# Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor - Fernando Pessoa Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor kimin eseri? Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor kitabının yazarı kimdir? Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor konusu ve anafikri nedir? Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor kitabı ne anlatıyor? Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor PDF indirme linki var mı?  Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor kitabının yazarı Fernando Pessoa kimdir? İşte Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/pessoa-pessoayi-anlatiyor-fernando-pessoa-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-08T16:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-05-08T16:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/08/fernando-pessoa-kimdir-fernando-pessoa-kitaplari-ve-sozleri-217453.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fernando Pessoa 
 Çevirmen: Işık Ergüden 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları 
 İSBN: 9786055340643 
 Sayfa Sayısı: 280 
--reklam--
Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirminci yüzyılın hiç şüphesiz en özgün yazarlarından biri, şiirden öyküye, tiyatro oyunundan düşünce metnine dek edebiyatın her alanında binlerce sayfalık eserleri ve sayısız farklı kişiliği kısa yaşamına sığdırmış olan Portekizli yazar Fernando Pessoa'dır.

Pessoa, neredeyse okuma yazma öğrendiği andan ölümüne dek tuttuğu günlüklerle, sayısız not ve elyazmasıyla kendi yaşamını da bir sanat eserine dönüştürmüş ender yazarlardan biridir. Kendi deyimiyle "olaysız" bu yaşamöyküsü, derin ruhsal çalkantılarla dolu, sanatın, edebiyatın ve düşüncenin her alanına müdahaleleriyle şekillenmiş, başlı başına bir yaratı olmayı amaçlamış bir yaşamın öyküsüdür.

Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor, yazarın günlüklerinden, notlarından, mektuplarından oluşan, hayali ve gerçek kişilikleriyle kurguladığı metin parçacıklarıyla süslenmiş bir özyaşamöyküsü olarak bize Pessoa'nın dönemlerini, kişiliğini, dünyasını tüm açıklığıyla sunmaktadır.

