# Paranın Cinleri - Murathan Mungan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Paranın Cinleri kimin eseri? Paranın Cinleri kitabının yazarı kimdir? Paranın Cinleri konusu ve anafikri nedir? Paranın Cinleri kitabı ne anlatıyor? Paranın Cinleri kitabının yazarı Murathan Mungan kimdir? İşte Paranın Cinleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/paranin-cinleri-murathan-mungan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-09T02:04:41+03:00
- Güncelleme: 2022-02-09T02:04:41+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/09/murathan-mungan-kimdir-murathan-mungan-kitaplari-ve-sozleri-147900.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Murathan Mungan 
 Yayın Evi: Metis Yayınları 
 İSBN: 9789753421362 
 Sayfa Sayısı: 95 

Paranın Cinleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
O fotoğraflar bizim olmadığımız zamanları aktarır bize. Tanımadığımız yakınlarmızı. Bizi beklemeden gidenleri. Biim yaşadıklarımız gerçek, onların yaşadıkları masaldır sanki. Onların duruşları, pozları, bakışları, gülüşleri, giysileri, takıları, üstleri başları başka türlü büyüler bizi. Bu fotoğrafların çekildiği yerlerin ayrıntıları, hem bilmediğimiz bir geçmişin kapılarını açar bize hem de ölümün gizine değgin özel işaretlermiş gibi görünür. Fotoğraflar yitirilmiş anları belgeler. Yitirilmiş anlar, zaman ile ölüm arasında en kısa yoldur. Elbette adını böyle koyamayız o yaşlarda ama, bunu bir duygu olarak, bir önsezi olarak derinlemesine yaşarız.

Paranın Cinleri Alıntıları - Sözleri
Başkalarına devredilmiş hayatların boşunalığı...
Kenti ölüm kuşatmış. Bizim görmediğimiz ama sürekli bizi gören karanlık gözler hissediyorduk üzerimizde.
.... Demek sevda o denli bağlamış ki gözlerimi, canlısıyla, ölüsünü ayırt edememiştim. Zaten sevda dedikleri böylesine bir körlük olmasaydı eğer, doğruluğu nerede kalırdı onun?
Bir şarkı, birkaç tesadüfün bütün bir hayatı ele geçirdiği zamanlar... belki de hepsi bu kadardır aslında. Üst yanı yoksul düşlerimiz için bir avuç oyundur hayatımıza saçılmış, biz onları bir bir toplarken ölürüz ölürüz ölürüz...

Paranın Cinleri, Murathan Mungan
Bir başkasını arama / Bir gemi yok, yol yok sana...
Bu, nasıl yazılır? Bu nasıl anlatılır? Nasıl tanımlanır? Başkasının gözünde de aslına uygun olarak nasıl canlandırılır?
Kimsenin hayatının kimseyle bitmediği zamanlara geldik.(...)
İnsan iyi zamanlarında soylu olmayı kolay becerir.Böyle zamanlarda soylu olmak soylu durmak kolaydır.En zoru,düşmanken soylu olmayı bilmektir.
İçimdeki sessiz fırtınalardan kimselerin haberi yoktu, yıllar yılı da olmadı. (Oh olsun) Hep bekledim, hep beni görsünler, keşfetsinler, anlasınlar diye bekledim.
Büyük bir aşktan geriye her zaman büyük anlar kalır. Kimse bunu alamaz sizden.
"Haklarında çok şey dinlediğim şu mahzun kadınlar, bilmem sizin de içinize dokunuyor mu?"
Aşk, birlikte yaşanmamış zamanları ele geçirmek ister.
Hiç kimse beni sonsuza dek takip etmedi. Yollarda kaldı bütün düşlerim. Yarıda kaldı.
Bütün zannet­tiklerinin yanlışını yaşarsın.

Paranın Cinleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Sahi ey okur, beni hiç gördünüz mü?”: Mardin’in; o Doğu’nun incisi, ama Batı’nın taşrası kadim kentin yetenekli çocuğunun yaşam hikayesinden bazı seçme anlar var bu kitapta. Murathan Mungan eserini, aklında yer etmiş fotoğraflar üzerinden kurgulamayı seçmiş. Epi topu 90 sayfalık bu incecik kitapta yazar, hayatının kimi anlarının derinliklerine inerken, okurunu da merakla peşinden sürüklemeyi başarmış.

