# Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler - Rıfat Ilgaz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler kimin eseri? Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler kitabının yazarı kimdir? Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler konusu ve anafikri nedir? Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler kitabı ne anlatıyor? Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler kitabının yazarı Rıfat Ilgaz kimdir? İşte Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/rifat-ilgaz-secme-siirler-rifat-ilgaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-17T04:00:59+03:00
- Güncelleme: 2022-02-17T04:00:59+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/17/rifat-ilgaz-kimdir-rifat-ilgaz-kitaplari-ve-sozleri-154601.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Rıfat Ilgaz 
 Yayın Evi: Adam Yayınları 
 İSBN: 9789754184686 
 Sayfa Sayısı: 71 

Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kasabamız
Martıların düşürdüğü tohumdan
Filizlendiğine inandığım kasabamız
Yosun kokardı evleri
Çarşıları midye kokardı
Çekirdeği çölden gelen mescitin
Boy attığına şaşardım
Bu deniz yüklü havada
Nedense gelişemedi bir türlü
En şirin yerine dikilen
İrili ufaklı mezar taşları
Belki de ölüler böyle istiyor.
(1940)

Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler Alıntıları - Sözleri
Yoklama defterinden öğrenmedim sizi,
benim haylaz çocuklarım!
Sınıfın en devamsızını
bir sinema dönüşü tanıdım,
koltuğunda satılmamış gazeteler...
Ben ölmedim...
Beni öldürmediler de;
Yaşıyorum, yaşıyorum işte,
At kıçında sinek gibi,
Töööbe, töbe!
Sevince alabildiğine sevmeli
Yoksun sevgilerle değil böyle
Bir elmayı dişler gibi diri diri
Ama genç ama ak saçlısın
Evrene bir şey katmalı sevdin mi
Bakkal köşe başındadır;
iki aydır kalem sürülmedi
Öğretmen Rıfat Bey'in hesabına,
toplam çizgisi çekildiği halde
borcu silinemedi;
nasıl geçersin önünden!
Her işe aklı yatan çocuğum,
kalktığın zaman tahtaya
yüzünün kızarması neden?
Ayağında sağlamca bir pabuç
sırtında bir ceket yok diye mi?
Ne var bunda sıkılacak,
utanmak bize düşer çocuğum!
Eğer çalışmadığın içinse,
bildiklerin sana yeter,
notun eskiden verilmiş,
bilmediğin şahıs zamirleri olsun!
Göremedik sıkıntısız yaşandığını,
Rahatın şiirini yazamadık.
Ne kadar uzak
Heveslerimle içli dışlı yaşamak,
İştahımın gücünden arta kalan
Yarım dilim ekmekten utanıyorum
Açların boyun büktüğü memlekette
Kişi özgürlükten laf etmemeli
Gülü seven katlanır dikenine...
Ne yapalım
Emrindesin insanı hiçe sayanların
Bir liseli talebeyle vurulu bileklerin
Kırk mahkûmun sürüklediği zincire.
Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak,
Kitaplar suç ortağınız!
Üç odalı bir ev kiraladığım gün,
kurtulacak kitaplarım
merdiven altındaki şeker sandığından.
Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun
Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
İnsan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder
Ne gelirse onlardan gelir bana
Rıfat Ilgaz
Leylak leylak bakıyorsun gözlerimin içine
ölümsüz bir mevsim oluyorsun.
"Elim birine değsin,
Isıtayım üşüdüyse
Boşa gitmesin son sıcaklığım!"

Ataköy, 19. XI. 1991
Rıfat Ilgaz
Ne demiş en büyük ozanımız
Neden kulak vermiyorsunuz sesine
Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi,
Ve bir orman gibi kardeşçesine?

Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Daha çok mizahi öykü ve romanlarından tanıdığım Rıfat Ilgaz'ın şiirlerini ilk defa okudum ve beğendim. Şiirlerinde toplumsal yergi, toplumsal dengesizlikleri, çelişkileri, gizli_açık sömürgeleri anlatıyor. Şiirlerinin sonunda yazarın şiir hakkındaki düşüncelerine yer verilmiş. Ve kısa yaşam öyküsü eklenmiş. Yaşadığı dönemdeki topluma ayna tutmuş şiirlerinde. Şair Rıfat Ilgaz'ı tanımak için okunacak bir eser. (Mehmet DOĞAN) 
Rıfat Ilgaz'ın şiirlerinden seçmeler ve şiir hakkında düşünceleri ile yaşam öyküsünün yer aldığı bir kitap. Toplumsal şiirler var kitapta ki zaten kırklı yılların toplumcu şairleri arasında yer almış. Aşk-meşk arıyorsanız şiirler de aradığınız kitap bu değil. (ihtiyar) 
Halkın sıradan insanların hayatı anlatılır Rıfat Ilgaz şiirinde. Vitrinleri seyreden yoksullar, geride miras değil borç bırakarak ölen küçük memurlar, kapıcılar, komşular, emekliler Ilgaz'ın konuklarıdır. Yoksulluk edebiyatı değildir şairin yaptığı; tam tersine yaşamın zenginliğini anlatır. Mensup olduğu kültürün, sınıfın ve davanın propagandasını yaparken 'inanma tekniğini ve inanma kalitesini' yüksek tutmuştur Rifat Ilgaz. Bunu da belli bir kurala bağlamamış- tır. 12 Eylül'den sonra doğduğu kentin sokaklarında, onca yaşına karşın sokaklarda kelepçeyle gezdirilirken de, savcinın "Neden Aydınlık'ta yazıyorsun?" sorusuna, "Aydınlıkçıyım da ondan!" derken de inanma kalitesini hep yüksek tutmuştur.
Aragon, 'Chagall' adlı şiirinde ressamlardan ve tablolardan söz eder. Geyiği parçalayan köpeklerin, yaprakların ve incirin, kuşların ve gökyüzünün, hatta kumarbazın gözündeki kısık ışığın bile res- mini yapmıştır onlar. Şair, hepsinden büyük bir hayranlıkla söz eder. Şiirin son dizesinde ise şöyle der: "Ama Chagall oldu kavuşturan sevdalıları." Rifat llgaz için de şöyle demek gerekli belki de:
"Rifat Ilgaz oldu."
Hepimiz ona çok şey borçlu. (red john) 

Kitabın Yazarı Rıfat Ilgaz Kimdir?
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.

Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.

1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.

Rıfat Ilgaz Kitapları - Eserleri
Karartma Geceleri
Halime Kaptan
Hababam Sınıfı
Sarı Yazma
Hababam Sınıfı Uyanıyor
Apartıman Çocukları

Şeker Kutusu
Nerde O Eski Usturalar
Meşrutiyet Kıraathanesi
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
Pijamalılar
Hababam Sınıfı İcraatın İçinde
Garibin Horozu

Hababam Sınıfı Baskında
Karadeniz'in Kıyıcığında
Don Kişot İstanbul'da
Yıldız Karayel
Bacaksız Okulda
Sınıf
Bacaksız Paralı Atlet

Bacaksız Kamyon Sürücüsü
Bütün Şiirleri 1927-1991
Dördüncü Bölük
Yokuş Yukarı
Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra
Bacaksız Tatil Köyünde
Sosyal Kadınlar Partisi

Bacaksız Sigara Kaçakçısı
Kumdan Betona
Yaşadıkça
Hoca Nasrettin ve Çömezleri
Çalış Osman Çiftlik Senin
Radarın Anahtarı
Öksüz Civciv

Yarenlik
Rüşvetin Alamancası
Nerede Kalmıştık
Cankurtaran Yılmaz
Devam - Şiirler 1953
Cart Curt
Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler

Satılmışlar
Ocak Katırı Alagöz
Soluk Soluğa/ Karakılçık/ Uzak Değil
Kulağımız Kirişte
Güvercinim Uyur mu
Üsküdar’da Sabah Oldu
Küçükçekmece Okyanusu