Pessoa'nın evrenine giriş niteliğiyle biraraya getirdiğimiz bu metinleri, henüz Portekizcede bile tamamlanmamış külliyatına bir hazırlık değeri taşıdığı ve Pessoa'nın Türkçede alımlanmasına hizmet edeceği inancıyla yayımlıyoruz.
--reklam--
Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor Alıntıları - Sözleri
”Ruhum üşüyor; nasıl iyice örtünürüm bilmiyorum.”
“Hiçliğin dingin bağrında sonsuza dek uyumak istiyorum.”
Ne kim olduğumu biliyorum ne de hangi ruhun benimki olduğunu...
Ruhum, yaşama tiksintisinin istilası altında kaldı..
Bütün bu toplumsal beğeni komedisi bence anlamsız. Şeref, utanç ve haysiyet nedir bilemiyorum.
Ruhunun üşüdüğünü hisseden insan artık bir daha bunu unutamaz.
Kimseyi yargılama, çünkü gerekçeleri değil, yalnızca fiilleri görüyorsun.
Nasıl sevilir hiç bilmedim. Yalnızca düşte sevmeyi bildim...
Kimi zaman kendimin kıyısında durup, deli miyim neyim diye ya da gerçekten çok esrarengiz bir esrar mıyım diye sorarım kendime.
Ruhumu zıt terimlerle tanımlayabilseydim, çok belirgin bir tanım olurdu bu: Kırılgan uyumsuz ve saçma; bile bile istemeyen ve yine bile bile istemeyi arzulayamayan; yalnızca imkânsız olmakla kalmayan aynı zamanda çelişik de olan binlerce arzuyla yanıp tutuşan ve bu arzular ortaya çıkar çıkmaz, bunların çelişik ve imkansız olduğunu bilen; kendini iyice soyutlayana dek hiç durmadan analiz eden ve kendini analiz ettiğini bilmekten doğan analizin kurgularıyla üzerini örttüğü inceliğin inceliklerini kendi içinde bulan; belirsiz biçimde düşündüğü şeyi belirgin biçimde düşünen; her şeyi görsel olarak hissedip, işitme organının cazibesiyle kaybeden; büyük ıstıraplarında muğlak ama bu ıstırapların analizinde berrak; hissetme tarzına yönelik ufak tefek hareketler karşısında şaşkın; hiçbir şey hissetmemek dışında, her şeyden korkan; başka birinin üzerine düşen bir güneş ışığından, yalnızca o kişiyi görebildiği için mutlu olan; nasıl göründüğünü bilmekten mutsuz, sıkıntıdan aylak, hata işlemekten bitkin, rıza göstermekten sıradanlaşmış.
"Ben kendimin gölgesiyim; o neyin gölgesi, onu arıyorum."
Dünyanın gizemi yalnızca düşüncemi değil, bütün duyarlılığımı da işgal ediyor.
”Ruhum üşüyor; nasıl iyice örtünürüm bilmiyorum.”
Sonunda, gün geçtikçe daha açık seçik ve dehşetli bir hal alan şu semptomlardan biriyle buluverdim kendimi: Manevi bir baş dönmesi. Fiziksel baş dönmesinde, dış dünyanın etrafında döndüğünü hissedersin; manevi baş dönmesinde ise iç dünyanın döndüğü hissedilir. Nesneler arasındaki gerçek ilişkilerin anlamını bir süreliğine yitirdiğimi, kavrayış gücümün kalmadığını, zihnimin bir tür yarı uyku uçurumuna sürüklendiğini sanırım. İnsanı ölçüsüzce korkutan, ürkütücü bir his bu. Bu hislere aşina oluyorum. Bunlar sanki yeni bir ruh halinin yolunu açmakta ki bu, kesinlikle delilik olacak.
--reklam--
Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Naylon öfke, kuru gürültü": Pessoa eserlerine giriş yapmadan önce okunmaması gereken denli zehirli bir Pessoa fikir künyesi diyebiliriz bu kitap için.. Üstelik bu künyeyi bizzat kendisinin yarattığını bildiğimizden; megalomanlığı, şizoid oluşu, şizofrenliği, paranoyaklığı, kendini bir üst insan olarak tanımlaması karşısında, kendisinden pek de hoşlanmayacağınızı garanti edebilirim. Pekala farklı yaş skalalarındaki fikirleri de mevcut kitapta ama, Pessoa'nın bu kitaptaki fikirlerinin toplamı, kibirden yapılma naylon bir yumaktan farksız. Denemek isteyenler buyurabilir. Mektuplar bölümünü mancınıkla atladığımı da ayrıca belirteyim. Çok bireysel ve çok hasta. Başka söze ne hacet!

Sevgiler (DaDa) 
Pessoa, her yazdığı satır her bir hücreme dokunan adam.Slvia Plath ne kadar hüzün kraliçesiyse sende bir o kadar hüzün kralısın benim gözümde.Yeterince huzursuzdum.Sayende huzursuzluğuma huzursuzluk kattım.Bunu daha "Huzursuzluğun kitabı" kitabını okumadan söylüyorum.Birazdan o kitabına da başlayacağım sanırım yanımda bana kalp masajı yapacak birilerine ihtiyacım olabilir.

 Hayatını o kadar sahiplendim ki, seni anlıyorum deriz ya kimi zaman bunu bazen bazılarının laf olsun diye söylediğini biliriz.Ama ben seni anlıyorum.Hayatın hakkında empati yapabiliyorum.Çünkü empati yapabilmek için bazen aynı şeyleri tecrübe etmek gerekir.Bunlar olmadan hem kendini hem karşındaki kişiyi kandırmaya kalkarsın.Ama ben seni anlıyorum, seni yaşıyor ve yaşatıyorum.

 Yazdığın bazı cümleleri o kadar içten söylemişsin ki anlık duygu durumun dolayısıyla berrak zihninden dökülüvermiş kelimeler, iyiki dökülmüş.Hislere tercüman olmuşsun.Seninle tanışmayı çok isterdim koca yürekli adam.Hayatın anlamsızlığında aramaya çalıştığın anlam çabanı derinden hissettim.

