# Öbürküler - Mahir Ünsal Eriş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Öbürküler kimin eseri? Öbürküler kitabının yazarı kimdir? Öbürküler konusu ve anafikri nedir? Öbürküler kitabı ne anlatıyor? Öbürküler PDF indirme linki var mı?  Öbürküler kitabının yazarı Mahir Ünsal Eriş kimdir? İşte Öbürküler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/oburkuler-mahir-unsal-eris-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-30T03:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-05-30T03:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/30/mahir-unsal-eris-kimdir-mahir-unsal-eris-kitaplari-ve-sozleri-234049.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mahir Ünsal Eriş 
 Yayın Evi: Kara Karga Yayınları 
 İSBN: 9786059670838 
 Sayfa Sayısı: 136 
--reklam--
Öbürküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öbürküler, gecenin olur olmaz saatlerinde uykuları kaçıran, basamakları gıcırdata gıcırdata tırmanan, tel dolapları karıştıran misafirlerin romanı. Mahir Ünsal Eriş, 57 Numero'da gerçekleşen ürkütücü olayları anlatırken, bizi Menderes'in makadam yollarda sarsıla sarsıla giden otobüsünden indirip, asfaltta yaylanan damalı Impala'ya bindiriyor. Hasan Dağı'nı solumuza aldırıp, Haydarpaşa'da denizin laciverdiyle tanıştırıyor.
Öbürküler, bize 60'lı yılları, komşuluğu, darbeleri, göçleri, hevesleri, yolları; daha da çok, bir daha asla dönemeyen Ötekileri geri getiren, hem hüzünlü hem de gülümseten bir roman.
--reklam--
Öbürküler Alıntıları - Sözleri
İnsanın derdi, insana yeter.
Böyle ikindiyin, böyle baharda ne Rumcadır, ne Türkçe
Toprakçadır toprağın konuştuğu dil
Bizim millet unutmaya meraklıdır. Dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz.
Daha fazla mukavemet edemedi,ölüme can verir gibi uyuyakaldı.
Periler böyle atlara binip geceleri nereye giderler ay ışığında?
Suya anlat alsın götürsün
Ve masmavi, alabildiğine geniş ve bulutsuz bir gökyüzü... Çivit mavisinden biraz açık ama en az onun kadar capcanlı, ışıl ışıl bir renk, sonsuz kadar büyük.
Şu halde bunu bir arı kovanına benzetebiliriz. Her arı, kendi canının yetiştiğince bal yapmakla mükelleftir. Arının şu çiçeği beğenmedim şundan bal almak istiyorum demesi kabil midir ?
Başkent gibi başkent! Fıskiyelerinden akan su bile medeniyet kokuyor! :)
Cumhuriyet'in yegâne ülküsü nedir? Muasır medeniyetler seviyesinde müreffeh ve münevver bir hayat tesis etmek.
Bir gün Niğde'ye dönecekler, anlattıklarıyla herkesi hayrete boğacaklardı. Çünkü nereye giderlerse gitsinler ev hep Niğde'deki, o eşyası kırk beş dakikada boşalıveren, iki katlı kâgir bina demekti.
Bir saati bulmadı ki Ulus'a, Hergele Meydanı'na vardılar. Meydan, kalabalıktı. Yalnızca öyle insan kalabalığı değil, göze görünen, bir cismi olan her şeyle dolu, tepeden tırnağa cümbüşe ve bağrış çağrışa kesmiş mahşerî bir hengâmeydi olan. Bir yanda bağıran çığırtkanlar, değnekçiler, arabacılar, öbür tarafta meleyen koyunlar, huysuzlanan arabacı beygirleri, ağnanan uyuz köpekler, gürültü ve duman içinde geçip giden hususi otomobiller, bir patırtıyla yolcu getiren, yolcu götüren köhnemiş otobüsler, tangırdayarak yürüyen tepeleri boynuzlu troleybüsler, simit satanlar, su satanlar, macun satanlar, ciğer satanlar, keçe satanlar, tespih satanlar. Herkes, o anda dünyada olması beklenen herkes orada, o kalabalık meydanda gibiydi. Fahrettin Bey, uyku semesi çocukları birer birer otobüsten indirdi. Çocuklar şaşkındı. Şaşkın, korkmuş, uykulu. Uzaklarda görünen apartmanlara, kalabalığa, satıcıların tezgâhlarına, sonu gelmeyen arabalara, karşıdaki ağaçlık yerde, ağaçlardan bile yükseğe su fışkırtan fıskiyeler, kısacık etekleri, ütülü takım elbiseleriyle, şapkalarıyla, çantalarıyla geçen insanlara bakakaldılar bir müddet.
İnsanın derdi insana yeter.
bizim millet unutmaya meraklıdır. dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz.
tedbir tevekkülden önce gelir.
--reklam--
Öbürküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öbürküler'de hikaye bir tren yolculuğuyla başlar. Niğde'den İstanbul'a karısı ve üç çocuğuyla tayini çıktığı için giden bir adam, yol boyu hiç bilmediği bir memlekette ne yapacağını düşünür. Aynı endişe karısında da vardır. Çocuklar ise sadece meraklıdır.

Akşam vakti gittikleri evde, daha gider gitmez tuhaflıklar başlar. Üstüne komşu bir kadının anlattıkları da onları iyice korkutur ve bir gece yaşadıkları şeyler yüzünden apar topar memleketlerine dönerler.

Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde bu ailenin gelişi ve yaşadıkları, ikinci bölümde ailenin gittikleri evde yaşadığı garipliklerin sebebi anlatılır. (okuyanyorumlayanadam) 
Kitap gerçekten güzel bir kitaptı. Korku gerilim kitaplarını seviyorsanız okumalısınız kitabın sonunu hiç tahmin edememiştim. Gerçekten güzel bir sondu fakat kitapta yaşanan bazı olayların cevabını alamadım.
 Kitabın sonunda şöyle diyorsunuz : e tamam bu böyleydi, ha bu da bu yüzdendi e ama peki bu... Bu nedendi?
Spoiler olmasın diye daha fazla bilgi veremiyorum okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. (Sıradan okur) 
Hoş bir kitap, insanların korkularının aslında sebeplerini bilmeksizin nasıl da hayatlarında etkili olduğunu, hatta hurafelerin de buralardan çıktığını bize hatırlatan, bunu yaparken de bir yandan meraklandıran bir kitap. Oysa her şeyin mantıklı bir sebebe dayandığına inanan insanın bile minik tuhaflıklarda olması gerekenden daha derin anlamlar araması sanırım kaçınılmaz. Kokusu itibarı ile ilgi çekici bir kitaptı. Yine de beklentimi karşıladığını söyleyemeyeceğim. Daha ilginç bir kurgu bekliyordum sanırım. (Ebru) 
--reklam--
Öbürküler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mahir Ünsal Eriş - Öbürküler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öbürküler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mahir Ünsal Eriş Kimdir?
1980 yılında Çanakkale'de doğdu. Trakya Üniversitesi Grafik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Halen aynı üniversitede doktora öğrencisidir.

Genç yaşlardan beri çevirmenlik yapan Eriş, çeşitli dillerden çok sayıda kitap, makale ve öyküyü dilimize kazandırmıştır. Öykülerini topladığı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde adlı kitabı ise 2012 yılında İletişim Yayınları'ndan çıktı. Öykülerinde naifliği ve yalın diliyle dikkat çeken Eriş halen öykü yazma uğraşını çeşitli edebiyat dergilerinde sürdürmektedir.

Bunun yanı sıra SoL gazetesindeki "Alan Savunması" adlı köşesinde haftalık futbol yazıları yazmaya devam etmektedir. Gençlerbirliği taraftarıdır.
--reklam--
Mahir Ünsal Eriş Kitapları - Eserleri
Sarıyaz
Olduğu Kadar Güzeldik
Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde
Kara Yarısı
Dünya Bu Kadar
Öbürküler
Benim Adım Feridun
Diğerleri
Gaip
İbranice Dil Hapı
--reklam--
Mahir Ünsal Eriş Alıntıları - Sözleri
Bizim millet unutmaya meraklıdır. Dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz. (Öbürküler)
Torunlarıma bile yetecek kadar sıkılmıştım. (Benim Adım Feridun)
Yaşa, işe, güce, itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar. (Benim Adım Feridun)
Cumhuriyet'in yegâne ülküsü nedir? Muasır medeniyetler seviyesinde müreffeh ve münevver bir hayat tesis etmek. (Öbürküler)
Yurtta faşistlere yem olsak daha mı iyi? (Diğerleri)
Öyleyse yaşamak, hayata karşılık hayallerden vazgeçtiğimiz bir kaybetme biçimidir. (Olduğu Kadar Güzeldik)
Kimi sevse Gülderen, hep onu beklemekle geçerdi bütün vakti. Mesela babasını. (Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde)
İnsan mutluluğa ne kadar çok acıkıyormuş meğer.. (Benim Adım Feridun)
Güldü. O kadar güzeldi ki; tıpkı günün tepenin ardından kendini gösterişi gibi, ayın güneşle dünya arasından çekilip aydınlığı serbest bırakışı gibi. Kahroluyordum onun gülüşünün güzelliğiyle. (Kara Yarısı)
Ölüme o kadar içerlemiyordum o yaşımdayken. Ölenlerin bir gün dönecekleri bir yere gittiklerini, ama geride bıraktıklarına kırgınlıkları geçmediği için bir türlü dönmeye yanaşmadıklarını sanırdım. (Sarıyaz)
bizim millet unutmaya meraklıdır. dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz. (Öbürküler)
Bir yoncanın dört yaprağı gibi dizilmiştik masanın etrafında. (Kara Yarısı)
Ama insan hayat dediği şeyin, olmasını bekledikleri değil de başa gelmesi hiç umulmayanların toplamı olduğunu böylelikle öğreniyordu. (Diğerleri)
“Ölmek ne bilmiyorum. Merak da etmedim hiç.” (Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde)
“ İnsanın karanlığı çağıran bir yanı vardır. Bu yan, başkasının felaketinden şükür çıkaran zalimliğin hemen komşusudur.” (Sarıyaz)
Kitap dediğin elden ele geçer. Çok satan şeyden hayır gelse dünyayı fırıncılar yönetirdi, öyle ya ! (Sarıyaz)
“Allah’ından, kitabından bulsun kim kimin hayalini, neşesini çalıp gittiyse.” (Olduğu Kadar Güzeldik)
Ankara’yı sevmek ,şehirde sevilecek tek şeyin Ankara olduğunu bilmektir. (Kara Yarısı)
"Bir de mektubunuz var." Şaşırdım haliyle.
 Bir kere mektup yazmak mı kaldı şu devirde, ona şaşırdım evvela. (Sarıyaz)
"Her zaman derim, biraz sevgi, biraz şefkat, insana dair her meseleyi halleder!" (Diğerleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/oburkuler-mahir-unsal-eris-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)