# Pargalı ve Hatice - Demet Altınyeleklioğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Pargalı ve Hatice kimin eseri? Pargalı ve Hatice kitabının yazarı kimdir? Pargalı ve Hatice konusu ve anafikri nedir? Pargalı ve Hatice kitabı ne anlatıyor? Pargalı ve Hatice kitabının yazarı Demet Altınyeleklioğlu kimdir? İşte Pargalı ve Hatice kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/pargali-ve-hatice-demet-altinyeleklioglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-11T04:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-03-11T04:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/11/demet-altinyeleklioglu-kimdir-demet-altinyeleklioglu-kitaplari-ve-sozleri-173033.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Demet Altınyeleklioğlu 
 Yayın Evi: Artemis Yayıncılık 
 İSBN: 9786054560196 
 Sayfa Sayısı: 840 
--reklam--
Pargalı ve Hatice Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Biri, öfkesi kılıçtan keskin, gazabı bin ölüme bedel bir babanın, Yavuz Sultan Selim'in biricik kızı. Geleceğin padişahı Süleyman'ın kız kardeşi. Hatice Sultan. Diğeri, büyük hayalleri olan bir köle. Pargalı İbrahim. Hayat onları büyük acılarla, öfkelerle biledi. Yüreklerinde aşk yerine kin ateşleri yaktı. Hatice, örselenmiş genç kızlığının ve yitirilmiş, gizli bir tutkunun ruhunda yarattığı enkazın altında ayakta durmaya çalışıyordu. Pargalı, sınır tanımayan hayallerinin ve içinde sakladığı korkunç sırrın mayaladığı intikam duygusuyla mucize arıyordu. Ve bir gün yolları kesişti. Herkes, içlerini yakan ateşini söneceğini, fırtınaların dineceğini sandı. Oysa kalplerinde küllenen ateş, Osmanlı'nın tarihini değiştirecekti.
--reklam--
Pargalı ve Hatice Alıntıları - Sözleri
İnsanoğlu ölür, toprak olur. Lakin geride ismi kalır..İnsan fani, isim bakidir..
Sen sen ol, el insanına güvenme. Bir bakarsın cennet bahçesinden düşüvermişsin..!
Sen ihaneti boğmazsan, ihanet seni boğuyor..
Han kızıdır. Hanlar torunudur. Kayı soyudur. Kayı kızına ata yadigarı kılıçtan öte güzel çeyiz yoktur..
"Unutma, saraylık yerde koşan ya taht almaya gidiyordur, ya can."
"Ya bir garip çalı bülbülünün günahı ne olabilir ki, cellat kılıcı reva görülsün?"
"Ölüm bir sondu. Ya Ayrılık?"
Bedenin esir fakat ruhunu köleleştirmelerine izin verme. Ruhun, Sava nehri kadar özgür, başın karşı dağlar gibi dik olsun..
"Cehennemle cennet arasında dolanıp duruyorum. Ne cennet kabul ediyor beni, ne cehennem."
İktidar, ölümle raksa benzer...
Alexander gibi yürekli, korkusuz, pervasız ol. Fakat, Alexander gibi aklını hırsına köle etme. Koşmasını da, durmasını da bil..
Saraylık yerde koşan ya taht almaya gidiyordur ya can..
"Mutluluk, salkım saçak, beyaz tülleri andıran bir bulut gibiydi. Bir bakıyorsun var. Bir bakıyorsun yok. Bir rüzgar, alıp götürmüş."
--reklam--
Pargalı ve Hatice İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ey Pargalı İbrahim, Kendin Ettin ve Kendin Buldun...: Herkese Merhabalar,

Sultanlar serisini tam gaz okumaya devam ediyorum. Bu kitaba yıllar önce başlayıp, 150 sayfa okuyup bırakmıştım ama bu defa kararlıyım hepsini bitireceğim. :)

Konusundan öyle uzun uzadıya bahsedecek değilim bilmediğimiz şeyler değil ancak yazarımız nedendir bilmem Hatice ve Pargalı kavuşmasına yaklaşık 500 sayfa sonunda başlatabildi sonrası çok hızlı oldu. Yani başta ki o gereksiz yerleri kısa tutup Hatice ve İbrahim'in ilişkilerini ve başlarına gelenleri daha detaylı görsek ne olurdu acaba ?