 "Benim sanatım ben olmaktır.Ben kalabalığım." Der Pessoa.Düşünme biçimiyle, düşleme becerisiyle bizlere başka bir dünyanın kapısını aralıyor.Bu kitabı aracılığıyla hayatındaki detaylara sahip olabiliyoruz.İsminden de anlaşılacağı gibi yazarın kendisini anlattığı, yazım süreçlerine aile bağlarına, insan ilişkilerine yalnızlık tutkusuna tanıklık ediyoruz.Deha ile delilik arasındaki ince çizgide sıkışıp kalmış.

 Eğer ki bir münzevinin hayatına tanıklık etmek istiyorsanız Pessoa sizin için bulunmaz bir nimet.Yoksa okuduğunuz bir kitap sizin kafanıza bir balyoz darbesi indirip sizi derinden sarsmıyorsa okumanın ne anlamı var ki ? (UFUK AYDIN) 
Uzun zamandır beni kendine böylesine bağlayan bir kitap okuyamamıştım. Fernando pessoa... her değerli şair,yazar gibi öldükten sonra değeri anlaşılan, yalnız bir adam. Kendini parçalara bölüp çoğaltan her parçaya ayri anlam yükleyen yine de kendini bir türlü anlaşılır hissedemeyen portekizli şair. Kendi olmak kendini bulmak üzerine bir yolculuğu var tıpkı nietzche gibi ancak nietzcheyi ondan ayıran üst insan kavramı.Pessoa'ya göre üst insan olmak bir hedef olamaz. Nietzchenin Zerdüşt'ü, pessoa'nın heteronimleri para,şan şöhrete deger vermeden özgürlesmenin mümkün olduğunu savunurlar. Her ne kadar okurken de tıpkı onu bilenler gibi deli olduğunu düşünebilirsiniz lakin o sadece kendi analizini yapıp savrulduğu boşlukta yaşamaya çalışan deliremeyecek kadar mantığı yuksek biri. Kendini bir başkasını sevemeyecek kadar çok seven yalnız bir adam.
_
Bu iki kitapta pessoayı önce bir başkasından sonra da kendinden dinleyerek onunla ilgili zihnimde oluşan çerçeve merakimi arttırdı, geride bütün kitaplarını okuma isteği uyandırdı. Kendi iç sesim kağıda dökülmüş sanki. Bir başkası zihnimi okumuscasına kendimi satırlarda hissettim diyebilirim. Çevirinin muntazam olduğunu da söylemeden geçemem. En sevdiğim bölüm "olgunluk" kısmıydı. Mektuplar,günlükler ve heteronimlerin pessodan anlatıldığı bu kitabın okunmasını mutlaka tavsiye ederim.... (Merdümgiriz) 
--reklam--
Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fernando Pessoa - Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fernando Pessoa Kimdir?
Lizbon'da doğdu. Beş yaşındayken, müzik eleştirmeni olan babasını kaybetti. Annesi, Portekiz'in Durban konsolosuyla yeniden evlenince yerleştikleriGüney Afrika'da (1896) tam bir İngiliz eğitimi gördü. 1905'te geri döndüğü Lizbon'da yaşamının sonuna kadar kaldı. Geçimini, İngilizce ve Fransızca iş mektupları yazarak kazandı ve yalnız yaşadı.

