# Saat Kaç? - Selçuk Demirel Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Saat Kaç? kimin eseri? Saat Kaç? kitabının yazarı kimdir? Saat Kaç? konusu ve anafikri nedir? Saat Kaç? kitabı ne anlatıyor? Saat Kaç? PDF indirme linki var mı?  Saat Kaç? kitabının yazarı Selçuk Demirel kimdir? İşte Saat Kaç? kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/saat-kac-selcuk-demirel-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-01T04:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-09-01T04:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/01/selcuk-demirel-kimdir-selcuk-demirel-kitaplari-ve-sozleri-302526.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: John Berger 
 Yazar: Selçuk Demirel 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750842856 
 Sayfa Sayısı: 132 
--reklam--
Saat Kaç? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yazı ile çizginin eşzamanlı birlikteliği

 Kedilere yer yok.
Zaman değil, yer. Çünkü kediler,
zamanın içinden kimseye 
çaktırmadan sıvışıp giderler.

Saat Kaç? Selçuk Demirel’in zaman temalı minimalist desenleri ile John Berger’in her daim sahici olmayı pusula edinen metinlerinin “eşzamanlı birlikteliği”.

Saat Kaç? imge ile sözcükler birbirinden habersiz, birbirini açıklamadan buluştuklarında ne olacağını Zaman’ın merceğiyle birlikte keşfetmenin büyüsüne ilişkin özgün bir çalışma.
--reklam--
Saat Kaç? Alıntıları - Sözleri
Çoğu insanın kendine ayıracak vakti yok, oysa bunun farkında değiller. Birileri onların peşinde, onlar da hayatlarının peşinde.
Ayrılma buluşmaya ne kadar yakın.
Bir anda yaşanan ne kadar derinse, deneyim, yaşantı birikimi de o kadar çoktur. Zamanın daha uzunmuşçasına yaşanması bu yüzdendir. Zaman-akışının çözünmesi böylece engellenmiştir. Yaşanmış süre bir uzunluk değil, derinlik ve yoğunluk sorunudur. Proust bunu anlamıştı.
Einstein ve öteki fizikçilerin açıklamış olduğu gibi, zamanın çizgisel değil dairesel olduğunu hatırlayalım. Hayatlarımız bir çizgi-bugün ,benzeri görülmemiş küresel kapitalist düzenin Anlık Açgözlülüğü ile kesilip atılan bir çizgi-üzerindeki noktalar değil; bizler bir çizgi üzerindeki noktalar değil, dairelerin merkezleriyiz.
Einstein ve öteki fizikçilerin açıklamış olduğu gibi,zamanın çizgisel değil dairesel olduğunu hatırlayalım.Hayatlarımız bir çizgi-bugün ,benzeri görülmemiş küresel kapitalist düzenin Anlık Açgözlülüğü ile kesilip atılan bir çizgi-üzerindeki noktalar değil;bizler bir çizgi üzerindeki noktalar değil,dairelerin merkezleriyiz.
Eğer ben kendim için varsam, başkaları kim? Başkaları kendileri için var iseler, ben kimim? Eğer şimdi değilse, ne zaman? Burada değilse, nerede?
“Tıpkı sermayenin kendini sürekli olarak yeniden üretmek zorunda olması gibi, sermaye kültürü de sonu gelmeyen bir beklentiler kültürüdür. Gelecek-olan. kazanılacak-olan, varolan'ın içini boşaltır.”
Modern dünyanın kendine özgü ârafında,kapitalizmin yarattığı ve sürdürdüğü her adaletsizlik neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde düşünülecek çizgisel bir zaman anlayışına dayanır.Bunun karşıtı,buna meydan okuyan eylem ise sevmektir.
Anlatı, belli bir anı zihinlere kazımanın bir başka yoludur. Zira hikayeler duyulduğunda, zamanın çizgisel akışı kesintiye uğrar.
Bir kitap yazmak isterim bazen
Yalnız zamanla ilgili bir kitap
Zamanın nasıl da olmayışı,
Gelecek ve geçmişin nasıl da
Sürekli bir şu an oluşuyla ilgili.
Düşünürüm ki herkes - yaşayan
 yaşamış
Ve yaşayacak olan herkes- canlıdır şimdi.
Bu meseleyi didik didik etmek isterim
Tüfeğini boşaltan bir asker gibi.

