# Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 - Osman Yüksel Serdengeçti Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 kimin eseri? Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 kitabının yazarı kimdir? Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 konusu ve anafikri nedir? Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 kitabı ne anlatıyor? Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 PDF indirme linki var mı?  Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 kitabının yazarı Osman Yüksel Serdengeçti kimdir? İşte Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/osman-yuksel-serdengecti-butun-eserleri-2-osman-yuksel-serdengecti-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-27T10:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-04-27T10:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/27/osman-yuksel-serdengecti-kimdir-osman-yuksel-serdengecti-kitaplari-ve-sozleri-209358.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Osman Yüksel Serdengeçti 
 Yayın Evi: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları 
 İSBN: 9789757594833 
 Sayfa Sayısı: 312 
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitapta yer alan bazı yazılarından dolayı Serdengeçti işkence gördü ve zindanlarda yattı. Milletine insanca yaşama hakkı tanımayanlara, bu milleti diktatör kafasıyla idare etmeye kalkışanlara, halkı sürü yerine koyanlara, Allah'a, Peygamber'e ve dine saldıranlara karşı kalemini keskin bir kılıç gibi kullandı. Namertlere hadlerini bildirdi. Serdengeçti'yi okumak, daha dün gibi kısa bir zaman önce bu halka reva görülen onca zulmü unutmamak, bu halka ve bu halkın dinine gizliden gizliye düşmanlık edenlere karşı uyanık ve tedbirli olmak demektir. Serdengeçti, bu mazlum ve mağdur milletin vicdanı idi. O vicdanı bu topraklarda yaşayan her şuurlu ferdin mutlaka tanıması ve bilmesi gerekmektedir. 
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 Alıntıları - Sözleri
Bankalar mâbet oldu, daktilo sesi dua
Âdet oldu hırsızlık, dalkavukluk, riyâ
Yapmayanlar düz yolda kalıverirler yaya
" Serdengeçti artık bitti,
Bu ayrılık cana yetti,
O bir kuştu, uçtu gitti,
Gelsen de bir, gelmesen de..."
Kardeşlerim, bizler iman edenler, yeni bir Malazgirt savaşına hazırlanıyoruz. Bu savaş ruhların bir savaşı olacaktır; bu savaş, imanlılarla imansızların savaşıdır. İnanmayanlar, münafıklar, riyâkarlar, kâr peşinde koşanlar; Moskova kıbleli, cepleri rubleli komünistler, siyonistler, ne kadar "ist ve pist" varsa hepsi bu savaşta helâk olacaktır. Taze bir iman ve heyecan tufanı ile Anadolu'yu, bu aziz vatanı yeniden fethedeceğiz. Evet, yeni bir fetih, yeni bir basülbadelmevt olacak. Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır. Hepinizi Allah'a emanet ederim kardeşlerim.
 29 Mayıs 1968
Aziz kardeşlerim, sözde muhafazakâr ve milliyetçi A.P iktidarı eline büyük fırsatlar ve imkânlar geçmesine rağmen, Ayasofya'yı câmi yapmamış, bu hususta dahi Demirel, Mason Localarının direktiflerini bir emir eri gibi yerine getirmiştir.
 Ekim 1969
