# Newroz - Muzaffer Oruçoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Newroz kimin eseri? Newroz kitabının yazarı kimdir? Newroz konusu ve anafikri nedir? Newroz kitabı ne anlatıyor? Newroz PDF indirme linki var mı?  Newroz kitabının yazarı Muzaffer Oruçoğlu kimdir? İşte Newroz kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/newroz-muzaffer-orucoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-21T15:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-10-21T15:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/21/muzaffer-orucoglu-kimdir-muzaffer-orucoglu-kitaplari-ve-sozleri-338468.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muzaffer Oruçoğlu 
 Yayın Evi: Babek Yayınları 
 İSBN: 9789756099186 
 Sayfa Sayısı: 574 
--reklam--
Newroz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ova, ay ışığında kuzu gözü gibi gülümsüyordu. Göğün yedi kat derinliği şaşırtıcı bir renk cinnetine girmişti. Batıda, Mazıdağının ardında, göz alıcı şimşekler karanlığı ipek gibi yırtıyordu. Doğu, ejderha başlarını andıran kara-eflatun bulutların egemenliği altında, bilinen o ürpertici, gizemli sükunetini yaşıyordu. Peki Dicle neredeydi? Kavimlerin gamzesi parlak, narin, güleç kızı Dicle? Doğudan esen ferah bir yayla yeli, Diclenin kokusunu getiriyordu. Kuş yumurtası, çakal tüyü ve tomurcuk kokusunu Bakışları büyümüş, yeni doğuran, saz endamlı gelinler, hastalık kapmasın diye bebeklerini şafak ışığında Dicleye gömüp çıkarıyorlardı. Bu yel, ay ışığının yıkadığı bu yayla yeli çığlık ve lohusa kokuyordu.
--reklam--
Newroz Alıntıları - Sözleri
"Yarattıgın dağa su vermedin"diye bağırarak yürüdü."Cenneti cehennemle vurdun.Sevinci eziyete verdin.Hangi katta oturursun? Kurda niye nimet etmedin otu? Kuzuya garezin neydi? Yılana af çıkarmadın. İnsana garezin neydi? Döl isteyen rahime niye döl düsürmedin. Niye ürcah ettin kurdu cevize ? Bizi sınamak mıydı muradın ?
" Kürdün ejderhasısın Fırat" diye mırıldandı. "Yağma tufanısın. Kaya çiçeğinde gözün var. Cümle çınarların kökünü yutsan doymazsın. Devedikeninde, yamaç geveninde gözün var. Pınarlar sana gelir. Çaylar sana getirir. Sen kime götürürsün Fırat? Kürdün kütüğünde bin ah var. Her ahında bin engerek çöreklenmiş. Hangi renge boyadın zehrin yeşilini Fırat? Gece kaim, gündüz saimsin Fırat. Gayretine dokunmak kimin haddine? Cennete girsen fidan kırarsın Fırat. Cehenneme aksan kazan delersin. Ah Fırat, Fırat! Cinlerin cirit harmanı, fermansız zalim Fırat! Kaç gelini yuttun? "
"Sakal ile kâmil olsa kişi,keçiye danısırdı her işi "
Binbir ses yükseliyordu derinliklerinden.Binbir tavsiye,binbir emir.Çiçeği incitme! Patikadaki
Karınca katarına dikkat et! Yüreğini gamına yuva etme! Güneş yükselince savaş sisi dağılır! Gamını sevincinle dağıt! Suretini sulara düşür,ruhun arınsın! Yüzünü sulara göm,gözünü aç,suları seyret ! Gözyaşların,ateş damlaları gibi düşüyor toprağın sinesine ! Hep oğlun için ağlıyorsun,herkes için ağla ! Anasını yitiren ceylan yavrusuna ağladın mı hiç ? Uçurumdan düşen şahin civcivinin acısını duydun mu yüreğinde hiç? Sus,ağlama !Ağlayacaksan insan gibi ağla !Herkes kendi oğluna ağlarsa ,ölen güzel insanlara yazık olmaz mı? Hep oğluna ağlarsan ,bin kişi bir kişiye ağlar mı? Sus,ağlama! Ağlama ki herkes senin oğluna ağlasın !
Eeee ne demişler, dokuz abdal bir kilimde uyur, iki padişah bir kilime sığmaz
Ben bir zamanlar akvaryumdaki maviydim .şimdi ise tam ortasındayım aşkın ve artık rengim yeşil. Baharın başlangıcındayım
"Körlerin gönül gözü görülmezi görür Zinê. Bu koca alem ,bir körün kafasının içine sığar. Körlerin renk sayısı yetmiş yedidir. Körlerin menzili şafağın söktüğü yerden başlar. Körün kendi karanlığında yarattığı dünya, gerçek dünyadan daha güzeldir .Karanlığın hası, halisi körde bulunur.Her kör kendi karanlığında o karanlık kadar güzel, o karanlık kadar mübarek bir aydınlık yaratır... Yetim seslerin sığındığı sıcak mağaradır, körlerin kulağı.."
Ben kulagımın dibindeki it hav hav'ını değil, dağın ardındaki bülbülü dinlerim.
"Sakal ile kâmil olsa kişi,keçiye danısırdı her işi "
