# Otların Uğultusu Altında - Şükrü Erbaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Otların Uğultusu Altında kimin eseri? Otların Uğultusu Altında kitabının yazarı kimdir? Otların Uğultusu Altında konusu ve anafikri nedir? Otların Uğultusu Altında kitabı ne anlatıyor? Otların Uğultusu Altında PDF indirme linki var mı?  Otların Uğultusu Altında kitabının yazarı Şükrü Erbaş kimdir? İşte Otların Uğultusu Altında kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/otlarin-ugultusu-altinda-sukru-erbas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-11T09:00:26+03:00
- Güncelleme: 2022-05-11T09:00:26+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/11/sukru-erbas-kimdir-sukru-erbas-kitaplari-ve-sozleri-219411.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Şükrü Erbaş 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi 
 İSBN: 9786052984277 
 Sayfa Sayısı: 77 
--reklam--
Otların Uğultusu Altında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eskiden, çok eskiden
Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu.
Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik.
Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik.
Yapamadık. Güzellik boğdu
İyilik zayıf düşürdü hepimizi.

İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik.

Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz.
Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz
Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik
Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz.
--reklam--
Otların Uğultusu Altında Alıntıları - Sözleri
"Ne demek biliyor musun bir insanı sevmek Birden dünyada kötü insan kalmıyor"
Sözlerimi toparlıyorum usul usul
Dünya, seni sevdiğim dünya değil.
Neyin var?
Yaşıyorum neyim olsun daha ...
Babam otuz beş yıldır gelmiyor
Annem otuz beş yıldır ölüme inanmıyor.
"İncinme değil bu, öfke değil, ah değil.
Ötesi... Çok ötesi."
Ölüm...
Hepimiz senin için yaşıyoruz…
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı Sesin fotoğrafı.
Boşluğun fotoğrafı.
Yara aynı yara
Dil aynı dil.

Biz neden bu kadar yalnızız...
Dünya, seni sevdiğim dünya değil.
Dünyanın bütün çiçekleri gamzelerinde açıyor.
Her şeyde bir 'hak etmiyoruz ' duygusu...
Ölüm...
kapım ardına kadar açık.
Neyin var ?
Yaşıyorum neyim olsun daha...
Neyin var?

Yaşıyorum, neyim olsun daha.
Dünya, seni sevdiğim dünya değil.
--reklam--
Otların Uğultusu Altında İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şükrü Erbaş!
Kendisiyle henüz taptaze (16 Ocak 2022 Nusaybin Bênav Cafe) görüşme ve tanışma şansına sahip oldum. Saygının en safta yer aldığı varlığıyla, kendisinden nice şiirler dinledim, hissettim, yoğruldum…
Kalemiyle acının üstadı olarak nitelendirdiğim Erbaş, “Otların Uğultusu Altında” adlı kitabı ile her daim benim açımdan orijinaldir keza ne yeri doldurulur ne de başka bir kitapla mukayese edilir. Zira, evimin içindekilerini, tüm yaşanmışlıklarımı kim Erbaş’a söyledi de bunu kaleme alıp kitaplaştırmış, nasıl olur da her satır, her cümle, tüm harfler de kendimi görüyor, beni bu kadar eşitliyor, etkiliyor…
Her sayfayı çevirdikçe aheste aheste düşündüm ve okudum, okudukça da tekrarlara sığındım, hissettikçe günaha girdim, özledikçe toprağın kokusunu tane tane tüm ruhuma dokundurdum. Kokunun fotoğrafını hatıralarımda aradım, aradım, aradım…Sesin, boşluğun, dokunuşun…fotoğraflarını bayat bir yaşamdan çıplak benliğime yapıştırdım. Oysa birer kez daha öğrendim ki sadece acıyla besleniyormuşuz. Hatta ve hatta anlam verdiğimiz tüm kelimelere ait olan her şey de bile yalnızca acı olduğunu. Erbaş, Erbaş, Erbaş… Bu kitabıyla;
ne çok suskunluk bıraktırdı, hem arada kalmışlık, biraz hiçlik, çok nedensizlik ve nereye gittiğini bilmemezlik…okudukça duygudan duyguya büründüm, uçmayı unutan bir kuş olup kanatlandım yine, kanlandım yine…
Bu alıntı ile kapatıyorum:
“Babam otuz beş yıldır gelmiyor
Annem otuz beş yıldır ölüme inanmıyor.” (Ateş Dağ ⠀ོ) 
Kalemini, dilini en sevdiğim yazarlardan Şükrü Erbaş. Nerede bir şiirine rastlasam okumadan geçemem. Hatta oturur kitabını da başlar bitiririm. Şiir kitabını da roman gibi okurum. Her şiiri birer roman sayılabilir Şükrü Erbaş’ın. (Mehri Ağasoy) 
Şükrü Erbaş - Otların Uğultusu Altında

Hiç kimsenin baskı ve tesiri altında kalmadan, kendi özgür irademle aldığım ilk şiir kitabının yorumuyla geldim dostlar

Sevgili Şükrü Erbaş, kaleminle bu kadar geç tanıştığım için öyle üzüldüm ki... Altını çizmediğim tek bir sayfa yoktur sanırım. Oldukça yalın bir dille, öyle güzel anlatılmış ki tüm dert... Tam benlik yani. Biliyorsunuz ağdalı dili, fazla betimlemeyi seven bir okuyucu değilim. Ben bu şiir kitabının çoğu yerinde kendimi, duygularımı buldum. Ne güzel anlattın beni bana dedim. Çok sevdim. Oldukça kısa sürede bitirebileceğiniz bu kitabı, özellikle benim gibi pek şiirle arası olmayıp ama bi yandan da okumak isteyenler için tavsiye ediyorum. Sayesinde her ay en azından 1 şiir kitabı okumayı aklıma koydum. Sizi en sevdiğim alıntılardan biriyle baş başa bırakıyorum....

