# Onun Çölünde - Bejan Matur Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Onun Çölünde kimin eseri? Onun Çölünde kitabının yazarı kimdir? Onun Çölünde konusu ve anafikri nedir? Onun Çölünde kitabı ne anlatıyor? Onun Çölünde kitabının yazarı Bejan Matur kimdir? İşte Onun Çölünde kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/onun-colunde-bejan-matur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-10T23:50:52+03:00
- Güncelleme: 2022-02-10T23:50:52+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/10/bejan-matur-kimdir-bejan-matur-kitaplari-ve-sozleri-149264.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Bejan Matur 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786051148144 
 Sayfa Sayısı: 83 

Onun Çölünde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Onun çölüne gittim.
Konuğum,
Duvardaki kan pıhtısında.
Onun bulduğu damar beni çağırdı
Ve ruhum eski bir kanla yıkandı.

Onun çölüne düştüm, oturdum çadırında.
Eski bir kavmin buluşması ve töreni.
Bir yaban kuş gibi tüneyip kıyıya
Dedi ki bana "ölümsün sen"
Mutlak
Mutlak olan.

Onun çölünde gece kımıldar
Yılan ve akrep karanlığıyla
Hayat bir zehre gizlenir
Çoğalır sabırla.
O bıraktı beni.
Çöldeki kızıl sularda
Balıklara bakacak
Nefesimi tutarak
Uyuyacağım.

Onun çölünde her gece
Fısıldadım kumlara
Sordum nasıl yaptıklarını çölü
Boğmadan koyun koyuna.

Onun Çölünde Alıntıları - Sözleri
Ağaçların dökülmesi gibi şimdi ruhum
Yerde, gözkapakları ağır.
Onun çölüne gittim.
Konuğum,
Duvardaki kan pıhtısında.
Onun bulduğu damar beni çağırdı.
Ve ruhum eski bir kanla yıkandı.
Onun çölüne düştüm, oturdum cadırında.
Eski bir kavmin buluşması ve töreni.
Bir yaban kuş gibi tüneyip kıyıya
Dedi ki bana “ ölümsün sen “
Mutlak
Mutlak olan.
Onun çölünde gece kımıldar.
Yılan ve akrep karanlığıyla.
Hayat bir zehre gizlenir
Çoğalır sabırla.

O bıraktı beni.
Çöldeki kızıl sularda
Balıklara bakacak
Nefesimi tutarak
Uyuyacağım.

Onun çölünde her gece
Fısıldadım kumlara.
Sordum nasıl yaptıklarını çölü,
Boğmadan koyun koyuna.

Onun çölünde ölüyüm ben.
Gelin ve kaldırın beni.
Gittiği yolda bulutlara değen bir gölge bırakılmış sanki.