--reklam--
Newroz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Newroz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu - Newroz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Newroz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muzaffer Oruçoğlu Kimdir?
Muzaffer Oruçoğlu,18 mart 1947’de, Kars’ın Göle kazasına bağlı Büyük Zavot köyünde doğdu. Köyünde ilkokul olmadığı için İlkokulun ilk üç yılını komşu köyün (Küçük Zavot) okulunda, bir yılını kendi köyünde, son yılını da Kars’ta okudu. Kars Orta Okulu’nu bitirdikten sonra, Öğretmen okulu sınavlarını kazanarak Rize Öğretmen okuluna, iki yıl sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu hazırlık Lisesine gitti. Bir yıl sonra,
 Fen Fakültesi Matematik Astronomi bölümüne girdi. 67’de içlerinde İbrahim Kaypakkaya’nın da olduğu 9 arkadaşıyla birlikte, Amerikan 6. Filosuna karşı yayınladıkları bildiri gerekçesiyle Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’dan atıldı. 68 öğrenci hareketlerine katıldı. 1969’da Değirmen Köyündeki toprak işgaline katıldı ve tutuklanıp Silivri cezaevine konuldu. 1972’de TKP(M-L) kurucuları arasında yer aldı. 1973’de İstanbul’da yakalandı ve ömürboyu hapse mahkum edildi. Tutsaklık yıllarını şiir ve roman yazarak geçirdi. 13 yıl tutsaklıktan  sonra askere alındı. Askerden 40 gün sonra, mayıs 1986’da firar edip, Yunanistan’a kaçtı. Fransa’da iltica etti. Yeniden roman yazmaya ve resim yapmaya başladı. Politik ve edebiyat dergilerin de makaleleri yayınlandı. 1988’ de evlenerek Avustralya’ya yerleşti. Bu kıtada ilkin iki yıllık resim ve heykel kolejini (Greensborough TAFE COLLEGE - NMIT) bitirdi. Daha sonra Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı, PUBLİC ART bölümünde üç yıl Resim ve Heykel eğitimi yaptı. Şimdiye kadar toplam 6 ülkede altmışa yakın kişisel resim sergisi açtı. 13’ü roman, 7’si şiir, 2’si masal olmak üzere 30 kitabı yayımlandı. 2011 yılı Abdullah Baştürk işçi edebiyat ödülü ,Grizu 4 ciltlik romanına verildi.Halen Avustralya'da yaşamaktadır.
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu Kitapları - Eserleri
Tohum
Dersim
Çıplak ve Özgür
Mengene
Kangurular
Gül, Demir ve Çığlık
Brunswick Delileri
Grizu 1
Filozof
Newroz
Karyaditler
Grizu 2
Baba İshak Destanı
Uçurum Geyikleri
Grizu 3
Mavi Munzur Masalları
Grizu 4
Çatlaklar ve Kesitler
Büyücüye Mektuplar
Maymun Düğünü
Sevdalı Kız
Mengene
Işıltılar İmgeler
Eşrefoğlu Al Haberi
Denemeler
Devlet ve Komün
Lâl Dili
Aşk ve Işık İçinde
Falaris Prelüdleri
Sanat Edebiyat Yazıları
Dangalak
Demirin ve Ateşin Dilinden
Huruç
Kaypakkaya - Akıl ve Aksiyon Duygusu
Çatlayan Süt Sessizliği
Işıltılar İmgeler
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu Alıntıları - Sözleri
Sevdim mi gözlerim çoğalır, sevdiğimin her yerine dağılır. (Grizu 1)
Gözün geride kalmasın. Zaten yaşadığın kadar yaşadın. Siktir et gerisini. (Grizu 2)
"Dünya değişti. Aletler artık kendi dışlarındaki elleri değil, kendi içlerindeki teri dinliyorlar. Ekmekler büyüyorlar, açlığı ve parayı yiyorlar." (Sevdalı Kız)
Kadının kendi altın krallığını yitirerek köleleşmesi tarihin en hazin, en ilginç ve en büyük öyküsüdür. Mülkiyetin ve mülkiyet duygusunun olmadığı güneşin ve suların, özgürlüğü pırıl pırıl bir kahkahayla selamladığı çağda, kadın insanlığın ikiden çok memelerle sembolize edilen - bereket kaynağı, komünal ve cinsel hayatın biricik kahramanıydı. İlkel insanın gözünde, insan denilen tılsımlı muammayı, doğanın en değerli varlığını, hatta kabileyi doğuruyordu. O kolektif hayatın, aşkın ve sevişmenin tüm alanlarına egemendi. Cinselliğe ilişkin hiçbir tabu, hiçbir kan bağı engeli, buyruk söz konusu değildi onun için. Kendi içinden çıkan tek bir buyruğa uyuyordu sadece; sevmek, istemek ve hoşlanmak buyruğu. (Karyaditler)
“Asırlar geçmiş aradan, bilincimiz, yaratıcı gücümüz, gönencimiz kurtulamamış hâlâ... Kurtulamamış şu lanetli şehvetin, servetin ve şiddetin hükmünden.” (Baba İshak Destanı)
İnançtır bu
Tanı yavrum
Sevaptır pırıl pırıl
Demire tırnakla
Duvara kanla yazılır

