# Rüyalar Gerçek Oldu - Müjde Aklanoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Rüyalar Gerçek Oldu kimin eseri? Rüyalar Gerçek Oldu kitabının yazarı kimdir? Rüyalar Gerçek Oldu konusu ve anafikri nedir? Rüyalar Gerçek Oldu kitabı ne anlatıyor? Rüyalar Gerçek Oldu PDF indirme linki var mı?  Rüyalar Gerçek Oldu kitabının yazarı Müjde Aklanoğlu kimdir? İşte Rüyalar Gerçek Oldu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ruyalar-gercek-oldu-mujde-aklanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-16T10:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-08-16T10:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/16/mujde-aklanoglu-kimdir-mujde-aklanoglu-kitaplari-ve-sozleri-290868.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Müjde Aklanoğlu 
 Yayın Evi: Olimpos Yayınları 
 İSBN: 9786059176262 
 Sayfa Sayısı: 576 
--reklam--
Rüyalar Gerçek Oldu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ya tüm hayatın bir rüya'ysa! Serçesini korumaya çalışan fedakâr bir Şahin ve onların peşinde azılı bir Kara Kediye dönüşen düşmanı... Oyunlar gerçeğe, rüyalar masala dönüşürken... Sevdiği adamla, onu seven adam arasında kalarak bir keşmekeşin içine sürüklenen Rüya... Ve onu elde edebilmek için hiç çekinmeden kanunsuzluğunu kullanan cesur bir Şahin... Sımsıkı bağlanmış büyük sırları ile, hayatının dengesini bozmak için çıkagelen eski dostlarla... Hiç ummadığı anda yeni keşfedilmiş bir tutkunun renkli karmaşası aklını allak bullak ederken... Ahlak kuralları ve onu zorbaca yanında alıkoyan adamın, çözülmesi zor sırları tarafından esir alınan Rüya... Rehinesi olduğu tehlikeli adamın aslında gönüllü tutsağı olduğunu kavradığında... Benliğini çepeçevre saran inkâr zincirlerini kırabilecek mi? Ve karşı karşıya kaldıkları büyük tehlike, iki genci hayatları pahasına birbirine düşürdüğünde... Bu çözülmesi zor gerçekle savaşabilecekler mi? Aralarındaki çekim, hayatları boyunca unutamayacakları maceralara yol açtığında... Yeni filizlenen reddettikleri duyguları... yaşamları pahasına koruyabilecekler mi?
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Rüyalar Gerçek Oldu Alıntıları - Sözleri
''Elinuzdaki gelun bizum.'' dedi Ali yine.
''Oyle!'' dedi kalabalık yine koro halinde.
Silahı Rüya'nın kafasına iyice bastırıp, güç gösterisi yapan tırsak adam ''Kızı vururum.'' dedi soluk soluğa.
''Bende seni vururum. Hem de alnundan. Birak yengemuzi...'' dedi Ali yine.
''Oyle!'' dedi kalabalık yine.
Adam ''Bu ne abi, Karadeniz Kız Kaçıran Korosu mu?'' dediğinde, kızın arkasında kalan bedeni korkudan titriyordu.
Ya tüm hayatın bir rüya'ysa! Serçesini korumaya çalışan fedakâr bir Şahin ve onların peşinde azılı bir Kara Kediye dönüşen düşmanı... Oyunlar gerçeğe, rüyalar masala dönüşürken... Sevdiği adamla, onu seven adam arasında kalarak bir keşmekeşin içine sürüklenen Rüya... Ve onu elde edebilmek için hiç çekinmeden kanunsuzluğunu kullanan cesur bir Şahin... Sımsıkı bağlanmış büyük sırları ile, hayatının dengesini bozmak için çıkagelen eski dostlarla... Hiç ummadığı anda yeni keşfedilmiş bir tutkunun renkli karmaşası aklını allak bullak ederken... Ahlak kuralları ve onu zorbaca yanında alıkoyan adamın, çözülmesi zor sırları tarafından esir alınan Rüya... Rehinesi olduğu tehlikeli adamın aslında gönüllü tutsağı olduğunu kavradığında... Benliğini çepeçevre saran inkâr zincirlerini kırabilecek mi? Ve karşı karşıya kaldıkları büyük tehlike, iki genci hayatları pahasına birbirine düşürdüğünde... Bu çözülmesi zor gerçekle savaşabilecekler mi? Aralarındaki çekim, hayatları boyunca unutamayacakları maceralara yol açtığında... Yeni filizlenen reddettikleri duyguları... yaşamları pahasına koruyabilecekler mi?
