# Normal - Jale Demirdöğen Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Normal kimin eseri? Normal kitabının yazarı kimdir? Normal konusu ve anafikri nedir? Normal kitabı ne anlatıyor? Normal PDF indirme linki var mı?  Normal kitabının yazarı Jale Demirdöğen kimdir? İşte Normal kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/normal-jale-demirdogen-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-10T13:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-08-10T13:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/10/jale-demirdogen-kimdir-jale-demirdogen-kitaplari-ve-sozleri-286625.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Jale Demirdöğen 
 Yayın Evi: Nemesis Kitap 
 İSBN: 9786059809948 
 Sayfa Sayısı: 304 
--reklam--
Normal Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sakın bana ne yapacağımı söyleme!
Ne yaptığımı, ona sakın söyleme!
Şimdi ne yapacağım, bana onu söyle!

Ya da sus. Bir şey söyleme… Nasılsa neye inandıysam ona inanmaya devam edeceğim. Öyle varlıklarız ki, inanmak istemediğimize bir başkasının inandığını görmeye bile tahammülümüz yok! Bu, evrenin ve insanın yaratılışından beri böyle. Savaşlar bunun için var! Ölümler, bunun için! Ve asla yapamayacağımızı sandığımız şeylerle, bir gün onları yapabileceğimizi bilmeden yaşıyoruz… Biz, tezatlardan beslenen, çelişkilerin varlıklarıyız! Tıpkı bir katili kan tutması gibi! Korkak olan, en akıl dışı şeyden bile korkunç gerçeklikler yaratıyor! İçindeki hevesin karnını doyurmaya kalkışan, düşünme yeteneğinden yoksun,
kör ve sağır kalıyor!

İnsandım, korkaktım, hevesliydim ve yaşadığım yer dünyaydı! Yani kimse tarafından üstlenilmemiş bir suç olmam normal!
--reklam--
Normal Alıntıları - Sözleri
"Tanrı'm her şey çok zor! Çok zor sensiz olmak! Çünkü çok zor sensiz kaldığım andan sonraki ben!"
"Yılların ve alınan yaşların bu kadar önemi olsaydı, bu kadar küçük kalabilir miydim karşında? Ve bu kadar büyür müydüm yaptığımın ya da yapamadığımın karşısında!"
Duvarlarımızı neden ölülerin fotoğraflarıyla kaplarız, bir fikrin var mı?
Canavarlığımız yüzündendir, emin ol!
Özlediğimiz için diyerek kendimizi kandırırız!
Özlediğimiz, ölünün kendisi değil, ölünün varlığı zamanındaki kendimizdir!
"Dinle! Hiç değilse ölü olmanın çaresizliğiyle beni sen dinle! Yaşayan birine anlatamadığın bir şeyi en iyi anlayabilicek olan bir ölüdür!"
"Çelişkilerin varlıklarıyız. Tezatlardan besleniriz. Sever, sevmedim deriz. Bir türlü sevemez, çok sevdim deriz."
İnsan inanmak istemediği şeye bir başkasının inandığını görmeye tahammül edemiyor! Bu, evrenin ve insanın yaratılışından beri böyle! Herkes, kendi inandığı şeye inanılsın istiyor! Savaşlar bunun için var! Sevgi sırf bu anlamsız kuruntu yüzünden kırıntıya dönüştü! Kafesler, parmaklıklar, görüş günleri, meydan muharebeleri, ayrımcılık, ültimatomlar, zorbalık ve dikta bunun için! Çok insan sırf bu yüzden ölüyor! Bir başkasının inancına ortak olmadığı için! Sanat bu anlamsız hırsa malzeme edildi! Barış, bu egoizmin ayaklarının altında çoktan ezildi! Saygı, ifade ve inanç özgürlüğü bu bencilliğin elinde birer oyuncak oldu! Adalete olan ihtiyaç en çok bu kaynaktan doğdu!
