# Postmodernizmin Yanılsamaları - Terry Eagleton Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Postmodernizmin Yanılsamaları kimin eseri? Postmodernizmin Yanılsamaları kitabının yazarı kimdir? Postmodernizmin Yanılsamaları konusu ve anafikri nedir? Postmodernizmin Yanılsamaları kitabı ne anlatıyor? Postmodernizmin Yanılsamaları PDF indirme linki var mı?  Postmodernizmin Yanılsamaları kitabının yazarı Terry Eagleton kimdir? İşte Postmodernizmin Yanılsamaları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/postmodernizmin-yanilsamalari-terry-eagleton-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-30T10:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-06-30T10:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/30/terry-eagleton-kimdir-terry-eagleton-kitaplari-ve-sozleri-258489.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Terry Eagleton 
 Çevirmen: Mehmet Küçük 
 Orijinal Adı: The Illusions Of Postmodernism 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755392219 
 Sayfa Sayısı: 165 
--reklam--
Postmodernizmin Yanılsamaları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura-bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo-yut barındırdığını seziyorduk... Bu tuhaflığın en belirgin öğesi, temelde Aydınlan-macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu. Tüm bilimselcilik, temelcilik, evrenselcilik, totalite, özdeş-düşünme, özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı-madığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de, bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik. Ama nedense, bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular. Oysa...

Burjuvazinin, Fransız Devrimi’yle taçlandırdığı özgürlük, eşitlik, kardeşlik ideal-lerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik. "İnsan"ın bir burjuva soyut-laması olduğunu ortaya koyarak somutun, duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik-politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik. İnsanlığın evrensel anlamda özgürleşmesini isteyen idealin hangi bağlamda gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatını ortaya koyan da bizdik. Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken, öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi. Elverişsiz, hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlanmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı.

Öyleyse, nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu? Rasyonalist, pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu? Tıpkı eski ustaları gibi, gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallama-yacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton, o ironik ve yergici üs-lubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere. Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp vere-mediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken, karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor. Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatür-leştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap, Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor.
--reklam--
Postmodernizmin Yanılsamaları Alıntıları - Sözleri
Bugün feminizm ve etniklik, gerçeklikte karşı karşıya kaldığımız en yaşamsal politik mücadelelerin bazılarını zihinlerde uyandıran birer alamet işlevi gördüğü için popülerdir. Buna ilaveten, ille anti- kapitalist olmaları gerekmediğinden ve dolayısıyla posl-radikal bir çağa cuk oturduklarından popülerdir feminizm ve etniklik.
Postmodernlik klasik hakikat, akıl, kim­lik ve nesnellik nosyonlarından, evrensel ilerleme ya da kurtuluş fikrinden, bilimsel açıklamanın başvurabileceği tekil çerçeveler, büyük anlatılar ya da nihai zeminlerden kuşku duyan bir düşünce tarzıdır. Postmodenlik, Aydınlanma'nın bu normlarına karşı dün­yanın olumsal, temelsiz, çeşitli, istikrarsız, belirlenmemiş nitelikte ve bir dizi dağınık kültürlerden ya da yorumlardan ibaret olduğunu bildirir; bu da hakikat, tarih ve normların nesnelliği, doğanın verili oluşu ve kimliklerin tutarlılığı hakkında belli ölçüde bir kuşkuculuğu besler.
Postmodernizm :