İbrahim'in daha çocukluktan başlayan kölelik sonrasında Süleyman ile tanışıp, Payitahtta yükselmesini güzel aktarmış yazar. Hatice'nin naifliğini ve onunda başına gelenlerle olgunlaşmasını ve bu iki insanın bir araya gelişi de güzel oldu. Ama sonrası hızlandırılmış dizi finali gibi jet hızıyla geçti.

İbrahim Paşa'nın mevkisi yükseldikçe egosunun da artması ve bazı düşüncesiz tavırları sonunu getirdi malum. Bu kitapta Hürrem ile aralarında ki didişmeyi daha çok gördük ama yine de azdı. Hürrem'den bu kitapta çok nefret ettim.

Yazar bilinen gerçekleri baz alarak pek tabi kendisi kurgusallaştırıp güzel bir iş çıkarmış bence. Okurken o dönemlerdeymiş gibi hissettim. Araya bir kitap alıp, Cariyenin Kızı Mihrimah kitabını okuyacağım :)

Son olarak keşke Yazarımız İbrahim'in idamı sonrası Hatice Sultan'ın neler yaşadığını, özellikle erkek çocuklarınında boğdurulmasından sonra neler yaşadığına yer verseydi. Hiç onlardan bahsedilmemiş, öyle yarım kalan bir son gibi olmuş. Sonuçta 500 sayfa hem İbrahim hem Hatice'nin düşüncelerini bol bol okuduk ama en önemli yerde birden sona erdi... Bu yüzden puan kırıcam ...

Puanım : 9 (Berke Ünal) 
Pargalı ve Hatice: Demet Altınyeleklioğlu serisinden Hatice ve Pargalı'yı okudum. Bu seriden elimde bir kitap kaldı ama başka varsada alıp okumayı düşünmüyorum artık yordu bazı yerleri, çok gereksiz uzun hissettim dediğim gibi elimde Naksidil kaldı sadece ama bana bu kadar yetti. Benim beklentim bu seriyi alırken daha çok arastırma, çok bilinmeyen yönleriyle tarihsel bir seri idi, okurken ooo falan olup şaşırmak istemiştim ama öyle olmadı daha çok kurgunun hakim olduğu bir kitap serisi oldu. Arka arkaya okunmazsa kesinlikle erir elinizde okumak isteyen arkadaşlarıma keyifli okumalar dilerim. Bu ay yarım bıraktığım tüm kitaplarımı bitirip yeni yıla temiz başlamak ve daha çok kitap okumayı diliyorum kendim için, sizler içinde tabi. Keyifli okumalar dilerim... (Renkliyelpazem) 
Osmanlı Hanedan Serisi'nden Moskof Cariye Hürrem ve Kaybeden Kraliçe Mahidevran'ı yorumlarken iki kitabı da çok keyif alarak okuduğumu söylemiştim. Pargalı ve Hatice'ye de yine aynı umutlarla başladım ve beklediğim gibi de oldu... Bu kitap da bende ayrı bir yer edindi ve üç kitabı da birbirinden ayıramaz hale geldim.

Bir yanda kölelikten saray hayatına yükselen ama hiçbir yetkinin ve makamın tatmin etmediği Pargalı Ibrahim, diğer yanda güçlü Yavuz Sultan Selim'in güçlü kızı, Tomris Ece'si... Kitapta hem Pargalı'nın memleketinden koparılmasını, efendiden efendiye satılmasını ve en sonunda da saray hayatına girmesini; hem de Hatice'nin kırılgan hayalleriyle ona asla uymayan kaderini okuyoruz.

Kitabı okuduktan sonra zaten önceden de sevmediğim Pargalı İbrahim'i iyice sevmez, hakkında pek bir bilgi sahibi olmadığım Hatice'ye de daha da saygı duyar oldum.

