# Rönesans Avrupası - Halil İnalcık Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Rönesans Avrupası kimin eseri? Rönesans Avrupası kitabının yazarı kimdir? Rönesans Avrupası konusu ve anafikri nedir? Rönesans Avrupası kitabı ne anlatıyor? Rönesans Avrupası PDF indirme linki var mı?  Rönesans Avrupası kitabının yazarı Halil İnalcık kimdir? İşte Rönesans Avrupası kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ronesans-avrupasi-halil-inalcik-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-19T22:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-19T22:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/19/halil-inalcik-kimdir-halil-inalcik-kitaplari-ve-sozleri-226506.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Halil İnalcık 
 Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları 
 İSBN: 9786053602644 
 Sayfa Sayısı: 400 
--reklam--
Rönesans Avrupası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rönesans tarihini Batı dillerinden çevrilmiş kaynaklardan okuyanlar, konuyu adeta tümüyle Batı ve Orta Avrupa'da, bu bölgenin iç dinamikleriyle başlayıp bitmiş bir süreç olarak algılar. Oysa Halil İnalcık'ın Ankara Üniversitesi'nde yıllarca okuttuğu, “Rönesans Tarihi” derslerini izleyenler, Osmanlı Türklerinin de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu gözlemlemişlerdir.

Rönesans Avrupası, işte bu dersin notlarının, elden geçirilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bir yapıt. Rönesans ve Reform süreçlerinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa tarihini nasıl etkilediğini vurgulamasıyla, benzerlerinden oldukça farklı bir çalışma. Bir yandan Bizans'tan Avrupa ülkelerine iltica ederek hümanizmin önünü açan bilim adamlarının öykülerini gerçeklik zeminine oturturken, bir yandan da Osmanlıların siyasi dengeler üzerinden, bu süreçte doğrudan ve nasıl önemli bir pay sahibi olduğunu gözler önüne seriyor. Bu çalışma Osmanlıların, bundan sonra yazılacak Avrupa tarihlerinde “karşı taraf” değil, taraflardan biri olarak yer alması gerektiğini belirterek, genç kuşak tarihçilerin ufkunu açmak savında. 

Çalışmanın ikinci bölümü, Türkiye'nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci ise, Rönesans'ın ve hümanizmin Osmanlı-Türk tarihindeki yansımalarına odaklanıyor: 

Fatih Sultan Mehmed'in İtalya ve hümanizm öncüleriyle yakın ilişkisi, bu ilişkinin II. Bayezid ile zayıflayışı, Batılılaşmanın Osmanlı İmparatorluğu'nda topçuluk ve denizcilik gibi pratik alanlarda süregelişi, Lâle Devri ile Batı üstünlüğünün kabul edilişi, Tanzimat ile hukuk ve idarede güçlü bir Batılılaşma sürecinin başlayışı ve nihayet Atatürk devrimleriyle tam Batılılaşma hedefinin millî bir kültür dönüşümü haline gelişi... 

Halil İnalcık bu eserinde, Batılılaşma hareketinin yakın tarihimizdeki gelişim sürecini, tanınmış sosyologların analizleriyle de değerlendirerek son gelişmelere ışık tutmaya çalışıyor. Bu süreçte Cumhuriyet tarihinde yaşanan çalkantılara değiniyor ve Suat Sinanoğlu'nun savunduğu, Türk hümanizm hareketinin tam Batılılaşmanın ön koşulu olduğu görüşünü de ayrıntılı biçimde ele alıyor.
--reklam--
Rönesans Avrupası Alıntıları - Sözleri
Tarih, insanın eseri olan gelişmeyi inceler.
Hümanistleri koruyan açık düşünceli Fâtih Sultan Mehmet sarayında Yunanca eserlerle bir kütüphane kurmuştur.
Büyük kaşif Vasco de Gama, aynı zamanda büyük bir zalim idi; Müslümanların burun, kulak ve ellerini kesip padişaha gönderir, esirleri diri diri yakardı.
Amerika'nın keşfedilmesiyle Avrupalılar dünyaya yayılmıştır.
Fatih zamanında, Türk asıllı İran hükümdarı Uzun Hasan ile Venedikliler arasında, Osmanlı'ya karşı anlaşmalar vardı.
İtalya'daki Roma Helen Kültürü, zengin ve tüccar kentler, bankerlik, İstanbul'un fethinden kaçan entelektüeller, doğan Burjuvazi ve Kapitalizm için önemli birikim sağlamıştı.
Tarih, insanın eseri olan gelişmeyi inceler.
15. Yy. Sonlarında Avrupa'da ECCE HOMO ('İşte İnsan'; bireyin önemi), HUMANITAS (İnsana yönelik felsefe), ZEITGEIST (Zamanın Ruhu) ve VOLKGEIST (Toplumun Ruhu) düşünceleri; Rekabet, Burjuvazi, Kredi Kuruluşları, Reform ve Özgür Sanat kavramları öne çıktı.