Acılardan süzülür
Canı can
Zindan zindan içinde
Beton gülüdür
Bükülmez
Bükülmez yavrum
Cellat suratlara tükürür
Ve alnı şafağa doğru
Darağacına yürür (Demirin ve Ateşin Dilinden)
Acılar kolay unutulur, aynalarda görünmezlerse. (Grizu 1)
"Donsuz dolaş fakat boynunu zalimlerin önünde eğme, bawo." (Dangalak)
Dünyanın tüm güzelliklerini
Davet ettim soframa
Başköşeye kuruldu orostopolluk
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik. (Mengene)
-Ama bir bakışta çarpılıp aşık olanlarda var...
-Pek sağlam bir aşk denmez ona. Sağlam aşk, çok yönlü derinlemesine tanımaya dayanır. (Tohum)
Yaktıklarına ben de inanıyorum. Işıyan her şeye saldırıyorlar. Aydınlığın zerreciğinden bile ödleri kopuyor. (Gül, Demir ve Çığlık)
Acıdı galiba
Açtı mazgalı
Tek bir taze incir sundu asker
Tarifsiz bir minnettarlıkla aldım
Masamın üzerine koydum oturdum
Seyrine durdum.

"Korkuyorum," diye fısıldadı incir
"Benzinde safran sarısı ayaklarında zincir
Obur obur bakıyorsun ballanışıma
Yıllardır yememişsin belli ki
Zordur dağılmadan sana direnmek
İçimde var bin kırmızı çekirdek
Kolay değil
Tüm çekirdeklerimi ezerek
Beni yemek." (Lâl Dili)
Her insan, kaçıp sığınabileceği içi boş bir insan arıyordu. (Grizu 3)
“Kitap yasağı, bu tip aydın insanlarda okuma susuzluğu yaratır. Bunlar için en büyük işkence, yasaklarla, kısıtlamalarla yaratılan kitap işkencesidir belki de” diye düşündü. (Gül, Demir ve Çığlık)
"Hataları kavramazsak, hatalar bizi kavrar." (Kaypakkaya - Akıl ve Aksiyon Duygusu)
Savaş, tarihte olduğu gibi şimdide de bir kâr kapısı. Ama İnsanlık kendi tarihinin hiçbir döneminde paraya bu denli düşman ve bu denli de tutkun olmadı. (Çıplak ve Özgür)
Gözlerini gösterme, hemen anlar, çünkü sevdalısın. (Sevdalı Kız)
Kırımlara, yangınlara, sürgünlere hazır olun. (Dersim)
Gece seyrimdesin
Gündüz gönlümde
Unutamam
Vurgunum hasretine
Hasretine gelinim.

Akrep gömecine
Bal işleyensin
Ayva gibi ağlayıp
Nar gibi gülensin.

Öyle melül
Öyle mahzun olma
Uğruna yangın olup
Sevdasına yeldiğim.

Gelir günler gelir
Domurur uç verir bilincin
Başı dik
Kızıl pençeli
Şahin olur güvercin. (Demirin ve Ateşin Dilinden)
Yaşamın katı, geri ve çirkin yanlarıyla çatışmak, yaşamın kendisinden daha güzeldir. (Çıplak ve Özgür)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/newroz-muzaffer-orucoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)