Etkileyici bir edebi zekası, incelikli bir dili ve hepsinden öte insanı saran bir samimiyeti var Murathan Mungan’ın. Bu kitap bir öz yaşam öyküsü değil; yazarın hayatının akışında yer etmiş kimi küçücük, basit anlar; sararmış, siyah-beyaz, sıradan fotoğraflar sadece…

Mungan, kuvvetli edebi dili ile, tümüyle zihnindeki bu seyahati çok başarılı aktarıyor. Düşünün; tetiklenen bir anınızı, onun size çağrıştırdığı bir dolu yaşanmışlığı, tam da o anda “anlat” deseler size, ne kadarını anlatabilirsiniz? Ne kadar akıcı anlatabilirsiniz? Ne kadarını hatırlayabilirsiniz? Murathan Mungan öyle bir anlatmış ki, okuyucusunu elinden tutup özeline sokmuş, kendi zihninin kıvrımları arasında dolaştırmış ve hiçbir şey saklamamış sanki. Tüm edebi ustalığının yanında bu dürüstlüğünü de çok sevdim.

O, dışarıdan küçücük, önemsiz görünen o anların hayatında nasıl da önemli, büyük kırılmalar yarattığını ustaca anlatırken, ben de -ki bence hepiniz aynısını hissedersiniz- çocukluğumun o çoğunlukla bastırılmış, silik anılarının peşine düşmüşüm farketmeden. Her kısa bölüm beni uzun yıllar öncesine götürür, her sararmış fotoğraf çocukluğumun kapılarını açarken bunca anı unutmanın verdiği kızgınlıkla kalakaldım daha okumamın sonuna gelmeden. Aklıma gelenleri hızlıca not edivermek istedim; belki bir gün, Mungan’ın izinden, gelecek kuşaklarım için kendi çocukluğumun o eşsiz anlarını ben de yazarım diye…

Yazabilir miyim, başarabilir miyim bilmem; ama ben yapamasam bile başkaları yapsın; Anadolumuzun, bu kadim toprakların evlatlarının geçmişi unutulmasın, kuşaklarca aktarılsın isterim. Belki korku, belki atalet, belki başarısızlıktır yaşamımız onların gözünde; ama bu değerlendirmeyi inancımızı da, geleneklerimizi de, köklerimizi de, üzerimizden eksik olmayan devlet gölgesini de bilerek yapsınlar isterim. (AkilliBidik) 
Merhaba kitap dostları,iyi akşamlar diliyorum.Bu akşam Murathan Mungan’ın Paranın Cinleri isimli kitabından bahsetmek istiyorum. Murathan Mungan’ın çocukluğunu okurken anlattığı mecralarda geziyorsunuz. Özellikle Mardin. Yazarın doğup büyüdüğü yer. Yer yer hüzünlü yerler dokunaklıydı benim için. Murathan Mungan'ın kalemi beni bir kez daha kendine hayran bıraktı. Mungan'ın otobiyografik hikayelerinden oluşan bu kitap, su gibi akıp gidiyor, nasıl bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.

Bu kitap için , otobiyografik bir kitap denilebilir . Hatta Harita Metod Defteri adlı kitabı için hazırlık niteliğinde. Mardin'in masalsı havasıyla ailesini, çocukluğunu, yaşadıklarını, ilklerini, aşklarını bazen fotoğraflarla anlatmış yazar. Küçücük anılarda birkaç kelimede boğazınız düğümlenip kalıyor Mungan'ın şiirsel diliyle. Gençliğini sorgularken bize de "Bu çocuk nasıl Murathan Mungan olmuş?"u adım adım anılarla seyretmek düşüyor. Yazarların hayatlarını okumayı sevenlerin tadı damağında kalacak. Bakalım yazarın sonda sorduğu "Sahi ey okur, beni hiç gördünüz mü?" Sorusuna ne cevap vereceksiniz?

