# Niteliksiz Adam 4 - Robert Musil Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Niteliksiz Adam 4 kimin eseri? Niteliksiz Adam 4 kitabının yazarı kimdir? Niteliksiz Adam 4 konusu ve anafikri nedir? Niteliksiz Adam 4 kitabı ne anlatıyor? Niteliksiz Adam 4 PDF indirme linki var mı?  Niteliksiz Adam 4 kitabının yazarı Robert Musil kimdir? İşte Niteliksiz Adam 4 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/niteliksiz-adam-4-robert-musil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T08:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-03-16T08:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/robert-musil-kimdir-robert-musil-kitaplari-ve-sozleri-177408.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Robert Musil 
 Çevirmen: M. Sami Türk 
 Orijinal Adı: Der Mann ohne Eigenschaften 
 Yayın Evi: Aylak Adam Yayınları 
 İSBN: 9786052060759 
 Sayfa Sayısı: 752 
--reklam--
Niteliksiz Adam 4 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kayıp Zamanın İzinde ve Ulysses’le birlikte modernist roman türünün ve aynı zamanda Dünya Edebiyatı’nın başyapıtlarından olan Niteliksiz Adam tam metniyle 4 cilt halinde, M. Sami Türk’ün çevirisiyle Türkçede! Musil'in 1920’lerin başından 1942’de ölümüne güne değin üzerinde çalıştığı ancak tamamlamayı başaramadığı Niteliksiz Adam, görünürde ana karakter Ulrich’in nitelik kazanma çabalarını ve bir grup Avusturyalı entelektüelin Paralel Faaliyet adını verdikleri bir oluşum içerisinde “önemli bir şeyler” yapma teşebbüsünü anlatırken, özünde “hiçbir şey yapamamanın” romanıdır; herkes eyleme geçmek ister ama geçemez, herkes çok ciddidir ama bu ciddiyet zamanla trajikomik bir hal alır, kitapta aslında çok şey anlatılır ancak bir yandan da hiçbir şey anlatılmaz; Niteliksiz Adam, her şeyin ve hiçbir şeyin romanıdır. Hem kesinlik hem de belirsizliklerle doludur. Fikirsizlik üzerine yazılmış, fikirlerle dolu devasa bir eserdir.

“Bu kitap bir hiciv değil pozitif bir konstrüksiyondur.

Bu, bir psikoloğun kitabı değildir.

Bir düşünürün kitabı değildir (çünkü düşünce unsurlarını öyle bir düzene sokmaktadır ki o düzen)

… bir şarkıcının kitabı değildir.

Başarılı olan, başarılı olmayan bir yazarın kitabı değildir.

Kolay da zor da bir kitap değildir, çünkü bu tamamen okura bağlıdır.