Dilimin ucuna vuran kelimelerim hep yıkık dökük, sözlerim kırık… buruk tebessümlerim yaralı dudaklarıma yakışmıyor... Aslında inkâr etsem ne fayda, benim gibi herkes de bal gibi biliyor ki, engel olamıyorum içimdeki gurursuz hasretine, yıkıcı, kahredici aşkına... Mağrur sevdama teselli… İmkânsız düşler görüyor gözlerim hayallerimde... Uyandığımda gözkapaklarımı kapatıyorum yine, kırgın kırgın atan heyecanlı gönlümü hoş tutmak, anlık… yalan, dolan hayaller kurmak istiyorum seninle... Bir salak gibi sana sahip çıkan gurursuz yüreğimin isteklerini bastıramıyorum Şahin... Telefona gidiyor elim sürekli. Gözlerim dolup gelirken, sesini arıyorum telefonun tuşlarında... İçimi acıtan, yüreğimi yaralayan sesini… Ve ne olursa olsun, ben senden gidemiyorum Şahin... Seni yok sayarken bile seni anıyor, seni unutmak için yattığım uykularıma, yine seni misafir ediyorum. Gün yüzüme vurup uykularımdan gerçeğe döndüğümde, “Ne olur sen de gitme” diye haykırasım geliyor, boş odaların üzerine sinmiş yansımasında. Sonra hüsrana uğrayarak, hıçkıra hıçkıra kapandığım yastıklarıma, “Seni sevmiyorum.” diye haykırıyorum defalarca… özlemden burnumun direği sızlarken inkar ediyor benliğim seni... Rüyalarımda gördüğüm an, yüreğime ilmek ilmek dokuduğum, delisi olduğum yeşilleri, her gün silip yeniden çiziyorum beynime... Ben rüyamda bile yalnız seni sevdim Şahin… Yine her sabahım sana uyanıyor.
Gözlerimdeki hüzün seni özleyince, hayallerimi diziyorum kirpiklerinin her bir teline... Sonra gözyaşlarımda boğuluyor düşlerim, çıkmazlar adresim oluyor, tükeniyorum... Oysa ne savaşlar vermiştik seninle birbirimizi severken, ne acılara göğüs gerip, ne yaraların içinden çıkmış, geçmez denen salgınlara sarıp biçareliğimizi, bir ufak gülüşle merhem olmuştuk acımıza...
Biz bu savaşı kaybettik… Olmadı. Yıkıldık. Örselendik ve yaralandık. Eskiye dair her şeyi yıktık, geleceğe dair ne varsa tükettik… Onca yalanın, onca oyunun içinde boğulmuş ruhumuzda yeni yaralar açtık…
Niye yazdın o zaman bu mesajı diyeceksin… Her şeye rağmen yine de susturamadım içindeki sana vurgun kadının haykırışlarını, dilim sussa, yüreğim konuştu işte…
Gelseydin, her şeyi unutup sarılacaktım sana... Özlem duyduğum kokunu içime çeke çeke sarılacak, kollarımı bedenine sımsıkı saracak ve her şeyi unutup gurursuz olacaktım. Susturacaktım yüreğimdeki isyanımı, susturacaktım zihnimde çınlayan zalim sözlerini, susturacaktım kırgın, yorgun, küskün atan kalbimi, unutacaktım ve affedecektim...
Gelseydin…
Ama gelmedin!”
‪#‎RüyalarGerçekOldu‬ ‪#‎SaklambaçSerisi‬ ‪#‎MüjdeAklanoğlu‬ ‪#‎ŞimdiRaflarda‬
“Mutlu musun?” diye sordu.
Rüya gözlerini kaçırarak “Karnımda kelebekler uçuşuyor. Eğer bunun adı mutluluksa.” dedi gözlerini kocasının ateşler içinde yanan gözlerine çevirerek. “Ben çok mutluyum.”