Yevgeny Vinokurov
--reklam--
Saat Kaç? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Saat kaç ?
John berger&selçuk demirel
John Berger ve Selçuk Demirel anımsatıyor: Zaman boş değil, açıktır... yazar John Berger ile çizer Selçuk Demirel’in dostluğundan doğan eser: ‘Saat Kaç?’ İkili, zaman üzerine keşif dolu bir oyun oynuyor, zamanı şiire çeviriyor...
Sevgi yenileniyordu, zaman duruyordu ve isyan sürüyordu.
insanın içine taş gibi oturan bir alıntı: “Ana babalarımızın unutamadıkları şeylerin tortularıyız biz. Geride kalan şeyleriz. Unutkan olmak kalan şeylerin özüne yolculuk etmektir. Taşa.”
‘Yitik Zamanın Peşinde’ yazan Marcel Proust’un anladığı şeyin ne olduğunu da belirtiyor Berger: “Yaşanmış süre bir uzunluk değil, derinlik ve yoğunluk sorunudur.”
Berger yine kapitalizm eleştirisi sunmuş okurlarına,zaman hırsızlarına tokat gibi bir kitap olmuş.
Berger metinlerinin İtalyancadaki çevirmeni Maria Nadotti’nin yayına hazırladığı Saat Kaç? için Berger ve Demirel 2016 yılında çalışmaya başlamış. Berger'ın 2017'nin ilk günlerinde aramızdan ayrılmasının ardından, Selçuk Demirel ve Maria Nadotti projeyi yarıda bırakmama kararı almışlar ve kelimelerle çizimler arasındaki diyaloğa Nadotti de dahil olmuş kitap, en basit tanımıyla, okuyucuyu “zaman” hakkında düşünmeye davet ediyor.
Birbirinden ilginç konu ile iç içe,alakalı çizimleri ile göz doyurucu bu kitabı tüm zamansal sorunlara kafa yormuş,şiirsel dile aşina,resimli kitap severim diyen edebiyat severlere tavsiye ederim.
Keyifli okumalar
Dostlukla kalın..

Gürbüz DENİZ (Gürbüz Deniz) 
--reklam--
Saat Kaç? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Selçuk Demirel - Saat Kaç? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Saat Kaç? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Selçuk Demirel Kimdir?
Selçuk Demirel 18 Mayıs 1954’te Artvin’de doğdu. İlk çizimlerini Ankara’da lise öğrencisi iken yayımladı (1973). Daha sonra mimarlık öğrenimine devam ederken, Mimarlık dergisi başta olmak üzere dönemin önemli dergi ve gazetelerinde desenlerini yayınlamayı sürdürdü. 1978’de Paris’e gitti ve yerleşti. Çalışmalarını Paris’ten sürdüren Selçuk Demirel Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Kitap-lık, P, Artimento (Türkiye); Le Monde, Le Monde Diplomatique, Le Nouvel Observateur (Fransa); The Washington Post, The New York Times, The Wall Street Journal, The American Prospect, The Boston Globe, The Chicago Tribune, LegalAffairs (ABD); Far Estern Economic Rewiew (Hong Kong) vb. birçok önemli dergi ve gazetelerde desenlerini yayımladı. Çalışmaları kitap illüstrasyonlarından dergi ve kitap kapaklarına, desen albümlerinden çocuk kitaplarına, kartpostaldan afişe dek çeşitlilik gösteren sanatçı, Türkiye’de, birçok Avrupa ülkesinde ve Japonya’da kitaplarını yayımladı, kişisel sergiler açtı.
--reklam--
Selçuk Demirel Kitapları - Eserleri
Katarakt
Saat Kaç?
Kıyıdaki Adam
Kağıttan Kediler
Kıyıda Tek Başına
Psi-Bilinçaltından Gerçeküstüne
Sen Surat Okumayı Bilir Misin?
Defter
Mumuk Harfleri Öğreniyor
Karga ile Tilki ve Cırcır Böceği ile Karınca
Başka Kediler
Ayağına Diken Batan Süper Karga
Yazarların Yüzünden
Portakal Mavisi Bir Dünya
Bir Ağacın Altında
Defile
Metis
Başka Bir Yerde
Kalemiti
Göz Alabildiğine - As Far As The Eye Can See
Mumuk Fotoğraflarda
Abidin Dino Özel Koleksiyon
Mumuk Oyuncakçıda
Dolambaç
Alfabe
--reklam--
Selçuk Demirel Alıntıları - Sözleri
"Gündüz, bir hiçim;gece, kendim olurum." (Psi-Bilinçaltından Gerçeküstüne)
Kedi gözlerini açtı,
Güneş girdi içeri.
Kedi gözlerini kapadı,
Güneş içerde kaldı.

