluluğu yeniden keşfetti? Ya da geçmiş zalimliklerinin doğurduğu vicdan azabından mı şimdi bir 'mutluluk misyoneri' kesildi? Cevap, tahmin edebileceğiniz gibi hayır. Kapitalizm mutluluğu keşfetti, çünkü mutluluğun işine yarayabileceğini fark etti. Mutlu bir satış elemanı daha çok satıyor, mutlu bir çalışan daha verimli çalışıyor, mutlu bir müşteri daha fazla kâr getiriyor vb. Yani artık mutluluk 'iş'in önemli bir parçası. Yani, artık stratejik olarak mutlu olmamız gerekiyor. Bu kitapta aşağıdakiler gibi pek çok soruya yanıt bulacaksınız. (HABİBE CİNGÖZ) 
--reklam--
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Süleyman A. Örnek - Mutsuzluğun Başkenti Türkiye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mutsuzluğun Başkenti Türkiye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Süleyman A. Örnek Kimdir?
27 Mayıs 1967 tarihinde Denizli’de doğdum. Üniversite öğrenimimi On Dokuz Mayıs Üniversitesi, Yabancı Diller İngilizce Bölümü’nde tamamladım. Daha Sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde yüksek lisans çalışmamı “Nietzsche’de Yaşama Sorunu” adlı tezimle bitirdim.

İlk romanım olan “Kaybetmeye Övgü” 2003 yılında Galata Yayınları tarafından yayımlandı. Bu romanda kaybetme duygusu etrafında tercihlerin, mahkumiyet gibi yaşanan evliliklerin ve yaşamın samimi bir sorgulanması yer almaktadır.

“İntihar Etüdleri Dairesi” adlı romanım ise önce 2008 yılında Plato Yayınları tarafından, 2010 yılında ise Nemesis Kitap tarafından yayımlandı. Bu romanda intihar gibi trajik bir olguyu çok katmanlı bir ironiyle ele almaya çalıştım. Çıkış noktası Aristo’nun “İntihar devlete karşı işlenmiş bir suçtur” cümlesi olan bu roman esasen yoğun bir devlet-otorite eleştirisi olarak da okunabilir.

Yine Nemesis Kitap tarafından 2010 yılında “Cehennem Öyküleri” adlı öykü kitabım yayımlandı. Bilerek ya da bilmeden hayatı birbirimiz için nasıl bir cehenneme çevirdiğimizi ve masumiyetimizi yavaş yavaş nasıl yitirdiğimizi anlatan bu öykü kitabı metafizik cehennemden çok aslında yeryüzü cehennemleriyle ilgili.

         Son dönem çalışmalarımdan olan “Nietzsche’siz Hayat Bir Hatadır” isimli popüler felsefe kitabım da yine Nemesis Kitap tarafından 2012 yılında yayımlandı. Nietzsche’nin ayrıntılı bir yaşam öyküsünü, onun kadınlara, aşka, sosyalizme ve hayata bakışını irdeleyen bu çalışma aynı zamanda onun aforizmalarının toplu bir değerlendirmesini de içermektedir. Bu kitap, insanı görkemli bir noktaya ulaştırmak isteyen Nietzsche’ye giriş kitabı olarak da okunabilir.

Yine son dönem çalışmalarımdan olan “Niezsche’de Yaşama Sorunu” adlı yüksek lisans tezim ise Belge Yayınları tarafından 2012 yılında yayımlandı. Bu kitapta ise Nietzsche’nin Sokrates’le başlayan geleneksel Batı metafiziğine ve bu çizginin doğurduğu nihilizme getirdiği eleştiriler yer almaktadır. Nietzsche’nin insanı yücelten ve yaşamın nasıl olumlanlanması gerektiğini gösteren çözümlemeleri de bu kitapta bulunmaktadır.