Böyle devam etmek zorunda kalmadan, bu kitabın ne olduğunu bilmek isteyen herkesin onu bizzat okumasının (benim veya başkalarının hükmüne güvenmeyip bizzat okumasının) en iyisi olacağını söyleyebileceğimi zannederim.”
– ROBERT MUSIL -
--reklam--
Niteliksiz Adam 4 Alıntıları - Sözleri
Benim kaybedip tekrar bulduğum kendime olan sevgimsin sen.
Güzellik, muhtemelen sevilmiş olmaktan başka bir şey değildir. Çünkü bir şeyi sevmek ve onu güzelleştirmek aslında aynı şeydir.
Ne kadar az insanda sahiden halden anlayan bir ruh var!
Bazen bir kitapta bir şey okuyorum, başka bir kitapta okuduklarımla çelişiyor ama ikisini de seviyorum.
İnsan, birini her şeye rağmen ve hiçbir sebep olmaksızın sevebilir.
Aşk insanı yormasa, ona yine bu kadar hayranlık duyulur muydu acaba!
Duygular daimi bir akıntı olduklarından, durdurulamazlar; yani onları mercek altına alma imkanı yoktur; şöyle ki onları ne kadar titizlikle gözlemlersek, hissettiğimizin ne olduğunu o kadar az biliriz.
Fransız filozof Comte, yemekten sonra özel bir sebep olmasa da tatlı yerine bir parça kuru ekmek çiğnemeyi âdet edinmişti, bunu da sırf kuru ekmeği bulamayanları anlamak için yapardı. Vazgeçmek ve sade yaşamak adına her alıştırmanın derin bir sosyal anlamı olduğunu insana hatırlatan ince bir hamledir bu!
Başta küçük adımlar at ki ileride büyük sıçrayışlar yapabilesin!
Her insanın kaderini tanıyabileceği bir hayvanı vardır. Nietzsche'ninki kartaldı.
Her şey çok gerçekdışı! Bugün artık ben de gerçek insanları ve eşyayı, hatta gerçekten bir şeyleri seviyor muyum, bilmiyorum!
Bazı şeyleri daha iyi anlamak istediğim için yazıyorum.
İnsan için olabilecek en sağlıklı şey kendini unutmaktır!
Neredeyim bilmiyorum, ne kendimi arıyorum, ne bundan haberdar ne de bilgi sahibi olmak istiyorum.
Hemen her insanın en az tanıdığı ve en çok sevdiği kişinin kendisi olması garip değil mi?
--reklam--
Niteliksiz Adam 4 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhaba sevgili okur,
Niteliksiz Adam’a dördüncü ve son kitabı ile (şimdilik) veda ediyorum, kısmet olur mu bilmem ama ilerleyen yaşlarımda bir kere daha okumak istediğim eserler arasına girdi. Yazarın da isteği bu yönde zaten. Son söz olarak tasarladığı metinde okurlarına diyor ki “Haddini bilmezlik: Beni kısmen ve bütün olarak iki defa okumalarını rica ediyorum.”

Fazlasıyla yorucu ve çetrefil bir eser, hatta yer yer de huzursuz edici ama okuduğuma çok memnunum; çünkü farklı bakış açılarıyla tanıştım. Sıklıkla “hiç böyle düşünmemiştim” derken buldum kendimi. Okurken “Ne okuyorum ben şimdi?” diye sordum çokça ama günün sonunda kitabı beğendiğimi fark ettim. İşin özü farklı bir okuma deneyimi istiyorsanız mutlaka okuyun diyeceğim bir eser.

Taslak ve erken taslak kısımlarını okurken yazarın çalışma yöntemini de gördüm ve yazara saygım bir kat daha arttı. Ayrıca, böylesine zor bir eseri çevirerek bize kazandırdığı için de çevirmeni kocaman bir alkışı ve teşekkürü hak ediyor bence. Eh hadi elimiz değmişken bir de okumaya cesaret eden yürek yemiş okurlarına da bir alkış tutalım. ;)

Puanım: 9/10
Yürek yedikten sonra okumanızı tavsiye ederim. ;))
Şaka bir yana kendinizi hazır hissettiğinizde mutlaka okuyun ederim efenim. (Hilal) 
İki Çevirinden 3000 Sayfalık Maraton: İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine izlemeyi tercih ediyorum diyenler için:
https://youtu.be/hkIwOkFfgLs

Hangi Çeviriden Okuyalım Videosu İçin: https://youtu.be/tzeJQF1cmPQ

Benim için iki ayrı çeviriden altı cilt üç binin üzerinde sayfa sayısıyla tam on bir ay süren yolculuğun adıdır Niteliksiz Adam. Dört cilt boyunca başta Ulrich olmak üzere Leona, Bonadea, Walter, Clarissa, Gerda, Hans Sepp, Fischel, Paul Arnheim, Diotima, Tuzzi, General Stumm, Rachel, Moosbrugger, Lindner, Meingast, Agathe ve daha unuttuğum nice karakterle yapılan devasa bir yolculuk.