Osmanlı Hanedan severlerinin asla geciktirmemesi gereken bir kitap. Seri olarak okunmasını tavsiye ederim... (Ayten Yüksel) 
--reklam--
Pargalı ve Hatice PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Demet Altınyeleklioğlu - Pargalı ve Hatice kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pargalı ve Hatice PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Demet Altınyeleklioğlu Kimdir?
13 Şubat 1955 doğumlu Türk yazar ve TRT prodüktörü. Daha çok tarihi kurgu türünde eser vermiştir; TRT televizyonlarında yüzlerce programın yapımcılığını üstlenmiştir. Altınyeleklioğlu, kendisi de bir yazar olan Ceyhan Altınyeleklioğlu ile evlidir.

Hayatı

13 Şubat 1955 yılında Ankara' da doğmuştur. TED Ankara Koleji'nin 1971 mezunlarındandır. 1975 yılında Ankara Üniversitesi / Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi'nde Eğitim İletişimleri konusunda yüksek lisans yaptı. 1980 yılından itibaren TRT Televizyonu'da çalışmaya başladı. Bu tarihten itibaren sayısız programın yapımcılığını üstlendi. Çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı. Yazarlığı ve prodüktörlüğünün yanı sıra çevirmenlik de yapmakta olan Altınyeleklioğlu'nun çevirileri arasında Philippa Gregory gibi tanınmış yazarların eserleri bulunmaktadır.

İlk romanı Moskof Cariye Hürrem 2009 yılında yayınlandı. Bu romanıyla büyük bir okur kitlesi edindi. Popüler edebiyatta ve TV dizilerinde Osmanlı Sultanları akımının başlamasını tetikleyen Moskof Cariye Hürrem, aylarca çoksatanlar listesinde yer aldı. Ardından Alkışlarla Lamia (2010), Cariyenin Kızı Mihrimah (2010), Cariyenin Gelini Nurbanu (2011), Altın Cariye Safiye (2011), Pargalı ve Hatice (2011), Kara Kraliçe Kösem (2012) romanları geldi. Bu romanlar da büyük ilgi gördü ve uzun süre çoksatanlar listesinde kaldı. Moskof Cariye Hürrem Bulgaristan’da yayınlandı. Yunanca, Rusça ve Arapça çeviri çalışmaları devam ediyor.

Alkışlarla Lamia adlı eserinde ilk romanından farklı olarak 20. yy. kadın yaşantısını işlemiştir. Türk sinemasının ilk kadın yıldızı olan Cahide Sonku'nun hayatını kendi kurgusuymuş gibi gösterdiği yönünde eleştiriler almıştır. Ancak konu kısa sürede gündem dışı kalmıştır.