Haydi Yolunuz Açık Olsun
Uzak Değil
Durmak Yok
Bunadı Bu Adam
Fedailer Mangası
Krallar ve Kurallar
Şevket Ustanın Kedisi

Çocuk Bahçesi
Altın Ekicisi
Bütün Şiirleri 1937-1983
Çok Küçüğüm Daha Ben
Kesmeli Bunları

Rıfat Ilgaz Alıntıları - Sözleri
Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar. (Sosyal Kadınlar Partisi)
Topladığımız gönül çiçekleri
Kucağımızda sararıp solar
Utanır da veremeyiz
Sunamayız dilimiz dolaşır
Oysa neler düşlemişizdir geceden. (Ocak Katırı Alagöz)
"Bakın şu miskinlere, Hababam Sınıfı değil, Hababam Taburu be !" (Hababam Sınıfı)
Sait ne zaman Haluk’la ikimizi bir arada görse süzerdi onu: "İşte benim ustam!" derdi. "Bana gazeteciliği öğreten ilk adam!" (Yokuş Yukarı)
Annem kahve! Emrini alinca, hemen sürerdi cezve yi kahve gelince bos zamanlarinda sardığı sigaralardan birini çıkarır hanım ateş.. Emrini verirdi. Ben kibriti kapıp koşarsam beni terslerdi. Annem karşısında süzüm süzüldukce keyiften bayilirdi. Zevk sahibiydi babam Sandalcı Hamit. (Nerde O Eski Usturalar)
Ben ölmedim
Beni öldürmediler de
Yaşıyorum yaşıyorum işte
At kıçında sinek gibi
Tööbe töbe (Uzak Değil)

Neyimize gerek bizim siyaset.! (Haydi Yolunuz Açık Olsun)
Doğru! Dünyanın parası var İsviç­re'de. Bizimkilerin paraları bile orda! (Hababam Sınıfı Baskında)
"...Ben bugüne kadar tavuk bile kesmedim. Hep bizim büyük hanım keser tavukları."
"Tavuğu kadına mı kestiriyorsun?"
"Kime kestireyim ya?"
"Yenmez kadının kestiği tavuk."
"Pişirdiği pilav yenir de kestiği tavuk mu yenmez,haaa?"
"Asla yenmez."
"Ben yedim oldu Muhzır Efendi. Sana buyur edersem yeme!" (Hoca Nasrettin ve Çömezleri)
Ben kaçıyorum anladın mı, resmen kaçıyorum insanlardan. (Şeker Kutusu)
Poker denilen oyun da particilik gibi… Cebin dolu oldu mu, salla sallayabildiğin kadar. Bu oyunun aslı esası palavra! (Şeker Kutusu)
Gel, değmeden birbirine ellerimiz,
sen günlük işlerinden konuş,
ben sana masallar anlatayım
gelecek günlere dair. (Yarenlik)
"-Sanat gösterisi yapmıyormuşuz da biz ne yapıyormuşuz?
-Gövde gösterisi..." (Dördüncü Bölük)

Açlık ,ekmeğin katığıydı … (Karadeniz'in Kıyıcığında)
Ne demiş en büyük ozanımız
Neden kulak vermiyorsunuz sesine
Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi,
Ve bir orman gibi kardeşçesine? (Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler)
"Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm." (Sosyal Kadınlar Partisi)
...Aynı bunalımlı günleri birlikte yaşadığımız halde adımı ancak kaşıntılı günlerinde anımsayan dostlara inat! (Yokuş Yukarı)
..Yağlı güreşteki dinç güreşçilere benziyordu balık.Ele,avuca sığmıyordu... (Küçükçekmece Okyanusu)
Allah, bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar. (Apartıman Çocukları)
... değişen hiçbir şey yoktu eğitim, öğretim alanında. Her şey olduğu gibi, bütün düzensizliğiyle sürüp gidiyordu. (Hababam Sınıfı Baskında)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/rifat-ilgaz-secme-siirler-rifat-ilgaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)