İnsanlar da böyle. Hayatına birini alır, olduğu gibi ve tüm gerçekliğiyle kabul etmek yerine onu yavaş yavaş değiştirir. Bunu öyle usulca yapar ki, çoğu zaman değiştirilmek istenen kişi kendine yapılanı fark etmez bile. Önce soyarız karşımızdakini. Benliğinden soyarız. Birer elbise gibi çıkarırız ruhunun üzerinden onu o yapan ama bize uymadığı için sevemediğimiz özelliklerini. Alışkanlıklarını değiştirir ya da ona yeni alışkanlıklar dayatırız. Bize ait olanları, ona, ruhuna, hayatına sindirmeye çalışırız.
O, insanların tohum yerine çiçekle ilgilenme kolaycılığının, edebiyatın içinde de yürüyen bir tavır olduğunu düşünüyor ve söylenenlere yalnızca gülümsüyor
Kimseyi kıracak biri olmadığımızı söyler, can kırıkları üzerinde yürürüz. Ayaklarımız kanadığında o kırıkları yolumuza başkalarının koyduğunu söyler, kendimizi koruruz. Ayaklarımız halimize güler; biz, ayaklarımızın haline bakar, ağlarız. Bir katili kan tutması gibi. Çelişkilerin varlıklarıyız. Tezatlardan besleniriz. Sever, sevmedim deriz. Bir türlü sevemez, çok sevdim deriz...
--reklam--
Normal İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Jale Demirdöğen - Normal: Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok etkileyiciydi. Hikaye içinde hikaye okuyorsunuz. Sonu tam bir ters köşeydi. Bence gerilim dolu bir kitaptı. Yazarın önce yaptıklarını daha sonra inatla yapmadığını belirtip kardeşiyle konuşması çok iyiydi. Aşırı hüzünlü bir Psikolojik Gerilim kitabı olmuş.
 Kitabın konusuna gelince; Ayaz Tunahan ailesini bir sel felaketinde gözlerinin önünde sırf zevki uğruna gittiği evden biri görür korkusuyla çıkamadığı için hiçbir şey yapamadı. Hayalleri çalınan Ayaz, kelimelerle oynamaya başlamış ve yazar olmaya karar vermişti. İleri derece obsesif bozukluğu yaşayan Ayaz evine artık sayfaları atlanmış birer hikaye gelir ve bu hikayeler hep Ayaz'ın hayatını anlatır. (G.E) 
Bitti..
2 günde bitiverdi..
Sanrı tadında bir kitap diye düşündüm ama benim şahsi fikrim onu da geçti.
İlk defa okuduğum bir kalemi daha kitabın arka kapağında çok sevdim.
Aktı gitti satırlar..
Biliyordum..
Şizofrendi, karakteri ikiye bölünmüştü ama çok sevdim ben Ayaz'ı.
Herşeyini kaybetmiş, ama hayata tutunmayı reddedip kendisine zehir etmiş bir adam o. (Nazlı Karyağdı) 
Bir yazar, aynı zamanda yazdığı kitabın baş kahramanı, hal böyle olunca yazara çok rahat kafa tutabiliyor. Bir iç hesaplaşma aynı zamanda. Keyifle geçen bir okuma dönemi ...hele kitapta yer alan şarkılar yok mu? Jale Demirdöğen'in tüm kitaplarında şarkılarda eşlik ediyor anlatıma sanırım . Henüz okumadıysanız mutlaka okuyun derim...Kitap okumanız bol olsun dostlar.. (mihrunnisa ersöz) 
--reklam--
Normal PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jale Demirdöğen - Normal kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Normal PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jale Demirdöğen Kimdir?
1968 yılında Trabzon'da doğdu. Öğrenimine Ankara, Aydın ve İzmir'de devam etti. Yazın hayatına "Narçiçek" adlı kitapta topladığı şiirleriyle başlayan yazarın, "Kusursuz Veda" ve "Kan Ağacı" adlı iki romanı bulunmaktadır. "Evvel Zaman İçimde", halen İzmir'de yaşamakta olan yazarın ikinci şiir kitabıdır.
--reklam--
Jale Demirdöğen Kitapları - Eserleri
Kan Ağacı
Mutsuz Çocukların Tanrısı
Hayal
Kusursuz Veda
Normal
Leyl
O İyi mi?