 Eskinin kalıntıları denilebilecek Aristokrasi ve Ruhban Sınıfının ayrıcalıkları, Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu ve Loncalar ise etkinlikleri azalarak 19. Yy. A kadar devam etti.
Papalar, bu dönemde ahlaksız tüccar papalara dönüştü.
15. YY. İtalya'sında, Monarşi, Oligarşi, Teokrasi, Tiranlık ve Demokrasi gibi 5 ayrı sistemle yönetilen kent-devletler vardı ve kentler arası rekabet şiddetliydi.
Haçlı seferinin sonucundan pek emin olmayan Papa (II. Pius) dikkate değer bir başka girişimi de Hıristiyanlığın İslam’a üstünlüğünü savunan uzun bir mektupla (Epistola ad Mahomatem II) Fatih Sultan Mehmed’i Hıristiyan olmaya davet etmesidir:
“Hıristiyan olursan Roma İmparatoru unvanına hak kazanırsın” diyordu.
Tarih, insanlığın özel kişiliğinin oluşumunu gösterir. Yani modern tarih tüm geçmişi içinde taşır. Bunun içindir ki, tarihte geçmiş ile ilgisi kalmamış bir an, bir durum gösterilemez.
12. YY.'dan itibaren Moğollarla İslama karşı ittifak halinde olan Avrupa, 15. YY'da çok güçlenen Osmanlı'ya karşı yardım istemek üzere Çin İmparatoru'na Cristopher Colombus'u gönderdi.
1484'te papalığa yükselen 8. Innocent'in birçok karısı vardı. Kasasına para toplamak için rüşvetle dağıttığı Papalık memuriyetlerini gereğinden fazla çoğalttı. Hatta şimdi kardinaller, çok çirkin pazarlıklarla seçiliyorlardı.
Büyük kaşif Vasco de Gama, aynı zamanda büyük bir zalimdi; müslümanların burun, kulak ellerini kesip padişaha gönderir, esirleri diri diri yakardı.
--reklam--
Rönesans Avrupası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Halil Hocanın eserlerindeki genel yapıyı bilirsiniz; O her zaman tarih disiplininin belli başlı prensiplerine uygun şekilde akademik bir çalışma ortaya koyar. Kaynaklara bağlıdır ancak bunları sorgular ve okurunu araştırıp incelemeye yöneltir.Ele aldığı konuya özgün ve titiz bir yorum getirir.Daima çok yönlü yazar, bir meseleye asla tek boyuttan bakmaz.Farklı ve güçlü bir bakış açısı vardır.Tarihi Olay ve Olguları çağın şartlarına göre değerlendirir.Objektifliğini korur .Yanlışı ve doğruyu irdeler.Her olayın gelişim evresine kısa veya uzun mutlaka değinir.Konu ile alakalı alt ve üst başlıklara da mutlaka yer vermeye çalışır.Modern dönemlerin tarih ilim ve değerlerine de aynı ölçüde uygun yorum ve değerlendirmeler yapar...