Evli ve bir çocuk annesi olan Demet Altınyeleklioğlu İstanbul ve Miami’de yaşamaktadır.
--reklam--
Demet Altınyeleklioğlu Kitapları - Eserleri
Moskof Cariye Hürrem
Cariyenin Kızı Mihrimah
Cariyenin Gelini Nurbanu
Altın Cariye Safiye
Kara Kraliçe Kösem
Pargalı ve Hatice
Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan
Cem Sultan
Gülüm
Alkışlarla Lamia
Sustum Anne
Nakşidil Güneşin Kızı
Kösem Sultan
Roma Kulübü
Kara Zeybek
Nihavent Hıçkırık
--reklam--
Demet Altınyeleklioğlu Alıntıları - Sözleri
"Sevda denilen şey, katlanmasını bilmektir." (Cariyenin Kızı Mihrimah)
''Cem Kabe'ye gidip hacı olunca pusulası şaştı anlaşılan. Bambaşka bir insan olduğunu yazmış son mektubunda. Gözünde ne taht varmış ne taç? Ordu, savaş filan kalmamış fikrinde. Allah'a ibadete adayacakmış kendini. Birde kurt diye bir laf ediyor ikidebir. Kızılkurt. Kurdunu öldürmüş. Ne demekse ?'' (Cem Sultan)
Her ayrılık acıdır, öyle değil mi? (Gülüm)
Ben kapattım kendimi dünyaya. (Sustum Anne)
"Ya bir garip çalı bülbülünün günahı ne olabilir ki, cellat kılıcı reva görülsün?" (Pargalı ve Hatice)
Tanrının insanlara bahşettiği en büyük zenginlikmiş akıl. (Kara Kraliçe Kösem)
--reklam--
Bu memlekette kadın kısmının kendini hasrete alıştırmaktan başka çaresi yok. Ha bir de, kadınlar burada sevdiği adamı, aşkıyla vatan sevdası arasında tercih yapmaya zorlamaz. Kaybedeceklerini bilirler çünkü. (Roma Kulübü)
Nereden çıktı şimdi bu yürek çarpıntısı? Herkes sana bakıyor. Neden sen sadece onun gözlerini gördün? (Cariyenin Kızı Mihrimah)
Alexander gibi yürekli, korkusuz, pervasız ol. Fakat, Alexander gibi aklını hırsına köle etme. Koşmasını da, durmasını da bil.. (Pargalı ve Hatice)
Birinin ayağındaki pantolondan dizi fırlamıştı dışarı. Ötekinin pantolonunun bir bacağının dizden aşağısı tamamen yırtıktı. (Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan)
Keşke neyin doğru olduğunu da yanlışı fark ettiğim kadar kolay bulabilsem. (Roma Kulübü)
"Ölmüş bir ruhu taşımak zordu. Çünkü o yük her gün biraz daha ağırlaşıyordu." (Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan)
Ol güzelin sevdasıyla kor ateşteyim,
Sanma ki koynunda vuslatına eriştim,
Etrafında dönen bahtsız pervaneyim,
Yarsız cennet dahi olur cehennemim. (Nakşidil Güneşin Kızı)
--reklam--
Nasıl bir dünyasa yaşıyor bu insanlar?
Birbiriyle acımasızca, ölesiye, öldüresiye mücadele eden insanlarla doluydu dünyaları. (Kara Kraliçe Kösem)
"Yakanı anılara kaptırmaya başladın mı bil ki kocuyorsun." (Kara Zeybek)
Bedenin esir fakat ruhunu köleleştirmelerine izin verme. Ruhun, Sava nehri kadar özgür, başın karşı dağlar gibi dik olsun.. (Pargalı ve Hatice)
Olması gerekenler olmuyor, olmaması gerekenler oluyordu. (Cariyenin Gelini Nurbanu)
Belki de anlıyordu çocuklar yalanı. Gidenin bir daha dönmeyeceğini seziyorlardı. Kim bilir. Fakat ses etmiyor, yüze vurmuyor, ama gece sessiz gözyaşlarıyla ıslatıyorlardı yastıklarını. (Sustum Anne)
Büyük Millet Meclisi ordu kuruyordu kurmasına da, imkânlar yetmiyordu işte koca orduyu giydirmeye, kuşatmaya, silahlandırmaya, karnını doyurmaya. Millet neyi varsa yarısını orduya bağışlıyordu. 2 yumurtanın biri askerindi. Bir somunun yarısı. İki çift çorabı olan bir çiftini koşup şubeye getiriyordu. Kadınlar, gelin kızlar makineyle, elle askere bir şeyler dikiyordu yorulmadan. Akşehir'den bu tarafa at sürerken gözleriyle görmüşlerdi. Sultandağı'nın eteklerinde, çay yolunda, Şuhut Ovası'nda, İhsaniye'de. Kağnılar yürüyordu dağlarda gacır gucur. "Adamlar askere koşmuş, bu işleri yapacak kimse kalmamışsa, avrat kısmı ne güne durur?" demişti besbelli kadınlar. Genci, ihtiyarı kağnılarla ileri hatlara cephane, yiyecek, giyecek taşıyordu. Kiminin bebesi kucağındaydı, kiminin sırtında. Kimi cephane sandığını beşik yapmıştı bebesine. Kağnı yetmemişse, kalan top mermilerini omuzlamıştı gelin kızlar. (Kara Zeybek)
"Ah demek doğru. Tanrı onların cezasını versin. Majestelerine başkaldırmak ihanettir. Hem Tanrı'ya hem Fransa'ya... Kral, Tanrı'nın seçimidir. Tanrı'nın tercihine isyan etmek günahtır. Nankör ayak takımı. Bir yığın köylü, serseri, fahişe." (Nakşidil Güneşin Kızı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/pargali-ve-hatice-demet-altinyeleklioglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)