Kitaptan nefis bir alıntı; “O köyleri gezerken "taksimizde" hep birkaç kitap olurdu. Hep bir gün bunları yazacağım, diyordum. Benim hazır olmadığım bir dünyanın manzaralarıydı bunlar. Mutlu etmezdi bu geziler beni. Namus davası, kan davası, toprak davası, kız kaçırma, kan bedeli, intikam yemini gibi insanların uğruna yaşamlarını koydukları, öldükleri, öldürdükleri kavramlarla karşı karşıyaydım. Sinemanın kandırdığı bir çocuk olarak hep başka yerlerde olmayı düşlerken bile, hep oradaydım ve anlamak istemedigim kadar çok şey anlıyordum.“
Yazarla tanışmadıysanız bu kitap tam size göre... (Dark Reader) 
Açıkcası kırılgan bir şair olarak tanıdıgım Murathan Mungan’ın böylesine derin bir geçmişe ve edebi dile sahip olması cok etkiledi ..Kendi hayatımın birebir aynısı dediği bir bölüm var kitapta ve anlatılan otobiyografik olaylar silsilesi okurken içimde hem bir sızı hem inanılmaz bir keyif bıraktı..Kalemini,anlatış tarzını,büyüsünü çok begendim.. (Emine çam) 

Kitabın Yazarı Murathan Mungan Kimdir?
Murathan Mungan, 21 Nisan 1955'te İstanbul'da doğdu.

Çocukluğu ve ilk gençlik yılları, memleketi olan Mardin'de geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde master'ını tamamladı.

Ankara'da Devlet Tiyatroları'nda ve Istanbul'da Şehir Tiyatroları'nda 'Dramaturg' olarak çalıştı. 1987'de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde,'Kültür-Sanat Sayfası' editörlüğü yaptı.

1988'ten beri serbest yazar olarak çalışmakta ve halen Istanbul'da yaşamaktadır.

1991'de Remzi Kitabevi'ne 'Çilek' amblemli kırk kitaplık özel bir koleksiyon dizisi hazırlayarak bu diziyi yönetti.

Mungan, çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, öyküler, metinler, deneme, eleştiri ve incelemeler yayımlayarak adını duyurdu.

İlk kitabı 1980'de yayımlandı. Aynı zamanda ilk oyunuydu bu:Mahmud ile Yezida.

Şehir Tiyatroları'nda çalışırken, 'Gençlik Günleri' adını verdiği daha sonra her yıl tekrarlanacak olan kapsamlı bir şenliğin yöneticiliğini yaptı; programlar sundu, yönetti.

Murathan Mungan'ın sahnelenen ilk oyunu, Orhan Veli'nin şiirlerinden kurgulayarak oyunlaştırdığı Bir Garip Orhan Veli'dir. İlk kez 1981'de sahnelenen bu oyun, yirmi küsur yıl boyunca sahnelendi ve 1993'te kitap olarak basıldı.

Yazarın Mezopotamya Üçlemesi adını verdiği ve üç oyundan oluşan üçlemesinin ilk oyunu Mahmud ile Yezida yurtiçinde ve yurtdışında birçok topluluk tarafından sahnelendikten sonra, profesyonel olarak ilk kez 1993'te Ankara Devlet Tiyatroları tarafından oynandı. Üçlemenin ikinci halkası olan Taziye ise, ilk olarak 1984'te Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. 1992'de, halkanın üçüncü oyunu olan Geyikler Lanetler' in tamamlanmasıyla birlikte, Metis Yayınları, üçlemeyi oluşturan bu oyunları, üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlamıştır. 1994'te bu üç oyun bir yıl boyunca Devlet Tiyatroları tarihinde ilk kez olmak üzere arka arkaya Antalya Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş, gene aynı yıl Istanbul Uluslararası Tiyatro Festivali'nde, üç oyun ardı ardına tam 'on bir saat süren bir gösteri' olarak iki kez tekrarlanmıştır. 1999 yılında Ankara Devlet Tiyatroları yapımı Geyikler Lanetler, aynı yıl Berlin'de, uluslararası bir tiyatro şenliği olan 'Theater der Welt'e çağrılmış ve Schaubühne'de gösterilmiştir. Aynı oyun 2003 yılında Yunanistan'da Selanik Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir.