Postmodernizm, kaynağı ne olursa olsun (bu kaynak "sanayi sonrası"toplum, modernliğin en sonunda güvenilirliğinin yitirmesi esi, avangardın nüksetmesi, kültürün metalaşması. canlı yeni politik güçlerin ortaya çıkması, toplum ve özne konusundaki belli klasik ideolojilerin çökmesi vb. olabilir), aynı zamanda ve esasen ya unutulmaya terk ettiği ya da gölgesiyle kapışmaya asla son vermediği bir politik fiyaskonun ürünüdür
Postmodernizm, politik açıdan farklılık, çoğulluk ve kültürümüzün alacalı bulacalı doğasını hoşnutlukla karşılamamız gerektiğine inanır ve bazı postmodernistler de dünyanın belirli bir varoluş tarzına sahip olmayışını tüm bunların 'ontolojik' gerekçesi olarak sunar.
Postmodernlik klasik hakikat, akli, kimlik ve nesnellik nosyonlarından, evrensel ilerleme ya da kurtuluş fikrinden, bilimsel acıklamanın başvurabilecegi tekil cerçeveler,
büyük anlatılar ya da nihai zeminlerden kuşku duyan bir düşünce
tarzıdır
Post kapitalizm-ve Postmodernizm ilişkisi

Oyuncul parodik popülist ruhuyla postmodernizm, yüksek modernizmin yıldırıcı sofuluğunu mütevazılığa zorlamış ve böylelikle meta biçimini taklit ederken pazarın yarattığı çok daha sakatlayıcı sofulukları perçinlemeye başarmıştır.
Postmodernizm,bir çağ değişikliği yaratan bu değişimi ‘’yüksek’’ kültür ile ‘’popüler ‘’ kültür arasındaki sınırların yanı sıra sanat ile günlük yaşam arasındaki sınırları da bulanıklaştıran derinlikten yoksun,merkezsiz,temelsiz,özdönüşümsel,oyuncul,
türevsel,eklektik,çoğulcu bir sanatta az ya da çok yansıtan bir kültürel üsluptur.
--reklam--
Postmodernizmin Yanılsamaları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Postmodernizmin Yanılsamaları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Terry Eagleton - Postmodernizmin Yanılsamaları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Postmodernizmin Yanılsamaları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Terry Eagleton Kimdir?
Terence "Terry" Eagleton (d. 22 Şubat 1943, İngiltere), İrlanda asıllı İngiliz akademisyen ve yazar. Edebiyat ve kültür teorileri uzmanı. Özellikle Marksist edebiyat kuramı üzerine çalışmaları ile tanınır. Şu anda Manchester Üniversitesi'nde görevlidir.

Eagleton'ı özgün bir edebiyat kuramcısı olarak düşünmek mümkündür. Marksizm'e dayalı materyalist bir eleştiri teorisi oluşturmaya çalışmıştır. Kurduğu Marksist teori birçok eleştirmenin çalışmalarının kuvvetli ve etkili yönlerinin sentezinden oluşmaktadır. Genelde modernite ve modernizm üzerine eğilmektedir. Postmodernizme temel olarak itiraz etse de, yine de tümden yadsımamaktadır.

Eagleton doktorasını Cambridge Üniversitesi, Trinity Koleji'nde yaptı. Marksist edebiyat eleştirmeni Raymond Williams'ın öğrencisiydi. Kariyerine 19. ve 20. yy edebiyatları üzerine çalışarak başladı. Sonradan Williams'ın Marxist edebiyat kuramına yöneldi. Oxford Üniversitesi'nin Wadham, Linacre ve St. Catherine's Kolejleri'nde görev aldı. 1960'larda Slant etrafında toplanan sol eğilimli bir Katolik gruba katıldı ve birkaç teolojik makale ve bir de kitap yazdı, Towards a New Left Theology (Yeni Bir Sol Teolojiye Doğru). Bu eserin Türkçe çevirisi bulunmamaktadır.

Daha yakın bir zamanda Eagleton kültürel çalışmaları daha geleneksel edebiyat teorisiyle birleştirdi. Son zamanlardaki yayınları teolojik alanlara tekrar ilgi duyduğunu gösteriyor. Eagleton üzerindeki önemli bir diğer etki de psikanaliz oldu ve İngiltere'de Slavoj Zizek çalışmalarının önemli bir savunucusudur.