Neden ölüm döşüncesini büyütüyor
Şu tarla kuşu, şu üçgüllü çayırlar
Şu tanrı yalnızlığından yapılmış dere
Nazarlık otları, çoban yastığı
Kirpiklerimde boğulan şu gökyüzü
Bir iç çekiş gibi uzayan yol
Avluyu bölük bölük eden yarasalar
Yağı içimde soğuyan şu kandil...

Neden bu kadar acı veriyor dünyayı sevmek. (Tuğçe KAYA) 
--reklam--
Otların Uğultusu Altında PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Şükrü Erbaş - Otların Uğultusu Altında kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Otların Uğultusu Altında PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Şükrü Erbaş Kimdir?
7 Eylül 1953 tarihinde, Yozgat'ta dünyaya geldi. Annesi, Lalezar Hanım; babası Doğan Erbaş'tır. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı.

Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden 1978'de mezun oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk ve yöneticilik yaptı, bu kurumdan emekli oldu.

1984 yılında başladığı edebiyat hayatının ilk yıllarında, Yarın dergisinde kurul üyesi olarak yer aldı. Edebiyatçılar Derneği'nde 1993-1995 yılları arasında genel sekreterlik, 1998-1999 yılları arasında başkanlık yaptı. İlk şiiri 1978 yılında, Varlık Dergisi'nde yayımlanan sanatçı; "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987'de Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne layık görüldü. Şiir dışında deneme ve antoloji dallarında da eser veren Erbaş, halen PEN Yazarlar Derneği üyesidir.

Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı (1984). Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik görevinde bulundu (1993-1999). Şair, halen Antalya'da yaşamaktadır.

Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.

Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.
--reklam--
Şükrü Erbaş Kitapları - Eserleri
Bağbozumu Şarkıları
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 2
Şairlerden Kürt Sorununa Çözüm Önerileri
Çekilme Suları
Unutma Defteri
Bir Çınlama Boşlukta
Bütün Şiirleri 3
Pervane
Gülün Sesi Gül Kokar
Aykırı Yaşamak
Eşik Burcu
İnsanın Acısını İnsan Alır
Kül Uzun Sürer / Derin Kesik
Üç Nokta Beş Harf / Yalnızlık Heceleri
Yolculuk / Kimliksiz Değişim
Bütün Mevsimler Güz / Dicle Üstü Ay Bulanık
Sarkacın Kalbi
Sonsuzun Uçları
Cam û Kevîr - Cam ile Taş
Bir Gün Ölümden Önce
Gölge Masalı
Yaşıyoruz Sessizce
Kum ile Su
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Küçük Acılar
Yolculuk
Kimliksiz Değişim
Dicle Üstü Ay Bulanık
Bütün Mevsimler Güz
Kül Uzun Sürer
Derin Kesik
Üç Nokta Beş Harf
Yalnızlık Heceleri
Toplu Şiirler 1
Seçilmiş Şiirler
Eşikler Kirpikler
Otların Uğultusu Altında
Çekilme Suları
Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
Bütün Şiirleri 4
Toplu Şiirler 2
İnsan Bir Eksik Sözdür
--reklam--
Şükrü Erbaş Alıntıları - Sözleri
Dünyayı hafife almak kendi ağırlığını, şiiri hafife almak sözün ağırlığını bilmemektir. (Gülün Sesi Gül Kokar)
Sahi yaşlılık, bir derin iç çekiş, yanılmış bir çocuk­luk olmasın Ömür Hanım? (Dicle Üstü Ay Bulanık)
Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil... (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
".. Sevmeyi özledim biliyor musunuz ?
Kayıtsız şartsız bir gülüşü ..."~~°° (Bir Gün Ölümden Önce)
Durmadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz
Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında
Öyle kolay anlaşıyoruz ki… (Kum ile Su)
"Yüzünü camlardan toplayıp dönmüştün uzun yolculuğundan.  (Sonsuzun Uçları)
Sesini öperim çocuk
Yüreğinin, kirpiklerinden sızan
O dilsiz ince türküsünü
Öyle mahzun durma ne olur. (Kimliksiz Değişim)
Yapilacak iş elbette yılmak değil, bilgi sahibi olmak. Hemen bir yığın kitap getirip okumaya, adam olmaya çalışacağım. (Gülün Sesi Gül Kokar)
Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, son­suz olur, insanın küçücük ömrü karşısında. (Dicle Üstü Ay Bulanık)
Yüreğimin kanatları terli bir kumru
Uçup Uçup kirpiğinin ucuna konuyorum... (Bütün Mevsimler Güz)
Ölüm...
Hepimiz senin için yaşıyoruz… (Otların Uğultusu Altında)
Yazmasaydım
Borçlu ölürdüm aşka. (Derin Kesik)
kiminin kültürü yoksun
ahlaktan
kimi de ahlaktan yoksun
kültüründe. (Çekilme Suları)
'İçim dışım uzaklık. kimseye anı olmadan geçtim.' (Yalnızlık Heceleri)
Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez. (Bir Gün Ölümden Önce)
İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım. (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
Bir kapı önündeyim
Girsem suç
Gitsem ayaz (Kül Uzun Sürer)
Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin. (Kum ile Su)
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne cepler de tren tarifesi, ne de turna katarı gökte.
"İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!" (Eşikler Kirpikler)
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgârı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze
Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
Küçük çıkarların büyük kurnazları
Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
Dışa vurmayı duygularınızı
Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.

Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-Ki bu en büyük kötülüktür size-
Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz
Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım
Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde.. (Bütün Şiirleri 1)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/otlarin-ugultusu-altinda-sukru-erbas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)