Yazarın tam 21 senesini (1921-1942) alan bu dev eser ne yazık bitememiş. Bunda hem yazarın erken ölümü hem de son ciltte yer alan notlarında parasızlık ve o hayattayken eserinin değer görmemesi nedeniyle kalan cildin bitirilemeyişine şahit oluyoruz. Bunun kendisine ne kadar büyük acı verdiğini "Benden Bu Kadar" adlı bölümün satırlarında görmek mümkün: "Enflasyondan önce milletime yazar olarak hizmet etmeme mütavazı bir şekilde olsa da imkan tanıyan bir servete sahiptim. Çünkü milletim, kendilerine hizmet etmeme kitaplarımı satın almak suretiyle imkan tanımadı. Kitaplarımı okumadı. Fakat okuyan birkaç bin ve on bin kişi vardı, aralarında beni, sahip olduğum şöhrete kavuşturan eleştirmenler ve acemiler de bulunuyordu. Şu kaprisli şöhret yok mu! Güçlü ama sesi çıkmıyor." - 4. Cilt sf. 720-721

Bu eser iki kitap dört ciltten oluşmaktadır. Dördüncü cildi büyük ölçüde tamamlanmış olsa da tam anlamıyla bitmemiştir. Toplamda 128 bölümden oluşan dördüncü cildin 50. bölümünden itibaren fragmanlar (çevirmenin sözüyle bitmemiş bölümler) başlar. Kitabın Almanca baskısına sonsöz yazan Adolf Frise'nin sözüyle ifade etmek gerekirse: "Yine de en azından yeni bulunan müsveddelerde, taslakları iki kategoriye ayırmak yerinde göründü: Metinlerin geç döneme ait olduğu bariz belli olan halleri için "taslak", daha eskiye ait olanları için "erken taslak". "Etütler" ise bunların yanında ayrı bir kategori teşkil etmektedir. (Etütten kasıt, yazarın oluşturacağı bölümle ilgili düşüncelerini de yazdığı daha taslak haline bile gelmemiş bölümler). Her ne kadar 50. bölüm gibi erken bir dönemde başlasa bile fragmanlar, taslaklar ve erken taslaklar dördüncü cildin okuma akışını pek bozmayacak şekildedir.

İki ciltten oluşan ilk kitapta anlatılanlar daha çok Ulrich ve etrafındakiler, özellikle de etrafındaki kadınlar olarak geçer. Paralel Faaliyet adı altındaki yapının ve Ahmet Cemal çevirisiyle İmpkralya ya da Sami Türk çevirisiyle Kakanya yani Avusturya-Macaristan İmpratorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı öncesi kara mizah bir dille anlatılır. İkinci kitap üçüncü ciltle ise Ulrich'in yıllardır görmediği ikiz kız kardeşi Agathe devreye girer. Bu ciltten başlayarak kitaplarda iki karakter arasında bir ensest ilişki söz konusudur. Bu durum birçok okur için fazlasıyla rahatsız edici gelebilir ama anlatım dilinde kullanılan estetiklik bu hali önemli ölçüde giderir. Peki Musil okurları rahatsız edeceğini bile bile neden böyle bir karaktere ve ilişkiye yer vermek istemiştir? İlk iki ciltte de görülebileceği üzere aslında Ulrich'in etrafında pek çok sevgili ve ona hayran olan kadın bulunmaktadır. Yazar çok rahatlık Agathe karakterini de kimseyi rahatsız etmeden Ulrich'in sevgilisi yapabilirdi. Peki neden bu yola gitmedi? Cevabı "hermafrodit" yani çift cinsiyetlilik kavramında yatmakta. Ulrich ve ona hayran olan yakın arkadaşı Clarisse üzerinden kitabın birçok yerinde bu kavrama yer verilmiştir. Ulrich, özellikle kız kardeşinden bahsederken Siyam ikizi olduklarından dem vurur. Buradaki temel amaç kadın ve erkek ruhlarının bir elmanın yarısı gibi bütün hale gelebileceğidir. Aynı bedende iki cinsin yer alabileceği fikrini yazar hem Clarisse'nin dilinde hem de Ulrich ve Agathe'nin ikiz kardeşliği üzerinden. İki cilt boyunca devam eden ensest ilişki kısımları fazlasıyla edebi bir dille tabiri caizse göze batırılmadan işlenmeye çalışılmış. Tüm bu anlattıklarım bazı hassas okurları tatmin etmediyse onlara tek önerim, ilk iki cildi YKY Ahmet Cemal çevirisiyle okumaları ve kitabı burada sonlandırmalarıdır.