Halen New Statesman, Red Pepper ve The Guardian gibi önde gelen İngiliz yayınlarında politik olaylar üzerine yorum yazıları yayınlanmaktadır.
--reklam--
Terry Eagleton Kitapları - Eserleri
Azizler ve Alimler
William Shakespeare
İngiliz Romanı
Hayatın Anlamı
İdeoloji
Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru
Edebiyat Olayı
Marksizm ve Edebiyat Eleştirisi
Tatlı Şiddet
Kötülük Üzerine Bir Deneme
Şiir Nasıl Okunur
Marx Neden Haklıydı?
Kültür Yorumları
Kuramdan Sonra
Estetiğin İdeolojisi
Postmodernizmin Yanılsamaları
Edebiyat Kuramı
Tanrı'nın Ölümü ve Kültür
Edebiyat Nasıl Okunur
Aykırı Simalar
İyimser Olmayan Umut
Kapı Bekçisi
Milliyetçilik Sömürgecilik ve Yazın
Güç Mitleri
Radikal Kurban
Eleştiri ve İdeoloji
Kültür
Eleştirmenin Görevi
Mizah
Akıl, İnanç ve Devrim
Trajedi
--reklam--
Terry Eagleton Alıntıları - Sözleri
Belki de hayatın anlamı nefes alıp vermek kadar basit ve farkında olmaksızın şu an yapmakta olduğum bir şeydir. (Hayatın Anlamı)
Bilgi, alışkanlık ve töre ürünüydü. Ahlak da, benzer şekilde, hiçbir metafizik temeli olmayan bir insan icadıydı. (Tanrı'nın Ölümü ve Kültür)
Sanat, güncel toplumsal sorunlardan ne kadar uzaklaşırsa o kadar siyasileşir. (Kültür)
Kısaca kültür, diğer insanlardır. (Kültür Yorumları)
Nasıl bilimde bir doz mitoloji varsa mitte de Aydınlanmacı bir öğe vardır. (Akıl, İnanç ve Devrim)
Karnaval keşmekeşi, tersyüz etme küstahlığı, putkırıcılığın kıkırdayışı: Bunlar tarihsel materyalizm için çelişkinin şakası ve onun haz verici salımı olan derin komedinin alternatifleri değil, uğraklarıdır. (Walter Benjamin ya da Bir Devrimci Eleştiriye Doğru)
Kafayı çekiyorlardı. Yattıkları yerden aşağılanmanın acısını çekmektense, bu acıyı sırtlanmış oluyorlardı böylece. (Azizler ve Alimler)
kendilerini kendi sırtlarında günlük bir yük gibi taşıyorlardı. (Azizler ve Alimler)
Egoistlik doğal halimizdir; iyi olmak ise hayata dair bir dizi karmaşık beceri öğrenmemizi gerektirir. (Kötülük Üzerine Bir Deneme)
"Birinin acısını paylaşmakla (sempati) hislerini hissetmek (empati) farklı şeylerdir." (Edebiyat Nasıl Okunur)
İnsani kudretlerin modern çağdaki kadar serbest bırakıldığı başka tarihsel bir dönem yoktur; bunun sonucu olarak zincirlerinden boşaldığı o kudretlerce böylesi hükmedilme riski altında olduğu bir başka dönem de yoktur. Max Weber’in öne sürdüğü gibi, “Antik dönem tanrıları akın akın, büyübozumuna uğramış ve böylece gayrişahsi güçler haline gelmiş olarak mezarlarından çıkıyor, hayatlarımız üzerinde egemenlik kurma mücadelesi veriyor ve birbirlerine karşı ezelden beri devam eden savaşlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar.” (Trajedi)
Gelişmiş kapitalist sistem doğası gereği tanrıtanımazdır. (Akıl, İnanç ve Devrim)
İyimserlik midemi bulandırıyor. Tam bir sapkınlık. Cennetten düştüğü günden beri insanın evrendeki işi bihakkın ıstırap çekmek olmuştur (İyimser Olmayan Umut)