Geyikler Lanetler oyununa kaynaklık eden yazarın Cenk Hikayelerikitabındaki 'Kasım ile Nasır' adlı öyküsü, 1994'te İtalya'da 'La Mamma Umbria'da sahnelenmiştir. Aynı öykü 2004'te farklı bir yorumla Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından sahnelenmiştir. Gene aynı kitapta yer alan 'Şahmeran'ın Bacakları' adlı uzun hikayesi, çeşitli topluluklar tarafından sahneye uyarlanmıştır.

Yazarın Lal Masallar adlı öykü kitabındaki 'Muradhan ile Selvihan ya da Bir Billur Köşk Masalı' adlı öyküsü, 1987'de, ilkin Fransa'da, Lulu Menase yönetiminde Théater Des Arts de Cergy-Pontoıse'da, ardından Nurhan Karadağ yönetiminde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Sahnesi'nde sahnelenmiştir. Aynı öykü, Amerika'da Penguen Books'un 'Dünya Hikayeleri Antolojisi'ne seçilmiştir. Bosna-Hersek'te yayımlanan Türk öykücülerini içeren bir seçkideyse bu öykünün Boşnakça çevirisi yer almıştır.

Yazarın gene Cenk Hikayeleri kitabında yer alan'Binali ile Temir' adlı bir diğer öyküsü, 1991'de Ankara Deneme Sahnesi tarafından, 1999'da ise Adana Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelenmiştir.

2000'de yazarın bir öyküsü daha sahneye aktarılmış, bu kez de Beşinci Sokak Tiyatrosu, 'Dumrul ile Azrail'i, İstanbul Festivali'nden sonra, dünyanın önemli tiyatro festivallerinde, Avusturya, Almanya ve Tunus'un yanı sıra Hollanda'nın çeşitli kentlerinde sahnelemiştir.

2003 yılında Kopenhag'daki 'Bette Nansen Theater'da, yazarın 'Sayfadaki Gibi'adlı kısa oyunu, bazı Doğulu yazarları bir araya getiren ortak bir proje olan 'Bin Bir Gece' içinde yer almış, aynı oyun 2005 yılında İngiltere'de '1001 Nights now' adıyla Nottingham Playhouse'da sahnelemiştir.

Murathan Mungan 1989'da, İngiliz yazar Nell Dunn'ın 'Steamin' adlı oyununu 'Kadınlar Hamamı' sahneye koymuştur.

Mungan'ın döneminde Ankara İl Radyosu'nca seslendirilen iki tane de radyo oyunu vardır: Dört Kişilik Bahçe ve Öümburnu.

Mungan bir tanesi filme alınan üç tane de film senaryosu yazmıştır. 1984'te Atıf Yılmaz tarafından filme alınan Dağınık Yatak'ın yanı sıra Dört Kişilik Bahçe ve Başkasının Hayatı adlı iki senaryosu daha vardır. Bu üç senaryo 1997'de üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlanmıştır.

Gazete ve dergilerde İlk yazıları 1975'de yayımlanan Mungan, yirmi yıllık yazı serüveninin çeşitli ürünlerinden yaptığı bir derlemeyi kırkıncı yaşı nedeniyle Murathan'95 adlı bir kitapta toplamıştır.

Bu kitapla birlikte başlayan özel toplama kitapları, şiirlerinden kendinin yaptığı özel bir seçmeyi içeren numaralanmış tek baskı olarak yayımlanmış Doğduğum Yüzyıla Veda ile sürmüş, bunu,13+1'de şiirlerini, 7 mühür'de kimi öykülerini bir kutu içinde bir araya getirdiği toplamlar ve Türk şiirinde şimdiden bir 'kült kitap' olmuş olan Yaz Geçer'in onuncu yılı nedeniyle yapılan büyük boy özel baskı izlemiştir. Ellinci yaşı için hazırladığı ve yalnızca 2005'te yayımlanıp baskısı bir kez daha tekrarlanmayacak Elli Parça kitabı da bu özel kitaplardandır.

