# Neruda'nın Postacısı - Antonio Skarmeta Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Neruda'nın Postacısı kimin eseri? Neruda'nın Postacısı kitabının yazarı kimdir? Neruda'nın Postacısı konusu ve anafikri nedir? Neruda'nın Postacısı kitabı ne anlatıyor? Neruda'nın Postacısı PDF indirme linki var mı?  Neruda'nın Postacısı kitabının yazarı Antonio Skarmeta kimdir? İşte Neruda'nın Postacısı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/nerudanin-postacisi-antonio-skarmeta-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-24T14:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-10-24T14:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/24/antonio-skarmeta-kimdir-antonio-skarmeta-kitaplari-ve-sozleri-340285.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Antonio Skarmeta 
 Çevirmen: İnci Kut 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi 
 İSBN: 9786059658454 
 Sayfa Sayısı: 152 
--reklam--
Neruda'nın Postacısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirmi beş dile çevrilen Neruda’nın Postacısı’nda olaylar, 1969 yılında Şili kıyılarındaki küçük Isla Negra kasabasında geçer. Köyün postacısı genç Mario’nun mektup götürdüğü tek bir kişi vardır: Kasabada sürgünde olan Şilili ünlü şair Pablo Neruda. Mario hayran olduğu şairle konuşmak, ona kitabını imzalatmak için çareler arar, sonunda aralarında bir dostluk başlar. Basit insanların yaşadığı küçük kasabada, Nobel Edebiyat Ödülü kazanmayı bekleyen Neruda, devlet başkanlığına aday gösterilir, ancak Salvador Allende seçilince şair Paris’e büyükelçi olarak atanır. Mario ise ilk aşkını yaşadığı Beatriz’e kavuşmak için çırpınmaktadır. Neruda Paris’teyken genç Mario’dan alışılmadık bir yardım ister.

Bir kısmı gerçek olan renkli karakterleriyle, General Pinochet darbesi öncesindeki Şili’yle unutulmaz bir filme de dönüşen bu küçük roman, şiirsel dili yanında hem eğlenceli hem tutkulu anlatımıyla Skármeta’yı çağdaş Latin Amerika edebiyatının önde gelen temsilcileri arasına sokmuştur.
--reklam--
Neruda'nın Postacısı Alıntıları - Sözleri
" Siz sözcükleri okumuyorsunuz ki efendim, onları yutuyorsunuz. Sözcüklerin tadını çıkarmak gerek. İnsanın ağzında dağılmalı."
“… gerçek hayata geri dönünce, sözcüklerin karşılıksız bir çek olduğunun farkına varırsın."
"Neden biliyor musun? Çünkü sözcüklerin arkasında hiçbir şey yoktur da ondan. Havada yok oluveren havai fişeklerdir onlar."
"Geri dönüyorum denize, gökyüzüyle sarmalanarak
İki dalga arasındaki sessizlik
Tehlikeli bir gerilim yaratıyor:
Hayat ölüyor, kan duruluyor,
Ta ki yeni bir hareket başlayana ve sonsuzluğun sesi duyulana kadar"
“Boş laftan daha kötü bir uyuşturucu olamaz.”
--reklam--
Neruda'nın Postacısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çoğumuzun içini ısıtacak bir kitap. Okuyunca keyif alacağınız ve eminim ki okurken bolca kahkaha atacağınız bir kitap.

Şili kıyılarında küçük bir kasaba da yaşayan dönemin ünlü şairi Pablo Neruda’ya her gün mektup gelmektedir. Mario her gün bisikleti ile bu mektupları Neruda’ya götürmektedir.

Dışardan bakılınca postacı ve alıcı ilişkisi gibi görünse de zamanla aralarında derin bir dostluk kurulur.
Bizler bu ikilinin arasında kurulan dostluğa şahitlik etmiş olacağız.