Tanrı ve evren toplanınca iki etmez. (Akıl, İnanç ve Devrim)
“Tanrı’dan özerkliğini çekip alan insanlık, karşılığında tahtından Söylem ile indirilecektir.” (Edebiyat Olayı)
Amerikan gençliginin konuşması- garip, iğrenç, acayip, ürkünç:- gerçekten de, modernizm ortaya çıkmadan önce edebi gerçekliliğini bulabileceğimiz en yetenekli hasmı olan Gotigin söylemidir. Kötü niyetli baronlar, şehvet düşkünü papazlar, kurban edilmiş bakireler, ürkütücü harabeler, küf kokan zindanlar: Bu abartılı tiyatro eserleri büyük edebiyat türleri olarak- özellikle akıl çağında baskı altındakileri temsil eden kadınların bakış açısından görülmüyor olsalar bile -aydınlanma anlayışının radikal eleştirisini dile getirmişlerdir.. Gotik, grotekstin merhametsiz ışıltısının yarattıgi ucube bir gölge, endişelerini ve bir türlü vazgeçemedikleri hayallerini kurguya emanet etmiş olan bir orta sınıf toplumunun politik bilinçsizliğidir. (Aykırı Simalar)
Edebiyatta yaşanan yeni bir işbölümüyle roman, şimdi fikirler ve kurumlarla ilgilenen bir toplumsal form ola­rak görülmeye, şiirin ise kişisel hisleri muhafaza ettiği düşü­nülmeye başlanmıştı. Sanki lirik şiir bütün şiir türünü tanım­lıyor gibiydi. (Şiir Nasıl Okunur)
Hegel konusunda fazla bir şey bilmese de, Henry'nin de kendine göre bir felsefesi vardı. Kimi zamanlar, 'Burada bir tek biz yokuz,' diyerek kendi görüşünü bildirirdi. 'Burada' sözcüğüyle, çalıştığı mağazayı değil, evreni kastediyordu. Onda ayrıca, depoda çalışan ve kendisinden daha pragmatik olan iş arkadaşlarını rahatsız eden, yaslı ve metafizik bir taraf da vardı. Böylesine geniş kozmik yorumlarında, pezevenkçe bir şey vardı. Cinselliğe ve kadınlara o kadar düşkün değildi, ama cebinde, 'yetmiş altı santimlik kontrol edilemez bir alete' sahip Korsikalı bir balıkçı hakkında yazılan bir gazete haberinin küpürünü saklardı. Depodaki erkekler, bu uzunluğun gevşekken mi yoksa sertken mi ölçüldüğü konusunda ateşli tartışmalara girerlerdi. Fakat Henry'nin bu canavarımsı organa duyduğu ilginin, cinsellikle değil, bilimsellikle ilgili olduğunu hissediyordum. Bu, onun evrene duyduğu ilginin bir parçasıydı. Aynı zamanda, iş arkadaşları tarafından tartışılan çok kültürlü biriydi. Bana bir defa, etnik gruplara karşı olmadığını söylemişti. 'Lehler, İskoçlar, Amerikanlar, Hintliler, Yunanlılar ve hepsi.' Sonra bir süre düşünmüş ve eklemişti: 'Engelleyici İtalyanlar.' Liberal bir çoğulcuydu, fakat eleştiriden de uzak durmazdı. Bu da ortak yanlarımızdan biriydi. (Kapı Bekçisi)
Kanserin tedavisini muhtemelen bulacağız ama cinayetin değil. (İyimser Olmayan Umut)
İçinde yaşadığımız, Beckett'ın oyunlarını andıran evrendi, hem özenli hem de saçmaydı. Her şey hem açık seçik hem de silikti, tuhaf bir gizem ve saydamlık karışımından oluşuyordu. (Kapı Bekçisi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/postmodernizmin-yanilsamalari-terry-eagleton-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)