Beş bölümden oluşan ve her bölümü ayrı bir yazar tarafından kaleme alınan bir Bülent Erkmen projesi olarak 2004'te yayımlanan 5 peşe romanında da yer almıştır.

Murathan Mungan, bu arada yabancı yazarların öykülerinden ve yazılarından oluşan çeşitli seçkiler yayımlamayı sürdürmektedir. İlk öykü seçkisi Ressamın Sözleşmesi'ni, daha sonra Çocuklar ve Büyükleri, Yazıhane, Yabancı Hayvanlar, Erkeklerin Hikayeleri ve Kadınlığın 21 Hikayesi adlı öykü ve yazı seçkileri izlemiştir.

Bütünüyle özyaşamöyküsel bir malzemeden yola çıkan ilk anlatı kitabı Paranın Cinleri'ni 1997'de yayımlamıştır.

Şiir ve öykü arası bir dil ve kıvam tutturduğu yazınsal metinlerini bir araya topladığı Metinler Kitabı ise, 1998'de yayımlanmıştır.

Mungan'ın kimi şiirlerinin Kürtçeye çevirisinden yapılan bir toplam Li Rojhilate Dile Min (Kalbimin Doğusunda) adıyla 1996'da yayımlanmıştır.

Mungan, bugüne değin çoğu 'Yeni Türkü' topluluğu tarafından seslendirilmiş olan şarkı sözleri yazmıştır. Yazdığı şarkıların Türkiye'nin önemli şarkıcıları, toplulukları tarafından yeniden seslendirilmesiyle oluşan ve 'tribute' sayılabilecek Söz vermiş şarkılar adlı 'cover' albümü 2004'te yayınlanmıştır.

2006'da bugüne dek yazdığı tüm şarkı sözlerini gene aynı ad altında bir araya getirerek kitaplaştırmıştır.

Yazıları, şiirleri ve kimi kitapları bugüne değin İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Hollanda diline çevrilerek çeşitli dergi, gazete ve antolojilerde yayımlanmıştır.

Murathan Mungan, 1985'ten bu yana İstanbul'da yaşamaktadır.

İlk kitapları farklı yayınevleri tarafından yayımlandıktan sonra, 1986'da Remzi Kitabevi'ne, 1992'de de Metis Yayınları'na geçmiştir. Halen aynı yayınevindedir.

Murathan Mungan Kitapları - Eserleri
Aşkın Cep Defteri
227 Sayfa
Bazı Yazlar Uzaktan Geçer
Başkasının Hayatı
Yüksek Topuklar
Üç Aynalı Kırk Oda

Paranın Cinleri
Kaf Dağının Önü
Kadından Kentler
Yaz Geçer
Şairin Romanı
Mahmud ile Yezida
Lal Masallar

Kırk Oda
Bir Garip Orhan Veli
Tuğla
Meskalin 60 Draje
Kibrit Çöpleri
Erkekler İçin Divan
Elli Parça

Çador
Eldivenler, Hikâyeler
Mırıldandıklarım
Geyikler Lanetler
Cenk Hikayeleri
Eski 45'likler
189 Sayfa

Mutfak
Doğu Sarayı
Doğduğum Yüzyıla Veda
Yedi Kapılı Kırk Oda
İskambil Destesi
Kullanılmış Biletler
Başkalarının Gecesi

Dağ
Stüdyo Kayıtları
Dağınık Yatak
Dört Kişilik Bahçe
Metal
Oda, Poster ve Şeylerin Kederi
Son İstanbul

Timsah Sokak Şiirleri
Mezopotamya Üçlemesi
Kum Saati
Omayra
Yazıhane
Eteğimdeki Taşlar
Soğuk Büfe

Güne Söylediklerim
Gelecek
Harita Metod Defteri
Metinler Kitabı
Söz Vermiş Şarkılar
Yaz Sinemaları
Balgifa Mar - Yılan Yastığı

Mürekkep Balığı
Solak Defterler
Bir Kutu Daha
Hayat Atölyesi
İkinci Hayvan
Oyunlar, İntiharlar, Şarkılar
Küre

Sahtiyan
Taziye
Kağıt Taş Kumaş
Aşk İçin Ne Yazdıysam
Dokuz Anahtarlı Kırk Oda
Li Rojhilatê Dilê Min - Kalbimin Doğusunda
7 Mühür