Son dönemde özellikle ilgimi çeken felsefe temelli kişisel gelişim üzerinde eserler vermek üzere çalışmalar yapmaktayım.
--reklam--
Süleyman A. Örnek Kitapları - Eserleri
Nietzsche'siz Hayat Bir Hatadır
Mutsuzluğun Başkenti Türkiye
İntihar Etüdleri Dairesi
Kişisel Gelişim Kitabı : Mutluluk
Cehennem Öyküleri
Nietzsche'de Yaşama Sorunu
Kaybetmeye Övgü
--reklam--
Süleyman A. Örnek Alıntıları - Sözleri
"Olumsuzluk kapısı bir kez açılınca artık oradan iyi bir şeyin girmesi mümkün olmuyor pek." (Cehennem Öyküleri)
Bu insanlar o kadar kurnazmış ki başkalarını kandırmak en büyük zevkleriymiş. Bu kurnazlar ülkesinde pazarcı, müşterisini kandırırmış; taksici de yabancıyı. Müteahhit, ev hayali olanları kandırırmış; kabzımal, üreticiyi. Bankacı ve politikacı ise hepsini birden kandırırmış. Çok muhafazakar olan, Allah korkusunu dillerinden düşürmeyen bu insanlar huzur içinde birbirlerini kandırır dururlarmış. Sonra da güzel ve mutlu günler için hep birlikte bol bol dua ederlermiş (Mutsuzluğun Başkenti Türkiye)
“Yaşam, Nietzsche tarafından, ahlakın ‘suç’, dinin ie ‘günah’ koşullandırılmalarından kurtarıp masum ilan edilmiş ve bu sayede insanın onu iyi ve kötünün ötesinde onaylayabilmesinin yolu açılmıştır.” (Nietzsche'de Yaşama Sorunu)
Yaşama sebebi, aynı zamanda iyi biri ölme sebebidir. (İntihar Etüdleri Dairesi)
Hayat düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir trajedidir. (İntihar Etüdleri Dairesi)
Yükseltmeyen her ilişki aşağı çeker. (Nietzsche'siz Hayat Bir Hatadır)
Makama-mevkiye bakmadan insana bakmayı öğrendiğimiz gün daha mutlu bir toplum olacağız. (Mutsuzluğun Başkenti Türkiye)
“Kötü insanların şarkıları yoktur.” (Nietzsche'siz Hayat Bir Hatadır)
Ona bakarsanız ülkede Adalet Bakanı da var ama adalet bir türlü tecelli etmiyor ve biz adalet işini hep Allah'a havale ediyoruz. (Mutsuzluğun Başkenti Türkiye)
Testide ne varsa dışına o sızar. (İntihar Etüdleri Dairesi)
"Mevkilerini para ile satın alanlar, bir gün masraflarını geri almak derdine düşerler..." (Mutsuzluğun Başkenti Türkiye)
Nietzsche'nin onayladığı gruptaki insanların çok önemli bir özelliği var. Onlar sürekli bu dünyadan yakınmak yerine, onu hoşlarına gidecek bir yer haline getiriyorlar. (Nietzsche'siz Hayat Bir Hatadır)
Her arabada bir sopa var çünkü uzlaşma, sakinlik, anlayış, empati gibi meziyetlerimiz güdük kaldığı için sopa olmadan meseleleri çözemez durumdayız. Çünkü anadilimiz Türkçe değil; bizim anadilimiz şiddet. Evet, anadilimiz şiddet ve bu anadili besleyen kültürel kökler var. (Mutsuzluğun Başkenti Türkiye)
“Gerçek çirkindir; sanata, gerçeği yok etmeyelim diye sahibiz.” (Nietzsche'de Yaşama Sorunu)
“Nietzsche’ye göre, ahlak, sürünün ve ortalama olanın içgüdüsüdür.” (Nietzsche'de Yaşama Sorunu)
Eğer mutluluk kurnazlıkla ulaşılabilen bir şey olsaydı biz herhalde dünyanın en mutlu toplumu olurduk. (Mutsuzluğun Başkenti Türkiye)
Yaşadığımız şartlar yüzünden tanrıyı suçlayıp ,onu da suça ortak görme saldırganlığıymış intihar bir yönüyle .memnun olmayı ,yetinmeyi, gülümsemeyi bir becerebilsek hiç bunlari yaşamazmışız .
Diğer adam ;intihar ,memnuniyetsizlerin mastürbasyonudur diye sözlerini bitirdiğinde herkes önüne bakıyordu ... (İntihar Etüdleri Dairesi)
"Sahte umut cehennemdir." (Cehennem Öyküleri)
Evlilik hem aşırı bir tepki olan 'aşk' ın üzerine kurulur, hem de bu aşırı tepkinin sürekli olması umut edilir. Eşler ömür boyu birbirlerine aşık kalabilecekleri yalanına gönüllü olarak inanmak isterler. (Nietzsche'siz Hayat Bir Hatadır)
Gerçekten körleşmeden başka çaremiz yok mu bu saçma dünyaya katlanmak için? (İntihar Etüdleri Dairesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/mutsuzlugun-baskenti-turkiye-suleyman-a-ornek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)