Bizim Serdengeçti ile bir arkadaşı Ankara'da Orman Çiftliğindeki Hayvanat Bahçesini dolaşıyorlardı. Arkadaşı Serdengeçti'ye sordu:
-Bizim memlekette kaplan ve pars mevcut olduğu hâlde, burada neden yok?
Serdengeçti şu cevabı verdi :
-Onlar Meclis'te...
Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiyemiz bir uçtan bir uca, yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir. Biz buna kültür emperyalizmi diyoruz. Kültür emperyalizmi, siyasî ve askerî emperyalizmden daha tehlikelidir.
 Ekim 1969
Her gün bayram, her gün seyran! Altta kalanın canı çıksın. Altta kalan milleti, halktı, köylü idi. Amma nutuklarda, amma afişlerde (Köylü milletin efendisidir) diye yazılı idi. Halkı ve köylüyü "efendimiz sensin, efendimiz sensin" diye diye soydular. Ne utandılar, ne usandılar, ne doydular! "Yurtta sulh, cihanda sulh" deyip yan gelip yattılar... İşte bunlar böyleydi, böyle battılar...
Aziz kardeşlerim:
Böyle battılar, ama ısırgan otu gibi yine çıktılar. Halk Partisi yine eski Halk Partisi'dir. Paşa yine eski paşadır. Mangal maşasız olmaz, Halk Partisi de Paşasız olmaz.
 Ekim 1969
Kardeşlerim: 1071 Malazgirt'ten bu yana, biz bu topraklar için kaç nesli birden harcamışız. Milyonlarca şehidin kefensiz yattığı bu toprakları bugün, yabancılara peşkeş çekenler var: Siyaset yoluyla çekenler var. Ticaret yoluyla, riyaset ihtirasıyla çekenler var.
 Ekim 1969
İnkılâp edebiyatında, devrimcilerin dilinde "Konya" dendi mi, hemen irtica akla gelir. Hâlbuki bu toprakta dünyanın en büyük gerçek inkılâpçılarından biri yatmaktadır. Bizim Serdengeçti, Konya'yı çok sever. Kendisine "Konya ve Konyalı hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sual soran bir arkadaşına:
-Konya'nın her kuvvetli varlık gibi kendini saydıran, kabul ettiren, hükmeden bir ruhu vardır. Konyalı benzemez, benzetir. Uymaz, uydurur. Şu güya keçe şapkalara bakınız. Ufak bir kıvrıntı ile eski keçe külahlar şapka oluvermiş. Denilebilir ki Konya inkılâba değil, inkılâp Konya'ya uymuştur.
İslâmiyet ne kadar canlı, hayat ve ümitlerle dolu bir din; ölmez bir prensipti!
Geçenlerde azılı komünist bir talebe, Müslüman bir genci tabanca ile alçakça öldürmüştür. Artık üniversitelerde bile fikir konuşmuyor. Silâhlar konuşuyor... Fikir kurşun olmuş, tabanca namlularında beklemekte!
 29 Mayıs 1968
"İnkılâpçı C.H.P. aklı yukardan aşağı, kafadan ayağa düşürdüğü için ne kadar övünse hakkı var.
Doğrusu büyük inkılâp..."
Adamın birisinin kafası bozulur. O memlekette de kafalar tamir edilirmiş. Götürür kafasını tamirciye verir. Usta, kafayı düzeltir, bir gün bekler, iki gün bekler, adam yok oğlu yok!... Nihayet bir yerde rastlar : "Beyfendi, der, kafanız tamir edildi, lütfen dükkâna teşrif edin de alın." Ötekisi hiç oralı değil: "Ben, der, mebus oldum, artık kafaya lüzum yok!"
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Osman Yüksel Serdengeçti... Bu kitabıyla yazarla tanışmış oldum. Daha doğrusu kitaplarıyla desem daha yerinde olacak:) çünkü bu kitap üç ayrı kitabı bir arada sunmuş. Yanlışlıkla sipariş etmemden dolayı okumak zorunda kaldım. Bu şekilde okumanızı tavsiye etmiyorum bunu söylemiş olayım.