Bir sesle uyandıracak beni
Kahra kan olan bir aldanışla yakaracak

Tanrıya söylendim.
Nasıl da zalim gövdede varlığı onun.
Güzellik acıya kavuştuğunda yorulur ve
Hep yaslı kalacak gözün ışığıyla bakar;
Her yüz bir işarettir tanrıdan.
Bunu yaşlı bir adam söylediginde
Gözleri yoktu.
Annem öyle inanmış olmalı ki ona,
Yüzümü kederli çizdi.
Ve uzayıp tanrıya
“işte” dedi
“ benim annem yeniden doğdu
annem varlığıma döndü”
Gece paslı bir kafesle durdu önümde
Dua için zaman istedim tanrıdan.
Onun varlığına adanacak hiçlik
Düş için,
O büyüde kalbime saplanan acıyla
Bağırdım;
Başka adamlar, başka dillerde dua etsinler. Bizim için.
Ölümü tanıdığımız ve sessiz olduğumuz için
Kutsasınlar.
Ölü bir yaprağın sürüklenişi gibi rüzgarda
Gövdem yitirdi yerini.
Ağır bir uykuyla gizlendi tohuma varlık.
Ağır bir istekle.
Kızıl kan pıhtısı. Tül sabah. Ört üstümü.
Koyu gücünü yüzünün nasıl cizdiyse tanrı
Ve ne gizlediyse kıvrımına gülüsünün.
Gördüm ben.
Tüllere sarılmış çölde ölümümü bekliyorum. Sakinim.
Yok bir gece bu.
Sabah uyanacak aşkı konuşacağız.
Ne çok sürdü diyecek bana.
Ne uzun sürdü hayat.
O uzun günün sabahında
Sesini duydum gün ve gecenin çakışmasının.
Bir tül işleniyormuş gibi aralarında
Kavuştular usulca.
Uyu ağır uykunu
Taşların altında ve su isteğinle kal.
Geniş bir avluda gece kapanan kapıların ağırlığı.
Sürecek olan dilsizlik.
Rüzger tırmalıyor kapını
Aşk uzakta.
Ne tuhaf inanmaman.
Sırtıma dokundun ve orada ayla ışıyan çizgilerin
Bir acıdan artan masumiyet olduguna şaşırdın.
Gideceğini söyledin
İnanmadım sana.
Oysa ben daha doğmadan biliyordum.
Acılı bir ruhta oyalanan bir gövde bu.
Saf ve çocukça bir düşün yatağında.
Kan ve sussusla dinlenen ten kabullenir.
Beyaz tül yatağında başucuma
Camdan bir göz bırakıp gittin.
Ona fısıldanan sözlerin
Aşk olan varlığı
O gidince karardı.
Yüzeyinde göğün
Beyaz ve kıpırtısızım.
Acıdan bir okla çıktım
Bekleyiş yatağından.
İçimde siyah bir taş.
Atları gördüm.
Kapı önlerinde oturan insanı, sözü.
Çok yaşanmış bir çığlıkla hayat.
Bir sırrın bana verilmediği yerden
Sordum ona
Bana ne söyleyeceksin?
Çölün söylemediği ne?
Ruhumu oarada tutan ağırlıkla
Geceye ilendi tenim.
Ve çağırmadı çölü varlığım
Ondan sonra.
Aynaya dönüyorum
Değişmiş gözlerim.
Çölde kumlara bakan kadın
Kedere bakan
Artık benim.
Gördüm çizgilerini avuçlarının
Çöl her şeyi söyledi bana.
Anladım nerede bitti aşk
Kan pıhtılı odanda uyanan gövdem
Neden sığmadı varlığa.
Seni yaprakların gölgeli yalnızlığına bırakıyorum.
Gün doğumunda uyanan nefese ve sana dönen gözlerin
Yakaran çizgisine.
Çölden aldığını çöle ver
Hayattan aldığını hayata.
Artık beklemiyorum
Kal orada.
Geride, tepelerin art arda dizilmekle
Var ettikleri dünya bir hiçlik ahti gibi.
Bir hiç ve gölge.
Gece ay
Gece tül ve yokluk.
Yok gece.
Çölden aldığını çöle ver
Hayattan aldığını hayata.
Bana ilk kez yaklaştığım o ormanda
Kaybetmeyi öğrettin.
Ben onu bulduğumda içimde bir bıçakla bekliyordum.
Ağzımda bir gelincikle acımı gösterdim ona.
Uyuyor sanıyordum dünyayı.
Her şeyi uyuyor sanıyordum
Avutmuştu bu beni.
Her yüz bir işarettir tanrıdan.
Bunu yaşlı bir adam söylediğinde
Gözleri yoktu.
Annem öyle inanmış olmalı ki ona,
Yüzümü kederli çizdi.
Ve uzatıp tanrıya
"işte" dedi
Ben onu bulduğumda içimde bir bıçakla bekliyordum.
Ağzımda bir gelincikle acımı gösterdim ona.
Yanılmanın güzelliği
Ve huzuru acının.
Her şey seni bir boşluğa uladı.
Ve sen, sarı sabır çiçeklerine bakıp ağladın.
Geceyi
Ölmüş bir güneşin teninden kazıyıp
Geçirdim yüreğime.
Dedi ki bana ''Ölümsün sen''
Mutlak
Mutlak olan.
"(...)Onun içinde gürültü var.Bense sessizliği yemişim sanki.(...)"
Yıldızlardan beklediğin verildi sana sonunda
Artık aşksız ve beklentisizsin
Gir göle. Duvardan incelen ışığa bak. Günahı öğren
Unut sonra
Bir sırrın verilmediği yerden
Sordum ona
Bana ne söyleyeceksin?
Çölün söylemediği ne?
Bana ilk kez yaklaştığım o ormanda
Kaybetmeyi öğrettin.
Bir ormanda kaybolma isteğisin sen
Yanlış yerde ümitlenmenin, bir yalanla büyümenin intikamı sanki

Onun Çölünde İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Bejan Matur Kimdir?
Bejan Matur, (d. 14 Eylül 1968 Pazarcık), şair, yazar.