İşte buydu, akşam vakti
Uyandığında kedi
Karanlıkta, iki güneş parçası
Görmemin nedeni. (Kağıttan Kediler)
Mutluluk bir sineğin kanatları kadar kırılgan... (Yazarların Yüzünden)
"Şayet kendim olmayacaksam, kim olacak?" (Psi-Bilinçaltından Gerçeküstüne)
Sevgili, ince, küçük, zarif çizgilerim... Dostlarım. Siz olmasanız ben ne yapardım? Siz benim kararlılığım, siz benim gücümsünüz. Sizi oluşturana dek neler yaşadım...neler çektim... nasıl savaştım ben... ve size böyle anlayışla, mutlulukla bakabilmek için... ne çok uğraştım. (Yazarların Yüzünden)
"Hep bir köpeğim olsun istemiştim. Bu resmi böyle bir yerde yaşamak istediğim için çizdim. Resimdeki adam benim, yanımdaki de köpeğim." (Kıyıda Tek Başına)
- Takma ... Bak şurada oturmuş rakı içiyoruz , bahar gelmiş , hava güzel...Vaktinin kıymetini bil...Hadi kedilere içelim .
-Hangisine ? ..
Hür Yumer (Kağıttan Kediler)
sadece önümde duran manzaraya bakmak, yürümek ve hiçbir şey düşünmemek; beni mutlu ediyordu... (Kıyıda Tek Başına)
Ayrılma buluşmaya ne kadar yakın. (Saat Kaç?)
“ İnsan hiçbir işi yarım yapmamalı. ”

Jacques Prevert (Kağıttan Kediler)
Yeni ortaya çıkan ve her yerde var olduğu hissedilen ışığın sesi soluğu çıkmıyordu. Gürültülü olan, gölgeler ve karanlıktı.
Işık sırtınıza dokunan bir eldi. Dönüp arkanıza bakmıyordunuz, çünkü çok uzun bir süredir onun bu dokunuşunu tanıyordunuz. İlk gördüğünüz ve herhangi bir ad vermediğiniz bir şeydi bu. (Katarakt)
Bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi,
Kaybettiniz (benim gibi)... (Yazarların Yüzünden)
Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.

Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.
#orhanveli (Kağıttan Kediler)
Yıldızların altında dimdik
dimdik
ve özgür.
 Aimé Césaire (Portakal Mavisi Bir Dünya)
Bize mektepte, Beni Ademi diğer yaratıklardan ayıran belli başlı özelliklerden birinin de, insanın âlet kullanan bir hayvan oluşudur, diye öğretmişlerdi.
Yanlış.
#halduntaner (Kağıttan Kediler)
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini
 Ahmed Arif (Portakal Mavisi Bir Dünya)
Mutlu olmaya çalışmak gerek,
en azından örnek olmak adına.
 Jacques Prévert (Portakal Mavisi Bir Dünya)
Önce sol gözümü, sonra da sağ gözümü yumarak önümdeki bir nesneye bakıp eğleniyorum... iki görüntü de açıkça birbirinden değişik. Aralarındaki ayrım(lar)ı tanımlamalı. (Katarakt)
Hafızamızın, biz yaşlandıkça fazla yük taşımak istemeyen huysuz bir yük hayvanı gibi attığı ağırlıklar en sevmediği yükler midir, en ağırları mı yoksa en kolay düşenler mi? (Sen Surat Okumayı Bilir Misin?)
"Alışkanlık yaratıcı hayal gücünün karşı tezidir." (Psi-Bilinçaltından Gerçeküstüne)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/saat-kac-selcuk-demirel-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)