Halil İnalcık Hocamız ,Rönesans Avrupası adlı bu çalışmasında Rönesans’ın Doğum yeri Floransadan başlayarak Tarihsel Süreç içinde Avrupa’nın Rönesans serüvenini olabilecek en iyi ve kapsamlı biçimde izah etmeye gayret eder.Eser aynı zamanda Reform sürecine ve Avrupa’nın siyasi -sosyal yapısına da değinerek bölge bölge konunun ne şekilde oluşum gösterdiğini ortaya koyuyor.Bu da bize mevcut konunun ilk ortaya çıktığı halini gelişimini sonuçlarını değerlendirme fırsatı sunuyor.En sevdiğim noktası diğer eserlerine nazaran burada kullanılan yazım tarzının daha akıcı olmasıydı ki bu durum eserin herkes tarafından kolayca okunup anlaşılacak bir tarza sahip olduğunu gösteriyor.
Avrupa ‘nın Rönesans ve Reform süreçlerinden önce ve sonraki siyasi -sosyal- kültürel alanda yaşadığı değişim ve gelişimi incelemek isteyenler için eşsiz bir kaynak .Tüm tarih ve tarih sevenlere tavsiye ederim mutlaka okuyup bu ilmi feyizlere mahsar olunuz (Asi) 
Rönesans tarihini Batı dillerinden çevrilmiş kaynaklardan okuyanlar, konuyu tümüyle Batı ve Orta Avrupa'da, bu bölgenin iç dinamikleriyle başlayıp bitmiş bir süreç olarak algılar. Çalışmanın ikinci bölümü, Türkiye'nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci ise, Rönesans'ın ve hümanizmin Osmanlı-Türk tarihindeki yansımalarına odaklanıyor: Fatih Sultan Mehmed'in İtalya ve hümanizm öncüleriyle yakın ilişkisi, bu ilişkinin II. Bayezid zayıflayışı, Batılılaşmanın Osmanlı İmparatorluğu'nda topçuluk ve denizcilik pratik alanlarda süregelişi, Lâle Devri Batı üstünlüğünün kabul edilişi, Tanzimat hukuk ve idarede güçlü bir Batılılaşma sürecinin başlayışı ve Atatürk devrimleriyle tam Batılılaşma hedefinin millî bir kültür dönüşümü haline gelişi... (Atilla YALÇIN) 
Eser, Halil İnalcık hocanın DTCF'de Rönesans Tarihi ders notlarının derlenmesiyle oluşturulan bir kitap, iki bölümden oluşmakta olup ilk bölümde Rönesans Avrupa'sının oluşum sürecinden Okyanus devrimine kısaca değinip Rönesans ve Reformu gelişimi, İtalya,Fransa, Almanya, İspanya,Portekiz ve İngiltere'nin o dönem ki durumlarına Avrupa'nın sürekli kendi içlerinde sürekli bir rekabette olduğu, şehir devletlerinin ve soylu ailelerin aristokrat sınıflarının şehir devletlerini yönetip Avrupa'da genel birlikteliğinin sağlanamaması, yaşanılan rekabetlerin ekonomik gelişmeyi tetiklediğini Okyanus devriminin yaşanması, İspanya'nın elinde bulundurduğu güç ve Fransa ile çekişmeleri, Fransa'nın ve İspanya'nın İtalya şehirleri üzerindeki emelleri, Floransa'da ki Medici ailesinin Rönesans'a yaptığı katkılar, Protestanlığı doğuşu, Calvinizm,Luthercilik Alman reformist yapısı, hollanda ve fransa da çıkan iç isyanlar, Katolik-Protestan mezhep savaşları gibi genel olarak Avrupa'nın bugün ki geldiği noktanın altındaki yatan yaşanmışlıklara kısa kısa değinip kitabın ikinci bölümünde Türkiye'nin batı ile özdeşleşme süreci ile ilgili ufkumuzu açacak bir çok konuya değinilmiştir. Gökalp-Toynbee mukayesesi, Huntington medeniyetler çatışması, Marx, Weber ve Durkheim fikir etkileri üzerinde millet,medeniyet ve yenileşme batıyla etkileşime girilme sürecini, Atatürk'ün yaptığı yenilikler ardından gelişen süreç uluslararası organizasyonlara katılım,darbeler,sağ-sol çatışması ve bugün Türkiye'nin geldiği nokta ile sonlanan çok bilgilendirici nispeten kısa ve öz bilgiler içeren, ilgisi dahilinde kesinlikle okunması gereken bir eserdir. (BERK ÜNAL) 
--reklam--
Rönesans Avrupası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Halil İnalcık - Rönesans Avrupası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rönesans Avrupası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Halil İnalcık Kimdir?
İnalcık, aslen Kırım Tatarı'dır. Balıkesir Muallim Mektebi'ni tamamladı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yeni Çağ Tarihi bölümünde yükseköğrenimine başladı. 1942 yılında "Tanzimat ve Bulgar Meselesi" adlı doktora tezini verdi. Uzun yıllar aynı Fakültede Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine dersler verdikten sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü'ne "Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü" olarak davet edildi.