Gelelim bu dört cildin çeviri macerasına. Almanca'dan Türkçe'ye çeviri yapanlar arasında bence en iyisi olan ve geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz değerli çevirmen Ahmet Cemal, bu serinin ilk kitabını iki cilt halinde, birinci cildini 1999, ikinci cildini ise 2009 yılında Yapı Kredi Yayınları Kazım Taşkent Klasikleri Dizisi altında yayınladı. Fakat ne yazık ki ömrü vefa etmediği için serinin ikinci kitabını, yani üçüncü ve dördüncü ciltlerini çeviremedi. 2018 Yılında Aylak Adam Yayınları, çevirmen Sami Türk'le birlikte büyük bir işi başararak bu serinin tüm ciltlerini tam metin olarak yayınladılar. Öncelikle hem çevirmene hem de yayınevine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yaptıkları iş takdire şayan ama.... Buraya koca bir ama koyuyoruz. Çevirmen Sami Türk, 1986 doğumlu yani genç bir çevirmen olmasına rağmen ne yazık ki dört cilt boyunca birçok eskimiş kelimeye yer veriyor. Eski dil bilgim fena olmayan beni bile zorlayan "irca etmek, ram etmek, afekt, berkitmek, malumatfuruş" gibi daha bir çok eskimiş ya da kullanımdan kalkmış kelimeler ciltlerde bulunmaktadır. Önce kendi sonsözünden bu konu hakkındaki savunmasına bir göz atalım (Sonsözde bile kendi cümleleri olmasına rağmen anlayamadığım bir şekilde eski kelimelere yer vermiş Sami Türk)
"Edebiyat faaliyetinde hal böyleyken çok daha keskin ve belirleyici ifadelere muhtaç bilim metinlerinde kullandığı yabancı kelime sayısı edebiyattakine oranla çok daha yüksektir, bu, istatistiklerle de sabittir. Bu mana da ben de hem dil ekonomisi hem estetik bakımında mümkün mertebe günümüz Türkçesini yaygın kelimeleriyle kullanmaya çalıştım fakat nüansı yakalayamayacağını hissettiğim yerde -bu tabirin zaten bir hayli izafi olması bir yana- eski(miş) kelimeleri kullanmakta beis görmedim. Bazı eski, daha doğrusu kullanımdan düşmüş kelimeleriyse metnin aslında (çoğunlukla ironik veya eleştirici tutumun sonucu) kullanımın okurda yarattığı şaşkınlığı, çeviri metin okuruna da aksettirebilmek adına yer verdim."

Çevirmenin bu konudaki savunması çok daha fazla uzun ama ben bu incelemenin hacmini daha fazla artırmamak adına burada kesmek istedim. Yani koskoca Ahmet Cemal'in yapmadığını Sami Türk yapmaya karar vermiş. Benim bu ifadelerden anladığım budur. Sami Türk'ün çevirisine eski kelime kullanımları hariç kötü diyemem. Hatta Ahmet Cemal'in çevirdiği ilk iki ciltle kıyasladığımda tabii ki onun kadar yetkin olmasa da gayet iyi çeviriler. Sorun yukarıdaki ifadelerde olduğu gibi kullandığı eskimiş kelimeler. Bazı kelimeler için sözlük kullanma zorunluluğu haricinde cümleleri iyi çevirdiğinden genel gidişattan rahatlıkla çözebildim ve okumam bu anlamda aksamadı. Ondandır ki Niteliksiz Adam'ı çok sevmiş okurlar için Ahmet Cemal kalan ciltleri çevirmedi diye üçüncü ve dördüncü cildi okumaktan kaçınmamalarını rica ediyorum. Sami Türk çevirisi sonuç olarak kötü değil. Sadece eskimiş kelime kullanımı nedeniyle bir handikabı mevcut. Hatta şöyle söyleyebilirim bir okur rahatlıkla dört cildi birden Sami Türk çevirisinden okuyabilir. İlk başta eskimiş kelime kullanımları nedeniyle biraz zorlanabilirler ama sayfalar ilerledikçe çeviri diline alışıp rahatlıkla okuyacaklardır.