Kabul
Evvel Zaman İçimde
Narçiçek
--reklam--
Jale Demirdöğen Alıntıları - Sözleri
“Ne kadar sürdü Rauf?”
“Tam on yedi yıl ve bir ömür. “
“Uzun süre. “
“Ne kadar kısa sürdüğünü tahmin bile edemezsin. “ (Leyl)
Sanki bir hamalım da aşkı sırtıma yüklemişler. (O İyi mi?)
Ne kadar severse sevsin, insan insanı yoruyor. (O İyi mi?)
Bu nasıl bir kırılmışlıktı ki; bunca inat, bunca nefret, bunca kin, bir insan yüreğinde bunca yıl hüküm sürebiliyordu? (Kan Ağacı)
"Okuyacağınız hikayeyi size ben anlatacağım. Birçoğunuzla defalarca tanıştım. Bazılarınızı çok çabuk unuttum. Vakti geldiğinde beni uğurlayanınız da oldu, bırakmamakta ısrar edeniniz de. Ben kim miyim? Hepinizin en kısa uykusuyum. Ben suçluluk duygusuyum!" (Kabul)
"Evet.Dinlediği halde duymayanlar vardır,bir de dinlemediği halde duyanlar...Mühim olan dinlemek değil,duyabilmektir. (Kabul)
Eşyalar değil, olaylardı değerli olan. (Hayal)
Mutluluğunu da, gücünü de insan kendi yaratır. Var oluşumuz bir başkasının eseri
değildir. Başkalarının katkısı olur ama o kadar. Hayatımızdan birileri çekip gitse bile özümüzde olanlarla ayağa kalkar ve yolumuza devam ederiz, olması gereken bu. (O İyi mi?)
İnsanın, sevdiği birine karşı yaptığı hata için değil de bu hatayı dürüstçe itiraf ettiği için suçluluk duyması ne acı. (O İyi mi?)
Ben el alem ne der cümlesi kadar uçsuz bucaksız bir kabristan daha görmedim.Yaşarken öldürüyor insanları (Kabul)
Çünkü unutmak istediğim ne varsa bu gece hatırımda. (Kan Ağacı)
Yıkılmaya yüz tutmuş her şeye dikkat ederim. Bana hep yapılırken ki heyacanı hatırlatır çünkü. Depremde hasar görmüş kentler gibi,güven gibi,aşk gibi... Aşka düştüğünü fark ettiğin zaman hissettiğin heyecanı düşün. Düşündüğün zaman yıkmama ihtimalin doğar. Düşünmez,hatırlamazsan yıkarsın, biter. (Leyl)
Henüz yaşanmamış olanlar, yaşanmışlıklar kadar yormuyordu insanı. (Kusursuz Veda)
Bilinmeyeni yaşayıp da öğrendikten sonra anlıyordu insan, bilinmez olanın taşıdığı o güçlü umudun değerini. (Kusursuz Veda)
Hiçbir şey olmaması, hiçbir şey olmayacağı ihtimalini ortadan kaldırmazdı. (Kan Ağacı)
Herkes bana kendini anlatır ama kimse bana beni sormaz. (Hayal)
Yol,gideni sever. Döneneyse hep acı verir. (Leyl)
"Dinle! Hiç değilse ölü olmanın çaresizliğiyle beni sen dinle! Yaşayan birine anlatamadığın bir şeyi en iyi anlayabilicek olan bir ölüdür!" (Normal)
İnsanın, geleceğini görebildiği bir konu hakkında artık fikir yürütemeyecek duruma gelmesi, hayatın ona sağ gösterip sol vurması gibi bir şey. (O İyi mi?)
Güven ya da aşk iki kişilik değil midir ? Siz yıkmak istemezken yıkmaya çalışan ya da çoktan yıkmış birileri olacaktır ki oda bunu ona hissettiğiniz kişidir. Yani bazen bir şeylerin yıkılmasına tek başına yetemeyiz. Değil mi ? (Leyl)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/normal-jale-demirdogen-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)