1973 yılında meşhur kitabı The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600 yayımlandı. Yurtiçi ve dışında çeşitli üniversitelerden fahri doktora payeleri aldı. 1993 yılında Bilkent Üniversitesi'ne davet edildi ve burada Tarih bölümünü kurdu. Yazdığı makale ve kitaplarla Osmanlı İmparatorluğu tarihi üzerinde tartışılmaz bir otorite haline gelen Prof. Dr. Halil İnalcık Bilkent Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölümü'nde yüksek lisans ve doktora ögrencilerine seminerler verdi.

Hayatı ve tarihçiliğini anlattığı Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık Kitabı adlı söyleşi kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından 2005 yılında yayımlanmıştır.
--reklam--
Halil İnalcık Kitapları - Eserleri
Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606)
Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler
Devlet-i Aliyye - Tagayyür ve Fesâd (1603-1656)
Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)
Atatürk ve Demokratik Türkiye
Osmanlı'da Devlet, Hukuk ve Adalet
Şâir ve Patron
Devlet-i Aliyye - Köprülüler Devri
Devlet-i Aliyye - Âyânlar, Tanzimat, Meşrutiyet
Osmanlılar
Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı
Rönesans Avrupası
Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet
Osmanlı ve Modern Türkiye
Osmanlı ve Avrupa
İmparatorluktan Cumhuriyete
Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481)
Kuruluş - Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak
Tarihçilerin Kutbu
Fatih Sultan Mehemmed Han
Halil İnalcık'ın Merceğinden Osmanlı
Has-Bağçede Ayş u Tarab
Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci
Osmanlılar ve Haçlılar
Tarihe Düşülen Notlar
Tanzimat ve Bulgar Meselesi
Osmanlı İmparatorluğu
Tanzimat
Türklük Müslümanlık ve Osmanlı Mirası
Doğu Batı-Makaleler 1
Osmanlı İmparatorluğu: Toplum ve Ekonomi
Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi - Cilt 1
Akademik Ders Notları
Söyleşiler ve Konuşmalar
Adalet Kitabı
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1
Osmanlı Hakimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar
Kırım Hanlığı Tarihi Üzerine Araştırmalar 1441-1700
Doğu Batı-Makaleler 2
Osmanlı İdare ve Ekonomi Tarihi
The Ottoman Empire and Europe
İstanbul Tarihi Araştırmaları
Osmanlı İmparatorluğunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi - Cilt 2
Devlet-i ‘Aliyye
Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân
Halil İnalcık Seti
Türkiye Tekstil Tarihi Üzerine Araştırmalar
Bursa Araştırmaları
Kemal Atatürk Değişim ve Uluslaşma Süreci
The Ottoman Empire
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1
The Survey of Istanbul 1455
Osmanlı İmparatorluğu (2CİLT)
Tarih ve Akademi
Osmanistik Bilimi’ne Katkılar
--reklam--
Halil İnalcık Alıntıları - Sözleri
Bahar geldi, bahar geldi
Sevinelim sevinelim
Dallarda hep bülbüller çağlar
Gelincikler, papatyalar
Uçuşur nazlı kelebekler
Sevinelim sevinelim
Neşe ile bu baharı yad edelim. (Tarihçilerin Kutbu)
Leibnitz'in planı şu şekilde hazırlanmıştı: Osmanlı tehdidi karşında geleneksel Avrupa Hıristiyan birliğinin sağlanması, Doğu'da savaşın devamı. (Osmanlılar)