Son olarak bu eşsiz eseri okurların tam metin yani 4 cilt halinde okumalarını, ister Ahmet Cemal isterse de Sami Türk çevirisinden başlayıp ilk iki cilde takılı kalmadan devam etmelerini tavsiye ediyorum. Yaşamında okurlar tarafından yalnız bırakılmış bu kıymetli yazarı, bari dilimizde eserin tamamı çevrilmişken yalnız bırakmayalım. (Turhan Yıldırım) 
Niteliksiz Adam 1-2-3-4.
Uzunmüddətli bir səyahət və yol yoldaşı - Ulrich.

"Bir niteliksiz adam, hayata hayır demezdi, sadece "henüz değil!" der ve henüz yaşamadığını sonrası için saklardı."

Musil kitabı yazmağa başladığı ildən etibarən qalan ömrünü bu əsərə həsr edir və səfalət içində ölümü ilə əsər yarımçıq qalmasına baxmayaraq Avropada modernist romanın zirvələrindən biri olaraq qalır. Musil'in özünəməxsus bir tərzi var, cümlələri, düşüncələri, yanaşma tərzlərini oxuduqca və dərindən anlamağa çalışdıqca həm də yaxşı bir düşünür olduğunu müəyyən etmək olur. Məzmun baxımından qəliz üsluba və qarışıq gedişata sahib olsa da, modern oxucuya müraciət edir. Roman mövcud dövrün həyat tərzi ilə dəyişən və çevrilən insan arasındakı, itib batmış dəyərlər ilə yeni doğulmuş dəyərlər arasındakı ziddiyyətlər haqqında yazılmış mətnlərdən ibarətdir. Hadisələr Birinci Dünya Müharibəsinin astanasında Vyanada baş verir. Niteliksiz Adam sadəcə savaşa səbəb olacaq şərtlərin və çətinliklərin qarışıq hala gətirdiyi həyat haqqında deyil, həm də insanın ruh hallarının mübarizəsinin də təsviridir. Çoxsaylı obrazların hər biri özünəməxsus xarakterik xüsusiyyətləri ilə fərqli-fərqli məqamları göstərirlər. Bu obrazlar vasitəsilə Musil cəmiyyətin təsvirini yaradır. Hansı ki bu obrazlar gələcək zaman içində keçid dövründə olan bir cəmiyyətin yıxımına səbəb olacaqdır. Romanda həmçinin sosial və siyasi elitanın da təsviri var. Musil cəmiyyəti açıq şəkildə tənqid etmir, hadisələri tarixi hadisələrə şahidlik edəcək şəkildə təsvir etmir, amma mövcud vəziyyəti olduğu kimi göstərməyə və qiymətləndirməyə zəmin yaradır. Bu irihəcmli romanın hər bir səhifəsində orijinal fikirlər və uzaqgörənlik var. Bu fikirlər sayəsində biz anlayırıq ki, hələ də Musil'in təsvir etdiyi dünyada yaşayırıq.
Sonda yazarın kitab haqqında olan qeydi isə bizim gəncliyimizə də xitab edir:
"Bu romanı Alman gençliğine ithaf ediyorum. Günümüz gençliğine değil, savaştan sonraki entelektüel boşluk, epey eğlenceli dolandırıcılar, birkaç zaman sonra gelecek olan ve savaştan önce nerede kaldıysak tam oradan başlamaya mecbur kalacak gençliğe." (Agil) 
--reklam--
Niteliksiz Adam 4 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Robert Musil - Niteliksiz Adam 4 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Niteliksiz Adam 4 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Robert Musil Kimdir?
Tam adı Robert Edler Von Musil'dir. 1880 yılında Klagenfurt'da doğdu, 1942 de Cenevre'de öldü. Öğrenim hayatı, tıpkı Kafka'da olduğu gibi, babasının isteği doğrultusunda geçmiş, babasının istediği okullarda okumuş ve yine onun isteği üzerine makine mühendisi olmuştur. Daha sonra Berlin Üniversitesi'nde felsefe, psikoloji, matematik ve fizik okuyarak psikoloji alanında doktora yaptı.