14 Eylül 1968 tarihinde Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi Maksutuşağı Köyü'nde doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini Gaziantep'te tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.

İlk kitabı Rüzgâr Dolu Konaklar ile 1997 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü ve Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülünü kazandı. Şiirleri Adam Sanat, Defter, Ekin Belleten ve Yazıt dergilerinde yayımlandı. Şiirlerinden yapılmış bir seçki 2004 yılında "The Temple of a Patient God" adıyla İngiltere'de Arc yayınevi tarafından, Almanca-Fransızca diğer bir seçki ise Winddurchwehte Herrenhauser adıyla 2006'da Lüksemburg'ta PHI yayınevi tarafından yayımlandı. Bir süre Zaman Gazetesi'nde dil, Alevilik, Kürt Sorunu gibi çeşitli konular üzerine yorum yazıları yazdı. 2008 yılında kurulan Diyarbakır Kültür Sanat Vakfı'nın kurucu başkanıdır. Rudaw gazetesinde haftalık köşe yazıları yazmaktadır.

Bejan Matur Kitapları - Eserleri
Dağın Ardına Bakmak
Rüzgar Dolu Konaklar
Tanrı Görmesin Harflerimi
Ayın Büyüttüğü Oğullar
İbrahim'in Beni Terketmesi
Son Dağ

Onun Çölünde
Aşk Olmayan
Kader Denizi
Dünya Güzeldir Hâlâ
Ayın Büyüttüğü Oğullar

Bejan Matur Alıntıları - Sözleri
Ey Tanrım
Nereye aidim
Bana bildir! (Kader Denizi)
Bu sağırlık
Cennet değilse
Nedir ?
Nedir bu duymamayı yapan
Tamlık (Kader Denizi)
¶¶

Suskun konaklar gibiydim
Kapıları gittikçe çoğalan.

¶¶ (Rüzgar Dolu Konaklar)
Bana ilk kez yaklaştığım o ormanda
Kaybetmeyi öğrettin. (Onun Çölünde)
Pencereden göründüğü kadarmış hayat. (Rüzgar Dolu Konaklar)
Ve sevgilim biliyor musun
Ruhtan da acı bizim ülkemiz. (Aşk Olmayan)

Kader kadar karanlık
Sular
Senin bakışların
Soluğun karanlık... (Kader Denizi)
kaç dağ uzaksın benden
bilemem ki…. (Aşk Olmayan)
Ne çok keder var
Ey Allahım ne çok gidiş. (Son Dağ)
İnsan diyor annem
Bir yerde yaşamakla
İyiliği öğrenmeli,
Taşa baktıkça mesela
Dağa baktıkça
Dokundukça dalına bir ağacın
Görmeli iyiliği. (Son Dağ)
Uyuyor sanıyordum dünyayı.
Her şeyi uyuyor sanıyordum
Avutmuştu bu beni. (Onun Çölünde)
Unutmak değil, hatırlamak yükü bizdeki (Son Dağ)
sessizlik,
kalbimde işleyen gerçek! (Dünya Güzeldir Hâlâ)

Seninle benim aramda dağlar oluşabilir
Dediğimde inanmadın.
Ama bak oluyor işte.
Bozkır bitiyor ve başlıyor dağlar
Acı başlıyor. (İbrahim'in Beni Terketmesi)
Unutmak değil, hatırlamak yükü bizdeki.. (Son Dağ)
Olmuyor işte 
Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk. (Tanrı Görmesin Harflerimi)
Olmuyor işte 
Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk. (Tanrı Görmesin Harflerimi)
Avlusunda beklemek olan suskun ev,
Ölüm sandı geceyi.
Ve dünyadan ayrıldı. (Ayın Büyüttüğü Oğullar)
Sözcükler acımızı doldurmayacak. (Ayın Büyüttüğü Oğullar)
Meydanlara çıkıp mücadeleye devam gazı veren hiç kimsenin kendi çocuğunu cephede öne sürmediğini hatırlatmaya gerek var mı ? (Dağın Ardına Bakmak)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/onun-colunde-bejan-matur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)