Şahin “Belki hiçbir şey istediğin gibi olmadı. Sana hayallerini veremedim.” dediğinde üzgünce, Rüya parmaklarını dudağına koydu ve sözlerini tamamlamasına izin vermedi.
“Benim hayalim sendin Şahin ve gerçekleştin...”
“Ama güzel karim ne alaka… Sen bu kariye bakma… Ben senun uzerune cül koklar miyim?” derken Aişe ağlamaklı bir sesle “Zaten ben kisirim. Bak bebem de olmayi…” diye ağlamaya başlamıştı. “İsteduğun culi, papatyayi, dikeni koklarsin…”
“Haydaa, ne alakasi var?” dedi Sacit üzülerek. “Bu kari eve duşen el bombası cibi yeminle… Emriye değil, felaket!”
 “Haklı çocuk!” diyen Şahin homurdanarak arkadaşına acıdığını ve söylediklerine destek verdiğini gösterdi. Ona kalsa bu kadar sakin olmaz, boynunu kırardı. O sırada girişte kıçı tutuşan Sacit ağlayan karısını sakinleştirme telaşına düşmüştü bile.
“Aşk olsun sevculum, ne alaka?”
“Biliydum benden bezduğuni…”
“Nereden çıkardun oni?”
“Dun cece yuzume bakmadun. Yatağa suratsız cirdun, kulağume ayıp şeyler soylemedun, hemen işe cirişup tamamlamadan cotuni donup yattun da…”
“Erotik, romantik, hatta çabuk olsun deyi daaa, ne edeyim? Çok yorgunidun… Kiyamadum…”
“İşte bak, artık kiymak bile istemeysin… Evvelden hiç düşünmez hemen kiyardun.”
Sacit şaşakalarak, “Lan kadunum… Şu cavur dizilerini izlema diyim sağa, bak hâlumuze…” derken ağlayan karısına kıyamayarak yaklaşıp, şefkatle kollarına aldı. “Nasil denur o ayıp, romantik sozler, söyle bakayim? Ben da deyim sağa…”
“Her zaman deyidun, ne çabuk unuttun?”
 Sacit ne zaman dediğini düşünürken, kollarından kaçmak isteyen nazlı karısına, “Ben o Emriye karisinun çenesini s*keyim da.” dediğinde hırsla ve daha fazlasını aynı öfkeyle hırlayarak devam ettirdiğinde, kollarında dehşetle çırpındı Aişe. “La ne deyisin terbiyesuz… Kot kafali fışki yiyen, yeter… Elun karisine ne kızayisin, suç senun… Romantik bile olmayisin. Katir tepsun seni…”
Sacit saçlarını kaşıyarak, “Ula karim, sen dedun ya ayıp konuş deyi, ben de konişiyim işte… İçumden celdi, ayip deyince bir tek Emriye karisine soverek rahatlayacağim. Yokse ebesinden mi başlayayim, daha mı erotik olaydi öyle?” dediğinde gülüyordu ve işte o zaman anladı Aişe, kocasının onunla alay ettiğini.
Sacit gece yiyeceği hurmalar aşkına, karısının peşinde kuyruk gibi evi dolaşıp, gün görmemiş türküleri ardından yakarken, Şahin ellerini karnına bastırmış, arkadaşının şu gariban hâline üzülüyor ama sessiz kakalarının ve gözyaşlarının içinde kıvranıyordu.
Rüya dişlerini sıktı. Erkek değil mi işte. Hoşuna gitmişti demek hıyar kocasının. “Ahıra bağlanmış en romantik öküz bile, sizin kadar ormantik hanzo değildir…” dediğinde öfkeyle, Şahin gülmesi geçmeden, karısının eline uzandı. Rüya küsçe ondan uzaklaştı. Şahin nazlı karısına tek kaşını sertçe kaldırarak gözdağı verdi.
“Rüya, kavga eden Sacit’ler, onları kudurtan Emriye… Biz niye küsüştük şimdi?”
“Sence?”