Bu kitaplar;
1. Bir nesli nasıl mahvettiler
2. Gülünç hakikatler
3. Akdeniz hilalindir

Osman Yüksel Serdengeçti siyasetle uğraşmış bu uğurda söylediği, dile getirdiği ve yazdığı fikirleri yüzünden birçok kere tutuklanıp cezaevine girse de hiçbir zaman haklı davasından vazgeçmedi. Zaten genel olarak yazıları vatan, millet, siyaset, parti, sistem, hükümet gibi ülkede gördüğü eksikleri eleştirmek üzerine olmuştur.

En çok hoşuma giden yönü ise kendi partisinde milletvekili iken Parti'nin yaptığı yanlışları eleştirmiş ve sırf bu yüzden ihraç edilmiştir. Bunu yapmak hiç kolay olmasa gerek.

Süleyman Demirel'i, İsmet İnönü'yü ve bazı inkılapları çok şiddetli bir şekilde eleştirmiş, Sabahattin Ali'yi komünist olarak kabul edip eleştirdiği için mahkemelik olmuştur.

Bir nesli nasıl mahvettiler kitabı en çok beğendim kitabı oldu muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum. Dine yapılan saldırıları, kaybettiğimiz değerleri, batılılaşma hayranlığını çok güzel bir şekilde ele alınmış.

Gülünç hakikatler kitabında ise kendi çıkarmış olduğu Serdengeçti dergisinde yazmış olduğu göndermeli, imalı kısa fıkra tarzında yazmış olduğu yazılar yer alıyor.

Akdeniz hilalindir kitabında ise vatan, millet, Sakarya konularında yazmış olduğu şiirler yer alıyor.

Genel olarak yazıları, fikirleri siyasi olarak karşımıza çıksa da tanışın yazarla fazlasıyla istifade edeceğinizi düşünüyorum. Cumhuriyetten itibaren birçok gerçekleri karşımıza çok güzel bir şekilde çıkarıyor. Davası, dine sahip çıkması örnek alınacak türden. Ayrıca Ayasofya'nın açılmasını fazlasıyla dile getirmiş ancak açıldığını göremedi.

Son olarak Bir nesli nasıl mahvettiler kitabıyla başlayabilirsiniz. İyi okumalar... (Enver Bilge) 
Zamanin üniversite hayatı ve ideolojik çekişmeleri anlatılıyor. İnandığı değerleri çıkar amacı gütmeden sadece devletin ve milletin bekasını isteyen çok değerli bir aydınımızın hapisten sürgünden korkmadan cesurca fikirlerini savunma gayretinin bir ispatı olan bir eser.. (1000Kitap OkumA GüNLüğüm¯\_(ツ)_/¯,️) 
Yalnız hakikati istiyorum diyen benim davam şehitlerin,gazilerin ve onların yetim kalmış çocukların davasıdır diyen Serdengeçtiyi okumak,okutmak ve anlamak lazımdır. (Tayfun CANSIZ) 
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Yüksel Serdengeçti Kimdir?
Gazeteci-yazar (1917 Akseki-10 Kasım 1983 İstanbul).Asıl adı Osman Zeki Yüksel’ dır. Serdengeçti dergisinde bu imzayla çıkan yazılarından dolayı bu soy adla tanındı. Aralarında Ahmet Hamdı Akseki, eski müftülerden Hacı Salih Efendi’nin de bulunduğu alimler yetiştirmiş bir aileye mensuptur. İlkokulu Akseki’de, ortaokulu yatılı öğrenci olarak Antalya’da okudu. Ankara’da Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra girdiği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde 2. Sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944′te meydana gelen olaylara karıştığı için öğrenimi yarıda kaldı. Nihal Atsız ve Alpaslan Türkeş’le birlikte bir süre tutuklu kaldı. Serbest bırakılınca fakülteye başvurarak öğrenimine devam etmek istediyse de kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’ e hitaben Yüksek makamın alçak vekiline sözleriyle başlayan bir dilekçe yazdı. Dilekçe’yi bakana verme cesaretini kimse bulamadı, Osman Yüksel yeniden hapishaneye gönderildi.

Hapisten çıkınca ünlü Serdengeçti dergisini çıkarmaya başladı. Pek çok sayısı toplatılan bu dergide çıkan yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı ve sık sık tutuklanıp serbest bırakıldı. Başlığının altında ‘Allah, Vatan, Millet Yolunda’ cümlesi sürekli yer alan dergideki yazılarında sık sık kullandığı ‘Açın kapıları Osman geliyor’sözü yeni tutuklanmalara hazır olduğunu bildiriyordu. Kendisine Serdengeçti unvanını kazandıran bu dergi, sık sık kapanması ve çıkan yazılarından dolayı çok sayıda mahkumiyet kararı çıkması nedeniyle 33 sayı çıkabilmişti. (1947-Şubat 1962)

