# Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var - İbrahim Sadri Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var kimin eseri? Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var kitabının yazarı kimdir? Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var konusu ve anafikri nedir? Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var kitabı ne anlatıyor? Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var PDF indirme linki var mı?  Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var kitabının yazarı İbrahim Sadri kimdir? İşte Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/paramiz-yoksa-da-haysiyetimiz-var-ibrahim-sadri-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-01T00:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-07-01T00:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/01/ibrahim-sadri-kimdir-ibrahim-sadri-kitaplari-ve-sozleri-259243.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İbrahim Sadri 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9789753625982 
 Sayfa Sayısı: 156 
--reklam--
Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitapta okuyacaklarınız, otuz sekiz yaşında, hayatı dolu dolu yaşadığını sanmakta olan bir adamın geriye dönüp baktığında, zayıf hafızasına bir yerlerden takılıp kalmış gerçek hayat kartpostallarıdır.
--reklam--
Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var Alıntıları - Sözleri
" ...bir sızı bırakmışsın,
acıyor her kapı çalınışta,
seni bekleyen yarım."
... ~...
dalgalan bakalım kızkulesi önündeki dalgalar gibi kalbim
hayıflan bakalım hiç kimselere belli etmeden geceleri yorganın altında
yazıklan bakalım bu da reva mıdır hayatının baharında bir delikanlıya
hep kısa çöpü ben mi çekeceğim
hep bana mı denk düşecek çarkıfeleğin iflası
hep ben bileceğim başkaları mı kapacak beşyüz milyarı
hep ben sevip eller mi alacak aslıyı leylayı
batsın bu dünya, sende mi leyla, itirazım var yalana dolana
ve ben böyle dolana dolana
ellerim cebimde dudağımda ıslığım, başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Orhan Veli tadında basıp voleyi yürüyeceğim hayatın sonuna kadar
hiç tasalanmayın abiler
O mücellâ çehreni izleseydim ebedî 
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım 
Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun
Herşey gidiyor
Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor
Solgun bir gül oluyor insan
Bir demet kar çiçeği ölüyor,sen gidiyorsun
Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay
Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
Bakma öyle
Ben kanıyorum sen üşüyorsun . .
Olsun,yaralasana
Olsun,ağrısa da
Yalan da olsa kalsana . !
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak galiba en iyisi
Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Minibüslerin arkasına seni ben yazdım..
Evet yangın, Evet salaş, yalvarmanın korkusunda talan. Evet kaybetmenin o zehirli buğusu. Evet isyan, evet kahrolmuş sayfaların arasında adın Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı Bu sevda biraz nadan Biraz da hıçkırık tadı... Hangi kitabı olduğunu anımsayamadım kusura bakmayın..
Şimdi beni iyi dinleyin
canımdan öte ve de
en kıymetli sevdiğim muhterem arkadaşlar
durumum ortadadır
hayat bana da sağlamına harbi bi çelme takmıştır.
nevrim dönmüş, midem bulanmış, gözlerim kararmıştır cümlenize olan bilcümle borç edavatım
üç vakte kadar askıya alınmıştır.
biraz idare edebilirseniz eğer
bir de kahveci Nuri'den rica edebilirseniz
kesmezse tavşan kanı günde üç bardak çayı
elbet bu feleğin paslı çarkı
birgün benim için de döner ve düşeş gelmese de
gelirse eğer zarımız mesela bir dubara ve hele de dört cahar
işi kolayladık sayın
ve de inanın ki abiler
paramız yoksa da haysiyetimiz var.
Dalgalan bakalım kızkulesi önündeki dalgalar gibi kalbim
hayıflan bakalım hiç kimselere belli etmeden geceleri yorganın altında
yazıklan bakalım bu da reva mıdır hayatının baharında bir delikanlıya
hep kısa çöpü ben mi çekeceğim
hep bana mı denk düşecek çarkıfeleğin iflası
hep ben bileceğim başkaları mı kapacak beşyüz milyarı
hep ben sevip eller mi alacak aslıyı leylayı
batsın bu dünya, sende mi leyla, itirazım var yalana dolana
ve ben böyle dolana dolana
ellerim cebimde dudağımda ıslığım, başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Orhan Veli tadında basıp voleyi yürüyeceğim hayatın sonuna kadar
hiç tasalanmayın abiler
paramız yoksa da haysiyetimiz var..
O aşkı oraya bırak
Aldığın gibi temiz pak
Dokunma bir daha ziline dünyamın
sonra o siyah kazağı çıkart
" ...bir sızı bırakmışsın,
 acıyor her kapı çalınışta,
 seni bekleyen yarım. "
--reklam--
Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yahu, kendine gel!.. Sen hür düşünceli bir adam olduğun halde yine aldandın. Hem de kadınlara vaaz ve nasihat eden bir hilekâra aldandın. O vâiz, sabahleyin size şarap içmenin günah olduğundan bahseder de akşam olunca pervâsızca kendisi içer. Bir taraftan da size elbisem kalmadı diye sızlanırken, öte taraftan zevk ve safasını yerine getirmek için o elbiseyi, birkaç kuruşa rehin eder. Efendiler, eğer bir kimse, başkasına yasak ettiği şeyi kendisi yaparsa, bir değil, iki taraflı suç işlemiş, yâni hem kendini, hem başkasını aldatmış olur.