“Sana ötelerden gelen erotik sözler söylemeden ver şu elini kadın, valla yoksa ikimizin de duvarda resmi çıkacak Sacit sayesinde…”
''Rüya... Biliyorum, cümleler hafif kalıyor yaşananların ağırlığı karşısında ama... Sadece bir kere sarılmak için, kilometrelerce yolu giderim dediğim... Bir tek annem vardı... Fakat şimdi tek bir güzel bakışı için, kurşunların önüne atlayacağım, tatlı bir belalım var...''
''Sevgi gurur barındırmaz, barındırırsa onun adı aşk olmaz...''
''Şahin...''dedi inler gibi.
''Efendim aşkım?''
''Ben seninle ne yapacağım?''
''Seveceksin beni. Seni sevdiğim kadar çok seveceksin...''
''Seveceğim...'' diye onayladı Rüya.
''Hüzün sana yakışmıyor Serçe'm... Ben çenesi çalışan kadınımı özledim...''
''Sonra şikayet etmeyeceksin ama...''
''Edersem, dedemin bastonu kıçımda kırılsın...''
''Bunu Rıza Dede'ye zevkle yaptırabilirim... Biliyorsun beni sevdi...''
''O da laf mı? Torunu daha çok sevdi seni...'' diyen Şahin burukça kıkırdayan karısının yanağından ufacık öpücükler çalarak okşadı. ''Gülümse Serçe... Seni böyle daha çok seviyorum...''
"Gözleri uçurumdu, düştüm."
"Ne kadar uzatsam da ellerimi, yokluğundan başka bir esaret düşmüyor avuçlarıma.."
"Senin yanında iyi oluyorum.. Eksik yanım tamamlanıyor.."
"Belki de aşk... Tesellisiz düşmekti hasretin ocağına.. Acıyan yanlarını saklamaktı herkesten.. Unutamamaktı, anlatamamaktı, tekrar o masum hayallere savrulamamaktı.. Belki de kavuşamamaktı.."
--reklam--
Rüyalar Gerçek Oldu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evet saklambaç serisinin ikinci kitabını da keyifle okuyup bitirmiş bulunuyorum. İlk kitaba göre romantizme daha fazla yer verilmiş ve son derece ilgi çeken Karadeniz şive ve tiplemeleriyle sürükleyici bir anlatımla alıp götürüyor sizi. Kitabın sonuna doğru nası yaaa dedirten kocaman bir sürpriz de bu güzel kitabın cilası oluyor tabi. Aksiyonuyla, atraksiyonuyla, aşkıyla, düğünü , gelenekleriyle severek okudum ben. Okursanız pişman olmayacaksınız derim. Benden söylemesi :) :) (bir ailem bir de kitaplarım) 
Müjde Aklanoğlu: Sevdiği adamla , onu seven adam arasında kalarak bir keşmekşin içine sürüklenen Rüya... Ve onu elde edebilmek için hiç çekinmeden kanunsuzluğunu kullanan cesur bir Şahin...!
Karadeniz şivesi ile de ayrı bir hava katılan kitapda hem üzülüp hemde sevineceksiniz.
Saklambaş serisi - II (halil ibrahim ÇALIŞKAN) 
Ben rüyamda bile yalnız Seni sevdim ! Tesadüfen karşılaşan iki gencin aşk ve macera dolu kendilerini temize çıkarabilme hikayeleri asla pes etmemek gerektiğini (ŞAFAK SİLGAN) 
--reklam--
Rüyalar Gerçek Oldu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Müjde Aklanoğlu - Rüyalar Gerçek Oldu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rüyalar Gerçek Oldu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Müjde Aklanoğlu Kimdir?
1986 İstanbul doğumlu olan yazar İTÜ Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi, Moda Tasarımı bölümü me­zunudur. Bir çok çalışması dereceye girip ödüller almıştır. Yazarın daha önce “Bana Sevmeyi Anlat” isimli kitabı yayımlanmıştır. Evli ve iki ço­cuk annesi olup, İstanbul’da hayatını sürdürmektedir.
