# Orada Bir Arada - Engin Geçtan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Orada Bir Arada kimin eseri? Orada Bir Arada kitabının yazarı kimdir? Orada Bir Arada konusu ve anafikri nedir? Orada Bir Arada kitabı ne anlatıyor? Orada Bir Arada PDF indirme linki var mı?  Orada Bir Arada kitabının yazarı Engin Geçtan kimdir? İşte Orada Bir Arada kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/orada-bir-arada-engin-gectan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-23T17:00:27+03:00
- Güncelleme: 2022-05-23T17:00:27+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/23/engin-gectan-kimdir-engin-gectan-kitaplari-ve-sozleri-229495.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Engin Geçtan 
 Yayın Evi: Metis Yayıncılık 
 İSBN: 9786053161028 
 Sayfa Sayısı: 120 
--reklam--
Orada Bir Arada Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Meslek hayatı boyunca, otuz yılı aşkın bir zaman sürdürdüğü grup psikoterapi seanslarından karakteristik bir kesit aktarıyor Engin Geçtan. Sürecin kendine has dinamiklerine işaret ederken, bazı temel prensiplerin de altını çiziyor. Grup psikoterapide “grubun bütünleşmesi” denen başlangıç evresine odaklanan bu metin meraklı okura bir örnek sunmayı amaçlıyor.

“Bu grup çalışmasına katılan sizler, birliktelik yaşantıları yaratma ve bunu gerçekleştirirken her birinizin kendisini daha iyi tanımasına zemin hazırlama amacıyla bir araya geldiniz.

Toplumumuzda karşılıklı ya da tek taraflı dert anlatmayı ilişki zanneden çok insan var. Ancak burası dertleşme ya da dış dünyada yaşadıklarınızı paylaşma yeri değil. Amacımız bu odanın sınırları içinde olabildiğince bütünlük yaratmak, bu da sizlerin buraya yaptığınız katkılarla gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla şu andan itibaren ben kenara çekilerek sizleri baş başa bırakıyorum.”

(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Orada Bir Arada Alıntıları - Sözleri
Zaten her yerde geçiciyiz, ana rahminde, dış dünyada….Süremiz dolunca kapının önüne konuveriyoruz.
Koca bir taş oturdu içime bir süredir. Delirmek isteyip de delirmemek katlanılacak şey değil.
Kendine bir nokta tespit eder, oradan öteye tek adım atmazsan bildiğin yer sadece o nokta olur.
- Dünyada başına gelmesini en çok istediğin bir şey var mı?
- Var tabi.
- Nedir?
- Dostoyevski’nin arabasını tamir ettirmek için atölyeme gelmesi.
Toplumumuzda karşılıklı ya da tek taraflı dert anlatmayı ilişki zanneden çok insan var.
Dünya öyle bir hale geldi ki nedenini bile anlayamadan kendini cezaevinde bulabilirsin.
- Mesele deniz kıyısına gitmek ya da gidememek değil, önemli olan bizi içeriye kapatan o duvarın üzerinden atlayıp kaçmak. Duvarın ötesine geçmek.
- Yani çözüm yasakları delmek mi?
- Çözümden söz eden kim? Ben burada yasak delip otoriteye karşı gelmenin keyfini tatmış olmaktan söz ediyorum. Duvarın dış cephesinden aşağı, özgürlüğüme atladığımda yaşadığım his.
"Günümüzde seyahat, bir yerlere gidip bakmak, sonra da eve dönmekten ibaret, yanında tek bir hikaye bile getirmeden."
Dış dünyaya karşı ikiyüzlülük, kendimize karşı ikiyüzlülüğü de kapsar ve hayatımızın omurgası haline gelir. Bizi kızgın yapan da işte bu ikiyüzlülüğe katlanmak zorunda olmak.
Birbirimizi daha yakından tanımak için zamana ihtiyacımız olduğunu sizler zaten biliyorsunuz. Ama önceliğimiz, kendimizi tanımakta. Çünkü birbirimizi, kendimizi tanıyabildiğimiz oranda tanıyabiliriz.
"İçimin her köşesini düşüncelerle doldurdular; duygularımı arıyorum, ulaşıyorum da bazen, ama ne olduklarını seçemiyorum. O zaman da tek hissedebildiğim şey acı oluyor."
“Zaten sorunum da bu ya! Bir şeyler tepetaklak olduğu zamanlarda bile işler yolundaymış gibi dolaşmak.Ben Titanik'in buzdağına çarpmadan beş dakika önceki haliyim.”
“içimin her köşesini düşüncelerle doldurdular. duygularımı arıyorum, ulaşıyorum da bazen ama ne olduklarını yeterince seçemiyorum. o zaman da tek hissedebildiğim şey acı oluyor.”
Bilmediğim dillerdeki şarkıları daha çok seviyorum, çünkü sözlerini kendim yazabiliyorum, dinlerken içimden neler söylemek gelirse.
--reklam--
Orada Bir Arada İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Engin Gençtan'ın grupla psikolojik danışma sürecinin daha iyi anlaşılması amacıyla örnek vaka üzerinden yazmış olduğu harika bir kitap!