yazar/necip-fazil-kisakurek / kitap/edebiyat-mahkemeleri--52082 / DOĞU EDEBİYATI (zaimoğlu mehmet) 
--reklam--
Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İbrahim Sadri - Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İbrahim Sadri Kimdir?
İstanbul'da doğan İbrahim Sadri aslen Erzincan Kemah Yücebelen'lidir, ilk ve orta öğrenimini istanbul kasımpaşa'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde okuduktan sonra, yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitapları da mevcuttur.

"Adam Gibi" İbrahim Sadri'nin 1998'den beri devam ettirdiği şiir-kaset serüveninin altıncısı ve kendinden en çok söz ettireni oldu. Aslında kendini bir şair gibi görmediğini ama şiirlerinin olduğunu ve bu şiirlerini yıllardır okuduğunu söylüyor. Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu belirtiyor. Eski kasetlerinde de bulunan 'fondaki müzik', 'Adam Gibi'de oldukça fonksiyonel olarak yer alıyor.

İbrahim Sadri'nin şiirlerinin belli bir dönemin ruh yapısını yansıttığı belirtiliyor. Şiirlerinde, Türkiye'de 60'lı yıllarda doğan ve 70'li, 80'li yılların kargaşa ile sükun arasında aykırı yaşam biçimlerini idrak eden gençlerin bakış açılarını, yaşadıklarını ve geçirdikleri süreçleri ifade ediyor. İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istediğini sık sık belirtmiştir.

İbrahim Sadri her ne kadar tiyatro, şiir, mizah ve televizyon alanlarında çalışmış ve çalışıyor olsa bile, kendisini "tiyatrocu" olarak gördüğünü ifade etmekle beraber, tiyatroyu bırakmasını tiyatronun kurumsallaşmamış olmasına ve ekmek kapısı olarak yeterli olmamasına bağlıyor.
--reklam--
İbrahim Sadri Kitapları - Eserleri
Adam Gibi
Aşk 29 Harftir
Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var
Memleket Havaları
...ve Aşk
Sepia
--reklam--
İbrahim Sadri Alıntıları - Sözleri
Evet yangın, Evet salaş, yalvarmanın korkusunda talan. Evet kaybetmenin o zehirli buğusu. Evet isyan, evet kahrolmuş sayfaların arasında adın Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı Bu sevda biraz nadan Biraz da hıçkırık tadı... Hangi kitabı olduğunu anımsayamadım kusura bakmayın.. (Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var)
Aşk ne kadar imkansızlıksa, bir o kadar da "Bir yastıkta kırk yıl" dır... (Aşk 29 Harftir)
bir zemheri akşamında
oturup tandırın karşısına babam
oğul yürü, dedi
yürüdüm
topak oldu babam, acıdan yundu gözleri
yalnız bir “ah” etti anam
sessizce ırmağa düştü sözleri (Memleket Havaları)
Sevgiliyi gören gözleri sıkıca yumup başkaca hiçbirşeye bakmamaktır aşk.
Onun bakışlarını, gülen gözlerini, kirpiklerini, kaşlarını, Yüzündeki tek bir çizgiyi bile unutmamak için gözlerini hiç açmamacasına yummaktır. (Aşk 29 Harftir)
Kuşlar kaderle uçar
Aşk kaderle
Yoksul bir şarkı çalar içimde hüzzam
Bu merhamet bu kırılgan bu sonu yok özlemin şerefine
Seni seviyorum. (Sepia)
Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun
Herşey gidiyor
Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor
Solgun bir gül oluyor insan
Bir demet kar çiçeği ölüyor,sen gidiyorsun
Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay
Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
Bakma öyle
Ben kanıyorum sen üşüyorsun . . (Paramız Yoksa da Haysiyetimiz Var)
Alıp sevgiliyi bu şehrin namussuz karanlıklarından, uzaklara, bir masalın şefkatli kollarına uzanmaktır.
Alıp sevgiliyi, bu kirden, pastan uzaklara kaçmaktır.
Bir şarkıya kanatlanmaktır, çok eskilerde kalmış bir köy evine uçmaktır.
Kader göz ettiğinde, hesapsızca takılıp peşine, nereye derse oraya varmaktır. (Aşk 29 Harftir)
ve belki de yıllar sonra 'peki, sen onu bir daha hiç gördün mü?" sorusuna evet, evlenmiş," diye cevap verirken dudağınızın kenarına biriken o yorgun ve mahzun gülümsemedir..' (...ve Aşk)
"Hani adamın aklına kötü şeyler getiren gece yarısı karanlığında
Bir daha baktım kirli penceremden hayata
Baş dönmesi uçurum ve kibrit kokusu sinmiş parmaklarımla
Daha nereye kadar taşıyabilirdim hiçbir şeysizliğimi " (Sepia)
Insan yüzüyle gösterir sevincini
Korkusunu yüzüyle gösterir
Yüzüyle döner sırtını hesaplara
Yüzüyle dik durur
Onurunu yüzünde taşır... (Memleket Havaları)
Sen say ki
Ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri, koynuma almadım ihaneti
Ve say ki
Bütün şiirler gözlerini
Bütün şarkılar saçlarını söylemedi
Hele nihavent
Hele buselik hiç geçmedi fikrimden
Ve hiç gitmedi
Bir toprak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca

Sen say ki
Yerin dibine geçti
Geçmeyesi sevdam. (Aşk 29 Harftir)
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları.. (Memleket Havaları)
Sevelim
Kuş kanadında bizim de bir hikayemiz olsun... (Memleket Havaları)
Yetmişdokuzun kışıydı,
Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu.
Kömür yanıyordu sobalarda
Geceleri polisler, bekçiler oluyordu.
Bir de biz oluyorduk
Ölümüne üşüyorduk ha
Yalan yok polisler de üşüyordu
Onaltı yaşındaydım..
Her şeyi bükecek bileğim vardı
Onaltı yasındaydım
Aslan gibi ortadaydım
Gündüzleri okulda coğrafya defterimin arkasına
Senin için şiirler,
Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için
Kahrolsun yazacak kadar adamdım
Onaltı yaşındaydım
Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden
Ne de birileri kahroluyordu ..........
..........

İbrahim Sadri (Memleket Havaları)
.....
Aklından nice sevda nice afi
Nice fiyaka bir gelir geçer ki..
Tut bir kavaldır memleket
Bir hoyrat bir bozlak bir kırık hava
Bir ayrılık hikayesidir esasında ve aslında,
Kırk yıl olmuş söylenir bu topraklarda.
Senin türkü dediğin yakılır
Senin yürek dediğinin şavkı düşer, akan ırmağa
Yani üstte bulut altta çimen
Yani yüreğin de geniş,yani umudunda...... (Sepia)
Aşk, iki kişilik yalnızlığı paylaşmaktır. (...ve Aşk)
.....
kanar ya bazen derininde bir yer insanın
cam kırığıdır batar ya hatıraların
kapında bir an geçer
bir an
bir kıyı
bir deniz sesi
bir heyecan
yoksa yalan
yoksa çığlık
yoksa intihara yeltenen martılar kadar
cesur da degilsindir.... (Sepia)
Âşık ancak kaderi gereğince aşka düşer ve yine kaderi gereğince aşktan uzak kalır. (...ve Aşk)
"Bugün pazar.. ve ben seni çok özledim.." (Adam Gibi)
Alt tarafı şarkılar ölecekti
Alt tarafı kanayacaktı kalbim
İşte sensiz
İşte nefessiz
İşte kimsesiz bir sesti alt tarafı
Her tarafım (Adam Gibi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/paramiz-yoksa-da-haysiyetimiz-var-ibrahim-sadri-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)