--reklam--
Müjde Aklanoğlu Kitapları - Eserleri
Bana Sevmeyi Anlat
İki Yemin Bir Aşk
Yemin Bozdum Yolunda
Kör Talih
Bir Şans Daha
Bana Bir Masal Anlatsana
Rüyalar Gerçek Olsa
Adı Bende Saklı
Rüyalar Gerçek Oldu
Baksana Talihe
Yemin Bozdum Yolunda
Edep Çiçeği
Kaderimde Saklı
Bana Esmeyi Anlat
Ecem
Ördü Kader Ağlarını
Yağmur Bulut'u Unutursa
Araftayım
Gamzelim
Kör Talih 2
Kimsesiz
Gamzelim Ya'saklımsın
Yurtsuz
Kalpsiz
Ayten
Baksana Talihe
Zümrüt Kafes
Geleceğim Sensin
Baksana Talihe 2
--reklam--
Müjde Aklanoğlu Alıntıları - Sözleri
Hırçın olduk birbirimize.. isyan ettik kaderimize.. unuttuk vefalı olmayı, şefkatli olmayı, saygılı olmayı denemedik birbirimize. Esirgedik sevgimizden merhameti. Yürekten sevmeyi, içten gülümsemeyi çok gördük, uzaklaştırdık hayatımızdan birbirimizi. (Kaderimde Saklı)
"Sen, iki gözün hikâyesini bilir misin Kaderim?"
 ...
"Beraber ağlar, beraber uyur, beraber görür, beraber gülerler ama asla beraber olup, birbirlerini göremezler." (Bana Bir Masal Anlatsana)
Mutluluğun adı bu muydu? Ya da mutluluk böyle bir şey miydi? Gözlerinde ömrünü tutsak etmek miydi? Tarifi yoktu, ya da lisanı... Mutluluk anlatılmıyor, yaşanıyordu. (Adı Bende Saklı)
İnsanoğlu anlaşılması zor varlıklardı, nefret ediyorum dediklerini sever, seviyorum dediklerini yerden yere vururdu. (Bana Sevmeyi Anlat)
...hastalıklar zaaf değil, kula verilmiş imtahanlardı. (Ecem)
Sessizlik en çok sen yanımdayken acıtıyor beni.
Sözlerin, başka sırların kapılarını aralayan sır dolu anahtar gibi.
Konuş... Durma! Vur! Bir kuru sözle... Mermisiz öldür beni! (Baksana Talihe)
"Senin yanında iyi oluyorum.. Eksik yanım tamamlanıyor.." (Rüyalar Gerçek Oldu)
Nereye gidersen git...
Kaçtıklarını götürürsün beraberinde... (Rüyalar Gerçek Olsa)
Kimseye zorla sevdiremezdi ki kendini.
Aşk dilencisi değildi sadaka istemiyordu... (Kör Talih 2)
Vicdan azabı taşımayan yürek,
Ya deliye aittir, ya ölüye... (Baksana Talihe)
Ne kadar zordu "Allah'a emanet," dediğin kişiyi Allah'a emanet verip, alacağın günü beklemek.. (Yağmur Bulut'u Unutursa)
O kitabın ilk sayfasının son cümlesinin ilk dizesinde şöyle yazıyordu..'
Özlemek 7 harf 3 hece ama her gece.. ' (Gamzelim Ya'saklımsın)
“Bana bak da konuş, o zaman seni daha iyi anlarım." (İki Yemin Bir Aşk)
"Eğer gözyaşlarının sesi olsaydı, ne söylerlerdi şu an için?" (Kimsesiz)
"Tükendiği zaman bile sevmeye devam eden yüreğe diyorlar sevdalık..." (Ördü Kader Ağlarını)
Yarın, hiç beklemediğim yerden, hiç beklemediğim bir mutluluk beni bulsun. Hayat, bu da senin bana hediyen olsun!!! (Yemin Bozdum Yolunda)
"Vazgeçtiğim için değil, bize dair geride umut bırakmadığın için gidiyorum..." (Araftayım)
Yüreği acır mıydı insanın? (Yemin Bozdum Yolunda)
Ne kadar müsrif kaderim var...
Mutluluğumu, şarjımdan daha çabuk bitiriyor. (Yemin Bozdum Yolunda)
Unutmuşum, yüreği çöl olanın gözlerinde çiçek açmayacağını. (Kalpsiz)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ruyalar-gercek-oldu-mujde-aklanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)