Tek parti yönetiminin İslamiyet ve müslümanlar üzerindeki ağır baskılarını protesto eden aydınların önde gelenlerin arasında yer alan Osman Yüksel ‘Kalemini Hak yolunda bir kılınç gibi kullandı, bu nedenle de Anadolu’da efsanevi bir kahraman gibi tanındı.’(Mehmet Ateşoğlu). 1952 yılında Bağrı Yanık adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Başlığı altında ‘Hak yolunda bağrı yanık yolcular’ sözü yer alan bu yayınında da inancının mücadelesini zengin esprilerle dolu yergileriyle sürdürdü. Bir ara politikaya atıldı, Adalet Partisi listesinden Antalya milletvekili seçilerek, parlamentoda görev yaptı (1965-1969). Batılılaşmayı protesto için meclise kıravatsız milletvekili olarak da ün kazandı. Partisinin politikası ve parti ileri gelenlerine yönelttiği eleştiriler yüzünden AP’den ihraç edildi. Sonraki yıllarda mücadelesine yine yayınladığı yazı ve kitaplarla devem etti. Son olarak Yeni İstanbul gazetesinde ‘Selam’ başlığı altında günlük fıkralar yazdı.

ESERLERİ: Mabetsiz Şehir, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Bu Millet Neden Ağlar, Gülünç Hakikatlar, Ayasofya Davası, Türklüğün Perişan Hali, Mevlana ve Mehmet Akif, Kara Kitap, Radyo Konuşmaları, Müslüman Çocuğun Şiir Kitabı.
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Kitapları - Eserleri
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
Bu Millet Neden Ağlar
Mabetsiz Şehir
Gülünç Hakikatler
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1
Akdeniz Hilalindir
Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2
Bütün Şiirleri
Ayasofya Davası
Kara Kitap
Serdengeçti'den Serdengeçtilere
Kanlı Balkanlar
Serdengeçti Dergisi
Said-i Nursi ve Serdengeçti
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Alıntıları - Sözleri
İnsan ölünce toprağın bir metre altına gömerler. Biz şimdiden iki iki buçuk metre aşağıdayız! Ölüm bile bizim için bir yükseliş olacak!.. (Kanlı Balkanlar)
Acaba şu memlekette namuslu insanlara çalışma, gelişme imkanı ne zaman verilecek? Bunu ne zaman göreceğiz? (Gülünç Hakikatler)
"Ey meçhul âlemlerin ey meçhul sakinleri,
Ey ebedi hayatın ebedi hâkimleri!...
Ey şu sessiz, şu ıssız, şu çorak bozkırların,
Ey burada yıllardır sükût eden sırların,
Ulvi bir ilham ile mânasına erenler!
Ey bir karış yer için dağ gibi can verenleri...
Durun, susun dinleyin ey kapkara trenler
Burada her bir zerre nabız gibi atıyor!...
Sakarya ufukları kıpkızıl, gün batıyor!..." (Bu Millet Neden Ağlar)
20. Asır Türk’ünün çaresizliği içimize çöküyor. Amerika’dan dolar, Londra’dan haber, Moskova’dan insaf bekleyen bugünün Türkiye’si bütün yoksulluğu ile gözlerimizde canlanıyor. Bir garip oluyoruz. Artık destanlar okumaya metalimiz yok. Yıkıntılar, çöküntüler, harabeler içindeyiz. (Kanlı Balkanlar)
Öyleyse bize ne oldu da, kendi elimizle kendi camimizi ka­patıp müze yapabildik? (Ayasofya Davası)
Milyonlarca şehidin kefensiz yattığı bu toprakları bugün, yabancılara peşkeş çekenler var: Siyaset yoluyla çekenler var. Ticaret yoluyla, riyaset ihtirasıyla çekenler var.
Turizm perdesi arkasında düşmanlarımıza bu topraklar üzerinde tarihî haklar hazırlayanlar var. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
Esir vatanlar kurtulsun! (Kanlı Balkanlar)
Serdengeçti onların kuşağının büyük yıldızıydı... Onların heyecanı, onların nüktesi... (Kanlı Balkanlar)
Bir devir açıp, bir devir kapayan Fatihin ilk hutbeyi okuduğu bu binanın İslam • Türk aleminde bambaşka bir mevkii vardır. Yeni zamanlara ilk nefhayı, ilk nefesi Fatih , Ayasofya minberlerinden üflemiştir. Onun için iddia makamının «bir Camii müze haline getirmek müslümanlığın ortadan kaldırılması demek değildir» demesi hiç bir mana ifade etmez . (Ayasofya Davası)
Artık olan oldu bize
Gelsen de bir gelmesen de
Gelemeyiz biz yüz yüze
Gelsen de bir gelmesen de