Şahmeran'ın Bacakları
Ulak ile Sadrazam
Makas
Kağıttan Kaplanlar Masalı
Aynalı Pastane
Kapan Metin
Dumrul ile Azrail

Osmanlı'ya Dair Hikayat
Murathan'95
Çağ Geçitleri
Hamamname
Aile Albümü
Ressamın Sözleşmesi
Kum Saati

Devam Ağacı
Erkekler Yalnızlıklar

Murathan Mungan Alıntıları - Sözleri
ben çoktan geldim, o varmış mıdır? (Bazı Yazlar Uzaktan Geçer)
İnsan dediğin kainatın her söylediğinin pek azını duyar, birazını sezer, sezdiğininse çoğunu anlamaz. Alıp da o sözü dünyadaki yerine koyamaz. (Hamamname)
ve son bir uyarı sana:
Ait olmadığın her iki dünyadan da
Bir sentez yapmaya kalkma

makas değiştirmez son trenler (Metal)
Kalbi katildir bazılarının
Kimseyi öldürmeseler de... (Solak Defterler)
Güzellik, başlı başına bir faşizmdi;
Dünyanın en adaletsiz dağıtılan şeylerinden biriydi. (Murathan'95)
Durup Baktığında

Azalmış zaman demlenmiş kıymet
Günde kimi gördün, elde neyi sevdin
Ne kaldı sende, neye geçit verdin (Çağ Geçitleri)

"Kentlerde,kasabalarda,her yerde,yazarlar yalnız kişilerdir.Her yerde ve her zaman,öyle olmuşlardır." (Yazıhane)
“Yitirerek kazanırsın. Kazanmanın başka yolu yoktur.” (Makas)
Dünya bir kaybetme yeridir. Her birinin zamanı diğerinin elinde tükenmiştir. (Dokuz Anahtarlı Kırk Oda)
Sanki yaşamım durmuş, ancak anımsadıklarımla yaşamamı sürdürebiliyordum. Parçalanmış bir dünya karşısında yüreğimin duyduğu korkuları hiçbir yere sığdıramıyordum. Hiç kimseye anlatamıyordum. Nesnelerin büyütülmüş dünyasında yaşıyordum. (Kırk Oda)
ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
her zaman yalnızdım, bunu biliyorum (Timsah Sokak Şiirleri)
kimsenin kimsesi yok ki
herkesin elmasında kendi diş izleri... (Oda, Poster ve Şeylerin Kederi)
"İnsan bilmediği şeye el uzatmamalı, el uzatıyorsa bilmeyi göze almalı, bilmeyi göze almak zordur İlyas." (Şahmeran'ın Bacakları)

Konuşamıyordum, hiç kimseyle konuşmamıştım. Hiçbir şeyimi, hiç kimseyle... (Son İstanbul)
yaşarken ve yazarken
yarım kalmış şiirler
yarım kaldılar (Mırıldandıklarım)
"Ben,mimarlığın gündelik hayatın içinde bir güzellik değeri olarak, bizi ağlatacak kadar hayatımıza sızmasını istiyorum. Sonuçta, hepimiz evlerden çocukluğumuzu geri isteriz." (Soğuk Büfe)
"Hafızayı diri tutan adalettir. " (Hayat Atölyesi)
"Gelecek", ümidimiz, sanımız olabilir, ama gerçeğimiz olamaz. (Küre)
her ülkenin anaları vardır. bunlar ki esirgeyendir, koruyandır. dağlardır.
mardin kal'asının alnına düşen leke,
-dağlardan izinsiz, nurdan murakıp-
güneşten hükümsüz dört kanadını salıp dört yöne
ve arsız dönüp duran dev bir çelik aygıt
bakıp utancından ışımayan geceye
kini usul bir mayın gibi bırakıp çekilirse, yanlıştır hüzün. yanlıştır yas. (Balgifa Mar - Yılan Yastığı)
Hayat, bazılarına mutsuz olmakla, duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır, daha fazlasını değil. (Yüksek Topuklar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/paranin-cinleri-murathan-mungan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)