Portekiz modernizminin öncülerinden olan Pessoa, Milton, Shelley, Keats, Poe, Byron, Whitman, Shakespeare, Baudelaire'den etkilenmiş ve ilk şiirlerini, İngilizce olarak, 1905-1908 yılları arasında yazmıştır. 1912'de, ilk şiirlerini "Portekiz 'Rönesans' " hareketinin yayın organı A Aguia dergisinde yayımladığında, simgeci şiirin ve "saudosismo"nun (geçmişe özlem) etkisi altındaydı. Aynı yıllarda, düzyazı metinler (Fausto, Epithalamium, O Marinheiro, Na Floresta do Alheamento, vd.), eleştiri ve denemeler yazdı. 1913'te, fütürist harekette yer aldı ve Sá-Carneiro ile birlikte Portekiz öncü edebiyatını başlatarak, "paulismo" akımını yarattı. 1914 yılında, her şeyi, olabilecek bütün tarzlarda hissetmek için, kendi içinde gücül olarak bulunan farklı yazar kimliklerini aralarında diyaloğa sokarak, onlara yazı aracılığıyla kurmaca bir gerçeklik kazandırdı. Pessoa'nın farklı yazar kimliklerinin yansıması olan bu kökteş şair ve yazarlar Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares ve Fernando Pessoa'nın kendisidir. Pessoa'nın kendi şiirleri ve kökteş şairleri aracılığıyla yarattığı şiirler Orpheu, Portugal Futurista, Contemporanea, Atena gibi ancak birkaç sayı çıkan dergilerde yayımlandı. "Vatanım Portekiz dilidir" diyen Pessoa ölümünden bir yıl önce, Portekiz tarihinin okültist ve simgeci bir yorumu olan "Mensagem" adlı şiiri yazdı ve Ulusal Propaganda Sekreterliği'nin açtığı yarışmada ödül aldı.

Fernando Pessoa 30 Kasım 1935'te, 47 yaşında, Lizbon'da karaciğer hastalığından öldüğünde pek az tanınıyordu. Sağlığında yayımlanan dört kitabından üçü İngilizce'dir: 35 Sonnets (1918), English Poems I-II ve English Poems III (1921). Portekizce kitap olarak yayımlanan tek eseri Mensagem'dir (1934). Dergilerde kalmış birçok şiir, deneme vb. yazıları vardır. Ardında bıraktığı elyazması fragman sayısı 25-27 bin arasındadır.