Hep kendini çektin naza
Yok bahara yahut yaza
Bıktım gayrı yaza yaza
Gelsen de bir gelmesen de

Bir candır bu bir andır bu
Giden gelmez bir handır bu
Dağ taş değil insandır bu
Gelsen de bir gelmesen de

Göreceğim bir boş kafes
Ceset kalmış çıkmış nefes
Nerde o can nerde o ses
Gelsen de bir gelmesen de (Bütün Şiirleri)
Bir sada duymak için sahralara düşeyim.
Helal olsun bu yolda,varım yoğum herşeyim! .. (Bütün Şiirleri)
Mevlana cehennemden, azaptan, haramdan ilaahiri insanların hoşlanmayacağı şeylerden fazla bahsetmez. O; insanın kafasına, gönlüne sevgilerle girer, yerleşir (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
Belki istediğimiz özlediğimiz bu âlem, bize yıldızlar kadar uzaktır. Fakat uzaktır diye bizi yıldızlara bakmaktan kim men edebilir? (Bu Millet Neden Ağlar)
Hep de bize imiş feleğin cevri
Döndü gayrı dünya, değişti seyri
Bu devir alçaklar, korkaklar devri (Bütün Şiirleri)
Bir defasında TRT radyosunda çalışırken ‘Allah’ dediği için mahkemeye çıkarılan Osman Yüksel Serdengeçti’ye hakim sorar:

+Evladım, sen bu radyoda Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun!?

- Allah, Allaah! Öyle mi!?” (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1)
Adamın birisinin kafası bozulur. O memlekette de kafalar tamir edilirmiş. Götürür kafasını tamirciye verir. Usta, kafayı düzeltir, bir gün bekler, iki gün bekler, adam yok oğlu yok!... Nihayet bir yerde rastlar : "Beyfendi, der, kafanız tamir edildi, lütfen dükkâna teşrif edin de alın." Ötekisi hiç oralı değil: "Ben, der, mebus oldum, artık kafaya lüzum yok!" (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
İnkılâp edebiyatında, devrimcilerin dilinde "Konya" dendi mi, hemen irtica akla gelir. Hâlbuki bu toprakta dünyanın en büyük gerçek inkılâpçılarından biri yatmaktadır. Bizim Serdengeçti, Konya'yı çok sever. Kendisine "Konya ve Konyalı hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sual soran bir arkadaşına:
-Konya'nın her kuvvetli varlık gibi kendini saydıran, kabul ettiren, hükmeden bir ruhu vardır. Konyalı benzemez, benzetir. Uymaz, uydurur. Şu güya keçe şapkalara bakınız. Ufak bir kıvrıntı ile eski keçe külahlar şapka oluvermiş. Denilebilir ki Konya inkılâba değil, inkılâp Konya'ya uymuştur. (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
Allah büyük ve adildir. Onun himayesindeyim. Şüphesiz ki kanunlardan evvel insanlar vardı; insanlardan evvel Allah... (Mabetsiz Şehir)
Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiye'miz bir uçtan Bir uca yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
Gövden bir yerde de, başın bir yerde,
Aramıza inmiş bir demir perde,
Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde?
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım,
Akşam olur sabah olur ağlarım... (Bütün Şiirleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/osman-yuksel-serdengecti-butun-eserleri-2-osman-yuksel-serdengecti-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)