Henüz 26 yaşındayken yayımladığı "Genç Törless" adlı romanı ile birden bire eleştirmenlerin dikkatini çekmiş, kendini tamamen yazarlığa vererek dönemin önemli üniversitelerinden gelen asistanlık tekliflerini geri çevirmiştir. Edebiyatta, özellikle biçimi ön plana çıkaran yazarları eleştirmiş "sanat sanat için değil, sanat hayat içindir" anlayışını savunmuştur. Tüm edebi yaşamı boyunca sosyal ve toplumsal sorunlarla uğraşmış, bunları romanına ustalıkla yerleştirmesini bilmiştir.

1930 yılında ilk cildi yayımlanan başyapıtı "Niteliksiz Adam" ile hayatı boyunca uğraşmasına rağmen çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü bitirememiş, özellikle üsluba verdiği önem nedeniyle bazı bölümlerini defalarca yazmıştır. Bu eserinde, I. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasının kültürel uyuşmazlığını, güvensizliklerini, kırgınlıklarını büyük bir ustalıkla yansıtır.

Gerek eserlerinin derinliği, gerek sanata bakışı ve gerekse yapıtlarının sanatsal nitelikleriyle Robert Musil, 20.yüzyılın en büyük Alman romancılarından biri olmasının yanında, modern romanın da temel taşlarından biridir. Adı okurlar tarafından pek duyulmasa da eleştirmenlerce genellikle Franz Kafka, James Joyce, Marcel Proust ve Virginia Woolf gibi modern romanın önemli isimleriyle birlikte anılır. En önemli eseri olan "Niteliksiz Adam" yarım kalmış olmasına rağmen dünya edebiyatının anıt romanlarından biridir. Çağdaş romanın oluşumunda önemli katkıları vardır.
--reklam--
Robert Musil Kitapları - Eserleri
Üç Kadın
Hayalperestler
Öğrenci Törless'in Bunalımları
Yaşarken Açılan Miras
Niteliksiz Adam 1
Niteliksiz Adam 2
Baltık'taki Balıkçılar
Ahmaklık Üzerine
Günlükler
Niteliksiz Adam 3
Niteliksiz Adam 4
--reklam--
Robert Musil Alıntıları - Sözleri
Ara sıra da olsa hepimiz aptallaşırız. (Ahmaklık Üzerine)
Çok alıntı yapıyor. Eski üstatları alıntılıyor. Elbette günümüzdekileri de alıntılıyor. (Niteliksiz Adam 3)
Sadece bakıp koklamak bile dünyayı sevmek için yetmez mi? Ama sevemiyoruz, çünkü insanların akıllarından geçenlerden razı olmuyoruz. (Niteliksiz Adam 3)
Sağdan soldan toparladığı iyisinden, kötüsünden türlü kitaplar okuyor ve sadece yemek yemek veya kestirmek için ara veriyordu. (Niteliksiz Adam 3)
"Eğer ahmaklık; gelişime, yeteneğe, umuda ya da iyileşmeye tipatıp benzemeseydi, kimse ahmak olmak istemezdi." (Ahmaklık Üzerine)
Artık uyumaktan ve bir sonraki sabahın geride kalmış güne benzeyen yeni bir gün getirmesinden başka beklentim yoktu. (Baltık'taki Balıkçılar)
Kendi içinde sakin sakin kayıp giden bir yaşam duygusunu uyandırabilmesi gerekiyor insanın. Bu başarıldığı an, hayata olduğu kadar ölüme de yaklaşılır. (Öğrenci Törless'in Bunalımları)
Sanat insanları harekete geçirmeli, sarsmalı, eğlendirmeli, şaşırtmalı, ona asil düşüncelerin kokusunu aldırmalı veya tek kelimeyle gerçekten de bir şeyler yaşatmalı ve bizzat kanlı canlı olmalı yahut bir tecrübe sunmalıdır. (Niteliksiz Adam 3)