Okurken çok keyif aldığım kitaplardan birisiydi. Şöyle ki bazı sayfalarda okurken kahkalar attım. İçinizi sımsıcak yapacak bir hikaye.
Dostluğa şiddetle vurgu yapan harika bir eser. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Şimdiden keyifli okumalar dilerim :) (Fatma Gül İŞÇİ) 
Isla Negra kasabasında bir şair yaşıyor: Pablo Neruda. Her gün onlarca mektup geliyor ona. Bu mektupları ise Mario taşıyor.
Neruda’yı çok yakından bilmese de giderek daha da seviyor şairi. Ve şiiri.
Sonra seveceği başka bir güzellik çıkıyor karşısına: Beatriz. Metaforlar oluşturmaya başlıyor. Aşka ve hayatın küçük, ışıltılı anlarına dair.
Ama bazen rüzgâr hiç beklemediğimiz anda esiyor. Canımızı yakacak kadar..
.
Ne ara başlayıp ne ara bitirdiğimi anlamadığım, içimi sıcacık eden bir hikayeydi Neruda’nın Postacısı. Neruda’yı çok sevmemin etkisi var elbet.
Bir de hikâyenin arka planında Şili’nin yakın geçmişine (Allende yönetimi, Pinochet darbesi gibi) yolculuğa çıkmamın. Antonio Skarmeta şiirsel bir dille, kısa ama vurucu bir biçimde dostluğu da acıyı da anlatabiliyor.
Tadı damakta kalan bir eser bırakıyor geride.
.
İnci Kut çevirisi, Cüneyt Çomoğlu kapak tasarımıyla ~ (Hülya Açılan) 
Önce öykülerini okudum Skârmeta’nın Neruda’nın Postacısı kitabının adını da orada gördüm. Yazarın en güzel kitabı diyordu. Merakla siparişini verdim ; aynı zamanda filmi de olan Neruda’nın Postacısının. Arka arkaya Latin Amerika edebiyatından eserler okumak insanı bir süre herhangi bir eserden “yeterli “ hatta “gerekli” lezzeti alamayacağı hissini dimağında bırakıveriyor. iyi bir kitap harika bir üslup ve anlatı… öylece bırakın kendinizi ; yalnızca okuyun… (Hasan Sabah) 
--reklam--
Neruda'nın Postacısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Antonio Skarmeta - Neruda'nın Postacısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Neruda'nın Postacısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Antonio Skarmeta Kimdir?
7 kasım 1940’ta Şili’de doğdu. Şili Üniversitesi ve New York- Columbia Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat eğitimi aldı. Washington Üniversitesi tarafından "Latin Dilleri ve Edebiyatları Fahri Profesörü" unvanına layık görüldü. Roman, deneme ve öykü yazarıdır. Eserlerinin büyük bölümü 20 dile tercüme edilmiştir. Başlıca eserleri "El entusiasmo", "Desnudo en el tejado", "Tiro libre", "No pasó nada", "La insurrección", "Ateşli Sabır", "Soñé que la nieve ardía" ve "Match Ball"dur. Ayrıca edebiyat, sürgün, tiyatro ve kültürel politika üzerine birçok deneme ve makale yazmıştır. 1973’ten 1989’a kadar Avrupa’da yaşamış, birçok başarılı filmin senaryosuna imza atmıştır. Şili’de ve uluslararası platformda birçok ödül ve unvana layık görülmüştür. İtalya tarafından "Sanat Kumandanı", Fransa tarafından da "Sanat ve Edebiyat Şövalyesi" unvanlarıyla onurlandırılmıştır. Ayrıca yazarın Şili televizyonunda yayınlanan "El Show de los Libros" adlı bir TV programı vardır."Ateşli Sabır", adlı romanı Michael Radford’ın yönetmenliğinde "Postacı" ismiyle beyazperdeye aktarılmış ve Oscar almıştır. Yazar "Victoria’nın Dansı" adlı romanıyla da 2003 yılında Planeta Ödülü’nün de sahibi olmuştur.

 

2004 Gustav-Heinemann Ödülü (La composición) 
2003 Planeta Ödülü (Victoria'nın Dansı) 
2002 Elsa Morante Ödülü (La chica del trombón) 
2002 José María Arguedeas Ödülü (La chica del trombón) 
2001 Las Americas Yılın En İyi Romanı Ödülü (La composicón ) 
2001 Medicis Yılın En İyi Yabancı Roman Ödülü ((La boda del poeta) 
2000 Altazor Yılın En İyi Romanı Ödülü (La boda del poeta) 
2000 Barcelona Libreter Ödülü (La composicón ) 
2000 Grinzane Cavour Yılın En İyi Yabancı Romanı Ödülü (La boda del poeta) 
1986 Fransa Kültür Bakanlığı'nca "Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği" 
1969 Casa de las Americas Ödülü (Desnudo en el tejedo)
--reklam--
Antonio Skarmeta Kitapları - Eserleri
Gökkuşağı Günleri
Neruda'nın Postacısı
Ateşli Sabır
Victoria'nın Dansı
Neruda'nın Postacısı
Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam
--reklam--
Antonio Skarmeta Alıntıları - Sözleri
"şiir, onu yazana değil ona ihtiyacı olana aittir"