Asma:... En son eşek gördüğümden bu yana yıllar geçti.
Karyoka: Şu anda o eşekli günleri çok özlemiş olduğumu hissettim.
Hünkar: Nasıldı eşekli günler?
Karyoka: Aydınlık, yavaş ve huzurlu.
.
.
Belki her birey okumak istemeyebilir, sıkılabilir belki de ne olduğunu anlamayabilir. Fakat psikoloji veya pdr okuyan bilgi sahibi olmak isteyenler için çok anlamlı ve güzel bir kitap.
Tavsiye ediyorum. (Selver) 
İletişime girilen ilk ilişkide kişi kendini saklar mı yoksa nasılsa hemen ortaya koyar ve devam mı eder?
Kendini gizlemeye çalışan asıl “ben”i gizlerinde ortaya koyarak farklı bir tanışma biçimi mi seçer?
İnsanların iç dünyalarına ve davranışlarının temellerine ilişkin duyduğum ilgi, türünün adını koymakta zorlandığım bu eseri benim için daha ilgi çekici hale getirdi.
Her kitap bir bibliyoterapist. Terapi esasında anlatarak tedavi olma sürecidir. Kitap okurken anlatamıyorum belki ama bir cümle dokunup, anlatma isteği oluşturabiliyor veya yalım bir yüzleşmeyi zamansızca yüzüme çarpabiliyor. Okurken kendi yarama denk geldiğim yerlerde bir lahza korku vurur geçer beni. Herkesten gizlenmiş kabuk bağlamış bu yaranın yeniden kanatılma korkusudur bu. (Murat AVCI) 
Grup psikoterapisinde insanların nasıl değiştiğini, anlaşılma hissinin kapılarının nasıl açıldığına şahitlik edebileceğimiz değerli bir kitap.
Engin Geçtan' in son kitabı... (Mustafa ispir) 
--reklam--
Orada Bir Arada PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Engin Geçtan - Orada Bir Arada kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Orada Bir Arada PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Engin Geçtan Kimdir?
Engin Geçtan 12 Ocak 1932'de İzmir'de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladı. 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Geçtan, psikoloji ve nöroloji dallarında ABD'de New York ve Columbia üniversitelerinde beş yıl süreyle uzmanlık eğitimi gördü.

1974'te profesörlüğe yükselen Geçtan, ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulundu. Ayrıca, bir yandan psikiyatr olarak mesleğini icra ederken, bir yandan da sürekli yazıyordu. Geçtan’ın, Dersaadet'te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu ve Tren adlı romanları bulunuyor.

Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan ve kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından, (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası, Metis) psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. Ankara ve İstanbul’daki dört üniversitede öğretim üyeliği yapmış olan Engin Geçtan halihazırda üniversitedeki part-time görevi dışında klinik çalışmalarını psikoterapist olarak sürdürmektedir. Dersaadet’te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu romanlarına 2004 yılında Tren’i de ekledi. Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları yayımlandı.