Her şey çok gerçekdışı! Bugün artık ben de gerçek insanları ve eşyayı, hatta gerçekten bir şeyleri seviyor muyum, bilmiyorum! (Niteliksiz Adam 4)
Başta küçük adımlar at ki ileride büyük sıçrayışlar yapabilesin! (Niteliksiz Adam 4)
Bazen bir kitapta bir şey okuyorum, başka bir kitapta okuduklarımla çelişiyor ama ikisini de seviyorum. (Niteliksiz Adam 4)
"Hepimizin iç dünyasında bazı çıbanlar var" diye düşündü bütün bunları kafasından kovmak istercesine. "İçimizde hastalıklı, tüyler ürpertici, yalnızlık kokan, kötü yanlar var." (Niteliksiz Adam 2)
Bugün hala kitap yazıyorlar. Bu kitapların bir kıymeti olduğunu sanıyor musunuz? Ben sanmıyorum. (Niteliksiz Adam 3)
...1insanın gençliğinde sevmiş olduğu ve aradan geçen yıllar içersinde daha güzelleşmemiş 1iyle yeniden karşılaşmasıyla 1tutulamaz. Gerçi insan böyle 1durumda da 1zamanlar kekeleyerek söylediklerini artık anlamaz olur, ama bu, hiç olmazsa insana özgü olan her şeyin o insanı içlendiren geçiciliğiyle ve aşkın herkesçe bilinen, süreklilikten yoksun karakteriyle bağıntılıdır... (Yaşarken Açılan Miras)
Benim kaybedip tekrar bulduğum kendime olan sevgimsin sen. (Niteliksiz Adam 4)
Sağlam birini akıl hastasından ayıran şey sağlamda bütün akıl hastalıklarının, akıl hastasındaysa yalnızca birinin olmasıdır! (Niteliksiz Adam 3)
Her yerde:insan yakınlarındayken koyunlar ürkek ve akılsızdır;koyunlar onu dayak ve taşlamalarıyla tanırlar.Ama eğer insan hareketsiz kalıpta uzaklara bakarsa,oradaki varlığını unuturlar.On ya da on beş tanesi kafa kafaya verirler ve kafalarının ortasıyla ya da kafalarının arkalarındaki renkli desenlerle bir çarkın dişlerini oluştururlar.Kafataslarını sıkıca birbirlerine yapıştırırlar.Öylece dururlar ve oluşturdukları tekerlek saatlerce kımıldamaz.Rüzgar ve Güneş dışında herhangi birşey hissetmek istiyormuş gibi görünmezler ve alınlarının arasında,sonsuzluğa uzayan saniyeler hapishane duvarlarında mahkumların çekiç sallayışı gibi kafadan kafaya akan sinyalleri bulup çıkarır. (Baltık'taki Balıkçılar)
Eğer bu güven duygusu bizde olma­saydı, içimizde olmasaydı aklımızın zavallılığı karşısında duyacağımız umutsuzluktan kendi kendimizi öldürmemiz gerekirdi. (Öğrenci Törless'in Bunalımları)
Ama yine de umutsuzluğa kapılmıyor, her şeye karşın kendimizi sağlam bir zemin üzerindeymişiz gibi güven içinde hissediyoruz. Eğer bu güven duygusu bizde olmasaydı, içimizde olmasaydı aklımızın zavallığı karşısında duyacağımız umutsuzluktan kendi kendimizi öldürmemiz gerekirdi. Bu güven duygusu sürekli eşlik ediyor bize, bizi aykata tutuyor, aklımızı her an küçük bir çocuk gibi koruyucu kollarına alıyor. (Öğrenci Törless'in Bunalımları)
huzurun peşinde değildi, ruhunun dışına çıkmaya hasretti (Üç Kadın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/niteliksiz-adam-4-robert-musil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)