In Mustafa Nuri Pasha's view, during the third stage (that is, broadly speaking, the 16th century), the love of luxury increased, moral qualities were lost, and the first signs of decline appeared. But if the real decline set is after the repulse before Vienna in 1683, the stage from 1595 to 1683 must be counted as belonging to the period of maturity. (The Ottoman Empire)
Cizye artışları ve tahsilatının, on altıncı yüzyıl sonlarından itibaren
Hıristiyan nüfusun Osmanlı rejimin den soğumasının temel nedenleri
arasında yer aldığını; daha sonraki yüzyıllarda Balkanların çeşitli
bölgelerinde görülen kitlesel ihtida(dininden dönerek Müslüman olma.)olaylarının da ardında cizye artışlarının
yattığını rahatlıkla söyleyebiliriz. (Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi - Cilt 1)
"Fatih ,tahta ciktiğinda henüz memede olan kardesi Ahmed'i "nizâm-ı âlem " uğruna bogdurmustur ." (Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606))
İstanbul’un fethinden sonra Akşemseddin, fethin evliyanın eseri olduğunu söylediği zaman Fatih, “Bu şehir kılıcımla alınmıştır.” Yanıtını vermiştir. (Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet)
"Hükümdarın gücü askeri güce ,askeri güç hazineye , hazine reayanın ödediği vergilere ,vergilerin artışı adalete bağlıdır .Bu nedenle akıllı hükümdar ,kendi egemenliğini korumak ve gücünü arttırmak istiyorsa ,reayaya adaletle muammele etmeli ,zulümden kaçınmalıdır :"Adalet mülkün temelidir." ." (Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet)
Ulug-kent beyi der ki " halk mutlu olmalıdır, halkın mutlu olması için karnının doyması lâzımdır " ( b. 5353-55 ). Zira " Kara budunun kaygısı hep karnıdır...Onların yiyecek ve içeceklerini eksik etme " ( b. 4330, 4327 ). (Osmanlı Hakimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar)
Alp Arslan'ın Malazgird meydan muharebesine başlamadan evvel beyazlar giyinmesi ve atının kuyruğunu bağlaması,eski Şâmanî ananelerinin devamını kat'iyetle göstermektedir. (Adalet Kitabı)
Bugün bilim toplumunda hükümet adamları, siyasiler, herhangi bir meseleyi ele almadan önce, bir hüküm vermeden önce tarihe bakarlar, bu meselenin evveliyatını araştırırlar. Bu ileri devletlerde siyasete yardım eden, siyasileri aydınlatan ve atacakları adımda en emin yürümelerini temin eden bir kurumdur. (Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci)
Osmanlı Devleti,kocası ölen kadının erkek evladı yoksa,elinden tarla arazisini alır ve başka bir köylüye aktarır. Eğer dul kadın, oğulları çalışma çağına gelinceye kadar,ırgatla idare edebilirse, onu "bive"adıyla işletmenin sahibi tanıyabilir. (Osmanlı İmparatorluğu)
Savurganlık ve irrasyonellik maalesef halkımız arasında da caridir. Türkiye'de devlet, sonsuz tüketim imkanlarına kavuşan bir azınlık, hatta sıradan halk, kredi kartı zihniyeti ile yaşamaktadır. Hiç kimse giderlerini kaynaklarına göre ayarlamıyor, harcamalarını bitmez tükenmez sandığı kredi kartına göre yapıyor, böylece devlet de, birey de borç, faiz, kısır döngüsü içine düşmüş bulunuyor. (Söyleşiler ve Konuşmalar)
Tüm hayatımı arşivlerde, kütüphanelerde milletimin belgelere dayanan doğru bir tarihini anlatmak için harcadım. Buy benim için yerine getirilmesi gerekli bir şükran borcu idi. (Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci)
"İnsan akıl ile yükselir, bilgi ile büyür. Her ikisi ile insan itibar görür."