Geçtan’ın Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları da bulunuyor. Psikiyatri uzmanı, romancı ve yazar Prof. Dr. Engin Geçtan 86 yaşında yaşamını yitirdi.

Prof. Dr. Engin Geçtan, Psikiyatri alanıyla ilgili çok sayıda basım yapmış “İnsan Olmak”, “Varoluşçu Psikiyatri”, “Normaldışı Davranışlar” ve “Psikanaliz ve Sonrası” kitaplarını kaleme aldı. Engin Geçtan ardından, roman-senaryo çalışmalarına başlamıştı.

“Dersaadet'te Dans”, “Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?”, “Kırmızı Kitap” ve “Kızarmış Palamutun Kokusu” romanlarına 2004 yılında “Tren”i de ekleyen Geçtan, kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, Türkiye insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren “Kimbilir?” ve “Hayat” adlı kitapları yayımlamıştı.

Prof. Dr. Engin Geçtan, ayrıca ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulunmuştu.
--reklam--
Engin Geçtan Kitapları - Eserleri
Varoluş ve Psikiyatri
Mesela Saat Onda
Zamane
Kuru Su
Seyyar
Psikanaliz ve Sonrası
Tren
Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar
İnsan Olmak
Hayat
Kızarmış Palamutun Kokusu
Kırmızı Kitap
Kimbilir?
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
Dersaadet'te Dans
Rastgele Ben
Orada Bir Arada
Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar
Dünya Hali
--reklam--
Engin Geçtan Alıntıları - Sözleri
Kim ki kendini geride tutar, o her zaman ön plandadır. Kim ki kenarda durur, o her zaman bir yerdedir. Kim ki kendini göstermeye çalışmaz, o her yerde görünür. Kim ki kendini tanımlamaz, o her zaman seçkin kalır. Kim ki yaptıklarıyla böbürlenmez, ortaya çıkardıklarının değe­ ri kalıcı olur. (Varoluş ve Psikiyatri)
Kedilerde son nefeslerini gözden uzakta verirler. Onlar bizden daha iyi biliyorlar, ölümün kimseyle paylaşılamayacağını. (Tren)
O reddetmeden ben reddedeyim kaygısı sonucu yalnız kalan insanların sayısı o kadar çoktur ki ! (İnsan Olmak)
Her insan hayatında en az bir kez mucizeyle karşılaşır, eğer onu fark edebilirse. (Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?)
İnsanın ancak, ana-babasını kendi dünyaları olan ayrı varlıklar olarak görmeyi başarabildiğinde gerçek anlamda yetişkin sayılabileceğini düşünüyorum. (Kimbilir?)
Çocuğun gelişimi üzerinde, eğitimciler de ebeveyni kadar, hatta bazen onlardan daha çok etkili olurlar. Jung, öğretmenlerin, çocuğun kendisini tanımasını ve bilinçdışını bilinçlendirebilmesini sağlayabilecek bir biçimde eğitilmeleri gereğini savunmuştur. Bunun için, çocuğun yeni deneyimlere girişmesine ve içgüdüsel enerjilerini harekete geçirebilecek simgeler edinmesine imkân sağlamak gerekir. (Psikanaliz ve Sonrası)
Kendini tanımak "dıştan içe" sessiz bir yolculuktur, anlatılması ve paylaşılması zor, bazen sadece kokusu alınabilir. Akmakta olan bir ırmağın, aynı zamanda kaynağına doğru yolculuk edebilmesini çağrıştıran bir süreç, kaynağa ulaşılamasa da yolculuğun kendisine değer. (Zamane)
Aşık olmak kolaydır. Oysa gerçek sevgi, yaşam boyu sürdürülen ve birbirini giderek daha iyi anlamayı, yaşam sorunlarını giderek artan bir biçimde paylaşmayı ve birlikte çözümler aramayı içeren bir olgudur. (Psikanaliz ve Sonrası)
''Eğer her şey çocukluk dönemiyle açıklanırsa, o zaman her şey bir başkasının kusuru olarak değerlendirilir ve insanın kendi sorumluluğunu üstlenme gücüne duyulan güven de küçümsenmiş olur.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