Bütün eserleri 1942'de yayımlanmaya başlanmış ve 26 cilde ulaşmıştır.
--reklam--
Fernando Pessoa Kitapları - Eserleri
Huzursuzluğun Kitabı
Şeytanın Saati
Uzaklıklar, Eski Denizler
Bulmaca Meraklısı Quaresma
Anarşist Banker
Anarşist Banker - Şeytanın Saati
Ophelia'ya Mektuplar
Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor
Başıboş Bir Yolculuktan Notlar
Felsefi Denemeler
Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu
Düşsel ve Gerçek
Sırların Cebri
Anlamaktan Yoruldum
Gizemli Bir Maske
Teslis'in İkincisi
Lizbon: Her Turistin Görmesi Gerekenler
Prensin Ölümü - Şeytanın Saati
Huzursuz Bir Aforizma
Aklın Haysiyeti
İnsan Bir Uçurumdur
I Have More Souls Than One
Denize Övgü
Mesaj
Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi
Pessoa Olmak Üzerine Düşünceler
--reklam--
Fernando Pessoa Alıntıları - Sözleri
Henüz yazılmamış bir romanda havada süzülen bir karakterim ve içime hayatı üflemeyi tam olarak becerememiş birilerinin hayalinde var olmadan önce yok oldum. (Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu)
"Dış dünyada sanki bir kapı açılır da,
Hiçbir şey değişmeden
Her şeyin bambaşka olduğu zaman." (Denize Övgü)
"Bulmak için kendimi çiçeklerde,
kuşlarda, tarlalarda, kentlerde;
insanların davranışlarında,
sözlerinde ve düşüncelerinde;
güneş ışığında
ve artık yok olmuş dünyaların
unutulmuş harabelerinde
aramalıyım." (Sırların Cebri)
Tek bir yaşamım var, o da bu. Tüm bu propaganda ve toplumsal eşitsizlik hikayelerinden bana ne! Güzel vakit geçirebilir ve tüm bu karmakarışık şeyleri kafaya takmadan yaşamdan zevk alabilirdim. (Anarşist Banker - Şeytanın Saati)
Asla varılamayacak yere her zaman dosdoğru gidildiği için mi, yoksa varışı olmayan yere doğru dönüp durulduğu için mi hiçbir şeyin sonunun olmadığını kimse bilmez. (Anarşist Banker - Şeytanın Saati)
Hangi huzursuzluk yükseltir bizi derinden? (Mesaj)
•
İnsan ya özgürdür ya belirlenmiştir.
• (Felsefi Denemeler)
Zekanın olduğu yerde hayat imkansızdır (Aklın Haysiyeti)
Kafe ve lokanta garsonlarından, berberlerden, evrak taşıyan çocuklardan, köşe başlarında doğal ve kendiliğinden oluşan ilişkilerden hoşlanıyorum. Daha iyi tanıdıklarıma karşı bu duyguyu taşıdığımı söyleyemem. (Huzursuz Bir Aforizma)
Gösteriş köpekler içindir. (Aklın Haysiyeti)
Onlarda benim gibi gelecekleri geçmişleridir. (Huzursuz Bir Aforizma)
Yalnız kalabilmenin adıdır özgürlük. İnsanlardan uzaklaşıp kendi içine çekilebiliyorsun. Eğer paraya, şana, şöhrete, aşka ve çoğunluğun uyduğu o sürüyle hareket etme içgüdüsüne ihtiyacın yoksa özgür birisin. Özgürlük, yalnızlık ve sessizlikle beslenen ıssız içe çekilme halidir. Yalnız yaşamayı başaramıyorsan, o zaman doğuştan kölesin demektir. Ve hiçbir zaman da bu kölelikten kurtulamazsın. İnsan yalnız doğar ve yalnız ölür. Pekâlâ bu ikisi arasındaki süreyi de yalnız geçirebilir. Hayatın tortusu altında yok olup giden özgürlük, bir silkelenme kadar da yakındır. Kendi kendinle baş başa kalma cesaretine sahip olanlardır özgür olabilenler. (Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi)
I am tired, that is clear,
Because, at certain stage, people have to be tired.
Of what I am tired, I don't know:
It would not serve me at all to know
Since the tiredness stays just the same.
The wound hurts as it hurts
And not in function of the cause that produced it.
Yes, I am tired,
And ever so slightly smiling
At the tiredness being only this -
In the body a wish for sleep,
In the soul a desire for not thinking
And, to crown all, a luminous transparency
Of the retrospective understanding…
And the one luxury of not now having hopes?
I am intelligent: that's all.
I have seen much and understood much of what I
have seen.
And there is a certain pleasure even in tiredness
this brings us,
That in the end the head does still serve for
something. (I Have More Souls Than One)
Kalbim sanki yapay bir ağırlıkmış gibi hissediyorum. (Aklın Haysiyeti)
''İnsanlara bakmak öyle yorucu ki!..'' (Prensin Ölümü - Şeytanın Saati)
Kimseyi yargılama, çünkü gerekçeleri değil, yalnızca fiilleri görüyorsun. (Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor)
“Gitmenin ya da kalmanın, bir yerde olmanın ve bir şey olmanın derin dehşeti istila etti beni.” (Prensin Ölümü - Şeytanın Saati)
Fakat ben, eğilimime uygun olarak, mizacın bir felsefe olduğunu keşfettim. (Aklın Haysiyeti)
Bütün yanılgı cehaletten (ve acelecilikten) gelir. (İnsan Bir Uçurumdur)
HİÇTEN hiç kalır. Hiçiz biz.
Biraz güneş biraz hava ardımızda bırakır
Üstümüze çöken solunmaz karanlığını
Mütevazı ve kaçınılmaz toprağın,
Ertelenmiş cesetlerdir yaratılan.

Yapılan yasalar, seyredilen heykeller, yazılar odlar
Hepsinin kendi mezarı var. Eğer biz,
Bir iç güneşin kan verdiği tenler,
Yaşlanıyorsak, onlar niye yaşlanmasın?
Hikâyeler anlatan hikâyeleriz biz, hiç. (Sırların Cebri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/pessoa-pessoayi-anlatiyor-fernando-pessoa-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)