Yusuf Hâs Hâcib (Osmanlı'da Devlet, Hukuk ve Adalet)
Yaşamını yalnız bir bilgi dalına adayan kişi, ilahi gerçeğin uzağına düşer. (Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600))
Herhangi bir tarih döneminin yorumunda, kurum ve davranışları, günümüz üslup ve kavramlarına indirgeyerek anlatmak, ileri modern kurum tarihçilik gibi algılanır olmuştur. Meselâ; gazâ (ganimet akını), sipahi timarı (fief sahibi atli), ayanlık (feodal düzen) gibi. Modernist yazarlara göre mesela gaza, gazi, fetih gibi tarihi terimlerin kullanılması ulusalcılık, bağnazlıktır. Unutuluyor ki tarih, müşahhasın, (actual/somut olanın) bilgisidir. Osmanlı savaşçısı, savaşırken İslam'ın belli bir inanç ve zihniyetiyle savaşmaktadır; o gelişigüzel bir akıncı değil bir gazidir, aldığı ganimet onun için, dinin kutsallık verdiği bir kazançtır

Cami yaptırmaya niyet eden sultanlar, gazâ seferi düzenler ve ganimet malıyla camisini yapardı; reâyâ vergisinin haram içerdiğine inanilirdi.

Tarihçi, bu inancı, bu ruh haletini, bu zihniyeti görmezlikden gelirse, tarihî müşahhas olanı göz ardı etmiş olur; o zaman yaptığı şey tarih değildir. (Doğu Batı-Makaleler 2)
Herhalde ilk Kırım Hanı sayılan Hacı Giray'dan evvel, atalarının 15. yüzyıl başlarında Kırım'da hâkim oldukları muhakkaktır. (Kırım Hanlığı Tarihi Üzerine Araştırmalar 1441-1700)
Osmanlılar, kendilerini Allah'ı kılıcı saymakta idiler ve bu görüş Palamas'a ait kayıtların ortaya koyduğu cici, yalnız arasında değil, Bizanslılar arasında da yayılmıştı. İleride Martin Luther de, Osmanlılar hakkında aynı şeyi düşünecek, Allah'ın onları, Hıristiyanları günahlarından dolayı cezalandırmak için gönderdiğini söyleyecektir. (Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606))
Azerbaycan'ın işgal ettikten sonra Şâhruh, I.Mehmed'i uyararak Kara Yusuf'un oğlu İskender'in Osmanlı topraklarına sığınması halinde ona yardım etmemesini istedi (Aralık 1420). Uyarıya cevabında I.Mehmed tam bir teslimiyet ifade etti. Bu sırada Osmanlılar, büyük endişe ile doğu cephesindeki gelişmeleri izliyordu. Akkoyunlu Kara Osman'ın İskender tarafından mağlup edilmesi üzerine (Nisan 1421) Şâhruh, Doğu Anadolu'ya girmiş ve İskender'e karşı ezici bir zafer kazanmıştı (Temmuz 1421). Bu ortamda I.Mehmed, Şâhruh tarafından tehdit edilen Memlükler'le dostane ilişkilerini sürdürmeye çalışıyordu. (Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481))
Kosova savaşı Osmanlı kuvvetlerinin kesin galibiyetiyle sonuçlandı. Başlangıçta Osmanlı sol kolu çöktü, fakat sağ koldaki Yıldırım Bayezid'in büyük gayreti sayesinde zafer kazanıldı. Gazânâme'ye göre I.Murad, birkaç hasekisiyle gelip cesetler arasında dolaşırken, kendisini cesetler arasına saklamış bulunan Miloş Kobilovic tarafından hançerle yaralandı ve az sonra öldü. İç organları çıkarıldıktan sonra şehid düştüğü yerde gömüldü; daha sonra, Yıldırım Bayezid'in tahta çıktığı sırada idam ettiği oğlu Yakub Bey'in cesediyle Bursa'ya götürülüp Çekirge'deki türbesine defnedildi. Yaralandığı ve öldüğü yere Hudâvendigâr Meşhedi denilen bir türbe yapıldı.

(Yakub Bey : I.Murad'ın oğlu) (Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481))

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ronesans-avrupasi-halil-inalcik-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)