Var mı beni içinizԁe tanıуan?
Уaşanmaԁan çözüImeуen sır benim.
KaImasa ԁa şöhretimi ԁuуmaуan,
KimIiğimi tarif etmek zor benim…
BüIbüI benim IisanımIa ötüştü,
Bir güI için can evinԁen tutuştu,
Уüreğime TorosIar’ԁan çığ ԁüştü,
Уangınımı sönԁürmeԁi kar benim…
NiceIer suItanԁı, kraIԁı, şahtı,
BenimIe ԁeğişti taIihi, bahtı,
УerIe bir eуIeԁim tac iIe tahtı,
AkıI aImaz hünerIerim var benim…

Cemal safi ( Tek Hece ) (Ateşli Sabır)
“Faşizm düştüğünde yılın ilk gecesini ağzımda bir karanfille geçireceğime dair kendi kendime bir söz vermiştim,” dedi kulağını karıştırarak. “Seninle yatabilirim, ancak bu küçük sorun yüzünden seni ne öpebilir, ne de dilimi teninde gezdirebilirim.” (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
Bu dünya da herşeyin boş olduğu ve yaşamın birgün sona ereceği bilgisi vücudumun en saklı köşelerinde kalmış kemiklerime kadar sinmişti. (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
"Geri dönüyorum denize, gökyüzüyle sarmalanarak
İki dalga arasındaki sessizlik
Tehlikeli bir gerilim yaratıyor:
Hayat ölüyor, kan duruluyor,
Ta ki yeni bir hareket başlayana ve sonsuzluğun sesi duyulana kadar" (Neruda'nın Postacısı)
Bir öğrencinin kafasına vuran jandarma, artık özgürlüğün vaktidir. (Gökkuşağı Günleri)
Yakalanacak olursa "açlık saikiyle hırsızlık" savını ileri sürebilirdi: "Açlıktan öleceğim için yiyecek çaldım." "Şili'de yoksulların lehinde olan tek husus maddesi bu, diğer maddeler onları ezip geçer" derdi Fernandez demir parmaklıklar arasında. (Victoria'nın Dansı)
Sahip olduğum tek toprak, ayakkabılarımın tabanındaki. (Victoria'nın Dansı)
“Boş laftan daha kötü bir uyuşturucu olamaz.” (Neruda'nın Postacısı)
Şiir yalan söylemez... (Neruda'nın Postacısı)
-Ölüm ya da yaşam. İkisinin arasında hiçbir şey yok.
--Salaklaşma! İkisinin arası var olmanın görkemli ve rengarenk gösterisi. (Victoria'nın Dansı)
Hapishane her zaman böyleydi. Bitimsiz ve verimsiz bir zaman duygusu. Belirsizliğin bekleme odası. İşe yaramaz bir aracı. Aşağılayıcı bekleyiş. Nerede olduğunu merak ederek kaygılanan sevdiklerini hayal etme zamanı.
Üniformalı gardiyan eski bir Remington daktilonun tuşlarına basıyor, bir yargıcın muhtemelen aylar sonra okuyacağı bir tutanak tutuyordu. (Gökkuşağı Günleri)
Arzu duyuyorum, istiyorum
Ama bütün varlığımla değil.
Bir şey var kalbimde, bir şey,
Soğuk, sıkıcı, dilsiz durur öylece. (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
Annem hukuk okumam hevesinde. Düşün bir! Babana yargısız infaz yapılan bir ülkede hukuk okuyacaksın! (Victoria'nın Dansı)
... Halkta heyecansızlık, diktatörlüğe alışmışlık, can sıkıntısıyla karıştırılan umutsuzluk, direnişin yalıtılıp rejim tarafından sıfıra indirgenen kahramanca eylemleri... (Gökkuşağı Günleri)
Hangi kuş ya da melek özgürlükten daha yüksekte uçmak ister. (Gökkuşağı Günleri)
Bırakıldığın buz tutmuş oyuktan, mütevazı ve güneşli toprağa indireceğim seni. (Victoria'nın Dansı)
Özgürlüğe kavuşmak için bu kadar kan dökmüş bir ülkede naif mizah ha! (Gökkuşağı Günleri)
Nehirde yüzen tahtalara, tepelere, denizde uzakta görünen gemiye ateş ettim peş peşe. İçimde ölmesini istediğim her şeye ateş ettim. (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
Portakal reçeli acımtıraktır, delikanlı. Yaşam gibi. (Victoria'nın Dansı)
"... adaleti uygulamak bizi adil biri yapmaz,tehlike anındaki davranışımız, cesareti ya da korkuyu hissetme alışkanlığımız bazılarımızı korkak, bazılarımızı da cesur yapar." (Gökkuşağı Günleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/nerudanin-postacisi-antonio-skarmeta-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)