Bir şeylere inanmak insanı rahatlatıyor olmalı. Kadının yüzündeki huzuru fark ettin mi? (Kırmızı Kitap)
Sevgiye ve kabul edilmeye duyulan ihtiyaç arttıkça, red­dedilmeye duyarlık ve alınganlık tepkileri de o denli yoğun olur. Bazı insanlarda bu duygu öyle yoğundur ki, diğer insanlar tara­ fından kendilerine verilen değeri ve gösterilen yakınlığı kabulle­nemez ya da psikoz sınırlarını zorlayan, mantık dışı bir duyarlık gösterirler. Bu tür tepkileri sürekli olarak gösteren kişilerde para­noid eğilimlerin varlığından söz edilir. Örneğin, yoğun eksiklik duyguları içinde yaşayan bir kişi, olumlu bir niteliğinden ötürü takdir edildiğinde kendisiyle alay ediliyormuş duygusuna kapılır ve ezikliğinin yarattığı düşmanlık duygularını, çevreden kendisi­ne yönelmiş gibi yaşar. Bu nedenle, paranoid kişi çevresindeki in­sanların davranışlarını ve sözlerini yanlış yorumlama eğiliminde­dir. (Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar)
Toplu kişilik çözülmeleri; Jung'un tanımladığı kişilik bölümlerinden "gölge arketipi"nin kişiliğin geri kalanını egemenliğine almasi; gelişimin narsisistik dönemine gerileme özelliği gösteren davranışlar ve bu olguya eşlik eden kendine özgü mantık biçimleri; insan ilişkilerinin yerini imgelerle ilişkilerin alması; toplumsal yapıların yerini Baudrillard'ın tanımladığı sessiz yığınlara bırakması; "kaosun kenanı"ndaki kaygan zeminde sürdürülmeye çalışılan köhnemeye yüz tutmuş modeller; isimsizlik ve kimliksizliğe mantar gibi üreyen yeni inanç sistemlerinde çözüm aranması; Descartes düşüncesinin ve getirdiği alışılmış kavramların yaşanmakta olan fenomenleri açıklamada yetersiz kalması, kozmik dans dinamikleriyle ortaya çıkan olayların, Batı kültürünė egemen olan çizgisel (linear) zaman doğrultusunda bakıldığında, anlaşılmaz ve izlenemez hale gelmesi; pozitif bilimin temel araç olarak kullanma alışkanlığında olduğu "belirleyici" kavramının, yerini "karmaşalık" (complexity)* denilen dinamiklere bırakması ve alışılagelindiğin ötesinde daha birçok diğer dinamiklerle belirlenen yeni bir çağ. Çizgisel zamanda düşünmeye alışmış olanların, başlangıç kavramına takılıp kaldıkları için, ne zaman başladığını saptamaya çalışırken inandırıcı olamadıkları bir çağ. (Kimbilir?)
… Kendini siyahından uzak tutmaya çalışan beyaz, zamanla bunun bedelini kirlenerek öder. Siyahın karşı konulması zor cazibesine kapılarak. (Seyyar)
''İnsan kökenini arar, dünyanın tamamlayıcı bir parçası olmak ve bir yere ait olduğunu hissetmek ister.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
Onun doğasıydı bu, zorlukları yalnızlığında yaşamak. (Kuru Su)
''İnsanları diğer insanlar hasta ettiğinden yine insanlar iyi edebilir.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
...varolmayarak yaşamak. (Varoluş ve Psikiyatri)
Normal insan, yaşamına bir anlam katmak ve kendini geliştirmek amacıyla sürekli çaba gösterir ve toplumun da isteklendirmesiyle çeşitli alanlarda kendini yüceltir. Bu çabasında kendi hakkındaki varsayımları oldukça gerçekçidir, kendisini zorlamaz. (Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar)
"Kendimi arıyorum." "Umarım tümden kaybetmezsiniz." (Kızarmış Palamutun Kokusu)
Evrende her şeyin ömrü olduğunu bilmek bizleri zamanın ölçülebilir bir şey olduğu yanılsamasına yöneltiyor. (Seyyar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/orada-bir-arada-engin-gectan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)